EN SON HABER: (21:49) Yanlışlıkla Afgan askerini öld...     EURO: 2,0140 - 2,0160    DOLAR: 1,5970 - 1,5990
 

Deja Vu

Engin Sağ



Aylardan Kasım’dı. Türkiye’yi sarsan bir olay yaşandı. Ortaya, daha önce duymağa hiç de alışık olmadığımız iddialar atıldı. Kamuoyu gazeteler, ve televizyonlar aracılığıyla tam bir yayın bombardımanına tutuldu. Ortalık toza, dumana kardı. Göz gözü görmez oldu.

Toplumdaki şaşkınlık kısa süre sonra yerini iddiaların aydınlatılması yönünde bir beklentiye bıraktı. Bu tepkili beklenti yetkilileri “olay mutlaka aydınlatılacak, sonuna kadar gidilecek” şeklinde açıklamalar yapmak zorunda bıraktı. İddialarla ilgili bazı kamu görevlileri tutuklandı .Tutuklanan kamu görevlileri için müthiş iddianameler hazırlandı.

Kamuoyunda büyük tartışmalar yaşandı. Meclis komisyonu janjanlı bir rapor hazırladı. Televizyonlarda geniş programlar yapıldı. Gazetelerde yazı dizileri hazırlandı. Çankaya’da bütün liderler toplandı. Toplum ümitlenmişti. Bu kez galiba olacaktı. Yerin altındaki karanlıklar, galiba bu defa aydınlatılacaktı.

Komisyonlardan, tartışmalardan, yayınlardan birşey çıkmadı. Ümitler yine azaldı. Ama son bir ümit vardı. O da bağımsız yargıydı. Birileri meselelerin üzerini örtmeye çalışsa da bağımsız yargı mutlaka milletin yanında yer alır, olanı biteni ortaya çıkarırdı.

Derken duruşma günü geldi çattı. Mahkemenin önü ana baba günü gibiydi. Canlı yayın araçları konumlanmış, haberciler tertibat almış, sivil toplum örgütleri, sanık yakınları, sanık avukatları, müdahil avukatlar ve tanıklar, mahkemenin önünü hınca hınç doldurmuştu.

Sanıklar güvenli bir araçla getirildiler mahkemeye. Mahkemenin nezaret kapısına kadar yanaştırıldı sanıkları taşıyan zırhlı araçlar. Apar topar, gizli saklı binaya alındılar. Görüntü alınmasını engellemek için görevliler büyük çaba gösterdi. Sanıklar mahkeme salonuna alınırken, yer darlığı gerekçesiyle mahkeme salonuna ancak sınırlı sayıda gazetecinin girmesine izin verildi.

İçeri girebilen gazetecilerin dikkatini ilk çeken şey, salonda oturan kimliği belirsiz şüpheli görünümlü kişiler oldu. Duruşmanın yapılacağı binanın etrafında da bunlara benzer kişi çoktu. Kimlikleri meçhul, ilginç kişiler…

Önce uzun uzun iddianame okundu, kimlik tespiti yapıldı. Sanıkların saatlerce süren ifadeleri alındı. Kendilerine yöneltilen bütün sorulara iki şekilde cevap veriyorlardı.

1. Biz suçsuzuz
2. Ne yaptıysak devlet için yaptık.

Ve ilk duruşmanın sonucu.

Sanıkların tutukluluk hallerinin devamına…

Buraya kadar anlattıklarıma bakıp Şemdinli’de meydana gelen bombalama olayları sonrasında yaşananlardan ve sonrasında geçtiğimiz hafta Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanan davadan söz ediyorum sanmayın.

Bu anlattıklarım tam 9 yıl önce başka bir davada yaşand. Meşhur Susurluk davasında.

Ne tuhaf değil mi. Biri öbürünün aynısı. Hatta aynısının tıpkısı.

Susurluk davasının sonunda ne mi oldu dersiniz?

