|
BU BİR SAVAŞTIR 
Bu bir savaştır, adı konulmamış bir "soğuk iç savaş" ...
Gerçi kimi zaman az miktarda kan da dökülmektedir ya...
Bu, halkla bürokrasi arasında bir savaştır.
Bu bir sınıf savaşıdır.
Anayasa, hak, hukuk, guguk, laiklik, cumhuriyet, demokrasi falan filan, bu savaşın kılıfıdır, süsüdür.
Ya da isterseniz "maç" diyelim, o da bir "savaş simülasyonudur".
Evet evet, maç diyelim ki devletliler bize daha az bozulsunlar, nemize lazım...
Bir takımdan İsmet, Recep, Cevdet, Memduh, Faruk, Muhsin, Kenan, Deniz gibi yıldız oyuncular geldi geçti... Öbür takımdan Celal, Adnan, Süleyman, Turgut, Recep gibi büyük futbolcular...
Bu maç iki yüz yıla yakındır sürüyor. Eski kadrolarda Reşit, Ali, Fuat, Mithat, Enver, Talat falan da vardı ama siz hatırlamazsınız.
O zamanlar maç İstanbul'da oynanırdı, sonra Ankara'ya alındı.
Taraflar zaman zaman kuralları zorluyorlar, hatta çiğniyorlar. Böylece "karşı tarafa" da koz vermiş oluyorlar.
Bürokrasi de zaman zaman zart zurta tevessül ediyor, halkın temsilcileri de zaman zaman kendi başına buyrukluğa yöneliyorlar.
Karşılıklı goller atılıyor, maç hep ortada... Galibi yok...
Örneğin 1913 yılında İttihat ve Terakki'nin yaptığı Babıali baskını da bu maçta bir gol, 1925 yılında Cumhuriyet Halk Fırkası'nın Takriri Sükûn Kanunu da, 1930'da Serbest Fırka'nın kendini kapatmaya zorlanması da, 1960 ve 1980 darbeleri de... 1971 ve 2007 muhtıraları da... 1987 müdahalesi de, 2008 hokkabazlıkları da...
Karşı takımın 1950, 1965, 1983, 2002 ve 2007 yıllarında attıkları da "jeneriklik gollerdir" ha!.. Doksana takmaca...
Berikiler az biraz karambol, epeyce ofsayt kokarlar da, o bakımdan söyledim.
Bu bir maç olduğu için de ortaya bir ara "3-3" gibi skorlar çıkmıştır, Menderes-Polatkan-Zorlu üç, Gezmiş-Aslan-İnan üç...
Geçen yıl halk, rakip kaleciyi ters köşeye yatırıp ağları sarstı. Kale direkleri yerinden oynadı.
Fakat bu yıl da çok pis bir gol yedi... Rakipler topu elle taşıdılar, hakeme diklendiler, kambura yattılar, taraftarlarının sahaya girme tehditleri de cabası... Arkadan bir de penaltı geliyor şimdi...
Peki ne olacak? AKP kapatılacak, yasaklar gelecek, onun yerine kurulacak yeni parti ezici bir çoğunlukla yeniden iktidara geçecek (yüzde 50, yüzde 60 falan "çekerse" şaşmayınız)...
Elbette bir ara dönem yaşanacak. Türkiye'de bu tür ara dönemler en az bir, en fazla üç yıl sürerler.
Sonra gene mızıkçılık yolları aranacak. Yeni parti de "bir şekilde" öldürülecek.
Sonra sil baştan... Yıllar da ilerleyecekler...
Türkiye'de halk ne kendi kaderini eline alabilecek kadar güçlü, ne de pes edecek kadar güçsüz. Bürokrasi de ne tam teslim olacak kadar zayıf, ne vurup bitirecek kadar sağlam.
Ya da isterseniz buna bir film diyelim. Bizim ömrümüz yetmez, tıpkı Baba 1, Rambo 2, Rocky 3, Yıldız Savaşları 4, Yüzüklerin Efendisi 5, Harry Potter 6 gibilerden "takip filmlerini" de artık gelecek kuşaklar seyrederler...
07.Haziran.2008 08:34:10 |
|
|
|
|
ibocan 08.Haziran.2008 06:25:48 |
|
|
 |
|
|
Son Macin Sonu
Nerelerden nerelere geldik. Darbelerden post modern darbelere simdide yargitay darbesine. Ellerindeki butun silehlari kullandilar. Degistirecek oyunculari kalmadi. Bu nedenle olanca gucleriyle saldiriyorlar. Milletin elinde ne yedekler var bilmiyorlar. Menderesten daha Menderes Ozaldan Daha Ozal Erdogandan daha Erdoganlar yedekte bekliyorlar. Onlarin kazanacagi belkide 3-5 sene daha. Cumhurbaskanligini secmek milletin eline gecti artik. Yargitayida o atayacagina gore. Ellerindeki butun kaleler gidecek eninde sonunda. Anlayamadiklari birsey var. Kendine favullu oynayanlara karsi Millet eline firsat gecirdigi zaman aynisini yapmazmi onlara. Bunlarin hepsi ispanyadaki italyadaki Yunanistandaki gibi yargilanacaktir. Herkes eninde sonunda hesabi verecektir Yuce Milletimize. Ozaman gorecekler elmi yamanmis beymi yamanmis. |
|
|
|
muratkavak 08.Haziran.2008 04:19:04 |
|
|
 |
|
|
kısır döngü
en çok neye üzülüyorum ben görürmüyüm bilemem ama cocugumun torunlarımın bahsedilen maçı yaşamamasını isterim türk topraklarında yaşayan güzel insanlarımızın kısır döngüden kurtulmasını istiyorum EĞEMENLİK FİLHAKİKA MİLLETİNDİR K.ATATÜRK |
|
|
|
SELİM POLAT 07.Haziran.2008 19:56:00 |
|
|
 |
|
|
YORUMLAR GÜZEL
bir arkadaşımız Türk filmlerine benzetmiş, yerine de oturmuş hani..
