|
367'DEN DE BETER 
Karar oturumu uzun sürdü. Öğleden sonra nefesler tutuldu, Anayasa Mahkemesi'nden çıkacak karar beklenmeye başlandı.
Teamüllerin aksine kararı açıklamak için medyanın karşısına çıkan olmadı. Acaba kararın ağırlığından dolayı mı fotoğraf vermekten çekindiler. Karar, kamuoyuna yazılı açıklama ile duyuruldu. Daha sonra Haşim Kılıç ayaküstü birkaç soru cevapladı. Mahkeme üyeleri kararlarını CHP'nin başvurusu doğrultusunda verdi. İki itiraz var ama önemi yok.
Mahkeme başörtüsünü üniversitelerde serbest bırakmayı amaçlayan anayasa değişikliğini iptal etti. Anayasa'nın açık hükmüne rağmen usul açısından değil esas açısından değerlendirmeye tabi tuttu. Anayasa'nın başlangıcında yer alan Cumhuriyet'in temel niteliklerine aykırı buldu. Bu yeni bir içtihat. Adını Anayasa'dan alan Mahkeme'nin böyle bir yetkisi yok. Mahkeme, anayasa değişikliklerini ancak şekil açısından denetleyebilir. Şekilden neyin kastedildiği de o kadar sarih ki. Mahkeme'nin önünde birçok seçenek söz konusuydu. Açık söylemek gerekirse başörtüsünün önünü açacak bir sonucu kimse beklemiyordu. Ancak bu kadar ağır karar da beklenmiyordu. Bu sadece başörtüsünün kaderini belirleyen karar olarak çıkmadı. Anayasa Mahkemesi'nin kendisini tartışmalı hale getirdi. Hukukçuların büyük bölümü 'Meclis'in yasama yetkisine açık müdahale' olarak yorumladı. 'Yetki aşımının' söz konusu olduğunu söyleyenler oldu.
Anayasa Mahkemesi bu kararla sistem içinde kendisine yeni bir rol biçti. Bir ara sistemin sınırlarını belirleyen Milli Güvenlik Kurulu'na benzeyen bir rol. Daha çok sol siyasette karşılığını bulan ideolojik bakışla rejimi korumayı, devleti kollamayı hedefleyen bir rol. Sanki olağanüstü dönemin ürünü olan İstiklal Mahkemeleri'nin ruhu 2008 Türkiye'sinde Anayasa Mahkemesi'nin üzerinde dolaşıyor. Kararı sıcağı sıcağına ekranlarda yorumlayanları dikkatle dinledim. Hemen hepsi sonucu 'hukuk, adalet, demokrasi' gibi kavramların yerine 'sistem, rejim, laiklik' siyasî içerikli kavramlarla izah etmeye çalıştı. Anayasa Mahkemesi için iyi bir gelişme değil bu. Karar hukukî olmaktan uzak. Siyasî yönü ağır basıyor.
Nitekim bu niteliği yankılarına da yansıdı. CHP lideri Deniz Baykal her ne kadar sevinmiyoruz dese de CHP adına görüş açıklayanların hepsinde gelişmeden duydukları memnuniyet açıkça hissediliyordu. Kemal Anadol 'Bizi dinleselerdi böyle olmazdı.' dedi. CHP'ye kulak verilerek anayasa veya yasa değişikliği yapılacaksa vay Türkiye'nin haline. Beni şaşırtan MHP'nin tepkisi oldu. MHP adına görüş açıklayan Faruk Bal 'kararı saygıyla karşıladıklarını' söyledi. Oysa bu noktaya gelinmesinde MHP aktif rol oynadı. Mahkeme'nin kararı sadece AK Parti'ye değil MHP'ye de verilmiş ağır bir cevap. Allah'tan ilerleyen saatlerde MHP lideri Devlet Bahçeli'nin, kararı tepkiyle karşılayan açıklaması geldi. Yargı Türk milleti adına karar veriyor. Ancak bu karar Türk milletinin kahir ekseriyetinin içine sinmedi. Ve sinmeyecek. Sol cenahta çok küçük bir kesimi mutlu etti. Türk milletinin hissiyatlarına tercüman olan düzenleme Meclis'in anayasa değişikliğiydi. Dünkü kararı 367'ye benzetenler oldu. Ben 367 kararından da ağır olduğunu düşünüyorum.
Mahkeme bu kararın altından zor kalkar. En doğru hükmü tarih verecek. Başörtüsü kararının AK Parti'nin kapatma davasını olumsuz yönde etkileyeceği kesin. Bu kararla bırakın AK Parti'yi Meclis'i bile kapatabilirsiniz. Millî iradeyi, Meclis'i yok saydığı ortada. Bundan sonra MHP'ye de her an kapatma davası açılırsa sürpriz olmaz. CHP dışındaki partilerin olağan siyasî faaliyetler yapması güçleşti. Başörtüsü yasağı konusunda konuşmak, siyaset üretmek olanaksız hale geldi. Dün kararı duyunca Türkiye'nin geleceği adına korktum, kaygıya kapıldım. Evrensel kriterler değil Ankara kriterleri hükmünü icra etti. Demokrasi, özgürlükler, bireysel hak ve hürriyetler ileriye değil geriye doğru gidiyor. Farkında mısınız Türkiye adım adım korku ve yasaklar ülkesine dönüşüyor.
