|
MAKUL ÇOĞUNLUK GEREKÇEYİ BEKLİYOR 
Anayasa Mahkemesi’nin AK Parti’yi ‘kapatmama’ kararına yönelik tepkiler de gösteriyor ki sonuç belki herkes için en iyi değildir
Ama genel olarak beklentilere cevap verecek niteliktedir. Karar, ‘AK Parti kapatılmasın’, ‘AK Parti kapatılmasın da ne olursa olsun’, ‘AK Parti kapatılmasın ama bir uyarı alsın’ ve/veya ‘AK Parti kapatılmasın ama üzerinde de bir baskı kalsın’ diyen dört kümenin memnuniyet duyacağı niteliktedir. Bu dört kümenin toplamı ülkenin nitelikte çoğunluğuna yani yaklaşık yüzde 75’ine tekabül etmektedir. Elbette herkesin memnuniyeti aynı oranda değildir ama sık sık tekrarlandığı gibi sonuçta hukuki değil siyasi bir durumdan söz etmekteyiz...
Mahkeme’nin kararı denge içinde denge ve hassasiyet içinde hassasiyet gözetilerek alınmıştır. Bunu anlamak için Başkan Haşim Kılıç’ın açıklamasını bir kez daha okumak (ya da dinlemek) yeterlidir.
iKi GEREKÇE BiR SORU
Mahkeme’den sızan haberlere göre heyet, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın ileri sürdüğü delillerin çok çok azını; bir habere göre sadece 400’ünden 30’unu dikkate almıştır. Eğer öyleyse, bu kadarı bile hukuk adına umut vericidir. Çünkü, malum delillerin tamamına yakını gazete kupürü ve internet derlemesinden oluşuyordu. Anayasa Mahkemesi bu yolu açsa bütün hukuk sistemimizin delil normunu sarsacak bir adım atmış olurdu.
Hangilerinin kabul edildiğini gerekçeli karar açıklandığında öğreneceğiz ama taşları yerine oturtmak için öncelikle Anayasa’nın 10 ve 42. maddeleriyle ilgili iptalin gerekçelerinin yayınlanması lazımdır. Elbette Mahkeme’nin AK Parti’yi ‘laiklik karşıtı faaliyetlerin odağı’ olmakla suçlarken asıl cevaplaması gereken soru da laikliğin tanımının ne olduğudur. ‘Odak’lık hangi laiklik tanımına göre gerçekleşmiştir? Bu sorunun cevabı iktidar partisinden çok toplumu ilgilendirmektedir. Zira, bir partinin üniversitelerde başörtüsü yasağını kaldırmak için yasama teşebbüsünde bulunması bir suç ve laiklik karşıtı odak olma hali ise bu durumda söz konusu yasağın kaldırılmasına destek veren yüzde 70-80’lik toplum çoğunluğu da zan altındadır.
HERKESE DÜŞEN PAY
AK Parti, odak olma suçlamasını bir komplekse dönüştürmemeli, amiyane tabirle kafaya takmamalıdır. 22 Temmuz öncesi oluşan ağır atmosfer hatırlanacak olursa ve devamında bugüne kadar devam eden suçlamalara bakıldığında laiklik karşıtlığı iddiası sanıldığı kadar derinlikli bir malzeme değildir. AK Parti başlangıçtan beri zaten hep bu suçlamayla karşı karşıya bulunuyor. Mahkeme de ‘denge kararı’nda ‘odak’ hükmünü bu suçlamaları yapan kesimlerin hassasiyetini dikkate alarak vermiş görünüyor. Heyet üyelerinin üniversitelerde başörtüsüne serbestlik fikrini benimseyen toplum çoğunluğunun oranını bilmemeleri düşünülemez...
Karardan AK Parti’ye düşen pay ‘kapatılmamak’, AK Parti karşıtı kesimlere düşen ise bu partinin ‘odak’ olduğu suçlaması... Hukukiliği tartışılır ama tablo böyle...
HERKESE DÜŞEN MESAJ
Elbette karardan çıkarılacak dersler olmalı. Sadece AK Parti için değil, muhalifleri ve ortada duranlar için.
Türkiye’nin bir daha böylesine utanç verici bir durumla karşı karşıya kalmaması için parti kapatma rejimi, yeni anayasa paketi beklenmeden derhal değiştirilmelidir. AK Parti dava sürecinde kendisi için böyle bir değişikliğe teşebbüs etmeyerek samimiyetini ispatladı. Şimdi istediği gibi bu konuya el atabilir.
Ancak her şeyden önemli olan Avrupa Birliği ve demokratikleşme yolunda adım atmaktır. İktidar partisi ülkeyi demokrasiye boğmalıdır. Çünkü hem kendisi için hem de ülke için en işe yarayan icraatın demokrasiden geçtiği bir kez daha görülmüştür. Yeni dönemde, AK Parti’den yaşam tarzlarına yönelik rahatlatıcı sözler duymak isteyen kitleler de ihmal edilmemelidir.
Siyasetini AK Parti’nin kapatılması üzerine kuran Baykal ve CHP için zor bir dönem başlıyor. Anlaşılan o ki ‘odak’ konusunu işleyecekler. Ama siyaseten bir gelecek umudu olmadığı için sadece retorikle yol alabilmek mümkün görünmüyor. Mahalli seçimler CHP’ye Baykal’ın siyasi kariyerini sonlandıracak şiddette bir darbe vurabilir. Eğer odak tartışması yaşanırsa mahalli seçimler bir referandum atmosferinde gerçekleşebilir. Dolayısıyla CHP siyasetinin de... 02.Ağustos.2008 09:37:26 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| SİZDEN GELEN YORUMLAR | [1 adet yorum gelmiştir]
|
|
|
serkan 02.Ağustos.2008 10:20:12 |
|
|
 |
|
|
Ne olacak ?
Ne olacağı çok açık ve net belli. Yerel seçimlere kadar Baykal sadece laikllik kelimesini kullanacak. Başbakan şehir şehir proje üretecek. Ak Parti Diyarbakır ve İzmirde dahil olmak üzere Belediyelerin %70 ini alacak. Deniz Çakkal ise siyasete elveda deyip aradan 1 sene geçince tekrar CHP nin başına geçecek :)) |
|
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|