|
KARARIN ANLAMI 
Aylardan beri üzerinde tartışageldiğimiz Ak Parti'nin kapatılma davası nihayet sona erdi.
Kararın anlamı
Ortaya çıkan karar eldeki zayıf iddianameye dayanarak yargı süreci başlatılması kadar ilginçtir: Anayasa Mahkemesi'nin sadece bir üyesi kapatmaya karşı oy kullandığı halde Ak Parti kapatılamadı. Bunun sebebi, "Kapatılsın" kesinliği içerisinde oy kullanan üye sayısının altı ile sınırlı kalması...
Bu sonucu, parti kapatmayı zorlaştırmak için 2001 ve 2004 yıllarında yapılan anayasa değişiklikleri sağladı. Kararı açıklayan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın parti kapatmanın daha da zorlaştırılması gerektiğine dair uyarısı yerinde. Ak Parti'yle ilgili olarak verilen 'Hazine yardımının 1/2 oranında yoksun bırakılması' cezası da, cezanın niteliği açısından olmasa da 'lâiklik karşıtlığı odağı haline gelmek' gibi soyut bir kavrama çok sayıda üyenin destek vermesi açısından, hayli sorunlu bir sonuç...
Demokrasi açısından önemli olan nokta, henüz üzerinden bir yıl bile geçmemiş son genel seçimde her iki seçmenden birinin oyunu almış, altı yıla yakın bir süredir ülkeyi yöneten Ak Parti'nin yola devam edebilecek olmasıdır. Hiçbir üyesi siyasî yasaklı hale gelmediği için siyasal alanda herhangi bir sarsıntı yaşanması da söz konusu olmayacak. Mahkeme kararının 'uyarı' yerine geçme dışında herhangi bir etkisi görülmesi mümkün değil çünkü.
Aslında Ak Parti'nin bu alanda bir 'uyarı' almaya ihtiyacı bulunmuyordu. Altı yıllık iktidarı boyunca, Ak Parti, ülkenin hassasiyetlerine aşırı riayet etme gayretindeydi. Bugüne kadar gerçekleştirdiği neredeyse bütün demokratik kazanımlar Avrupa Birliği (AB) üyeliğine bağlı değişikliklerdir. 2002 ve 2007 seçimlerinde kendi tabanına verdiği sözlerin çoğunu o hassasiyetlere riayet yüzünden ertelemek zorunda kaldı Ak Parti... Anayasa Mahkemesi önüne götürülen şikâyet konularında bile tek başına hareket etmiş değil; sözgelimi 'türban' konusunda gerçekleştirilen anayasa değişikliği CHP dışındaki bütün partilerin katılımıyla Meclis'ten geçmişti.
Anayasa Mahkemesi'nin Ak Parti'nin kapatılmamasıyla sonuçlanan kararı pek çok çevre tarafından farklı biçimlerde yorumlanacaktır. Önemli olan, başkalarının değil Ak Parti'nin bu kararı nasıl yorumladığıdır. Ak Parti yola devam edecek de, nasıl devam edecek? Hiçbir şey olmamış gibi davranıp yeni bir dava açılmasına kadar gidebilecek pervasız icraatlar mı beklemeliyiz, yoksa kararı sert bir 'uyarı' olarak değerlendirip ürkek ve titrek bir yeni Ak Parti ile mi karşı karşıya kalacağız? Acaba yola devam ederken yeni bir söylem mi bulacak Ak Parti?
Galiba yapması gereken yeni bir söylem arayışıdır. Meclis içerisinde bulduğu mutabakatın, belli konularda, bazıları tarafından yeterli sayılmadığı görülüyor; bu durumda başka dinamikleri tablonun içerisine çekecek bir yöntem olmalı bu. Bazıları anamuhalefet partisi lideriyle medya patronları ve yöneticilerini içine alacak garip bir yönetim tarzını tavsiye ediyorlar. Bu elbette demokrasinin yanlış yorumlanmasından kaynaklanan çarpık bir bakış açısı...
Tablo içerisine çekilmesi gereken dinamik toplumun kendisidir. Meselâ Başsavcı'nın iddianamesinde en fazla önem verilen husus iki anayasa maddesinde yapılan değişiklikti; o iki madde, ayrı bir dava sonunda, Anayasa Mahkemesi tarafından yapılmamış sayılmıştı. Acaba o iki madde Meclis'ten geçtikten sonra bir de halkoyuna sunulsa ve büyük bir destek bulsaydı, Anayasa Mahkemesi'nin tavrı acaba aynı olabilir miydi?
Aslında kapatılma davasının açıldığı günden beri yaşananlar da toplumu içine alacak yeni bir yöntemin mümkün olabileceğini gösterdi. Kendiliğinden oluşan kitlesel hareketlilik, sivil toplum örgütlerinin demokrasiye sahip çıkması, hep bu yönde atılan adımlardır. O adımlar, arada yorum ve yaklaşım ihtilâfı bulunan temel konularda yapılmak istenen değişikliklerde, halkoylaması uygulaması yönünde kullanılabilecek bir yönteme dönüşebilir.
