|
ATATÜRKÇÜLER İÇİN YOL AYRIMI 
Yol ayrımına geldik; nereye gideceğiz?
Yol ayrımından kastım, kendi zehaplarına göre bir Atatürkçülük fikriyatını savunan çevrelerin karşılaştığı açmazdır:
Ya muasır medeniyet seviyesinin icaplarına itaatle hürriyeti ve demokrasiyi temel değerler haline getiren Batı modeli bir siyasi düzeni tercih edip Türkiye'yi rahatlatacaklar veya Atatürkçülüğü, 30'lu yılların Tek Partili hayatına uygun otarşik bir tahditler rejimi şekline sokup iktidarlarını bir süreliğine olsun devam ettirmenin çaresine bakacaklar.
Açmazları şurada: Atatürk, yüzü Batı'ya dönük, muasır dünya ile aynı zaman dilimini ve medeni standartları paylaşan bir ülkenin hayalini kurmuştu. Bu idealin, şimdiki zamana tercümesi ise, elifi elifine Avrupa Birliği projesine iltihaktır. Atatürkçülükten ekmek yiyen çevreler ise Avrupa Birliği'ne muhalefet ediyorlar. Türkiye'nin kendine mahsus özel şartlar taşıyan ve dolayısıyla çağdaş dünya ile aynı standartları paylaştığında yoldan çıkıp darmadağın olacak, hatta parçalanacak evsafta "gevrek" bir ülke olduğunu ileri sürüyorlar. Atatürkçü olmak faraziyesiyle "Batıcı" iken aynı zamanda Batı'ya karşı olmak, Batı'nın Türkiye'yi bir zaaf anında apansız bastırarak dilim dilim yutacağını savunup belirsiz bir süre için aydın despotların kontrolünde tutulması gerektiğini savunmak tam bir saçmalık!
Bugünün Atatürkçüleri, varlıklarını ve fikirlerini meşrûlaştırmak için çok vahim bir yakın tehlikenin mevcudiyetini ispatlamak zorunda hissediyorlar kendilerini; bir "mücbir sebep" ihtiyacı içindeler; bu mücbir sebep, II. Meşrutiyet'ten beri değişmedi: İrticâ ve bölücülük. Cumhuriyetin antitezi gericilik ise, gericiliğin yakın, eli kulağında bir tehlike olduğunun hep gündemde ve sıcak tutulması lâzım.
Bu memlekette elbette bir miktar gerici vardır, 70 milyonluk bir memlekette böyle yeşillikler hiçbir zaman eksik olmaz. Mesele şurada; gericilerin sayısı ile darbe heveslileri kantara vurulsa hangi zümre galebe eder? Daha doğrusu hangi tehdidi yakın ve ciddi bir risk olarak kabul etmemiz gerekiyor? Bu soruya samimi cevap veremiyorlar ve konuyu çarpıtıp laiklik aleyhtarlığının "odak" derecesinde kesafet kazandığını ileri sürerek "vesayet" haklarına ilişilmemesini istiyorlar.
Diyelim ki irtica hakikaten vahim boyutlarda; "odak" olmayı da geçmiş, bugünden yarına Türkiye'de "laik hayat tarzı"nı ortadan kaldıracak derecede azmanlaşmıştır. O zaman sual şudur: Bu nasıl bir vesayet rejimidir ki, irticâ azalması gerekirken mütemadiyen artmaktadır? Cumhuriyet niçin sivrisinek gibi gerici üreten bir "fauna"dır? Niçin ilerici, aydın yürekli, çağdaş ve laik güçler hep cumhuriyeti korumak ve kollamak için savunma pozisyonunda beklemek zorundadır? Cumhuriyet'in aydınlatıcı maarif hamleleri başarıya ulaşmamış mıdır yoksa?
Veya soruyu şöyle değiştirebiliriz: Köy enstitüleri vaktiyle CHP tarafından kapatılmamış olsaydı, bugün irticâi güçler hâlâ tek başlarına seçim kazanacak kertede azmanlaşıyor olabilirler miydi?
İşte yol ayrımı bu; Atatürk'ün çizdiği perspektife göre yüzümüzü Batı'ya çevirirsek bugünün örtülü muktediri derin bürokratların saltanatı sona erecek ve yerine -gariptir- 6 ok içinde hiç zikredilmemiş, modern demokratik değerler alacaktır. İkinci ihtimâl, askerî-bürokratik vesayet düzeninin işte bugünlerde olduğu gibi düşe kalka devamının çaresine bakmaktır ki, yapılan da esasen budur; bu uğurda icabında darbeyi bile göze alarak gerginlik üzerinden iktidar mücadelesi vermek. Bu yolun ucu yok; Türkiye'ye hayrı da yok.
