|
BİR TABU: SİLAH LOBİCİLİĞİ... 
ATAK, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyacı için üretimi planlanan taktik-taarruz savaş helikopterleri projesini simgelemekte.
Yaklaşık 3 milyar dolarlık proje kapsamında toplam 90 savaş helikopteri üretimi yapılacakmış.
Ana yükleniciliği üstlenen Türk Havacılık Sanayi (TUSAŞ) ile İtalyan Agusta Westland arasındaki sözleşmenin yürürlüğe girmesi nedeni ile bugün TUSAŞ’ın Akıncı’daki tesislerinde bir tören düzenlenecekmiş...
Törene Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün de katılması bekleniyormuş...
* * *
90 savaş helikopterleri üretimi, İtalyan Agusta Westland firması işbirliği ile gerçekleştirilecekmiş...
Yazılım ve donanımı milli imkánlarla tasarlanacakmış...
Türkiye, ATAK programı kapsamında imzalanan işbirliği anlaşması ile T29 adıyla üretilecek helikopterlerin yeni konfigürasyonunun fikri mülkiyetine ortak olmasının yanı sıra, nihai montaj ve uçuş işlemleri de dahil olmak üzere bütün gövde üretimi için dünyada tek kaynak olacakmış...
Hedef, TAI’de imal edilecek ilk T-129’u 2013’te uçurabilmekmiş...
* * *
Türkiye’nin Agusta ile ilişkileri oldukça eskiymiş...
Kıbrıs Barış Harekatı sonrasındaki Amerikan ambargosunda Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu helikopterlerin önemli kısmı Bell lisansı ile üretim yapan Agusta’dan karşılanmış...
Halen Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterinde Agusta imalatı AB412, AB206, AB204 gibi 200’e yakın helikopter bulunuyormuş... Dün, bunları bizim gazetenin web sayfasında okudum...
* * *
‘Saldırı helikopteri mi, yoksa VIP helikopteri mi?
Türkiye yurtdışına bağımlı, silah sistemi olmayan bir saldırı helikopteri almak üzere...
50 Adet ve 3 milyar dolar değerinde bir VIP helikopteri... Taşıma ve binek için... PKK ile mücadele için değil..’
‘ATAK VIP mi oldu?’
Bu kısa eleştiriye de bir kaç zaman önce Hürriyet’te rastlamıştım... Bir yüksek bürokratın adının da telaffuz edildiği, aynı minval eleştiriye de zap yaparken bir kanalda rastladım...
* * *
Biz de silah sektörü açık seçik, kamuoyu önünde, saydamlaşarak tartışılmaz... Silah sektörleri kimin elindedir... Silah komisyoncuları kimlerdir... Nasıl lobi yaparlar... Kaç para komisyon alırlar... Kamuoyu bunu hiç bilmez... Bu bir tabudur...
Türk halkının vergileriyle alınan silahlar konusu, mors alfabesine benzer bir dille zaman zaman sadece ilgilenenlerin anlayacağı bir dar şeritin içinde akarak kaybolur...
Bir türlü berraklaşmaz...
Anlaşılan ATAK projesi için de seslendirilen farklı görüşler var... Lobicilik eleştirisi mi, yoksa duyulmak istenmeyen bir haklılığın dillendirilmesi mi, konu ortalıkta olmadığı için anlamak mümkün değil...
* * *
Hálbuki...
Silahlanma hala dünyada da Türkiye’de de büyük para yiyor... Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (Sipri) raporuna göre silahlanmaya harcanan para geçen yıl da artarak 1 trilyon 339 milyar dolara çıktı. Çünkü askeri harcamalar geçen yıl 2006’ya göre yüzde 6 arttı...
Rapora göre son on yılda askeri harcamalardaki artış yüzde 45. Bu aynı zamanda dünyadaki üretimin yüzde 2,5’nun silahlanmaya gittiğini ve kişi başına düşen askeri harcamanın 202 dolar olduğunu göstermekte...
