EN SON HABER: (00:10) Sağlık istismarları son bulaca...     EURO: 2,0140 - 2,0160    DOLAR: 1,5970 - 1,5990
 

SADECE BAYKAL DEĞİL MEDYADAKİ DOSTLARI DA...

Mustafa Karaalioğlu

Bir haber farklı kesimlerden insanları aynı anda harekete geçiriyor ve hemen hemen benzer şiddette olumlu veya olumsuz tepkiler alıyorsa bu gündemdir.

Mesela, Danıştay saldırısı, 367 kararı, Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesi olayı veya kuş gribi; veyahut da Tuzla’daki işçi ölümleri. Her biri, gerçek gündem maddeleridir.

Bir de kampanyalar var... Mesela, ‘Türkiye Malezya oluyor’, ‘mahalle baskısı’, ‘içki yasağı’ tartışmaları gibi. Bunlar gerçek gündem konuları değil işbirliğiyle üretilen kampanyaların malzemeleridir.

Bu işbirliğini çok iyi tanıyoruz...

Kampanyalar önce Doğan Grubu’na ait yayın organlarında yer alır. Gruba ait gazete ve televizyonlar konuya aynı anda girer, yazarlar ilham almış gibi aynı şeyleri yazmaya başlarlar. Bu öylesine muhteşem bir ilhamdır ki, farklı kalemlerin çoğu kez ortak cümleler kullandıkları görülür. Ardından da, çoğu gözden düşmüş birkaç gönüllü demeç görevlisi bulunur ve nihayet televizyon programlarıyla kampanya kemale erdirilir. Gerilim, kaos, çatışma, hukuksuzluk saçan; bol yalanlı, çarpıtmalı kampanyalar böyle üretilir.

Eğer savcı oradan birkaç malzeme alıp kapatma davası dosyasına koymuşsa da ‘tadından yenmez’...

AK Parti hakkındaki kapatma iddianamesine konu olan iddialar, bu kampanyaların zehirli meyveleridir. Şimdi, Dışişleri Bakanı Ali Babacan aleyhinde başlatılan kampanyanın amacı da budur.

Tıpkı CHP’nin dinlendiği iddiası gibi...

İddianın servis ediliş biçimi ve tercih edilen gazeteler gösteriyor ki bu olay da dört başı mamur bir kampanya olarak planlanmıştır. Yine CHP, yine aynı grubun gazeteleri...

Ancak işi çoğu kez yaver giden Baykal bu kez sadece yanılmakla kalmadı aynı zamanda yıllardır kendisine yakın çalışan medya organları, onların yöneticileri ve köşe yazarlarıyla arasında oluşan amaç birlikteliğinin de kurbanı oldu.

Mal varlığı tartışmasında da yine aynı gazetelerin hazırladığı tezgaha atlamış, Başbakan’ı sıkıştırayım derken kendi malvarlığını açıklayamamıştı. Baykal’ın eşinin malvarlığı hala belli değildir ve bu da birgün mutlaka yeniden açılacak o dosyanın karanlık noktası olarak kayıtlara geçmiştir.

CHP lideri şimdi, burun kıvırdığı, ‘dinci’ diyerek aşağıladığı Vakit gazetesinin açtığı yola düşünmeden dalan medyadaki arkadaşlarının oyununa geldi. Her defasında yanına kár kalan, yalanlı çarpıtmalı kampanya bu kez dönüp kendisini vurdu.

Oysa muhalefet emniyetli, toplum desteğini almak açısından cazip bir yerdir. Bir parti, bir lider kendisini muhalefette böyle acınacak duruma düşürmemeliydi.

Son birkaç seçimde toplum nezdinde zaten tartışmalı olan ana muhalefet partisinin derinliği, muhalefet kalitesi, güvenilirlik şimdi artık kabil-i muhatap olmaktan da çıkmıştır.

Bundan sonra taraftarları bile partilerine inanmakta güçlük çekecektir. Nitekim, iki-üç gündür dinlenme olayında Baykal’la yol arkadaşlığı yapan, olayı manşetlere taşıyan yol arkadaşları dünden itibaren CHP liderinin ve Sav’ın istifasını istemeye başladılar. Üstelik, gülünç duruma düşen aslında bir şekilde oyuna getirdikleri Baykal’la alay etmekten de geri durmadılar. Demek ki sadece Baykal kaybetmedi, ‘CHP-yandaş medya ittifakı’ da ağır bir yenilgi aldı.