Sanıkların tamamı 3 duruşma sonra tahliye oldu. Cezaevi çıkışında “Türkiye sizinle gurur duyuyor” sloganlarıyla karşılandılar. Dava devam etti. Mahkemeye bir sürü tanık geldi, gitti, ifade verdi. Mahkeme heyeti davanın aydınlatılabilmesi için elinden geleni yaptı; ama nafile. Çünkü heyetin istediği sıradan bir rapor bile gazetelerde yayınlandıktan ancak 1 yıl sonra mahkemeye ulaşabildi. Uzun süren maraton 5 yıl sonra bitti. Sanıkların 4 er yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar verildi .

"Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" denilen olayın sorumlularından içeride en çok yatan, bir yıl yatıp çıktı. Hem de aslanlar gibi!!!


09.Mayıs.2006 20:30:59
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Temmuz 11 YALÇIN KÜÇÜK'TÜR AMA MİDE BULANDIRIR!
Ocak 10 PEKİ DERSHANE NİÇİN HEDEF?
Kasım 19 KUMAR LOBİSİ HORTLADI
Kasım 12 KUMARHANELER NEREYE GİDİYOR?
Kasım 09 GEÇ KALINMIŞ BİR PROJE
Ekim 18 PAZAR GÜNÜ SANDIĞA GİDİYORUZ
Temmuz 23 Barajın da hükmü kaldı
Temmuz 05 İpler HALK'ın eline geçti
Haziran 16 ÖSS'nin sonu geldi mi?
Eylül 23 301 .Madde nereden çıktı?
Eylül 18 Sözleşmeliler başlayamadı
Eylül 14 Kara pazartesi geliyor
Ağustos 18 Gitmek mi zor kalmak mı?
Temmuz 10 Sağda oluşum solda birleşme gayretleri
Haziran 22 ŞEMDİNLİ’nin ardında kalan
Haziran 14 Öğretmen olamayacaklar
Haziran 08 Demokrasi ortak payda
Haziran 02 Yollarda geçen ömürler
Mayıs 09 Deja Vu
Nisan 10 Derdiniz başkaysa onu bilmem
Mart 23 Cehalet en büyük düşmanımız
 
Fehmi Koru '1 NUMARA' yı yazdı
Denktaş'ı bitirecek iddia
AK Parti'den Çankaya'ya sürpriz aday
AK Parti'de sürpriz istifa !
TUGAY 25 METREDEN AVLADI-İZLE
Org. Başbuğ'dan bir jest daha
Sır perdesi aralandı
Stadyum sunucusundan bomba
İşte istifanın perde arkası
Hükümet'ten BAYRAM MÜJDELERİ
A.Abdulkadiroğlu
KURBAN DERİSİNİ KİM TOPLAYACAK ?
CHP şaşırtmaya devam ediyor. Bu sözler çok tartışılacak.
Faruk Bilgin
BOMBAY SALDIRISI
Seyfi Müezzinoğlu'nun anlattıkları nasıl bir trajedi ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
BU CAHİL HALK NE DİYOR BÖYLE?
Halk, cahil ve eğitimsizdir.
ekrem-dumanli
Ekrem Dumanlı
TUNCAY GÜNEY'İ REFERANS SAYIYORSANIZ...
Tuncay Güney ile Milli İstihbarat (MİT) arasındaki ilişkiyi belgeleyen bir haber yayınlandı geçen hafta.
engin-ardic
Engin Ardıç
İNCE TARİH
Dostlarım beni uyarıyorlar, "son zamanlarda yumuşadın" ... Peki, sertleşelim azıcık.
rauf-tamer
Rauf Tamer
HESAP TAMAMDIR
Zaten bir tuhaflık vardı.
umur-talu
Umur Talu
PARDON GÖREVİNİZ NEYDİ?
Bazen tekrar gibi oluyor ama araya değişik bir şeyler de koymaya çalışırım.
yavuz-bulent-bakiler
Y.Bülent Bakiler
ATATÜRK DE Mİ ATATÜRK DÜŞMANIDIR?
Savcılarımız, hakimlerimiz, bi­lirkişilerimiz... yel-yepelek işe koyulmuşlardı.
kursat-bumin
Kürşat Bumin
BİR KERE DAHA ADALET BAKANI
Yakın dönemde Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'i doğrudan konu edinen üçüncü yazım bu.