EN SON HABER: (00:54) MİT adına çalışan iki gazeteci...     EURO: 2,0140 - 2,0160    DOLAR: 1,5970 - 1,5990
 

TEVBE; NÂM-I DİĞER: ÖZELEŞTİRİ!

A.Turan Alkan

Konya'daki yurt faciası ilginç ayrıntılarla dolu; ilk hatırladığım şey, Diyanet adına yapılan, "Bu kursla bizim ilgimiz yok!" açıklaması.

İkincisi kurs faaliyetinin izinsiz ve kaçak yürütülüyor olması. Küçücük bir beldede böyle bir ayrıntının gözden kaçırılması garip değil midir?
Üçüncüsü, vaktiyle binayı yapı tekniği bakımından denetlemekle görevli resmi mercilerin, "denetlemiştik, bir şey yoktu" diyebilmesi. Dördüncüsü, olayın üstünden bunca gün geçmesine rağmen evlâtlarını kaybedenlerden kimsenin şikâyette bulunmayışı!

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, şu sözleri söylemekte yerden göğe haklı: "Çocukların dağ başında ne idüğü belirsiz yere hapsedilmesine göz yumanlar takib edilmeli ve cezalandırılmalıdır. Bunlar ortaçağ artığıdır. Bunlar çağdaş devlet denetimi dışında olmaz. Kim görevini yapmamışsa onların yakalarına yapışılmasını talep ve takib ediyorum."

Yıkılan binada Kur'an kursu hizmeti veriliyor; elmayla armutu karıştırmayacağız: Kur'an'a hizmet etmek ayrı bir şey, bu hizmeti verirken kanuna, yönetmeliğe, bilime, teknolojiye kulak asmamak, işi gizli kapaklı "korsan" yürütmeye kalkışmak daha ayrı. Kültür Bakanı'nın tepkisi fevkalade doğru ve hakçadır ve meselenin öteki yüzünü teşhir ediyor; onu bu haklı isyanında ve eleştirisinde yalnız bırakmamak, desteklemek gerek.

Ne yapılabilir?

Çok şey: Evvelâ faaliyetlerini kanun ve nizama uygun yürüten bütün Kur'an kursu yöneticileri ortak bir açıklama yaparak yanlışlığın altını çizer ve sorumluları kınarlar; ardından yetkilileri göreve davet ederek hizmet verilen binaları teknik, idari ve eğitim hizmetleri açısından yeniden denetlenmesini taleb ederler ve verdikleri Kur'an hizmetinin niteliği hakkında toplumu iyice bilgilendirirler. Dileyen her vatandaşın, faaliyetleri yerinde görmesi ve fikir sahibi olması için kuruluşlarını şeffaf hale getirirler. Eksikleri varsa giderirler ve kusurlarını örtbas etmeye kalkışmazlar.

Bir yerde "dinî hizmet" veriliyor olması, "kol kırılır yen içinde" anlayışını tevlid etmemeli.

İkinci safhada yapılması gereken şey, inançları konusunda titizlenen insanların, bu gibi hizmetlerde bulunan kuruluşlardan daha yüksek kalite talep etmesidir. Bakkaldan yoğurt alırken üretim ve son kullanma tarihlerini tiftiklemeye başlayan toplumumuzun, evlâtlarına kimin, nasıl, hangi vasıfta ve kimler tarafından dinî eğitim verildiğini de merak etmesini bekleriz.

"Din" kelimesi, eksiği ve ayıbı örten değil, izâle eden, ortadan kaldıran bir etki gücüne kavuşturulmalı; bunu ancak biz yapabiliriz.

Kimse şikâyette bulunmamış; niçin? İşin içinde minnet duygusu rol oynamış olabilir mi? Bu hizmetler büyük ağırlıkla Allah rızası için "meccânî" yürütülmekte. "Davacı olursam nankör durumuna düşer miyim?" diye mi düşünülmektedir? Hiç ilgisi yok halbuki, kamu davası zaten açılmıştır ama birilerinin öteki çocuklar ve gençler için bir şey yapması lâzım; başka hayatlar kurtulabilsin diye...

Dinî kavram ve kurumları eleştirirken bilgisizlikten ötürü züccaciye mağazasına girmiş filler gibi davranan basın kuruluşlarını, siyasetçileri haklı olarak eleştirdik. Eleştiride inandırıcılığı korumak için bizler de her yanlışa aynı mesafeden bakabilmenin üstesinden gelmeliyiz.

