EN SON HABER: (00:10) Sağlık istismarları son bulaca...     EURO: 2,0140 - 2,0160    DOLAR: 1,5970 - 1,5990
 

SİNEKKAYDI MÜRTECİ BUNLAR!

A.Turan Alkan

Bizde henüz siyasi düzen ve siyasi hukuk fikri yerleşmemiş, o mevzuda biraz prematüre kalmışız




Viyana metrosunu kullanmak için günlük bilet almanız gerekiyor ama kapılarda "nerede biletin" diye hesap soran memurlar veya elektronik turnikeler yok. Tabiatıyla, "yani yakalanmazsan akşama kadar bedava mı" diye sordum. Cevabı çok acıtıcıydı, "bazen kontrol ettikleri olur ama biletsiz yakalananlar bundan çok utanırlar, o yüzden kimse biletsiz yolculuk etmeyi aklına bile getirmez" dediler.
Dengelerini kurmuş ülkelerde siyasetin kuralları vardır ve bu kuralların dışına çıkmak hem suç, hem ayıp sayılır. Bizde bırakınız dengeyi darbecileri savunmak yiğitliğin şanından sayılmakta. Vefa veya sempatiyle izah edilmez, patolojik bir şey bu!

Adam biletsiz yolculuk ediyor, yakalanınca, "bu metroyu benim babam kurdu, sen kimsin ki bana bilet soruyorsun" diye dayılanıyor. Omurgasız deniz yaratıklarını andıran bir kısım basın ise, "he, vallahi öyle" diye kenardan çepik çalmakta.

Yahu görmüyor musunuz. Suçtan geçtik, ayıptır ayıp!

Demek ki bizde henüz siyasi düzen ve siyasi hukuk fikri yerleşmemiş, o mevzuda biraz prematüre kalmışız.

Bu kavrayışa göre Türkiye'de darbe olmaması için "kurucu siyasi ideoloji"nin ve kuruluş yıllarındaki toplumsal dengelerin aynen muhafazası gerektiğini karine ile anlıyoruz. Ne var ki kuruluş yıllarındaki toplumsal yapı ve dengelerin, ideolojinin olduğu haliyle yaşaması artık mümkün değil. İyi veya kötü olduğundan değil. Değişim fikrini hiç hesaba katmadığı için böyle oluyor ve bu karineye göre dünya değişirken Türkiye'nin 1923 (siz bilemediniz 1930'lu yıllar) civarında mıhlanıp kaldığını farz etmemiz gerekiyor.

Darbecilerin ne istediğini hiç merak ettiniz mi, daha demokratik ve çağdaş bir ülke için bu maceraya atılmış bir halleri yok. Bulabildikleri en büyük ters motivasyon cümlesi "Şeriat kapıda!"

Çağdaş (yani muasır) dünyada iktidar değişikliği genel ve serbest seçimle oluyor. Biz ne zaman genel seçimle iktidarı tayin etmeye kalkışsak, koruyucu ve kurucu abiler, "böyle olmaz. Siz rejimi değiştirmek, ülkeyi 1923 öncesine, yani saltanat ve hilafet yıllarına götürmek istiyorsunuz" diye müktesep (!) haklarını masaya koyuyorlar. Şimdiye kadar hep böyle oldu ve on yıllık fasılalarla koruyucu abiler her defasında taşları devirip satranç oyununu yeniden başlattılar. Simdi olan ise, "durun bir dakika, iktidardan memnun olmayabilirsiniz ama bunun ifade biçimi, darbe yapmak ve darbecileri alkışlamak değildir" denilmesinden ibaret.

Bu çatışmada ben, dava açanlarla, dava açılanlar arasında taraf değilim, sadece siyaset oyununun çağdaş dünyada nasıl oynanıyorsa öyle yapılmasından yanayım. Bir siyasi heyet olarak hükümetin behemehal iktidarda kalması umurumda bile değil. Onlar gider, yerine meşru usullerle seçilmiş bir başka heyet gelir fakat bu esnada -hükümet de dahil, kimsenin- oyun kurallarına aykırı davranmasını istemem. İsterim ki, tarihte bilmem kaç medeniyet kurmakla övünen Türklerin yaşayan bir ferdi olarak modern Türkler, siyaseti kurallarına göre yürütmenin de bir medeni ("uygar" mı diyordunuz?) haslet ve kabiliyet olduğunu cihana göstersinler. Açık konuşalım mı, zırt-pırt darbeye uğrayan, darbecilerin ağız kokusuna maruz kalan bir idare, medeni ve çağdaş değil, tek kelimeyle ikinci, üçüncü sınıf bir idaredir ve biz maalesef böyle bir görüntü veriyoruz.