Türkiye gerektiğinde virajları duvara çarpmadan aşmanın yolunu bir biçimde bulabiliyor. Anayasa Mahkemesi'nin Ak Parti ile ilgili 'kapatmama' kararını bu fırsatlardan sonuncusu olarak görebiliriz. 31.Temmuz.2008 08:34:37 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| SİZDEN GELEN YORUMLAR | [3 adet yorum gelmiştir]
|
|
|
Salih Osmanoglu 31.Temmuz.2008 12:59:59 |
|
|
 |
|
|
ADALET
Anayasa mahkeme üyelerinin görüs ve düsüncelerinin artik tartisilmasininda bir anlami kalmadi kim kime nasil oy kullanacagi ile alakali telkinler gün gibi ortada bunlarin tekrar tekrar konusulmasi Malumun ilamindan baska birsey degil Yapi belli bundan sonra neler yapilmali onun plan ve programi yapilmali oda daha fazla demokrasi daha fazla insan haklari daha fazla özgürlük. Bunun yolu gerekli yasalarin degistirilerek Milletimizin önünü acmak zorundayiz. Elbette bu torlama bir karardir Reddetsen Dennis Kizacak Reddetmesek Tayyip simaracak mülahazasiyla alinan bir karar. Bunu artik kimse inkar edemez. Ne sis yansin ne kebap türünden bir karar. Bir zamanlar görülen birdava sonucu gibi CEZADA YOK BERAATTA yok karari gibi zorlama bir karar. Ama suda bir gercekki Türkiye artik korkuyla yatip kalkamaz Anayasa mahkemesinin yapisiyla alakali ciddi degisiklik sart |
|
|
|
FİKRİ ÇELİK 31.Temmuz.2008 11:40:18 |
|
|
 |
|
|
ANAYASA ÜYELERİ
ANAYASA MAHKEMESİ ÜYELERİNİ KİMİN SEÇTİĞİ VE ONLARA NASIL OY VEREBİLECEKLERİ ÖNCEDEN SÖYLENİLDİMİ SÖYLENİLMEDİMİ ONU ANLAMAK VE İRDELEMEK LAZIM ÖNCE.TÜRKİYE EĞER DEMOKRATİK BİR ÜLKE İSE CUMHURİYETLE YÖNETİLİYOR İSE,ANAYASA MAHKEMESİ ÜYELERİ NASIL OLUYORDA BİR ŞAHIS TARAFINDAN KEYFİ VEYA ZORUNLU ATANA BİLİYOR. BIRAKALIM O ÜYE SEÇİMİNİDE HALK YAPSIN VE DÜNKÜ SONUÇLANAN DAVA SONUCUNA HALKIN SEÇTİĞİ KİŞİLER KARAR VERSİN SONUNDA İSTEYEN OYNASIN, İSTEYEN TEPİNSİN.HAYDİ HODRİ MEYDAN... |
|
|
|
osman aziz 31.Temmuz.2008 09:05:31 |
|
|
 |
|
|
yiğit
anayasa mahkemesinin değerli üyeleri bu vatanın hepimizi kucakladığını ve anayasa çatısının yıkılırsa hepimizin o yıkıntının altında kalacağımızı çok düşünüp kararın ne şiş yansın ne kebap zihniyetiyle verildiğini düşünüyorum. |
|
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
|
 | Ağustos 19 ALEVİLER İLE YENİ BİR BAŞLANGICA VAR MIYIZ? |  | Ağustos 16 GERÇEKLERİ BİLMEK BİZİ ÖZGÜRLEŞTİRECEK |  | Ağustos 13 PUTİN BİZE SÖYLEMİŞTİ |  | Ağustos 10 KIŞKIRTMAYA GELMESİNLER |  | Ağustos 09 KAFALAR KARIŞIK |  | Ağustos 07 MAL MEYDANDA |  | Ağustos 06 YENİ DÖNEMİN İLK İŞARETLERİ |  | Ağustos 03 YENİDEN DÜŞÜNENLER KERVANI |  | Ağustos 02 KISIR GÜNDEMİ GERİDE BIRAKMAK