Atatürkçü geçinenlerin -eğer samimi iseler- Atatürk'ü iyi anlamaktan başka çıkar yolları kalmadı: Atatürkçüler, lütfen biraz Atatürkçü olunuz ve Türkiye'nin ayağına bağ olmaktan vazgeçiniz! 23.Haziran.2008 07:46:37 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
|
 | Kasım 30 BÖLGENİN ANKARA'SI ERBİL |  | Kasım 19 'DALAŞ' DİYALOGLARI |  | Kasım 17 ÇARPANLAR TIKLASIN SİZİ! |  | Kasım 15 OOOOO!... |  | Kasım 12 YANLIŞ, YANLIŞ, YANLIŞ! |  | Kasım 08 BİR YİĞİT TÜYAP'A GİTSE... |  | Kasım 05 TAVUK, SOBA VOLKSWAGEN |  | Kasım 03 'KİH KİH' YOK BEYLER; MİNDERE BUYURUN! |  | Ekim 29 KAYMAKLI EKMEK KADAYIFI |  | Ekim 27 BU 'BABA'LARA NE BABA DEĞİYOR YAHU? |  | Ekim 25 ATATÜRK ANAYASA MAHKEMESİ'NE NİÇİN LÜZUM GÖRMEMİŞTİ |  | Ekim 18 ORDU VE 'BİZ'! |  | Ekim 15 TAŞ KIMILDIYOR; İYİ OLUYOR! |  | Ekim 13 MAVİ KUVVETLER NE KADAR 'MAVİ'? |  | Ekim 11 TÜRKİYE KÜRTLERİ'NİN GELECEĞİNE DAİR |  | Ekim 06 GİDİN; HEPİNİZ GİDİN! |  | Ekim 04 CUMHURİYET ÇOCUĞU |  | Eylül 29 CEM YILMAZ GÖREVE! |  | Eylül 27 MODERATÖR! |  | Eylül 22 'CAFCAF'LI BİR ERGENEKON ANALİZİ! |  | Eylül 20 PREDATOR! |  | Eylül 17 GİZLİ KAYIT DEŞİFRESİ |  | Eylül 15 AL MEKTUPLARINI; VER MEKTUPLARIMI! |  | Eylül 13 BAŞKAN, BURALAR SENSİZ OLMAZ! |  | Eylül 10 YILAN GÖRMÜŞ GİBİ |  | Eylül 08 ÇÖL HIRSIZI |  | Eylül 06 ALLAH RIZASI İÇİN LAİK OLALIM LÜTFEN |  | Eylül 03 AKP DİYANET'E EMRETSİN; ORUCU YİYEK! |  | Ağustos 25 YAHU BİR BAYRAK; AMAN BİR BAYRAK! |  | Ağustos 20 AHBABLARIMI KINIYORUM |  | Ağustos 09 [BENCE CHP'YE ARTIK İYİ DAVRANMALIYIZ] ONTİK ZONKLAMA |  | Ağustos 04 TEVBE; NÂM-I DİĞER: ÖZELEŞTİRİ! |  | Ağustos 02 GLOBALİZM KAZANDI, TÜRKİYE KAYBETTİ |  | Temmuz 30 'AKIL OYUNLARI'MI? |  | Temmuz 28 KURDUN ADI; 'HUKUK DEVLETİ' |  | Temmuz 26 BİR NUMARA! |  | Temmuz 19 DENİZANASI GİBİSİN KARDEŞİM! |  | Temmuz 12 KÖY GÖRÜNÜYOR, DUMAN TÜTÜYOR |  | Temmuz 07 SİNEKKAYDI MÜRTECİ BUNLAR! |  | Temmuz 02 TIK TIK; KİM OO? SÜTÇÜÜÜ!.. |  | Haziran 23 ATATÜRKÇÜLER İÇİN YOL AYRIMI |  | Haziran 21 TÜRKİYE, "ASKERÎ BİR CUMHURİYET" MİDİR? |  | Haziran 11 HAYIRSIZ EVLAT |  | Haziran 07 AK PARTİ KAPANSIN; SÜMERBANK AÇILSIN! |  | Haziran 02 BEYEFENDİ, FERMUARINIZ... |  | Mayıs 31 DİNLEME KAYDI! |  | Mayıs 28 İMAM, ÖĞRETMEN DEĞİL; MÜ-TE-AH-HİT! |  | Mayıs 24 BİLDİRİ |  | Mayıs 21 DİNCİ! |  | Mayıs 03 'ORDA ÖYLE BİZDE BÖYLE' HA!.. |  | Nisan 30 BU DEFA -NEYSE Kİ- DEVLET ORADAYDI! |  | Nisan 28 QH! |  | Nisan 23 O BELGESEL, İŞTE BU BELGESEL!.. |  | Nisan 21 BAYBURT DAĞLARINDA ORKESTRAM KALDI! |  | Nisan 19 İSTİKRAR SENİN NEYİNE VESÂYET? |  | Nisan 14 "İSTEMİYORUUUMM!" |  | Nisan 12 'KAMU YARARI'NA UYGUN AMBLEM!.. |  | Nisan 09 ÖRGÜT |  | Nisan 07 DEJA VU! |  | Nisan 02 BULDUM, BULDUM!.. |  | Mart 31 FEVKALÂDE SIKICI BİR SOSYAL TARİH DERSİ |  | Mart 29 TIPA! |  | Mart 26 TARİKAT-I İLHÂNİYE |  | Mart 22 ENKIRME BE! |  | Mart 19 PARMAĞINI KİM 'ÜF' ETTİ YAVRUM? |  | Mart 17 MÜLKİYELİYİM, YAKIŞIKLIYIM, ÜSTELİK CUMHURİYET OKURUYUM! |
|
| |
|
|