EN SON HABER: (00:10) Sağlık istismarları son bulaca...     EURO: 2,0140 - 2,0160    DOLAR: 1,5970 - 1,5990
 

YARGITAY BAŞKANININ KÖŞK'TE NE İŞİ OLABİLİR?

Mustafa Karaalioğlu

Yargıtay’ın bildirisi hukuk sistemimizin üzerinden uzun yıllar kalkmayacak bir gölge olmuştur.

Yüksek yargının siyasi tarafgirliğini ilk kez bu kadar aleni sözlerle ilan ettiği, yürümekte olan iki davaya açık baskı koyduğu başka bir örnek yoktur. Esasen bildiri, kapatma davasının temel motivasyonu olan ‘son çare’nin bir başka yansımasıdır. Yüksek yargıçlar, Anayasa Mahkemesi’nin hem anayasanın 10 ve 42. maddelerini iptal etmeme, hem de AK Parti’ye kapatmama ihtimalini hesaba katarak ve bundan fevkalade ürkerek kendilerini ortaya koymuşlardır. Hedefleri, üniversitede başörtüsüne izin veren maddelerin iptal edilmesi ve iktidar partisinin mutlaka kapatılmasıdır. Böyle olduğu için her iki davanın da hukuki selameti tehdit altındadır ve bu yüzden kaynağı Yargıtay olduğu için kapatma davasının derhal iadesi gerekmektedir.

Evet, bildiri hukukun üzerinde bir gölgedir ama kimin umurunda?

Yargı, Genelkurmay brifinglerine koşup selam çakarken de geride uzun ve kara bir gölge bırakmıştı. Bugünkü başkan Şemdinli kararını imzalarken de öyleydi. Veya, CHP lideri 367 kararı için Anayasa Mahkemesi’ni tehdit ettiğinde sessiz kaldıklarında da...

Yüksek yargı bugün artık hukukun tam karşısında bir taraftır. Bunu da zaten laikliğin yanında durmakla izah etmekle beis görmemektedirler. Yasamanın ve yürütmenin haklarına ortak olmayı talep etmekte ve eğer bu istekleri yerine gelmezse parti kapatma teşebbüsünde bulunmaktadırlar.

Bilelim ki bildiriyi yayınlayan unsur aslında bir hukuk ünitesi değil pratikte siyasi teşebbüstür. Meşruiyetini halktan almak gibi bir problemi bulunmamaktadır; esasen halktan alınan meşruiyeti de önemsememektedir.

Yani, yüksek yargıçlar siyasetin en garantili yolunu tercih etmektedir.

Nitekim, Yargıtay Başkanı da bu siyasi rolü fazla benimsemiş olmalı ki daha ortada Çankaya’nın çağrısı bile yokken, ‘Cumhurbaşkanı’nın daveti olursa biz masadan kaçmayız’ diyebilmektedir.

Bir hukuk devletinde yargı başkanlarından birisi Cumhurbaşkanı’nın ortada bulunduğu bir masada Başbakan’la ve muhalefet liderleriyle karşı karşıya oturacak ve ülkedeki gerilimin düşmesi için fikirlerini söyleyecek! Kendi ürettiği gerilimin düşürülmesi için.

Peki bu durum yargıya müdahale olmayacak mı?

Yoksa, yargı bazen siyasi iradeye baskı koymanın aracı, bazen de o baskı işe yarasın diye pazarlık malzemesi midir?

Yargıtay Başkanı Çankaya’da bir masaya oturacak da ne diyecek? Hangi kitaba göre uzlaşacak, neye göre pazarlık yapacak? Ne alacak, karşılığında ne verecek?

Adını koyalım... Hukuk, demokrasiye karşı seferberliğin cephanesi olmuştur, hukukçular da bu seferin akıncı birlikleri...

Öyle umuyoruz ki, Çankaya’da hem hukuku hem de siyaseti değersizleştirecek bu girişime izin vermeyecek bir Cumhurbaşkanı var. Kiminle siyaset, kiminle hukuk görüşüleceğini bilen bir Cumhurbaşkanı...