ABD, her zaman olduğu gibi askeri harcamalarda yine başta... Zaten iktidarda da silahçılar ve petrolcüler var...
2001’den bu yana askeri giderleri yüzde 59 oranında artmış olan ABD, geçen yıl 547 milyar dolar askeri harcama yapmış. Başka bir ifadeyle dünyadaki toplam askeri harcamaların yüzde 45’ni yapan ülke. ABD’yi, İngiltere, Çin, Fransa ve Japonya izliyor.
Silah fabrikaları da silahlanma yarışına paralel olarak geçen yıl daha fazla silah üretmiş. Silah piyasası da 100 büyük silah üreticisinin tarafından kontrol ediliyor. 315 milyar dolara ulaşan silah üretiminin yüzde 63’nü, 41 Amerikan şirketi pazara sürüyor. Amerikan silah şirketlerinin silah satışından geliri ise 200 milyar dolar. 34 Batı Avrupalı silah üreticisinin pazardaki payı ise yüzde 29.
Silahlanma yarışında son on yılda harcamalarını yüzde 162 artıran Doğu Avrupa ülkeleri başı çekiyor. Rusya’nın 2007’deki askeri harcamalarındaki artış ise yüzde 13. Silah seslerinin kesilmediği gerginlik bölgesi Ortadoğu’da on yıl içinde askeri harcamalar da yüzde 62 artmış.
* * *
Geçmiş yıllarda silahlanma harcamalarında ilk 15 ülke arasında olan Türkiye, 2007’de sıralamada geriye düşmüş. Sipri’nin raporuna göre, Türkiye’nin 2007’deki askeri giderleri 11 milyar 66 milyon dolar. Bir önceki yıla göre 14 milyon dolar gerilemiş. Komşu ülke Yunanistan’ın 2007’deki askeri harcamaları ise 9 milyar 346 milyon dolar olmuş.
* * *
11 milyar dolarlık silah harcaması var ama...
Bunca büyük meblağın onda biri oranında bir tartışma yok... Bir sorgulama yok... Kimler neyi, nasıl, neden ve hangi komisyonlarla alır, hiç tartışmayız... Rastladığımız bölük pörçük haberler de yukarda belirttiğim gibi kimden kime yollandığı belli olmayan mors alfabeli mesajlar gibidir...
* * *
Silahlanma konusu neden tabu?
Armudu kimin yuttuğu anlaşılmasın diye mi, yoksa laikliğe mi aykırı?
Ya da ikisi birden mi?
24.Haziran.2008 08:21:29 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| SİZDEN GELEN YORUMLAR | [7 adet yorum gelmiştir]
|
|
|
Hakan Karlı 24.Haziran.2008 22:13:37 |
|
|
 |
|
|
Dışa bağımlılık
Merhaba,
Sayın yazar doğru dürüst araştırma yapmadan yazı kaleme almış gibi görünüyor. Kendisi "Türkiye yurtdışına bağımlı, silah sistemi olmayan bir saldırı helikopteri almak üzere..." şeklinde feryat etmiş. Oysa bu helikopterin seçilme sebebi en çok teknoloji transferini kabul eden firma olması. Ayrıca helikopter Türkiye de üretilecek ve üçüncü ülkelere satma imkanı da olacak. Tamam kendi helikopterimizi kendimiz üretelim ama bu da boyacı küpü değil. Bir anda olmuyor. Belli bir süreç dahilinde kendi ürettiğiniz yüzdeyi arttırarak tüme varıyorsunuz. Saygılar |
|
|
|
m.dayıoğlu 24.Haziran.2008 21:36:53 |
|
|
 |
|
|
Lafla Peynir Gemisi Yürümüyor!
Sayın Altan Bey;
Güzel bir yazı yazmışsınız, teşekkür ediyorum.