"Tevbe" diye bir kavram var dinde; tevbe, nâm-ı diğer özeleştiri; hatayı tesbit etmeden (bâtılı bâtıl olarak bilmeden), doğruyu tercih edemeyiz (Hakk'ı hak bilip Hakk'a ittibâ!). Bu kadar sabî, Kur'an hizmeti yolunda şehîd olmuş, bu fiilin bir tevbekârı çıkmayacak mı?

Bir kişiden, üç-beş kişiden bahsetmiyorum; bu hadisenin ciddi bir özeleştiri ve teşrih hesaplaşmasına dönüşmesini temennî ediyorum.



04.Ağustos.2008 07:28:41
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[13 adet yorum gelmiştir] TÜMÜNÜ GÖRMEK İÇİN TIKLAYINIZ    
Süleyman 05.Ağustos.2008 01:40:39

İLGİNÇ BİR YAZI!
neden Müslümanlar kaçak Kur'an kursu açar yazar bunu açıklamalı önce, %99 u Müslüman olan bir ülkede Kur'an öğrenmek yasaktır da ondan, yazarın bu konulara değinmemesi gerçekten çok tuhaf... Noluyoruz Müslüman kardeşlerim yasakları sindirdik mi yoksa ??

Ahmet Saygıner 04.Ağustos.2008 22:00:13

Doğrular değişmez
Ahmet Turan Bey'e de Kültür Bakanımıza da yürekten katılıyorum.Biz müslümanlar yanlışlarımızı tekrarladıkça bu yanlışlar maalesef özünde İslam'ın imajını zedeler hale geliyor.1940'larda tek parti döneminde din eğitimi önünde her türlü zorbalık varmış bilmeyen yok,ama bugün türlü imkanlar mevcutken niye hata yapıyoruz? Müslüman bir işi yaptı mı sağlam yapmalı,çevresine her konuda timsal olmalı.Din eğitimi veriyorsak eğitimi veren görevli de inşa ettiğimiz kurum da bu sıfata layık olmalı.

Murat 04.Ağustos.2008 18:17:29

Arkadaşlar yorumlarınızı zaman gazetesinde ahmet turan alkanın k
Arkadaşlar yorumlarınızı zaman gazetesinde ahmet turan alkanın köşesinde bulunan mail adresine postalayınız kendisi bu sitede yazılanları göremeyecektir.

nail 04.Ağustos.2008 17:19:34

DİKKATLİ OLALIM
sayın ALKAN dikkate almamız gereken çok önemli mesele var o da şu: bu ülkede yapılan dini faaliyetlerin hepsinde eleştirilen kuruluşların payı var. Olacak aksaklıklar sizde biliyorsunuz ki her yerde olur. Kaldı ki bu insanlar teslim edilen çocuklara her taraftan daha iyi sahip çıkarlar. Biraz dikkatli yazı yazsak....

suat 04.Ağustos.2008 16:23:57

asıl kusur...
Suçlu aramayalım sayın ALKAN, sayın bakan sözlerinde haklı ama haksız, nedenmi, onlar daha inanan insanın, özgürce yaşamasını güvence altına alamadılar,diğer taraftan Kur'an kursu ve İmamhatip lisesi de ne oluyormuş, bunlar ideoloji düzenini kuranların kontrol etmek amacıyla kurdukları yapılanmalar, islamiyeti öğrenmek ve yaşamak her kesimin boynunun borcudur, ve buna dair eğitim müfredata konmalı isteğe bağlı olarak ilkokuldan üniversiteye kadar gelişerek devam etmeli, imamın, köylünün esnafın dine ihtiyacı varda askerin,polisin, memurun, bürokratın,doktorun, mühendisin,öğretmenin, prof'un vs. ihtiyacı yokmu, bunu ayırırsak aynı toplumun içerisinde aynı olay ve sonuca birbirinden zıt anlayışlar gelişmesinin nedeni başka nedir.. Buna fikir ayrılığı denmez fikir ayrılı karşılıklı görüşmelerle ölçülere bakılarak çözülür, ama inanç yönünde birbirinden eksik veya yanlış bilgilere sahip olanların anlaşmzlığı ölçü kalmayacağı için düşmanlığa dönüşür, buda münafıklar tarafından zevkle işlenir...Bırakın Kur'an kursu nerde neden yıkılmış, siz neden vatandaşın çocukları doğru bilgileri doğru kişilerin elinden ve dilinden doğru yerde ve doğru zamanda öğrenemiyorlar, LAİKLİKliğin içinde vatandaşın isteğine göre dini bilgileri almasına engel bir halmı var, varsa o LAİKLİK değil dinsizlik ve zulümdür, ASIL ÇÖZÜLMESİ GEREKEN ÜLKE PROBLEMİ TEMELDE SİSTEMİN HALKI TANIMAMASIDIR, yüce ALLAH 27 el bombasıyla neler gösterdi, merak etmeyin samimi olun göreceksiniz nasıl düzeliyor inşaallah...

ismail 04.Ağustos.2008 16:09:27

bunun yanındanın yanında...
Sayın Alkan,önceki yazıma ek olarak şunu da belirtmeden geçemiyeceğim.