Bazıları, sonunu düşünmeden ürettikleri gerilimin güya düşürülmesi adına sahte bir rol oynuyor, fedakarlık pozları takınıyor. Hiçbirini yüz verilmemesi gerekir ki yarattıkları kargaşa bir veri olarak değer kazanmasın.

Altına imza attıkları bildiriyle; hukuktan demokrasiye, Avrupa Birliği’nden temel haklara kadar bütün alanlarda baltayı taşa vuranlara muhatap kabul edilerek meşrulaştırılmamalıdır.

Bu insanlar, fikir olarak içine girdikleri ‘laikçi marjinallik’te yalnızlaştırılmalı ve gerilimin çıkıp inmesine aldırmaksızın içlerinden ne geliyorsa söylemelerine ses bile çıkarılmamalıdır.

İçlerinden geleni söylesinler ve ellerinden geleni yapsınlar ki yarın sıra demokrasiye geldiğinde mazeretleri kalmasın.


25.Mayıs.2008 08:51:36
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[4 adet yorum gelmiştir]    
isa tunc 26.Mayıs.2008 00:34:09

Yüregine Saglik
Eline Diline Saglik. Sanki icimden gecenleri yaziyor ve söylüyorsubuz. Nediyebilirimki ,benim yasim 48 ama okumaya cok gec basladim. Ama sizleri anlayacak seviyeye geldim. Fakat bukadar yanlislari yapanlar, benden daha mi az okudular bunu anlamakta güclük cekiyorum. Saygilarimla Selamlar.

İlhami Evren 25.Mayıs.2008 23:53:37

Eline sağlık
Sayın Karaalioğlu na aynen katılıyorum.Saflar netleşmeden herkes eteğindeki ve karnındakileri dökmeden bu memlekete huzur yok.Yargı,Asker özelinde bütün yüksek bürokrasi, kendilerini merkez medya diye tabir eden yazılı ve görsel medya ve Üniversiteler Demokrasi ve evrensel değerler düşmanı olduklarının yüzlerce örneği var.Ve bu unsurlar kime hizmet ettikleri soru işareti olmakla birlikte Demokrasiden hiç hazetmemektedirler.Lafı uzatmaya ve eğip bükmeye hiç gerek yok.Bu bahsettiğim unsurlar gerçekte kimdir,nedir hangi cibilliyettendirler,hangi dışbağlantılar ile içeçedir,bütün köşe taşlarını tutup nasıl kadrolaştılar, gerçekte neyi amaçlamaktadırlar gibi konular bütün çıplaklığı ile ortaya çıkartılmalıdır.Kirli Terör oyununuda bunların beslediği ve desteklediği de ayrıca ele alınmalıdır.Ve sonuç olarak bu kandan, huzursuzluktan,gerilimden beslenenlerle oyunu kuralına göre oynayıp bu topraklardan söküp atmaktan başka çare yoktur.Gerilimi çıkartmalarının faturasını önlerine koyacaksın.Timsah gözyaşlarını göreceksin.Hem gerilimin müsebbibi olacaksın hemde gerilimi düşüren büyük devlet adamı rolleri, Yemezler koçum başka kapıya

metehan 25.Mayıs.2008 20:24:26

metehan
karalioglunun tesbitleri yerinde fakat hükümet bugune kadar neden bir yargı reformu yapmadı ve hala beklemektedir.magdur rolüne mi girecek? editöre: yorumlarım yayınlanmamaktadır.teessüf ediyorum size.

abdullah küçük 25.Mayıs.2008 18:34:47

ağzına saglık
İnan bu yazıyı okurken içimden kalbimizden geçenleri yazmışsın ağzına, eline, yüreğine sağlık.

