|
NE YAPMALI? 
Soru şu: -Size göre Ak Parti ne yapmalı? Cevabım şöyle oldu:
İzmir'de, 9 Eylül Derneği'nin düzenlediği bir toplantıda, çoğunluğu iş adamlarından oluşan bir toplulukla "Sıcak Gündem" üzerine sohbet ediyorum. Bir ön değerlendirmeden sonra sorulara geçildi. Soru şu:
-Size göre Ak Parti ne yapmalı?
Cevabım şöyle oldu:
-Toplumun siyasi bilincini geliştirecek tavırlar sergilemeli.
Sonra bunu açtım. Bugün herkes, "Ne yapmalı?"yı tartışıyor. Ilımlısından radikaline çok değişik öneriler ortaya atılıyor. Ama uygulanabilirlikleri zor.
Ak Parti'nin kapatılması bir yerlerde kararlaştırılmışsa, Anayasa Mahkemesi'nin kararının temyizi de yoksa, -savunmayı tarihe not düşmek adına yapmalı ama- kapatılmaya karşı tedbir almanın imkanı da yok. Öyleyse;
-Öyleyse toplumun siyasi bilincini geliştirecek bir süreci başlatmalı.
Ne demek istiyorum?
Önce bir tespit:
-Ak Parti bugün gerçek anlamda iktidar değildir. Sadece Ak Parti değil, çok partili hayata geçildiğinden bu yana halkın oylarıyla iktidar olan hiçbir parti gerçek anlamda iktidar olamamıştır.
Ülkede hep ikili bir iktidar olmuş, halk oyu ile gelenler iktidarın bir kısmını kullanmış ama onun üzerinde hep bir başka iktidarın kılıcı sallanmıştır. "Siyaset bayramlık gömlekle idamlık gömleği birlikte taşımaktır" diyen başbakanların ne kadar iktidar olabileceğini düşünürsünüz? 6 kere gidip 7 kere gelen bir Başbakan, "Bu ülkede bir başbakan asıldı, ardından da kimse gitmedi, bu siyaseti zehirlemiştir" gibi şeyler söylüyor ve sonunda, içinden doğduğu zemini terk edip "öteki" iktidara yanaşmayı çıkar yol olarak görüyorsa, ortaya nasıl bir iktidar çıkar?
Ortaya gerçek bir iktidar çıkmaz, "iktidarda muhalefet" gibi bir garip misyon çıkar.
Menderesler "iktidarda muhalefet" oldular ve değişimi başaramadan tasfiye edildiler. Ama mücadelelerinin boşa gittiğini kim söyleyebilir? Evet, arkalarından giden olmadı ama milyonlarca insanın yüreğindeki yara, bir siyasi bilinç kaynağı değil midir? Sonra AP, sonra ANAP'ın sıkıntıları... Demirel varsın gitsin, o toplumsal zemin, yaşananları bir siyasi bilinç halinde yüreğinde taşımıyor mu?
Şu anda Ak Parti iktidarının ve ona oy veren toplum kesimlerinin yaşadığı da budur.
Mücadele ne?
Mücadele "milletin iktidar olması" mücadelesidir.
Bu da zamana bağlıdır. Belki uzunca bir zamana...
Ülkeyi seviyorsunuz ve onun başının belaya girmesini istemiyorsunuz.
Daha derin kargaşaların ülkeye bedel ödeteceğinden endişe ediyorsunuz.
Siz anasınız ve çocuğun ortadan ikiye bölünmesine gönlünüz razı olmuyor. Onun için zaman zaman çocuğu analık iddiasında olana vermeye razı oluyorsunuz.
Bunun için canınızı bile ortaya koyuyorsunuz.
Olsun.
Toplumları "korkak" vs. diye suçlamaya gerek yok.
Toplumlar budur.
Liderlik, bu toplumların gücünü sağlıklı tasarruf edebilme sanatıdır.
Türkiye'nin normal hayata, 1960'larda geçemeyeceği, tarihin öyle bir olgunlaşma noktasını işaretlemediği görülüyor.
Yaşananlara bakılırsa 2008'in bile erken bir zaman olduğunu görüyoruz.
Toplum, kendi iradesine yönelik bodoslama müdahaleler karşısında "Aklından bile geçirme!" diyebilecek bir demokratik bilinçle yüklü olsaydı, kimse, bodoslama müdahaleye kalkışamazdı.
Evet, toplum 1960'lardan farklıdır, şu anda binlerce yürekte öfke vardır ve bu öfke, bir yerlerde seslendirilme imkanına kavuşmaktadır.
Ama demek hâlâ birileri, "Bu toplumun kendi iradesine sahip çıkamayacağı" kanaatiyle operasyonlara girişmektedir.
Öyleyse, toplum bilincini inşaya devam etmek gerekiyor.
Benim aklıma, hâlâ Demokrat Parti'nin yola çıkış sloganı geliyor:
"ARTIK YETER!"
Şöyle düşünüyorum:
Kürsüde Tayyip Erdoğan -veya bir başkası- konuşuyor.
Meydanda ne slogan ne yumruk... Mutlak bir sessizlik. Ama on binlerce, belki yüz binlerce pankart:
"ARTIK YETER!"