" İkinci safhada yapılması gereken şey, inançları konusunda titizlenen insanların, bu gibi hizmetlerde bulunan kuruluşlardan daha yüksek kalite talep etmesidir. Bakkaldan yoğurt alırken üretim ve son kullanma tarihlerini tiftiklemeye başlayan toplumumuzun, evlâtlarına kimin, nasıl, hangi vasıfta ve kimler tarafından dinî eğitim verildiğini de merak etmesini bekleriz."

Yukarıdaki paragrafta geçen kalite talebinin muhatabı olarak yalnızca sözkonusu hizmeti veren insanları görmek çok da doğru olmaz kanaatindeyim.Zira bu insanlar inananların topyekün ifa etmekle mükellef olduğu bir işi, çoklarının sergilemekten kaçındığı bir gayreti, nicelerine çok da önemli görünmeyen bir himmeti hususi olarak sergilemektedirler.Bu da bu tip işler bunlara ait,bunların hususi alanıdır gibi bir kanaate yol açıyor zannediyorum.Bahsedilen kalitesizliğin sebebini evvela, her inanan,bir "TEVBE; NÂM-I DİĞER: ÖZELEŞTİRİ!" yaparak kendi nefsinde de sorgulamalı değil midir?Cümlesinin yeterli kalitenin de ötesine geçmesi temennisiyle...sizi beğeniyle takip ediyoruz...

ENES 04.Ağustos.2008 14:40:11

ERTUĞRUL GÜNAY
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, şu sözleri söylemekte yerden göğe haklı: "Çocukların dağ başında ne idüğü belirsiz yere hapsedilmesine göz yumanlar takib edilmeli ve cezalandırılmalıdır. Bunlar ortaçağ artığıdır. Bunlar çağdaş devlet denetimi dışında olmaz. Kim görevini yapmamışsa onların yakalarına yapışılmasını talep ve takib ediyorum"yani DENİZ BAYKALIN,İSMET İNÖNÜNÜN BAZI KOMUTANLARIN AYDIN DOĞANIN VE MEDYASININ,BAHÇELİNİN YAKASINA MI YAPIŞACAKSINIZ.SAYIN GÜNAY SİZİN DEDELERİNİZ BİLMEZ AMA BU MİLLETİN DEDELERİ AĞIRDA DİN EĞİTİMİ ALINDIĞINIDA BİLİR.

SELİM 04.Ağustos.2008 13:11:56

ÖNYARGI
KONUNUZ GÜZELDE KONYADAKİ BİNA İZİNSİZ DEGİLMİŞ VEDE 22 KİŞİ İNGİLİZCE VE bilgisayar kursu için orada imiş araştırın sonra ilave yazarken lazım olacak önyarlı ve acil yorum çok kolay gibi

ismail 04.Ağustos.2008 13:06:07

bunun yanında...
değerli yazarımız, yazdıklarınızda birçok katılınacak yön bulunmakla birlikte unutulmaması gereken bir şey var.söz konusu Kur'an hizmetlerininin,şayet belirtildiği gibiyse,izinsiz yapılmalarında meseleyi problem addeden ve işin kanuni boyutunu neredeyse olanaksız hale getiren belli bir anlayışın varlığı...dendiği gibi elbetteki bunlar aslında son derece şeffaf ve kanunun öngördüğü çerçeveye uygun gerçekleştirilmeli...peki bu husustaki mevzuat,dini hassasiyete sahip,yavrularının bu eğitimi iyi bir şekilde almasını isteyen ana babaları tatmin edecek içeriğe sahip midir?*

esref 04.Ağustos.2008 11:50:07

insaf...
yaznızda ve bu konuyla ilgili genel yazılarda,sanki butip olaylar rutin olaylarmış gibi lanse ediliyor.Bir arap atasözünde:Kader hükmeder akıl baştan gider.der.
Birde Allah aşkına hangi birimiz çoçuğumuzu gönderdiğimiz dağbaşındaki tatil beldelerindeki binaların kontrulünü yapmış,yada plan prujesinin uygunluğunu denetlemişiz.yada okulun,yada yurdun,yada dersanenin vesaie..

