EN SON HABER: (20:48) Kartal UEFA'da tur arıyor / CA...     EURO: 1,7540 - 1,7550    DOLAR: 1,1850 - 1,1860
 

BIÇAK SIRTINDAYIZ!

Hasan Cemal

BAŞBAKAN, KAPATMA DAVASININ EKONOMİYE ETKİSİNİ YORUMLADI:



Erdoğan, Lübnan gezisine katılan gazetecilerle Ortadoğu’daki gelişmelerden kapatma davasına, ekonomiden futbola kadar çok sayıda konuda sohbet etti.


Beyrut’ta pazar günü, güneşi deniz kıyısında Akdeniz üzerinden batırdık. Büyüleyiciydi.
Böylesine güzellikler içinde çekilen acıları, insanın insana reva görebildiği zulüm ve kötülükleri, bu ülkede on beş yıl süren iç savaşı düşündüm.
Akdeniz mavisi uzaklarda kızıla boyanırken bir kadeh bol buzlu Bekaa Arakı canım çekti. Cengiz düzeltti, “Bekaa rakısı yoktur, Zahle rakısı vardır” diye... Kendi içimden barışa kadeh kaldırdım, Yahya Kemal’in dizelerini anımsayarak:


Ne Şam semasını yalelle dolduran şarkı,
Ne Zahle’nin üzümünden çekilmiş eski rakı...

Yaşamak güzel şey.

‘Tercihlerimizi dayatamayız’
Başbakan Erdoğan’la pazar gecesi Beyrut’tan Ankara’ya uçarken, o sabah partisinin bir toplantısındaki konuşmada, laiklik ve hayat tarzları konusunda güvence vermeye neden ihtiyaç duyduğunu kendisine sorduk.

Önce güldü.
Hürriyet’in bir turistik yerdeki alkollü içki yasağıyla ilgili pazar günkü manşet haberine işaret etti. “Evet, bazı arkadaşları rahatlatayım dedim. Örneğin Hürriyet’in bugünkü manşetindeki otel. Kendi densizliği... Gereği yapılacak” dedikten sonra devam etti:
“Hepimizin güvencesi laik ve demokratik rejimdir. Hiçbirimiz tercihlerimizi birbirimize dayatma hakkına sahip değiliz.”
Başbakan Erdoğan’la Beyrut’a günübirliğine geldik. Lübnan parlamentosunda cumhurbaşkanı seçimi vardı. Sıradan bir seçim değildi bu. Yalnız Lübnan’ı değil, bütün bölgede savaş ve barış hallerini, dolayısıyla Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyordu.
Çünkü Lübnan öteden beri Ortadoğu’daki tüm sorunların yansıdığı bir ayna sayılır. Cumhurbaşkanı seçimi dolayısıyla bir yıldır her şey kilitlenmiş ve bu ayın ilk haftasından beri de iç savaş manzaraları yaşanmaya başlamıştı.
Lübnan’ın içindeki iktidar ve muhalefetle, bunların arkasında güçler, bir yanda İran’la Suriye, öbür yanda Suudi Arabistan’la Mısır, Amerika, İsrail derken, ülke çok tehlikeli bir kaynaşmanın içinde buldu kendini.

Osmanlıların dönüşü

Türkiye ve Katar, bu kriz durumunun aşılmasında önemli rol oynadılar. Uzlaşma noktalarının yakalanmasında, diyaloglar örülmesinde yoğun çaba sarf ettiler. Ankara’ya uçarken Erdoğan’dan bunların ve gizli diplomasinin perde arkasını dinledik.
Bu arada Lübnan parlamentosundaki seçim sırasında, Türkiye ve Katar başbakanları ile dışişleri bakanlarına uzlaşmada oynadıkları yapıcı rol dolayısıyla oturma düzeni dahil bazı bakımlardan sembolik jestler yapıldı.