İÇİN... |  | Temmuz 31 KARARIN ANLAMI |  | Temmuz 29 YA ÜÇ AŞAMALIYSA? |  | Temmuz 27 KARANLIK TABLO AYDINLANIYOR |  | Temmuz 24 MAKULÜ YANLIŞ YERDE ARAMAK |  | Temmuz 19 CUMHURİYET HİÇ BU KADAR GÜÇLÜ OLMAMIŞTI |  | Temmuz 17 GERİSİ TEFERRUAT |  | Temmuz 16 BAYKAL'A UYARI: ACULLUK ZAMANI DEĞİL |  | Temmuz 15 HEYECAN YENİ BAŞLIYOR |  | Temmuz 12 BAKIŞSIZ BİR KEDİ KARA |  | Haziran 25 ZARARIN NERESİNDEN DÖNÜLSE KÂRDIR |  | Haziran 21 MESUT YILMAZ'IN TARAFI |  | Haziran 18 GAZETE BUNLARI YAZMADI |  | Haziran 13 MALUM YEMEĞİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ |  | Haziran 10 HALKI NE YAPACAKSINIZ? |  | Haziran 08 ÖFKE BALDAN TATLIDIR |  | Haziran 07 YİĞİDİN HAKKINI VERELİM |  | Haziran 06 BURASI TÜRKİYE |  | Haziran 05 ÖNDER SAV DEĞİL, İSTİFASINI İSTEYENLER İSTİFA ETSİN |  | Haziran 04 KİBİRLİ VE EVLERE ŞENLİK BİR MEDYA |  | Haziran 03 ÖNDER SAV'IN TELEFONU |  | Mayıs 31 BİR AVUÇ AZINLIK VE HAKLARIMIZ |  | Mayıs 30 DİNLENİYOR MUYUZ? KİM DİNLİYOR? |  | Mayıs 27 ÖĞRETMEN Mİ, İMAM MI GALİP? |  | Mayıs 23 TUZU DA KOKUTURSAK HALİMİZ HARAP |  | Mayıs 17 YENİ DURUMA YENİ FORMÜL |  | Mayıs 15 BİRAZ DA SEVİNELİM |  | Mayıs 14 YARGILAMA SÜRECİ UZAR MI? |  | Mayıs 13 KIBRIS'TA ÇÖZÜM HEM YAKIN, HEM UZAK |  | Mayıs 10 ORG.BÜYÜKANIT 'YANLIŞ' DEDİ,AMA... |  | Mayıs 09 HEM CAHİL HEM DE BAĞNAZ OLUNCA... |  | Mayıs 08 SESSİZLİK ÜRKÜTÜCÜ |  | Mayıs 07 YAPAN YANLIŞ YAPIYOR |  | Mayıs 06 VİCDANIN SESİ YETMEZ |  | Mayıs 03 ABDÜLLATİF ŞENER OLAYI |  | Nisan 30 BÖLGEDE SULAR ISINIYOR |  | Nisan 29 BAŞBAKAN ERDOĞAN'DAN BEKLENEN |  | Nisan 26 ELLERİMİZ HAVADA |  | Nisan 25 SPORA DA BULAŞTIRDILAR |  | Nisan 24 CHP'YE UYGUN BİR TÜRKİYE TABLOSU |  | Nisan 23 “EGEMENLİK ELİTLERİNDİR, İTİRAZ EDİLİRSE TÜRKİYE'Yİ İMHA EDERİZ” |  | Nisan 13 ÜZÜNTÜ VE SEVİNÇ BİR ARADA |  | Nisan 12 KAPATILACAK... KAPATILMAYACAK... KAPATILACAK... |  | Nisan 06 SON GÜLEN |  | Nisan 05 DEMOKRAT, MÜSAMAHALI VE SEVECEN... |  | Nisan 04 TERCİH AK PARTİ YÖNETİMİNİN |  | Nisan 02 BIKMADAN, USANMADAN... |  | Mart 29 AT PAZARLIĞI (MI?) |  | Mart 28 HEPİMİZİN MURADI BİR, AMA… |  | Mart 26 ÇAĞRIYI ANLAMLI KILMANIN YOLU |  | Mart 23 YANLIŞ YANLIŞ İÇİNDE |  | Mart 22 ÇATIŞMANIN TARAFLARINI DOĞRU KONUŞLANDIRALIM |  | Mart 20 SİZ Mİ YANSIZ VE TARAFSIZSINIZ? |  | Mart 19 GÜNAH ARAYANLAR İÇİN... |  | Mart 15 BU DA OLDU YA… |  | Mart 14 AKREDİTASYON VE GENELKURMAY BAŞKANLIĞI |  | Mart 13 SEVİNÇLERİ KURSAKLARINDA KALACAK... KALMALI DA... |  | Mart 12 TARTIŞIYORUZ, AMA NASIL TARTIŞIYORUZ? |  | Mart 07 HERKES YERİNİ BİLİRSE... |  | Mart 06 BU MUHTIRAYA DA “HAYIR” DEMEK LÂZIM |  | Mart 05 NE KADAR SEVİNSEK AZ |  | Mart 04 BAŞÖRTÜSÜ BAKIN NEYİ GİZLİYORMUŞ |  | Mart 02 KANUN BİR ÇALGI ALETİ DEĞİLSE |  | Mart 01 BİR DE NE OLDUĞUNU ANLASAK |  | Şubat 27 HUKUK VE KANUN BİR TARAFA, BORUSU ÖTENLER BİR TARAFA |  | Şubat 26 İTİRAZCILAR DA KABUL EDİYOR: YASAK KALKTI |  | Şubat 23 OPERASYON VE RİSKLER |  | Şubat 22 YARGITAY BAŞKANI'NA SORULDU DA NE OLDU? |  | Şubat 21 İŞİN DOĞRUSU |  | Şubat 20 ÖZGÜRLÜKÇÜ KÖKLERE DÖNÜŞ... |  | Şubat 19 SONUNA KADAR GİDİLECEKSE... |  | Şubat 15 SORUMLULUK MHP'NİN OLUR |  | Şubat 12 BAŞI DİK VE ONURLA |  | Şubat 10 KENDİLERİNE YAZIK |  | Şubat 09 DÖNMEYELİM TAMAM DA, HANGİ ORTAÇAĞ'A DÖNMEYELİM? |  | Şubat 03 LAİKLİK DİYE DİYE LAİKLİK TEPELENDİ |  | Şubat 02 CUMHURİYET'İN KURULUŞ FELSEFESİ |  | Şubat 01 TÜRKİYE'NİN ÖNÜ AÇIK |  | Ocak 30 ROLLER DEĞİŞMELİ |  | Ocak 29 HACİR ALTINDA BİR BİLİM ADAMI |  | Ocak 27 AMERİKA DA ÜZERLERİNİ ÇİZMİŞ OLABİLİR Mİ? |  | Ocak 26 O KÜÇÜCÜK KUŞKU KAPISI |  | Ocak 25 BİZİM DEVLET HİÇ KISKANÇ DEĞİL |  | Ocak 24 SONU İYİ GELSİN |  | Ocak 19 BİR YIL UZUN BİR SÜRE |  | Ocak 18 TÜRBAN SORUNU VE CHP |  | Ocak 17 BUNDAN SONRASI ÇIKMAZ SOKAK |  | Ocak 16 YASAK YOK Kİ KALDIRILSIN... |  | Ocak 15 BİR SEBEBİ OLMALI, AMA NE? |  | Ocak 13 ABDULLAH GÜL'ÜN ÖZELİ |  | Ocak 12 BEYİNLER BİZE GELSİN |  | Ocak 11 SİYASİ ÇÖZÜM MÜ, O DA NE? |  | Ocak 10 ABD'NİN FİYAKASI BOZULABİLİR |  | Ocak 09 DOĞRU OLAN KAZANDI |  | Ocak 05 BAŞBAKANIN ELİNDEKİ ANKET |  | Ocak 03 2008: HÜKÜMETİN DEMOKRASİ SINAVI |  | Ocak 01 ESKİ DEFTERİ KAPATIRKEN... |  | Aralık 30 PAKİSTAN BİZE BENZEMEZ |  | Aralık 29 BİR SUİKAST VE BİR DİZİ SENARYO |  | Aralık 26 İŞTE BU OLMADI ! |  | Aralık 25 SORULAR VE CEVAPLAR |  | Aralık 18 GÜÇ VE HAKLILIK |  | Aralık 16 FAZIL SAY'IN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ |  | Aralık 15 SOKUŞTURMA DEĞİL, GALİBA KAKIŞTIRMA |  | Aralık 14 BUGÜNÜN TERÖR TABLOSU |  | Aralık 12 BİR GÜZEL ATLI DAHA... |  | Aralık 11 STATÜKOCU MUHALEFET |  | Aralık 08 DEVLETİN ZAAFI, REJİMİN SELÂMETİ |  | Aralık 07 TÜRBAN, İSMET BERKAN VE SEDAT ERGİN |  | Aralık 04 ANKETLER YALAN SÖYLER Mİ? |  | Aralık 02 SAHİCİ SİYASET ZOR DEĞİL |  | Kasım 30 İNGİLTERE'DE NASIL BAŞARILDI? |  | Kasım 29 AĞIZDAKİ BAKLAYI ÇIKARIYORUM |  | Kasım 27 PARİS'TE İZMİR'İ PAZARLAMAK |  | Kasım 23 ABD KALICI MI, YOKSA GİDİYOR MU? |  | Kasım 21 İKİ ŞIKLI SORU |  | Kasım 20 ASKERLER DE KONUŞUR |  | Kasım 18 BÖLMEYE KALKANLAR BİZİ GÜÇLENDİRİYOR |  | Kasım 17 UMUTLU BEKLEYİŞ |  | Kasım 16 CEZANIN BÜYÜĞÜ |  | Kasım 13 YANLIŞTA ISRAR |  | Kasım 07 TEEMMÜL BEKLEYEN BİR SORU |
|
| |
|
|