|
ŞEREFLİ BASIN BUNU DA YAZSIN... 
Düşene vurmak kişiye şeref kazandırır mı?
Kıymetli başyazar ve değerli dostum Oktay Ekşi, Anayasa Mahkemesi’nin mahut kararını yorumladığı yazısında, kendini tutamamış (nedense kendilerini tutamazlar), şu veciz cümleyi sarf edivermişti:
‘Mahkemenin kararı anayasaya uygun değil ama, olsun, iyi oldu...’
Kararı ‘iyi oldu’ şeklinde açıkça savunamayanlar, dolambaçlı yollardan, Türkiye’yi bu noktaya getiren gelişmelerin sorumluluğunu iktidar partisine yıkmayı tercih ediyorlar.
Daha doğru bir ifadeyle, ‘anayasa dışı’ girişimlerin sahiplerini değil de, bir de kapatma tehdidiyle karşı karşıya bulunan iktidar partisini dövüyorlar.
Düşene vurmak kişiye şeref kazandırır mı?
Dolayısıyla, siz, darbe girişimlerini görmeyen, Ergenekon yapılanması konusunda tek laf etmeyen, ‘anayasa ihlali’ni normal bir prosedürmüş gibi karşılayan bu basına ‘şerefli’ diyebilir misiniz?
LDP Onursal Genel Başkanı Besim Tibuk, bir konuşmasında, ‘Bir basın sergisi açıp, 27 Mayıs’ta Türk basınının takındığı özel tavrı deşifre edeceğim. Herkesin yüzü kızaracak’ demişti.
Dediğiyle kaldı.
Fakat başkaları, başka sergiler açtı.
Birinin altında, ‘dahi çocuk’ kontenjanından yurtdışına gönderilen ‘kolaj sanatçısı’ Bedri Baykam’ın imzası vardı.
Bir ara CHP’ye genel başkan olmak için uğraşan, ‘çamur güreşi organizatörü’ olarak kalması ülkenin yararına olacak Bedri Bey, sergisinde 27 Mayıs’ı gerçekleştiren kadroya en derin saygılarını yolluyordu.
Kaldı ki, Tibuk’unki boş bir hevesti.
Kimin yüzü kızaracaktı ki?
Menderes’i ipe göndermiş olmanın gizli gururunu taşıyanlar, ‘Düşükler Yassıada’da hesap veriyor’ diye manşet atanlar, infazlardan sonra bile utanmadan ‘devr-i sabık’ haberleri yapanların mı yüzü kızaracaktı?
İyi de, yüzü kızarması gerekenler, bugün farklı bir tutum içindeler mi ki?
Hálá darbelere meşruiyet arıyorlar...
Hálá bizleri ‘12 Eylül canisi’nin ‘ne tonton, ne şeker bir adam’ olduğuna inandırmaya çalışıyorlar.
Hálá ‘Her şey hukuktan ibaret değildir’ türünden yazılar yazıyorlar.
Hálá, yapılan bazı şeylerin anayasaya uygun olmadığını, ama iyi olduğunu savunuyorlar.
Bunlardan biri, geçen gün, ‘suret-i hak’tan görünmeye çalışarak, niçin Ergenekon olayına girmediklerini yazıyordu.
Efendim, olay yargıdaymış.
Henüz elde somut veriler yokmuş.
Zaten Ergenekon dedikleri de, ‘kim olduklarını bilmediğimiz birtakım insanlardan ibaret’miş.
Bu nedenle, yargıyı etkileyecek bir davranış içinde olamazlarmış.
İyi de, parti kapatma davasında, yargıyı etkileyecek bir davranış içinde olabiliyorsun... Her gün Başsavcı’nın iştahını kabartacak ‘çıktı irtica haberleri’ üretebiliyorsun... Düşmüş insanlara vurmayı kendi vicdanında telif edebiliyorsun... Elindeki ‘andıç’ kanını temizlemeden, yeni cinayetlere meşruiyet hazırlayabiliyorsun... Anayasa Mahkemesi’nin, ‘anayasayı ilga’ anlamına gelen kararını, zaten düşmüş durumdaki insanlara vurmak için ‘altın fırsat’a dönüştürebiliyorsun...
Pek marifetlisin, anladık da, ‘istikbaldeki darbemiz’in lojistiğine koşulmuş ‘Cumhuriyet Çalışma Grubu’ konusunda neden suskunsun?