yine bir arkadaşımız büyüdüğümüz filmlerden bahsetmiş, 'denizler durulmaz dalgalanmadan' demiş...
ama en çok hoşuma giden 'sülümanın yanlış takımda gösterilmesi' oldu
ona da ben bi ekleme yapayım
sülüman yanlış takımda gösterilmiş, doğru
ama zaten o şikeci değilmiydi? |
|
|
|
Vahdet Aşkın 07.Haziran.2008 17:56:46 |
|
|
 |
|
|
Fakir ama onurlu genç...
Sayın Engin Ardıç bu olan biten komediyle ilgili güzel bir benzetme yapmış. Benim de aklıma eski Türk filimlerinde sıkça işlenen bir konu geldi. Filmin talihsiz kızı (esas kız) gönlünü fakir ama onurlu bir genç olan delikanlıya (esas oğlan) kaptırmıştır. Ama kızın babası buna karşı çıkar ve kızının ünlü fabrikatörün oğlu zengin ve kendini beğenmiş esas oğlanı hor gören (zengin züppe) ile evlenmesini istemektedir.Kız bunu kabul etmez ve esas oğlanı sevdiğini söyler. Baba zorla kızını işadamının oğlu ile evlendirmek ister. Talihsiz kızımızın önünde iki seçenek vardır. Sevmediği biri ile bir ömür boyu yaşamaktansa ya her şeyi göze alıp sevdiği kişi ile kaçacak ya da canına kıyacaktır. Filmin sonu bazen mutlu sonla biter; kızın babası insafa gelir ve fakir ama onurlu genç ile kızımız ömür boyu mutlu olur. Bazen de genç kız "ya senin olurum ya toprağın " diyerek canına kıyar ve vuslat ahirete kalır.
Bugün yaşadıklarımız da bu filmden farklı değil. Tüm baskı, zorlama ve medyanın yönlendirmesine rağmen halk (esas kız) kendisine hizmet eden, kendisini anlayan, inandiğı değerlere saygı duyanları (esas oğlan) ikdidara getiriyor. Statiko,bürokrasi,seçkinler ise (kızın babası) halkın yanlış tercih yaptığını, halkı yönetmeye tek bir partinin yani CHP'nin (fabrikatörün zengin şımarık oğlu) layık olduğunu düşünüyor. Halk her defasında sevdiği benimsediği kadroları işbaşına getirdikçe statikocu seçkinler bir şekilde (askeri darbe, yargı darbesi, e-muhtıra,y-muhtıra v.b.) buna engel oluyor. Bugün yine yol ayrımındayız. Halk yine bir tercihle karşı karşıya. CHP ile ömür boyu mutlu olunamayacağına göre halk yine sevdiğine kaçacak...
....ve film böyle sürüp gidecek! |
|
|
|
makif 07.Haziran.2008 14:08:21 |
|
|
 |
|
|
ŞİKE
engin abi sülüman ın takımını yanlış yazmışın. Gerçi hepimizi kandırdı da. O bu takımda oynayıp öbür takıma çalışıyormuş. |
|
|
|
seyirci 07.Haziran.2008 12:36:50 |
|
|
 |
|
|
biz bu filimlerle büyüdük
önce cüneyt abim o malum kötü adamlardan bi temiz dayak yer. tamam geberdi bu bundan bidaha adam olmaz bitti bu iş dersiniz. kötü adamlar kazanmıştır. yanılıyorsunuzdur, cüneyt abim bi coşarki alayını öyle bi döverki vay anam vay. analar neler dğuruyormuş.gosgoca bizans ordusunu döve döve telef eder sonra dirilirler yine döver.......İYİDE O İLK DAYAĞI NEDEN YEMİŞTİR, ACABA BU DAVRANIŞ TİPİK BİR TÜRK DAVRANIŞIMIDIR. -konu ile alakasınıda siz kurun, fazla zor değil... |
|
|
|
mehmet ali 07.Haziran.2008 10:30:56 |
|
|
 |
|
|
neyin savaşı
neyin savaşı olduğunu aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz
http://www.samanyoluhaber.com/yazar-103657.html
|
|
|
|
Ahmet R. DUyar 07.Haziran.2008 09:39:08 |
|
|
 |
|
|
Zafere Kaçış
Pele'nin oynadigi, S. Stallone'nin kaleci rolunde oynadigi bir futbol filmi vardi, hapishane bahcesinde gardiyanlarla mahkumlar arasinda bir mac. Hakemler de gardiyan di. Mahkumlar gol atiyordu, gardiyanlar tekme, dirsek atiyorlardi. Mahkum oyunculardan birisi rakip oyuncuya bir dokunacak olsa hemen penalti falan oluyordu. Nedense birden o filmi hatirladim. Boyle filmler nedense piyasadan kaldiriliyor, hep artik "öcü" filmleri yapılıyor. |
|
|
|
mustafa 07.Haziran.2008 09:02:20 |
|
|
 |
|
|
GALIP
BU SAVAS KENDINI VE HADDINI BILMEZLERIN ALLAH ILE SAVASIDIR.
AMA
ELA INNE HIZBELLAHI HUMUL GALIBUN.
HUKMU ACIKTIR.(BU HIZBULLAH O HIZBULLAH DEGIL TABII.) |
|
|
|