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kasım 30 ERDOĞAN'IN EN ÖNEMLİ SEÇİM VAADİ
Ekim 19 151 OY NEYİ HATIRLATIYOR
Eylül 30 SÖYLEYECEK SÖZLERİ YOK MU?
Eylül 25 CEVAP BÜTÜN SORULARA LAZIM
Eylül 09 AVUKATI YANLIŞ BİR DAVA
Eylül 06 SAHA FUTBOLA VE BARIŞA MÜSAİT
Eylül 03 GÜL GİTMELİ... SEZER, DEMİREL, ÖZAL DA GİTMELİYDİ
Eylül 02 AVUKATIN ÇIKMAZI
Ağustos 04 MERAL AKŞENER’DEN ÖZRÜMDÜR
Ağustos 02 MAKUL ÇOĞUNLUK GEREKÇEYİ BEKLİYOR
Temmuz 25 BAYKAL’IN SATIR ARALARINDAN...
Temmuz 17 SULANDIRSAN SULANMAZ
Haziran 08 GEREKÇE
Haziran 06 SÖZ BİTTİ, SÖZLEŞME BOZULDU
Haziran 04 YANDAŞ MEDYA’NIN HAYSİYET SINAVI
Haziran 01 SADECE BAYKAL DEĞİL MEDYADAKİ DOSTLARI DA...
Mayıs 25 YARGITAY BAŞKANININ KÖŞK'TE NE İŞİ OLABİLİR?
Mayıs 08 O YEMEKTE NE KONUŞULMADI
Nisan 13 'AB ŞİMDİ'NİN İKİ FAYDASI
Şubat 10 YASAKSIZ YENİ BİR DÖNEM
Ocak 21 GERİLİM,VEHİM VE MHP'NİN TEKLİFİ
Ocak 10 ALTINI ÇİZELİM
Kasım 24 KRİTİK OPERASYON SORULARI
 
Dünya piyasalarına şok!
Sağlık istismarları son bulacak
AK Parti'den Çankaya'ya sürpriz aday
AK Parti'de sürpriz istifa !
TUGAY 25 METREDEN AVLADI-İZLE
Stadyum sunucusundan bomba
Sır perdesi aralandı
Org. Başbuğ'dan bir jest daha
İşte istifanın perde arkası
Hükümet'ten BAYRAM MÜJDELERİ
A.Abdulkadiroğlu
KURBAN DERİSİNİ KİM TOPLAYACAK ?
CHP şaşırtmaya devam ediyor. Bu sözler çok tartışılacak.
Faruk Bilgin
BOMBAY SALDIRISI
Seyfi Müezzinoğlu'nun anlattıkları nasıl bir trajedi ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
BU CAHİL HALK NE DİYOR BÖYLE?
Halk, cahil ve eğitimsizdir.
ekrem-dumanli
Ekrem Dumanlı
TUNCAY GÜNEY'İ REFERANS SAYIYORSANIZ...
Tuncay Güney ile Milli İstihbarat (MİT) arasındaki ilişkiyi belgeleyen bir haber yayınlandı geçen hafta.
engin-ardic
Engin Ardıç
İNCE TARİH
Dostlarım beni uyarıyorlar, "son zamanlarda yumuşadın" ... Peki, sertleşelim azıcık.
rauf-tamer
Rauf Tamer
HESAP TAMAMDIR
Zaten bir tuhaflık vardı.
umur-talu
Umur Talu
PARDON GÖREVİNİZ NEYDİ?
Bazen tekrar gibi oluyor ama araya değişik bir şeyler de koymaya çalışırım.
yavuz-bulent-bakiler
Y.Bülent Bakiler
ATATÜRK DE Mİ ATATÜRK DÜŞMANIDIR?
Savcılarımız, hakimlerimiz, bi­lirkişilerimiz... yel-yepelek işe koyulmuşlardı.
kursat-bumin
Kürşat Bumin
BİR KERE DAHA ADALET BAKANI
Yakın dönemde Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'i doğrudan konu edinen üçüncü yazım bu.