Lübnanlı bir meslektaşımız köşe yazısına, “Osmanlıların dönüşü...” diye bir başlık koymuştu. Lübnan’ın önde gelen siyaset adamlarından birinin sözleri ilginçti:
“Lübnan’ı İran’a bırakmayın!”
Lübnan’da kriz ortamının su yüzüne çıkmasında, Başbakan Erdoğan’ın deyişiyle, “İran-Suriye hamlesi vardı.” Beyrut’ta bölge siyasetini konuşmaya başlayınca, Türkiye’nin Ortadoğu dengelerinde gitgide artan önemi daha çok anlaşılıyor.
Bu konuda Erdoğan şöyle dedi:
“Arap dünyası Türkiye’yi yeni yeni hazmetmeye başladı. İnşallah bu yaz İstanbul’da Türk-Arap Forumu’nu toplayacağız.”

Türkiye’nin etkinliği artıyor

Üst düzeyde bir diplomatımızın deyişiyle, “Türkiye, dünyanın başına sürekli sorun üreten bir bölgede kutuplaşmaların üzerinde kalarak ağırlığını hissettiriyor, diyalog ve uzlaşma kanallarında etkinliğini artırıyor.”

Havalimanından şehre, parlamentoya gelirken hepimizin dikkatini olağanüstü güvenlik önlemleri çekti. Köşe başlarını silahlı askerler, zırhlı araçlar, tanklar, toplar tutmuştu. Başka kimsecikler yoktu. Sanki ülkede darbe yapılmış, el ayak çekilmişti.
“Burası Lübnan, her an her şey olabilir” dedi Cengiz, “Unutmayın, iki cumhurbaşkanıyla bir başbakanı seçildikten kısa süre sonra havaya uçuruldu bu ülkede...”

Genelkurmay Başkanı Mişel Süleyman adının, cumhurbaşkanlığı seçiminde uzlaşma adayı olarak ortaya çıkmasında Türkiye de rol oynadı. 128 sandalyeli Lübnan parlamentosunda 120 oyla yeni cumhurbaşkanının seçilmesiyle birlikte Beyrut bir anda canlandı.
Savaş değil barış gelmişti çünkü.
Arabalardan yarı bellerine kadar sarkarak Lübnan bayrağı sallayan gençlerin sevinç çığlıklarıyla korna ve silah sesleri birbirine karışıyordu.
Kriz aşılmıştı.

Seçim bunun işaretiydi.

‘Malum mesele’
Erdoğan, “Her şey bitti mi, hayır. Ama yeni bir süreç, yeni bir umut” dedi Ankara’ya uçarken. Bu arada Lübnan’daki krizi bitiren uzlaşmayla eşzamanlı olarak açıklanan Suriye-İsrail diyaloğuna sözü getirdi:
“Bu konuda başlama vuruşunu yaptık. Ama sabır lazım. Taraflar İstanbul’da her ay asgari üç kez bir araya gelecekler. Mekik diplomasisi yapılacak. Çünkü bir araya gelmek, doğrudan aynı masaya oturmak istemiyorlar. Tek endişem İsrail’de. Başbakan Olmert yapabilir mi? Bu süreci sabırla işletelim istiyoruz. Hamdolsun iyi bir başlangıç oldu. Lafları getirdik götürdük ve süreci başlattık.”
Ve burada şöyle yakındı Erdoğan:
“Dünya medyasında 300 haber ve yoruma konu oldu bu olay. Bizim basın neredeyse görmedi.”
Durdu ve ekledi:
“Malum meseleden dolayı...”
Malum mesele, Yargıtay Başkanlar Kurulu bildirisiydi.

‘Dava bir an önce neticelensin’
Başbakan Erdoğan bu arada partisiyle ilgili kapatma davasının, Türkiye’ye bu yıl 25 milyar dolar kazandırması muhtemel doğrudan yabancı yatırımcıları tereddüde sokmasından yakındı. Bizden kaçacak sermayenin Polonya’ya, Macaristan’a, Çek Cumhuriyeti’ne gittiğini söyledi.
“Siz ‘bu dava bir an önce bitsin’ diyorsunuz öyle mi?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Evet, dava bir an önce neticeye ulaşsın istiyoruz. Türkiye zarar görmesin. Ekonomik sıkıntı yaşanmasın, terörle mücadele etkilenmesin. Ayrıca mart ayında seçim var. Ne olacaksa olsun, herkes adımını ona göre atsın. Nereye gitsek herkes şaşırıyor bu işe...”
Erdoğan, Anayasa Mahkemesi’ndeki dava sürecini hatırlatarak, “Şimdi Savcı mütalaasını verecek, ardından bizim yanıtımız ve sözlü savunma” diyerek şöyle devam etti:

‘25 milyar dolar kaçıyor’
“Bizim elimizde değil. Bize verilen süreleri en kısa zamanda kullanmaktan yanayız.”
Erdoğan’la Ankara’ya dönerken kendisini izleyen gazeteci milletiyle arasında sorulu cevaplı şöyle bir sohbet yaşandı:
“Geçen yıl Büyükanıt Paşa’ya 27 Nisan nedeniyle uğranılan ekonomik kaybı anlatmıştınız, bu seferki kayıp ne kadar?”
“O anlık bir olaydı, yaşandı bitti. Ama bu süreç bıçak sırtında devam ediyor. Daha ne olacağı belli değil.”
“Yabancı yatırımcı tedirgin mi?”
“Bu yıl 25 milyar dolar küresel sermaye gelebilirdi. Ama şimdi dil döküyoruz. Devlette devamlılık esastır diye ikna etmeye çalışıyoruz.”
“İkna olup gelen var mı?”
“Örneğin Fransız otomotiv şirketi Türkiye’de 800 milyon dolar yatırım yapacak... Fransa ile sıkıntılarımız olduğu için etkilenir mi diye sordular. ‘Hayır ama Fransız yönetimiyle konuşun’ telkininde bulundum. Ayrıca Avusturya’nın alüminyum devi yatırım kararı aldı.”
“Körfez’le yatırım ve ticaret gelişiyor mu?”
“Çok iddialı söylemeyeyim ama yakında petrol, gaz neyse buğday ve pirinç de öyle olacak. Belki buğdayı verip petrol alacağız.”
“Konya Ovası projesi?..”
“Konya Ovası’ndaki Mavi Tünel’i bitirince Türkiye’nin bütün buğday ihtiyacı karşılanır. İhracata bile gidebiliriz. GAP’a 5 yılda toplam 12.5 milyar dolarlık yatırımı salı günü açıklayacağım.”
“Lübnan’a, İsrail-Suriye görüşmelerine aracılık ediyorsunuz. Kapatma davası elinizi zayıflatmıyor mu?”
“Biz demirperde ülkesi değiliz. Dünyada demirperde kalmadı. Çin’de, her yerde yıkıldı. Ama bizde perde örme gayreti içinde olanlar var. Ekonomik ve siyasi olarak dünyanın her yanına açılmak zorundayız. Biz dünyaya açılırsak dünya da bize gelir.”

‘6 puan kötü oldu’
ANA uçağı Ankara’ya inerken Erdoğan, futbol geyiği yapmadan duramadı. Anlaşılan Galatasaray’ın şampiyonluğuna daha hâlâ tam alışabilmiş değildi.
Cengiz Çandar’a döndü ve beni işaret ederek şöyle dedi:
“Çok keyifliler bugünlerde.”
“Çıldırdılar!”
Ben de, “Fener’e altı puan takmak hiç de fena olmadı” deyince Erdoğan, “Evet, çok kötü oldu” dedi.
Bu arada Başbakan Erdoğan’ın Avrupa Futbol Şampiyonası’ndaki ilk maçımızı, Türkiye-Portekiz karşılaşmasını izlemek için 7 Haziran’da Cenevre’ye geleceğini öğrendik.
Pazar günü gece yarısı Ankara’da sona eren beş altı saatlik Beyrut ziyaretinin özeti böyleydi.





27.Mayıs.2008 08:35:19
yorum yaz gönder yazdır puanla
 
  
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[1 adet yorum gelmiştir]    
Muammer Bekaroğlu 27.Mayıs.2008 19:50:02

Sizde olmasanız yandık.
Sayın Cemal Yorumların ve anlarımın için teşekkürler,sen ve senin gibi 3-5 yürekli demokrasi sevdalısıda olmasa ne okunacak yazı nede haber olur
teşekkürler.yüreğinize sağlık.