Darbecileri bunun için tutmuyor, aleni veya yarım ağızla darbecileri ve darbeyi savunanlara da işte bunun için öfkeleniyorum, çünkü onlar kafalarındaki doğruların sağlamasını yapmak için, oyun tahtasını her defasında tepetaklak edip Türkiye'yi geriye götürüyorlar.

Gericisiniz be, matruş olsanız ne yazar ki?



07.Temmuz.2008 08:13:46
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[3 adet yorum gelmiştir]    
erdem temiz 07.Temmuz.2008 11:29:33


Aman hocam kızmayın. Değmez bunlara sinirlenmeye. Allah'ın izni ile düzelecek herşey inşallah. Bize düşen sadece biraz sabır o kadar.

siyahinintorunu 07.Temmuz.2008 11:04:07

hocam sana hayranım...
sen bi tanesin bu köşe yazarları alemin de!ciddiyim ama hocam.akademisyen lacaksın,tarafsız olacaksın ve her doğru heryerde söylenmez ilkesini yıkacaksın
zaten seni sevenler bunun için seviyor...teşekkürler

Antiergenekon 07.Temmuz.2008 08:38:01

Agziniza Saglik
Harika olmus. hele en son cumle muthis.Tebrik ederim Ahmet abi.Devamini bekliyoruz.

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kasım 30 BÖLGENİN ANKARA'SI ERBİL
Kasım 19 'DALAŞ' DİYALOGLARI
Kasım 17 ÇARPANLAR TIKLASIN SİZİ!
Kasım 15 OOOOO!...
Kasım 12 YANLIŞ, YANLIŞ, YANLIŞ!
Kasım 08 BİR YİĞİT TÜYAP'A GİTSE...
Kasım 05 TAVUK, SOBA VOLKSWAGEN
Kasım 03 'KİH KİH' YOK BEYLER; MİNDERE BUYURUN!
Ekim 29 KAYMAKLI EKMEK KADAYIFI
Ekim 27 BU 'BABA'LARA NE BABA DEĞİYOR YAHU?
Ekim 25 ATATÜRK ANAYASA MAHKEMESİ'NE NİÇİN LÜZUM GÖRMEMİŞTİ
Ekim 18 ORDU VE 'BİZ'!
Ekim 15 TAŞ KIMILDIYOR; İYİ OLUYOR!
Ekim 13 MAVİ KUVVETLER NE KADAR 'MAVİ'?
Ekim 11 TÜRKİYE KÜRTLERİ'NİN GELECEĞİNE DAİR
Ekim 06 GİDİN; HEPİNİZ GİDİN!
Ekim 04 CUMHURİYET ÇOCUĞU
Eylül 29 CEM YILMAZ GÖREVE!
Eylül 27 MODERATÖR!
Eylül 22 'CAFCAF'LI BİR ERGENEKON ANALİZİ!
Eylül 20 PREDATOR!
Eylül 17 GİZLİ KAYIT DEŞİFRESİ
Eylül 15 AL MEKTUPLARINI; VER MEKTUPLARIMI!
Eylül 13 BAŞKAN, BURALAR SENSİZ OLMAZ!
Eylül 10 YILAN GÖRMÜŞ GİBİ
Eylül 08 ÇÖL HIRSIZI
Eylül 06 ALLAH RIZASI İÇİN LAİK OLALIM LÜTFEN
Eylül 03 AKP DİYANET'E EMRETSİN; ORUCU YİYEK!
Ağustos 25 YAHU BİR BAYRAK; AMAN BİR BAYRAK!
Ağustos 20 AHBABLARIMI KINIYORUM
Ağustos 09 [BENCE CHP'YE ARTIK İYİ DAVRANMALIYIZ] ONTİK ZONKLAMA
Ağustos 04 TEVBE; NÂM-I DİĞER: ÖZELEŞTİRİ!
Ağustos 02 GLOBALİZM KAZANDI, TÜRKİYE KAYBETTİ
Temmuz 30 'AKIL OYUNLARI'MI?
Temmuz 28 KURDUN ADI; 'HUKUK DEVLETİ'
Temmuz 26 BİR NUMARA!
Temmuz 19 DENİZANASI GİBİSİN KARDEŞİM!
Temmuz 12 KÖY GÖRÜNÜYOR, DUMAN TÜTÜYOR
Temmuz 07 SİNEKKAYDI MÜRTECİ BUNLAR!
Temmuz 02 TIK TIK; KİM OO? SÜTÇÜÜÜ!..
Haziran 23 ATATÜRKÇÜLER İÇİN YOL AYRIMI
Haziran 21 TÜRKİYE, "ASKERÎ BİR CUMHURİYET" MİDİR?
Haziran 11 HAYIRSIZ EVLAT
Haziran 07 AK PARTİ KAPANSIN; SÜMERBANK AÇILSIN!
Haziran 02 BEYEFENDİ, FERMUARINIZ...
Mayıs 31 DİNLEME KAYDI!
Mayıs 28 İMAM, ÖĞRETMEN DEĞİL; MÜ-TE-AH-HİT!
Mayıs 24 BİLDİRİ
Mayıs 21 DİNCİ!
Mayıs 03 'ORDA ÖYLE BİZDE BÖYLE' HA!..
Nisan 30 BU DEFA -NEYSE Kİ- DEVLET ORADAYDI!
Nisan 28 QH!
Nisan 23 O BELGESEL, İŞTE BU BELGESEL!..
Nisan 21 BAYBURT DAĞLARINDA ORKESTRAM KALDI!
Nisan 19 İSTİKRAR SENİN NEYİNE VESÂYET?
Nisan 14 "İSTEMİYORUUUMM!"
Nisan 12 'KAMU YARARI'NA UYGUN AMBLEM!..
Nisan 09 ÖRGÜT
Nisan 07 DEJA VU!
Nisan 02 BULDUM, BULDUM!..
Mart 31 FEVKALÂDE SIKICI BİR SOSYAL TARİH DERSİ
Mart 29 TIPA!
Mart 26 TARİKAT-I İLHÂNİYE
Mart 22 ENKIRME BE!
Mart 19 PARMAĞINI KİM 'ÜF' ETTİ YAVRUM?
Mart 17 MÜLKİYELİYİM, YAKIŞIKLIYIM, ÜSTELİK CUMHURİYET OKURUYUM!
 