06.Haziran.2008 08:27:46 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| SİZDEN GELEN YORUMLAR | [7 adet yorum gelmiştir]
|
|
|
acar 07.Haziran.2008 01:07:14 |
|
|
 |
|
|
başörtüsü
İKİ GÜNDÜR BAZI HUKUKÇULARI DİNLİYORUM BİRDE CHP LİLERİ YAZIKLAR OLSUN NEYMİŞ ANAYASANIN İLK 3 MADDESİ DEĞİŞTİRİLEMEZ AMA ALLAHI N ÖRTÜNME AYETİ DEĞİŞTİRİLEBİLİR YORUMLANABİLİR ÖYLEMİ ŞUNU UNUTMAYALIMKİ ALLAHIN MUHAKEMESİ BAKİYE KADAR SÜRECEK ALLAH DİNİNİ KİMSEYE YORUMLATMAZ |
|
|
|
ahmetçakır 06.Haziran.2008 22:37:57 |
|
|
 |
|
|
lütfen sol demeyin
türkiyeyi amerikaya manda yapmaya çalışan güçler kendilerini solcu tanıtarak güya arkalarında sovyetler birliğinin olduğu imajını vermeye çalışıyorlar yıllardır süren gelişmeler sol maskeleri olanların gerçek destekçileri amerikadır fikirler hep oradan alınır amma sizde yorumlarınızda bundan sonra rica ediyorum bunlara sol deyil amerika mandacısı deyin saygılarımla |
|
|
|
nurettin 06.Haziran.2008 21:10:06 |
|
|
 |
|
|
tbmm ve hükümet
laikçi kesimin istekleri neyse onu yerine getirme mahkemesi haline gelen bu mahkemeye karşı gerekeni türk milleti adına yapamlıdır |
|
|
|
BEKİR 06.Haziran.2008 18:26:36 |
|
|
 |
|
|
KORKU
Sayın Mustafa Ünal,Türkiye korku ve yasaklar ülkesine dönüşmesini tamamlsdı bile.Ben mart 2007 den buyana bu yorumlara doğru isim ve E posta adresi yazmaktan bile korkuyorum.Örtünme-açılma tercihinin tamamen sınırsız bırakılması bile benim inanç yapımı ve toplumsal davranışımı hiç etkilemez.Ancak,en az 3 yıldır oluşturulan endişe ve korku ortamı ŞANLI YARGIÇ VE SAVCILARIMIZI bile korkutabiliyor,açıkça,10-15 gün temel hukuk kursu verilen aklı başında birinin bile hukuka sığdıramayacağı kararlar vermeye sürükleyebiliyorsa bu ülkede korkmamak,adaletten endişe etmemek için ancak APTAL olmak gerektiğini düşünüyorum.ALLAH HEPİMİZE AKL-I SELİM NASİP ETSİN. |
|
|
|
hüseyin 06.Haziran.2008 10:32:35 |
|
|
 |
|
|
biz de kendimize düşeni yapalım nasıl dedelerimiz milli mücadele verdi, bu uğurda başbakanı cumhurbaşkanının hayatları alındı .biz o parti bu parti diye tercihimizi koyuyoruz yetki veriyoruz yetki alınıyor.oyunun kuralları değişiyor o halde biz de kendi oyunumuzu kuralım yeter artık onlzarı beslediğimiz hep biz verelim.kardeşimizi okula gönderiyoruz utanmadan başlarına uzanıyorlar ne dir bu azınlıkmıyız başka devletin vatavdaşımıyız adını koyalım bizde ona göre davranalım dedelerimiz ne yaptıysa bizlerde hazırız. |
|
|
|
ata 06.Haziran.2008 10:07:59 |
|
|
 |
|
|
Eyyyy
Bu karar illegalitenin başlangıcıdır. Yapılması gereken Meclisin toplanıp Olmayan yetki öyle değil böyle kullanılır deyip Anayasa Mahkemesi kararını yok saymasıdır. Bundan sonrasını hep beraber oturup görürüz. Tabii ki bunu yaparken ülke kaosa sürüklenir, ekonomi elden gider denmeyecek, Şu anda zaten alttan aldıkça kaos ortamı doğuyor. Hep biz mi bu vatanı düşüneceğiz, bu vatan için şehit vereceğiz. Gitsinler birazda bu vatanı sahiplenen, emelleri için her türlü çirkefliği yapanlar bu vatan için güneydoğuda can versin. Ey rektörler, ey alçak yargı mensupları bu ülke sizinse gidin bu ülkeyi siz savunun.....
Ey AKP sana oy verdik bundan sonra inadına da vermeye devam ederiz. Ama bu oyları veren bizleride ne olur böylelerinin karşısında küçük düşürme. |
|
|
|
veysel 06.Haziran.2008 08:45:52 |
|
|
 |
|
|
ilk dafa
ben son on yildir surekli mutafa beyin yazilarini surekli takp eden ve hayecanla okuyan biri idim.son yillardan taa ki dun e kadar hep umit dolu yazilarini okudum ama gunku yazisi kadar hic birisi TC icin bu kadar karamsar degildi.demekki isler bunsan sonra... |
|
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|