Elbette Baykal’ın özür dilemesi ve durumunu gözden geçirmesi; Sav’ın da peygambere hakaretten kalan istifa borcuna dinleme yalanını da ekleyerek dakika geçirmeden siyaseti bırakması gerekir. Yoksa, bu olay parti içinde zaten sıkıntılı günler geçiren Baykal-Sav ikilisinin peşini bırakmayacaktır.

Ancak...

Sadece ikisi değil, onları bu yola sürükleyen, amiyane tabirle ‘gaz’ veren, gazeteci gibi davransalar gerçeği görecekleri halde, ‘yürüyün arkanızdayız’ desteğiyle onları ateşe atan medya yöneticilerinin de istifa zamanı geldi.

Danıştay saldırısından başlayan, mal varlığında, atv- Sabah ihalesinde, başörtüsü ve içki kampanyalarında şahlanan ve kapatma davasında artık ar-haya boyutunu aşan kampanya kardeşliğinin medyadaki suç ortakları da önce özür dilemeli ardından istifa etmelidirler.

Bu gazeteler ve televizyonlar özellikle son iki yılda CHP basın bürosu gibi çalışmaktadırlar. En az CHP yönetimi kadar ortaya çıkan rezaletin sorumlusudurlar.

Kamuoyundan özür dilenmesini ve sorumluluk emaresi adımları bekliyoruz... Takip de ediyoruz.


01.Haziran.2008 07:19:49
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[6 adet yorum gelmiştir]    
hakan berber 02.Haziran.2008 01:29:45

basın yasası çıkmalı
Sayın Karaalioğlu yıllardır yazılı ve görsel medyanın durumunu görmekteyiz.Yeni bir basın yasası çıkarılmalı ve bu tür haber yapan herkes çok ağır cezalandırılmalı. Çünkü bu tür olaylar tazminat davasından ileri bir boyuta ulaşmıyor, bu da zaten halkın zihninde unutulup gidiyor.Bu zamana kadar çok yalan haberler dinledik bunlardan ne bir tekzip yayınladılar ne bir özür.Bu nedenle böyle haberlere prim yaptırmamak için bunlar yasal olarak cezalandırılmalı.Saygılarımla.

YUSUF GUNAL 01.Haziran.2008 21:43:44

TV'de böyle değildi
Bu siteyi bugün ziyaret etmeğe başladım.Bu arkadaşı TV'de görüyordum ama inanın bu şekilde konuşmuyordu.Bu yazısını çok yadırgadım.neresinden başlamak lazım bilemiyorum.
Bir defa Hükümet yanlısı basında tanık olduğumuz %100 destekleme gibi olay, CHP ve Baykal ile ilgili olarak %10 bile denemez.%10'u bırak,%5 bile yoktur.Çünkü daha demokrat ve özgür düşünebilen bir yazar grubu vardır burada.Alın VATAN Gazetesini: Kaç defa Baykal'ı manşete almış?Hemen hemen sıfırdır.Bakmayın yazarlarının eski sol kökenli olmasınıa.Herbirinin Baykal alkeyhine yazısı vardır.Üstelik benim de kendileriyle yazıştığım pekçok yazar VATAN'da sürekli Baykal aleyhine yazar.Bu sitede başka bir sütunda da yazdım: .BEN YAVUZ HIRSIZ EV SAHİBİNİ BASTIRIYOR diyorum bu telekulak olayında.Siz hiç olmazsa Nasrettin Hoca'nın fıkrasındaki gibi HIRSIZIN HİÇ Mİ SUÇU YOK'A gelin bir zahmet.

ahmet yasin 01.Haziran.2008 15:04:54

allah sayınızı artırsın
sayın karaalioğlu bu doğan medyasının durdurulması lazım, tayyip bey görmüyormu bunları. iftiranın sayısı yok, böyle gazetecilik olurmu. heryerde onlar var. allah şerlerinden korusun.tabi vergi borçlarını affettiler bunun mükafatı olacak.

serdar 01.Haziran.2008 14:01:06


sayın karaalioğlu çok güzel yazmışsınız,sağolun. ama bunlarda kösele gibi surat var asla utanmaz sıkılmazlar yüzleri de kızarmaz.

mustafa 01.Haziran.2008 12:28:36

erdem
merhaba,yazınız için teşekkür ederiz. Bu kişilerin yaptıkları iç güdüsel davranışlardır. Herkes kendisine yakışanı yaparmış.

