|
YARGITAY BAŞKANININ KÖŞK'TE NE İŞİ OLABİLİR? 
Yargıtay’ın bildirisi hukuk sistemimizin üzerinden uzun yıllar kalkmayacak bir gölge olmuştur.
Yüksek yargının siyasi tarafgirliğini ilk kez bu kadar aleni sözlerle ilan ettiği, yürümekte olan iki davaya açık baskı koyduğu başka bir örnek yoktur. Esasen bildiri, kapatma davasının temel motivasyonu olan ‘son çare’nin bir başka yansımasıdır. Yüksek yargıçlar, Anayasa Mahkemesi’nin hem anayasanın 10 ve 42. maddelerini iptal etmeme, hem de AK Parti’ye kapatmama ihtimalini hesaba katarak ve bundan fevkalade ürkerek kendilerini ortaya koymuşlardır. Hedefleri, üniversitede başörtüsüne izin veren maddelerin iptal edilmesi ve iktidar partisinin mutlaka kapatılmasıdır. Böyle olduğu için her iki davanın da hukuki selameti tehdit altındadır ve bu yüzden kaynağı Yargıtay olduğu için kapatma davasının derhal iadesi gerekmektedir.
Evet, bildiri hukukun üzerinde bir gölgedir ama kimin umurunda?
Yargı, Genelkurmay brifinglerine koşup selam çakarken de geride uzun ve kara bir gölge bırakmıştı. Bugünkü başkan Şemdinli kararını imzalarken de öyleydi. Veya, CHP lideri 367 kararı için Anayasa Mahkemesi’ni tehdit ettiğinde sessiz kaldıklarında da...
Yüksek yargı bugün artık hukukun tam karşısında bir taraftır. Bunu da zaten laikliğin yanında durmakla izah etmekle beis görmemektedirler. Yasamanın ve yürütmenin haklarına ortak olmayı talep etmekte ve eğer bu istekleri yerine gelmezse parti kapatma teşebbüsünde bulunmaktadırlar.
Bilelim ki bildiriyi yayınlayan unsur aslında bir hukuk ünitesi değil pratikte siyasi teşebbüstür. Meşruiyetini halktan almak gibi bir problemi bulunmamaktadır; esasen halktan alınan meşruiyeti de önemsememektedir.
Yani, yüksek yargıçlar siyasetin en garantili yolunu tercih etmektedir.
Nitekim, Yargıtay Başkanı da bu siyasi rolü fazla benimsemiş olmalı ki daha ortada Çankaya’nın çağrısı bile yokken, ‘Cumhurbaşkanı’nın daveti olursa biz masadan kaçmayız’ diyebilmektedir.
Bir hukuk devletinde yargı başkanlarından birisi Cumhurbaşkanı’nın ortada bulunduğu bir masada Başbakan’la ve muhalefet liderleriyle karşı karşıya oturacak ve ülkedeki gerilimin düşmesi için fikirlerini söyleyecek! Kendi ürettiği gerilimin düşürülmesi için.
Peki bu durum yargıya müdahale olmayacak mı?
Yoksa, yargı bazen siyasi iradeye baskı koymanın aracı, bazen de o baskı işe yarasın diye pazarlık malzemesi midir?
Yargıtay Başkanı Çankaya’da bir masaya oturacak da ne diyecek? Hangi kitaba göre uzlaşacak, neye göre pazarlık yapacak? Ne alacak, karşılığında ne verecek?
Adını koyalım... Hukuk, demokrasiye karşı seferberliğin cephanesi olmuştur, hukukçular da bu seferin akıncı birlikleri...
Öyle umuyoruz ki, Çankaya’da hem hukuku hem de siyaseti değersizleştirecek bu girişime izin vermeyecek bir Cumhurbaşkanı var. Kiminle siyaset, kiminle hukuk görüşüleceğini bilen bir Cumhurbaşkanı...