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ağustos 26 SİYASETTE YENİ DÖNEM NOTLARI (1)
Ağustos 09 RADİKAL HUKUK REFORMU ŞART!
Ağustos 08 ALEVİ YURTTAŞLARLA BARIŞMANIN YOLU...
Ağustos 05 ASKER SORUNU, SİVİL SORUNU!
Temmuz 24 İSTİKRAR VE YUMUŞAMANIN İLK ADIMINI MAHKEME ATACAK MI?
Temmuz 22 KRİZ ZAMANLARI TOZ OLAN TATLI SU DEMOKRATLARI!
Temmuz 10 ERGENEKON: MAHKEMEDE DAĞ FARE DOĞURURSA...
Temmuz 09 PAŞALAR TUTUKLANINCA ‘HUKUK’U ANIMSAYANLARA BİR ÇİFT SÖZ...
Temmuz 02 FUTBOL YÜZÜNDEN YAZAMADIKLARIM (1)
Mayıs 27 BIÇAK SIRTINDAYIZ!
Mayıs 25 'TÜRKLER ADAM OLUR DA MEVZUAT MÜSAİT DEĞİL'
Mayıs 21 SİYASET İSTİKRARSIZLAŞIRKEN, AKLIN YOLU NEDİR Kİ?..
Mayıs 17 BİLİYORSUNUZ DEĞİL Mİ, AB İLE İLİŞKİLER ‘İÇ İŞLERİ’DİR!
Mayıs 13 YOLUN SONU GELSİN İSTİYORSAK, KAPSAMLI STRATEJİ ŞART!
Mayıs 09 BEN O RÜYADAN UYANDIM, YOKSA SİZ HÂLÂ UYUYOR MUSUNUZ?..
Mayıs 07 GERÇEKLERİ MAKASLAMAK, HALININ ALTINA SÜPÜRMEK!
Mayıs 03 ERDOĞAN, YOL HARİTASINI NİYE BİR TÜRLÜ ÇİZEMİYOR?
Mayıs 01 1 MAYIS’A ŞİDDET VE KAN BULAŞMASIN!
Nisan 30 HEDEF ÖNCE BAŞI, SONRA GÖVDEYİ Mİ TESLİM ALMAK?
Nisan 24 AKP KAPATILIRSA, YENİ HÜKÜMET NASIL KURULUR?
Nisan 20 ÖZAL VE SİYASİ İKTİDAR
Nisan 19 SÖYLEYİN, NE ZAMAN SES VERECEK BU ÜLKE?
Nisan 18 301 YAZISI YAZMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI...
Nisan 17 MAPUSLAR SARAYI’NDA DARBE TERTİPLERİ...
Nisan 12 367 VAKASI:
Nisan 09 ASKERLE DEMOKRASİ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?..
Nisan 04 DEMOKRASİ SORUNU ÇÖZÜLMEDEN, AŞ VE İŞ SORUNU DA ÇÖZÜLMEZ!
Nisan 03 BRİÇ KULÜBÜNDE PİŞPİRİK OYNANMAZ!
Nisan 02 TAYYİP ERDOĞAN’I NASIL BİR GÜNDEM BEKLİYOR?..
Nisan 01 ‘YARGISAL DARBE’ SÜRECİ MAALESEF BAŞLADI
Mart 28 AKP’DEN DEĞİL, DEMOKRASİDEN YANA OLMAK!
Mart 27 ERGENEKON’LU, DARBELİ, AKP’Lİ NOTLAR
Mart 25 DARBECİLİKTEN,CUNTACILIKTAN DEMOKRASİ KAHRAMANLIĞINA...
Mart 21 WASHİNGTON’DA TÜRKİYE ÖNEMSENİYOR, ÇÜNKÜ...
Mart 20 ASKERİ VE HUKUKİ DARBELER ÇÖZÜM DEĞİL
Mart 18 HUKUK DİYE DİYE HUKUK VE DEMOKRASİ KATLEDİLDİ !
Mart 11 DEMOKRASİ NE ZAMAN ‘ORTAK PLATFORM’ OLARAK BENİMSENECEK?
Mart 05 PKK ELEŞTİRİSİ YOK GİBİ!
Ocak 27 BAKALIM,BAŞBAKAN ERDOĞAN BİR İSTİSNA OLABİLECEK Mİ?
Ocak 24 SONUNA KADAR GİDİLECEK Mİ?
Ocak 12 ERDOĞAN'IN KOYDUĞU HEDEFLER İYİ AMA...
Ocak 06 BARIŞA BİR ŞANS VERMEK,BÜTÜN SÖYLEDİĞİMİZ BU!
Ocak 04 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR- 4
Ocak 02 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR
Aralık 28 'OPERASYON'UN ARKASI GELECEK Mİ?
Aralık 16 TÜRBAN YA DA DİN KORKUSU
Aralık 15 FIRSAT KAÇMASIN, YAZIK OLUR!
Aralık 05 KATLİAMIN ÜSTÜ MÜ ÖRTÜLMEK İSTENİYOR?
Kasım 28 İKİ TOKAT!
Kasım 23 NEDEN OLMASIN?
Kasım 22 PKK'YI İZOLE SÜRECİ İYİ İŞLİYOR!
Kasım 20 ŞİDDETE KARŞI AKILLA, SABIRLA MÜCADELE!
 
