|
YEMEKTE NE KONUŞULDU? 
Binaya girmek için arabalarından inerken kameraları karşılarında görünce şaşkınlıkları yüzlerine vurdu.
Kimisi gazetecilerin önünden sessizce geçerken kimisi de olayı sıradanlaştırmak için 'Sadece akşam yemeği yiyeceğiz, başka bir şey yok' demeyi yeğledi. Kameralardan en çok eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer rahatsız oldu, soruları cevapsız bıraktı, eşiyle birlikte hızlı adımlarla binaya yöneldi. Çıkışta da görüntü vermemek için garaj kapısından ayrıldı.
Emekli Büyükelçi Faruk Loğoğlu'nun evinde dostlarına verdiği esrarengiz akşam yemeğinden söz ediyorum. Katılanların kimlikleri çok ilginç; Çankaya'dan ayrıldıktan sonra dışarıda pek görülmeyen Sezer, İsmet İnönü'nün kızı Özden Toker, hemen her gün ekranlarda Ankara gelişmelerini yönlendirmek için yoğun çaba harcayan Sabih Kanadoğlu, Ankara Üniversitesi Rektörü Nusret Aras, siyaset dünyasından Hikmet Çetin... Bu isimler Ankara'da bir araya geldilerse büyük merak uyandırır. Bu doğal. Ne konuştukları araştırılır. Üzerine senaryolar yazılır. Katılım bu denli üst düzey olmasa bile Ankara'da akşam buluşmaları, yemekli toplantılar her zaman haber konusu olur.
Hele ülke kritik bir süreçten geçiyorsa merak daha da artar. Ankara gündeminin ne denli hararetli olduğunu söylemeye gerek yok herhalde. Çok önemli gelişmelerin arifesindeyiz. AK Parti davasında artık sona yaklaşıyoruz. Olası bir kapatma kararından sonra siyasetin yönü konusunda çeşitli odaklar mühendislik hesaplarına hız verdi. Siyaset mühendisliği sadece AK Parti üzerine değil, sol da masada. Dışarıdan desteğe rağmen CHP'nin bir türlü iktidar alternatifi olamaması, gelecek için umut vaat etmemesi siyaset mühendislerini yeni arayışlara yöneltiyor. Eğer AK Parti kapatılırsa sonbaharda erken seçime kesin gözüyle bakılıyor. Düşünülen ara seçim değil, yerel seçimlerle genel seçimlerin birleştirilmesi.
Bu manzara-i umumiye karşısında Sezer'in arkadaşlarıyla bir araya gelmesi görmemezlikten gelinmeyecek bir olay. Özellikle AK Parti çevrelerinde alttan alta dillendirilen bir kuşku var. Eski Cumhurbaşkanı Sezer'in perde arkasında Ankara gelişmelerini yönlendirdiği, yargı süreçlerini etkilediği kuşkusu bu. AK Parti iddianamesinin bir kişinin değil bir koalisyonun eseri olduğunu söyleyenlere bile rastlamak mümkün. Sezer'in atadığı isimlerin başrolde oynadığı dikkate alınırsa kuşkuların pek yersiz olmadığı söylenebilir.
Acaba yemekte neler konuşuldu? Çıkışta bazı katılımcıların 'Futbol konuştuk, Milli Takım'ı değerlendirdik' şeklindeki açıklamaları hiç inandırıcı değil. Eğer bu isimler bir araya geliyorsa, gündemdeki konuları konuşmamaları, müzakere etmemeleri düşünülemez. Anayasa Mahkemesi'nin son kararını kritik etmemeleri akla mantığa aykırı. AK Parti davası hakkında zihin egzersizi yapmamaları mümkün değil. Solun hali pürmelalini bile tartıştıklarını sanıyorum. Ayrıca 'CHP nasıl iktidara gelir?' tezi üzerine konuştuklarını tahmin ediyorum.
Acaba içlerinde Sezer'in CHP'nin başına geçmesini isteyen olmuş mudur? Sezer taze kan niye olmasın? Daha önce de siyaseti toparlayacak, solu birleştirecek kurtarıcı isim olarak gündeme gelmişti. Hepsinden önemlisi de yargı süreçlerinin ne şekilde konuşulduğu... Haberlere bakılırsa Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı isabetli seçimlerden dolayı Sezer'i tebrik edenler olmuş. Bundan sonra Sabih Kanadoğlu'nun açıklamalarını daha dikkatle takip etmekte yarar var. Yemekte konuşulanların ipuçlarını oradan çıkarmak mümkün.
Sezer'in son akşam yemeği Ankara gelişmelerine nasıl etki yapacak, hep birlikte göreceğiz. Baksanız ya Milli Takım'ı konuştular, etkisini gösterdi, takımımız ikinci maçını kazandı. Şimdi sıra diğerlerinde... 13.Haziran.2008 05:49:31 |
|
|