Bazıları, sonunu düşünmeden ürettikleri gerilimin güya düşürülmesi adına sahte bir rol oynuyor, fedakarlık pozları takınıyor. Hiçbirini yüz verilmemesi gerekir ki yarattıkları kargaşa bir veri olarak değer kazanmasın.
Altına imza attıkları bildiriyle; hukuktan demokrasiye, Avrupa Birliği’nden temel haklara kadar bütün alanlarda baltayı taşa vuranlara muhatap kabul edilerek meşrulaştırılmamalıdır.
Bu insanlar, fikir olarak içine girdikleri ‘laikçi marjinallik’te yalnızlaştırılmalı ve gerilimin çıkıp inmesine aldırmaksızın içlerinden ne geliyorsa söylemelerine ses bile çıkarılmamalıdır.
İçlerinden geleni söylesinler ve ellerinden geleni yapsınlar ki yarın sıra demokrasiye geldiğinde mazeretleri kalmasın. 25.Mayıs.2008 08:51:36 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| SİZDEN GELEN YORUMLAR | [4 adet yorum gelmiştir]
|
|
|
isa tunc 26.Mayıs.2008 00:34:09 |
|
|
 |
|
|
Yüregine Saglik
Eline Diline Saglik. Sanki icimden gecenleri yaziyor ve söylüyorsubuz. Nediyebilirimki ,benim yasim 48 ama okumaya cok gec basladim. Ama sizleri anlayacak seviyeye geldim. Fakat bukadar yanlislari yapanlar, benden daha mi az okudular bunu anlamakta güclük cekiyorum. Saygilarimla Selamlar. |
|
|
|
İlhami Evren 25.Mayıs.2008 23:53:37 |
|
|
 |
|
|
Eline sağlık
Sayın Karaalioğlu na aynen katılıyorum.Saflar netleşmeden herkes eteğindeki ve karnındakileri dökmeden bu memlekete huzur yok.Yargı,Asker özelinde bütün yüksek bürokrasi, kendilerini merkez medya diye tabir eden yazılı ve görsel medya ve Üniversiteler Demokrasi ve evrensel değerler düşmanı olduklarının yüzlerce örneği var.Ve bu unsurlar kime hizmet ettikleri soru işareti olmakla birlikte Demokrasiden hiç hazetmemektedirler.Lafı uzatmaya ve eğip bükmeye hiç gerek yok.Bu bahsettiğim unsurlar gerçekte kimdir,nedir hangi cibilliyettendirler,hangi dışbağlantılar ile içeçedir,bütün köşe taşlarını tutup nasıl kadrolaştılar, gerçekte neyi amaçlamaktadırlar gibi konular bütün çıplaklığı ile ortaya çıkartılmalıdır.Kirli Terör oyununuda bunların beslediği ve desteklediği de ayrıca ele alınmalıdır.Ve sonuç olarak bu kandan, huzursuzluktan,gerilimden beslenenlerle oyunu kuralına göre oynayıp bu topraklardan söküp atmaktan başka çare yoktur.Gerilimi çıkartmalarının faturasını önlerine koyacaksın.Timsah gözyaşlarını göreceksin.Hem gerilimin müsebbibi olacaksın hemde gerilimi düşüren büyük devlet adamı rolleri, Yemezler koçum başka kapıya |
|
|
|
metehan 25.Mayıs.2008 20:24:26 |
|
|
 |
|
|
metehan
karalioglunun tesbitleri yerinde fakat hükümet bugune kadar neden bir yargı reformu yapmadı ve hala beklemektedir.magdur rolüne mi girecek? editöre: yorumlarım yayınlanmamaktadır.teessüf ediyorum size. |
|
|
|
abdullah küçük 25.Mayıs.2008 18:34:47 |
|
|
 |
|
|
ağzına saglık
İnan bu yazıyı okurken içimden kalbimizden geçenleri yazmışsın ağzına, eline, yüreğine sağlık. |
|
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|