Şerefliysen, bunu da yaz! 10.Haziran.2008 06:02:57 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| SİZDEN GELEN YORUMLAR | [8 adet yorum gelmiştir]
|
|
|
ibocan 10.Haziran.2008 19:57:59 |
|
|
 |
|
|
Şeref ne arar Onlarda
Ama birgun gelecek tarih onlarin hepsini pekde guzel sozlerle anmayacak. nasil Turkiye dusmanligi yaptiklarini milleti birbirine dusurduklerini nasil cikarci insanlar oldigini yazacaklar. Hemde kendi torunlari yazacak bunlari emin olun. |
|
|
|
vatandaş 10.Haziran.2008 17:02:30 |
|
|
 |
|
|
ne derse desin
sayın kekeç bey; sen hiç canını sıkma onlar kendi çalıp oynaya dursunlar mide bulandırsınlar. bu güne kadar eskimiş çürümüş ekşimiş zihniyetli yalancı çobanın yalancı gasteci ve yazarlarını okuyumuyorum. |
|
|
|
murat 10.Haziran.2008 16:11:05 |
|
|
 |
|
|
Bu mu Adalet
‘Mahkemenin kararı anayasaya uygun değil ama, olsun, iyi oldu...’
Bu nasıl bir adalet anlayışıdır...
Gazeteci diye yıllarca bize yutturulan bir vatandaş OKTAY EKŞİ |
|
|
|
şahit 10.Haziran.2008 14:45:40 |
|
|
 |
|
|
kim 1 milyon ister?
Türkiyedekiolup bitenleri kaleme ailan, eleştiri yapan,sorgulayan, karar veren, yorum yapan , dava açan, yargı, asker, yazar çizer, aydın geçinenler;
Neden gerçekleri görmüyor,duymuyor,yazmıyor, söylemiyor, karar vermiyor?
Bir tek sebebi var. O ne mi?
1-Onların asla ve asla geçim derdi, çocuklarının eğitim derdi, malmülk derdi yani dünya derdi yok. Onlar milyona milyon nasıl katarım onun peşinde . Onların asla fakire mağdura acıma hssi asla yok.Onlar millete ne olursa olsun açlıktan gebersin, asla okuyup bir yerlere gelemesinler, herşşeye biz karar verelimdiyorlar. Onların arkadaşı da, vicdanları da,yargısı da, haşa tanrıları da PARA PARA PARA.
Tok acı halini bilmediği gibi asla paylaşma hissi yüreklerinde yoktur.
Bizim medyaya bakın hangi patron çok verirse onunla çalışanlar asla patronun dediğinin dışına çıkamaz.ne yazdıryorsa onu yazar. Çünkü çok para verir.
darbe olsa paralıya birşey olmaz
Savaş olsa paralı bir yolunu bulur kaçar.
Kıtlık olsa gene bir şey olmaz
O halde yazdan bulguru kuru olanlar asla gerçeği ne yazar, ne çizer, ne degerçek tarafına döner.
Ahmet Kekeç abime sevgi saygılar gene de mücadeleye devan... |
|
|
|
i_meyl 10.Haziran.2008 14:14:10 |
|
|
 |
|
|
bu ne yaman celiski anne!
Serefsizler sereflilerin koltugunu kapmis
ahlaksizliklar ahlak gibi gösteriliyor...
Cahiller alimlerin koltugunu kapmis
darbe korosu caliyorlar...
suclular hakimlerin koltugunu kapmis
adaletsizlik dagitiyorlar..
vatandas ellerinde samar oglanina dönmüs tipki akvaryumdaki balik kah saga tos kah sola tos.
care?
|
|
|
|
garip 10.Haziran.2008 11:23:18 |
|
|
 |
|
|
yazamaz
yazamaz çünkü "şeref"li değil "şeref"sizdir.
onlar şerefli hiç olamadılar. şeref, onların muhitine hiç uğramadı ki!
hele hele de bahsettiğiniz iki yazarın uzağından bile geçmedi. rüzgarı bile almadı bu şeref yoksunlarına... |
|
|
|
BAHADIR DAĞCI 10.Haziran.2008 10:08:28 |
|
|
 |
|
|
YAZMAZLARR
YAZMAZLAR, UTANMAZLARDA, YÜZSÜZLER YÜZLERİ KIZARMAZ NASIR TUTMUŞ, KÖSELE OLMUŞ. |
|
|
|
hamza 10.Haziran.2008 07:43:14 |
|
|
 |
|
|
Hangi şerefli basın |
|
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|