İktidarlarının meşruiyetini milletten almayanların, bu arada millet iradesine iktidar olma fırsatı tanımayanların, buna rağmen sistemin demokrasi diye nitelenmesinin aldatıcılığını sineye çekmemizi isteyenlerin taa yüreklerine ulaşacak bir ses olacaktır bu.
Sessizliğin güçlü sesi.
Yürekler susmaz.
Yüreklere kelepçe vurulmaz.
Demokrasiler, ancak siyasi bilinçleri yükselmiş, vesayeti reddeden toplumlarda gerçek anlamda yaşar. Türkiye er-geç oraya gidecektir. 11.Haziran.2008 06:47:29 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| SİZDEN GELEN YORUMLAR | [6 adet yorum gelmiştir]
|
|
|
YASİN 11.Haziran.2008 18:28:51 |
|
|
 |
|
|
HATA
AK PARTİNİN HATASI BENCE BU YASAYI YALNIZ MECLİSE GETİRMEK YERİNE YENİ BİR SİVİL ANAYASA YAPIP BU YASAYI DA İÇERİSİNE KOYMUŞ OLSAYDI ZANNEDERSEM DURUM BÖYLE OLMAZDI.ŞİMDİ BÜTÜN KANALLAR TIKANDI.ALLAH YARDIMCILARI OLSUN.İŞLERİ ZOR İNCE ELEYİP SIK DOKUMAK GEREK. |
|
|
|
mustafa 11.Haziran.2008 17:44:34 |
|
|
 |
|
|
ARTIK YETER
En son oneri gercekten cok onemli. Demokrasiyi destekleyenler, gercekten araba ve evlerini afisler ile donatsalar, bu demokrasi canileri bir sonraki hamlelerini yapmakta cok zorlanacaklar. Ben 10 yildir amerikada yasiyorum. burda mesela irak ve afganistan'daki amerikan askerlerini destekleyenler, arabalarina kurdele gibi bir afis yapistiriyorlar. "Support our troops" derseniz google'da hemen gorursunuz, ne demek istedigimi. Bu onlarin askerlere destegini gosteriyor. Bu kadar haksiz bir savasta bile desteklerini gosteriyorlar. Biz bu kadar hakli oldugumuz bir meselede niye cok sessiz kaliyoruz. En azindan yazili birseyler yapmak lazim. Zaman cok gec olabilir. Bu is icin yapilmasi gereken sadece bir kac tane slogan, hatta bir slogan bile yeterli. "ARTIK YETER" cok guzel. |
|
|
|
meşruiyet 11.Haziran.2008 13:26:43 |
|
|
 |
|
|
sessiz ama yazılı...
evlerimize ve arabalarımızı Demokratik Türkiye'de hak ve özgürlüklerimize sahip olarak yaşamak istediğimize dair afişlerle donatalım. Arabalarımız ve işyerlerimiz bu haklı talebimizin ve bilincimizin yazılı göstergesi olsun. yargıdan, darbecilerden,muhalefetten ve hatta iktidardan haklı taleplerimizi isteyelim. Hergün destek olmak için eskiden almadığım gazetelerden alıyorum ve gazeteeler ile ebraber verilecek broşürleri arabama ve işyerime asabilrim. inanıyorum milyonlarca insan demokrasinin bayraktarlığına yapan ve yazılı ve sözlü basın ile beraber hareket etmekten mutluluk duyacaktır. selamalr... |
|
|
|
Ahmet ATAMAN 11.Haziran.2008 13:08:27 |
|
|
 |
|
|
Suç Bizde
Halkımız verdiği oya sahip çıkmıyor. Ortada hiçbirşey yokken Tuncay özkan ın rant kavgasına karışıp Türkiyenin 3 bir yanında Cumhuriyet mitingleri düzenlendi.
Oysa Türkiye'nin 4 bir tarafından oy almış parti kapatılıyor, halkın iradesine kilit duruluyor. Ama Halkımız da ses yok, tekpi yok, herkes tepkisini içine atmıış SUSUYOR.
Komunistlerin meydanlarda savurduğu bir slogan vardı neydi o
SUSMA sustukça sıra SANA gelecek.
Bu halk susmaya devam etsin, Halkın iradesi iptal edildiğinde, çoklu koalisyon hükümetleri kurulduğunda sırar suskun halka gelecek bunu kimse aklından çıkarmasın. |
|
|
|
osman 11.Haziran.2008 12:13:24 |
|
|
 |
|
|
ne yapmalı
Herkes millet olarak tepki vermeli diyoruz da ne yapmalıyız bunu söyleyen yok.muhalefet cumhuriyet mitingleri düzenledi.Bizlerinde bu tarz mitingler yapmamız gerekmiyor mu? Ama herkes millet iradesi hiçe sayıldı falan deniliyor ama nedense sokaklarda bunu protesto eden kalabalıklar göremiyoruz.Bende bir vatandaş olarak tepki göstermek istiyorum ama ne yapmalıyım?Saygılarımla |
|
|
|
emin 11.Haziran.2008 10:08:35 |
|
|
 |
|
|
ülkesini seven ve karışıklık olmasın diyen millet yüreğine hançer batırılsa sesini çıkarmıyor ama şer güçler ayağına diken batsa feryadı basıyor. Ortalığı karıştırmakta mahsur görmüyor. |
|
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|