Zekeriya Beyaz'a büyük darbe !
İşte Aslan'ı yıkan ofsayt gol ! - İZLE
Haşim Kılıç'tan son açıklama !
Tuncay Özkan'ı şok edecek bilgiler !
Bu ot ne sıkıntı bırakıyor ne gerginlik !
Ağır hakaret !
O düğünün sırrı ortaya çıktı !
Ferda Paksüt TEK KELİME etti
Erçetin: Başbakan'a şarkı söylemem !
CHP yine Anayasa Mahkemesi'ne gidiyor
Ahmet Böken
BAYAN PAKSÜT YARGIYA GÜVENMİYOR MU?
Gelin sizinle birlikte bir uygulama yapalım.
C. Tayyar Kala
MHP'NİN TEKLİFİ
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli uzun süren sessizliğini basın toplantısıyla bozdu.
Asım Yıldırım
ALKOLLÜ SÜRÜCÜLER İÇİN ÖNLEMLER
Bu iş sadece eğitimle olmayacak.
A.Abdulkadiroğlu
CANDAN ERÇETİN'E YAKIŞMADI
Atatürk yine kurtardı. Yoksa Candan Hanım Başbakan’a şarkı söylemek zorunda kalacaktı !
ergun-babahan
Ergun Babahan
FIRSATI KAÇIRMAMAK
Türkiye'nin mevcut yapıyla sağlıklı bir biçimde yoluna devam edemeyeceği ortak bir görüş noktası.
fehmi-koru
Fehmi Koru
YENİ DÖNEMDE MEDYA
MHP bunu hep yapıyor. Hep yaptığı, olumlu davranır görünüp gerçek anlamda demokratikleşmeyi sekteye uğratmak...
huseyin-gulerce
Hüseyin Gülerce
ÇANKAYA'DAKİ GÜL'ÜN İLK YILI
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, geçtiğimiz yıl bugün seçilmişti. Çankaya'da tam bir yılını doldurdu.
ibrahim-ozturk
İbrahim Öztürk
GERÇEK GÜNDEME ODAKLANMAK
Sayın Başbakan! Zor şartlarda, kıt kaynaklarla, adil ve millet lehine ülke yönettiğinize inanıyorum. Ancak iktidar yıpratır.
ismet-berkan
İsmet Berkan
BİRBUÇUK KUTUPLU DÜNYAYA DEVAM
Şimdi size bir komplo teorisi anlatmaya çalışacağım.
mehmet-altan
Mehmet Altan
KİM O ?
Rusya Gürcistan’ı parçalıyor... Türkiye’yi de tekmeliyor... Nasıl mı?