KA.RE 01.Haziran.2008 09:56:11

ÖZÜRMÜ..
SORUMLULUK ÖZÜR ..GÜLDÜRMEYİN BİZİ..BU SAYDIKLARINIZ ONURLU VİCDANLARIN İŞİDİR..HEYHAATTT BUNLAR NEREDE ÖZÜR VE SORUMLULUK NEREDE...TARİH BUNLARI HAK ETTİKLERİ YERE GÖMECEKTİR..İLERİDE OKULLARDA DERS KONUSU OLACAKLAR....

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kasım 30 ERDOĞAN'IN EN ÖNEMLİ SEÇİM VAADİ
Ekim 19 151 OY NEYİ HATIRLATIYOR
Eylül 30 SÖYLEYECEK SÖZLERİ YOK MU?
Eylül 25 CEVAP BÜTÜN SORULARA LAZIM
Eylül 09 AVUKATI YANLIŞ BİR DAVA
Eylül 06 SAHA FUTBOLA VE BARIŞA MÜSAİT
Eylül 03 GÜL GİTMELİ... SEZER, DEMİREL, ÖZAL DA GİTMELİYDİ
Eylül 02 AVUKATIN ÇIKMAZI
Ağustos 04 MERAL AKŞENER’DEN ÖZRÜMDÜR
Ağustos 02 MAKUL ÇOĞUNLUK GEREKÇEYİ BEKLİYOR
Temmuz 25 BAYKAL’IN SATIR ARALARINDAN...
Temmuz 17 SULANDIRSAN SULANMAZ
Haziran 08 GEREKÇE
Haziran 06 SÖZ BİTTİ, SÖZLEŞME BOZULDU
Haziran 04 YANDAŞ MEDYA’NIN HAYSİYET SINAVI
Haziran 01 SADECE BAYKAL DEĞİL MEDYADAKİ DOSTLARI DA...
Mayıs 25 YARGITAY BAŞKANININ KÖŞK'TE NE İŞİ OLABİLİR?
Mayıs 08 O YEMEKTE NE KONUŞULMADI
Nisan 13 'AB ŞİMDİ'NİN İKİ FAYDASI
Şubat 10 YASAKSIZ YENİ BİR DÖNEM
Ocak 21 GERİLİM,VEHİM VE MHP'NİN TEKLİFİ
Ocak 10 ALTINI ÇİZELİM
Kasım 24 KRİTİK OPERASYON SORULARI
 
Dünya piyasalarına şok!
Sağlık istismarları son bulacak
AK Parti'den Çankaya'ya sürpriz aday
AK Parti'de sürpriz istifa !
TUGAY 25 METREDEN AVLADI-İZLE
Stadyum sunucusundan bomba
Sır perdesi aralandı
Org. Başbuğ'dan bir jest daha
İşte istifanın perde arkası
Hükümet'ten BAYRAM MÜJDELERİ
A.Abdulkadiroğlu
KURBAN DERİSİNİ KİM TOPLAYACAK ?
CHP şaşırtmaya devam ediyor. Bu sözler çok tartışılacak.
Faruk Bilgin
BOMBAY SALDIRISI
Seyfi Müezzinoğlu'nun anlattıkları nasıl bir trajedi ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
BU CAHİL HALK NE DİYOR BÖYLE?
Halk, cahil ve eğitimsizdir.
ekrem-dumanli
Ekrem Dumanlı
TUNCAY GÜNEY'İ REFERANS SAYIYORSANIZ...
Tuncay Güney ile Milli İstihbarat (MİT) arasındaki ilişkiyi belgeleyen bir haber yayınlandı geçen hafta.
engin-ardic
Engin Ardıç
İNCE TARİH
Dostlarım beni uyarıyorlar, "son zamanlarda yumuşadın" ... Peki, sertleşelim azıcık.
rauf-tamer
Rauf Tamer
HESAP TAMAMDIR
Zaten bir tuhaflık vardı.
umur-talu
Umur Talu
PARDON GÖREVİNİZ NEYDİ?
Bazen tekrar gibi oluyor ama araya değişik bir şeyler de koymaya çalışırım.
yavuz-bulent-bakiler
Y.Bülent Bakiler
ATATÜRK DE Mİ ATATÜRK DÜŞMANIDIR?
Savcılarımız, hakimlerimiz, bi­lirkişilerimiz... yel-yepelek işe koyulmuşlardı.
kursat-bumin
Kürşat Bumin
BİR KERE DAHA ADALET BAKANI
Yakın dönemde Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'i doğrudan konu edinen üçüncü yazım bu.