Dünya piyasalarına şok!
Sağlık istismarları son bulacak
AK Parti'den Çankaya'ya sürpriz aday
AK Parti'de sürpriz istifa !
TUGAY 25 METREDEN AVLADI-İZLE
Stadyum sunucusundan bomba
Sır perdesi aralandı
Org. Başbuğ'dan bir jest daha
İşte istifanın perde arkası
Hükümet'ten BAYRAM MÜJDELERİ
A.Abdulkadiroğlu
KURBAN DERİSİNİ KİM TOPLAYACAK ?
CHP şaşırtmaya devam ediyor. Bu sözler çok tartışılacak.
Faruk Bilgin
BOMBAY SALDIRISI
Seyfi Müezzinoğlu'nun anlattıkları nasıl bir trajedi ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
BU CAHİL HALK NE DİYOR BÖYLE?
Halk, cahil ve eğitimsizdir.
ekrem-dumanli
Ekrem Dumanlı
TUNCAY GÜNEY'İ REFERANS SAYIYORSANIZ...
Tuncay Güney ile Milli İstihbarat (MİT) arasındaki ilişkiyi belgeleyen bir haber yayınlandı geçen hafta.
engin-ardic
Engin Ardıç
İNCE TARİH
Dostlarım beni uyarıyorlar, "son zamanlarda yumuşadın" ... Peki, sertleşelim azıcık.
rauf-tamer
Rauf Tamer
HESAP TAMAMDIR
Zaten bir tuhaflık vardı.
umur-talu
Umur Talu
PARDON GÖREVİNİZ NEYDİ?
Bazen tekrar gibi oluyor ama araya değişik bir şeyler de koymaya çalışırım.
yavuz-bulent-bakiler
Y.Bülent Bakiler
ATATÜRK DE Mİ ATATÜRK DÜŞMANIDIR?
Savcılarımız, hakimlerimiz, bi­lirkişilerimiz... yel-yepelek işe koyulmuşlardı.
kursat-bumin
Kürşat Bumin
BİR KERE DAHA ADALET BAKANI
Yakın dönemde Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'i doğrudan konu edinen üçüncü yazım bu.