Biz de Helikopter ve uçak üretip, satabilir miyiz?Kim bilir, belki bir gün;
İnsanlarımza saygı gösterildiği gün;
İnsanlarımızın seçtiklerine saygı gösterildiği gün;
İnsanlarımızın düşüncelerine saygı gösterildiği gün;
İkinci sınıf vatandaş olma durumunun kalktığı gün;
Ülkeyi sömürenlerin korktuğu gün;
İnsanlarımızın 10 yılda bir darbe yemediği bir gün; uçak üretebileceğiz.Belkide biz bu uçakları satacağız.
Türk insanı , üzülmeyi, bastırılmayı, darbeyi hak etmiyor.
Şimdiye kadar hep laf ürettiniz.Bu millete ne kazandırdınız?Haydi birazcık laf üretme yerine ; helikopter üretmeyi deneyelim.
|
|
|
|
M.DAYIOĞLU 24.Haziran.2008 21:19:16 |
|
|
 |
|
|
bU hELİKOPTERLERİ BİZ SATABİLİR MİYDİK?
sAYIN yAZAR;
|
|
|
|
yAVUZ bARIŞ 24.Haziran.2008 13:35:45 |
|
|
 |
|
|
SİLAHLAR
Mehmet hocam, yazdıklarınız çok doğru ama "biz ne bilek beyim böyükler bilir" deyip işi büyüklere devrettik. Onlarda kapalı kapılar ardında böyük böyük işler yapıyorlar. İlahi hocam hem dağdaki çoban sülo ne anlar silahtan uçaktan helikopterden o ancak göbeğini kaşısın çocuk yapsın. Hem siz dinlemediniz mi televizyonda yöksek kültürlü bir sanatçı ablamız benim oyumla dağdaki çoban sülonun oyu bir mi dememişmiydi. Böyük adamlar onlar alıla da satala da gayri memleketin anasını satmasınlada gerisi heç möhim del!!! saygılar hocam |
|
|
|
mevlüt 24.Haziran.2008 13:33:41 |
|
|
 |
|
|
kutlama.
sayın hocam yorumlarınızı sürekli okuyorum. yorumlarınızdan dolayı sizi kutlarım.
sağlık esenlik ve mutluluklar dileğiyle,,,,
hoşcakalın. |
|
|
|
Ibrahım Dogan 24.Haziran.2008 12:00:44 |
|
|
 |
|
|
Silahlanma
Sayın hocama tamamen katılıyorum. Benim gücüme giden yıl 2008 ve hala biz alımlarla uğraşıyoruz.Geçenlerde ülkemize gelen İngiltere kraliçesinin verdiği yemek bir uçak gemisinde idi, acaba bu uçak gemisi kaç yılında hizmete girdi belki benim gibi 50 yaşlarındadır. Bizimkilerde hala daha büst açmakla meşgul. |
|
|
|
Ramazan Okcan 24.Haziran.2008 09:08:11 |
|
|
 |
|
|
En önemli nokta komisyonlar
Sayın Altan'ın işaret ettiği rakamlar korkunç ama bizi ilgilendiren asıl bu işlerden alınan komisyonlar. Alımlar olduğunu basından duyarız, bir kaç firma varsa teklif ettikleri silahlar bazen basında eleştirilir, köşe yazarı abiler birdenbire vurucutim komutanı gibi silah üstadı kesiliverirler. Biz de enayiyiz ya vay be adamlar bize dandik silahları gagalayacakmış tabirinden kahvehane sohbetleri açarız, zannederler. Bilmezler ki artık internet denen bir alem var. Hiç bir şeyin gizli kalmadığı alenen meydana çıktığı. Sayın Altan bile bana bir tık kadar uzak, bir parmak mesafede. Kendileri de. Yazın Sayın Altan yazın, gazetenizi de keyifle alıyor ve okuyorum, helal olsun, vicdanımızın sesi oldunuz. Bu komisyon yiyenleri de bir bilsek ne güzel olurdu. Rica ve istek bizden karşılamak sizden! |
|
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|