selametle

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kasım 30 BÖLGENİN ANKARA'SI ERBİL
Kasım 19 'DALAŞ' DİYALOGLARI
Kasım 17 ÇARPANLAR TIKLASIN SİZİ!
Kasım 15 OOOOO!...
Kasım 12 YANLIŞ, YANLIŞ, YANLIŞ!
Kasım 08 BİR YİĞİT TÜYAP'A GİTSE...
Kasım 05 TAVUK, SOBA VOLKSWAGEN
Kasım 03 'KİH KİH' YOK BEYLER; MİNDERE BUYURUN!
Ekim 29 KAYMAKLI EKMEK KADAYIFI
Ekim 27 BU 'BABA'LARA NE BABA DEĞİYOR YAHU?
Ekim 25 ATATÜRK ANAYASA MAHKEMESİ'NE NİÇİN LÜZUM GÖRMEMİŞTİ
Ekim 18 ORDU VE 'BİZ'!
Ekim 15 TAŞ KIMILDIYOR; İYİ OLUYOR!
Ekim 13 MAVİ KUVVETLER NE KADAR 'MAVİ'?
Ekim 11 TÜRKİYE KÜRTLERİ'NİN GELECEĞİNE DAİR
Ekim 06 GİDİN; HEPİNİZ GİDİN!
Ekim 04 CUMHURİYET ÇOCUĞU
Eylül 29 CEM YILMAZ GÖREVE!
Eylül 27 MODERATÖR!
Eylül 22 'CAFCAF'LI BİR ERGENEKON ANALİZİ!
Eylül 20 PREDATOR!
Eylül 17 GİZLİ KAYIT DEŞİFRESİ
Eylül 15 AL MEKTUPLARINI; VER MEKTUPLARIMI!
Eylül 13 BAŞKAN, BURALAR SENSİZ OLMAZ!
Eylül 10 YILAN GÖRMÜŞ GİBİ
Eylül 08 ÇÖL HIRSIZI
Eylül 06 ALLAH RIZASI İÇİN LAİK OLALIM LÜTFEN
Eylül 03 AKP DİYANET'E EMRETSİN; ORUCU YİYEK!
Ağustos 25 YAHU BİR BAYRAK; AMAN BİR BAYRAK!
Ağustos 20 AHBABLARIMI KINIYORUM
Ağustos 09 [BENCE CHP'YE ARTIK İYİ DAVRANMALIYIZ] ONTİK ZONKLAMA
Ağustos 04 TEVBE; NÂM-I DİĞER: ÖZELEŞTİRİ!
Ağustos 02 GLOBALİZM KAZANDI, TÜRKİYE KAYBETTİ
Temmuz 30 'AKIL OYUNLARI'MI?
Temmuz 28 KURDUN ADI; 'HUKUK DEVLETİ'
Temmuz 26 BİR NUMARA!
Temmuz 19 DENİZANASI GİBİSİN KARDEŞİM!
Temmuz 12 KÖY GÖRÜNÜYOR, DUMAN TÜTÜYOR
Temmuz 07 SİNEKKAYDI MÜRTECİ BUNLAR!
Temmuz 02 TIK TIK; KİM OO? SÜTÇÜÜÜ!..
Haziran 23 ATATÜRKÇÜLER İÇİN YOL AYRIMI
Haziran 21 TÜRKİYE, "ASKERÎ BİR CUMHURİYET" MİDİR?
Haziran 11 HAYIRSIZ EVLAT
Haziran 07 AK PARTİ KAPANSIN; SÜMERBANK AÇILSIN!
Haziran 02 BEYEFENDİ, FERMUARINIZ...
Mayıs 31 DİNLEME KAYDI!
Mayıs 28 İMAM, ÖĞRETMEN DEĞİL; MÜ-TE-AH-HİT!
Mayıs 24 BİLDİRİ
Mayıs 21 DİNCİ!
Mayıs 03 'ORDA ÖYLE BİZDE BÖYLE' HA!..
Nisan 30 BU DEFA -NEYSE Kİ- DEVLET ORADAYDI!
Nisan 28 QH!
Nisan 23 O BELGESEL, İŞTE BU BELGESEL!..
Nisan 21 BAYBURT DAĞLARINDA ORKESTRAM KALDI!
Nisan 19 İSTİKRAR SENİN NEYİNE VESÂYET?
Nisan 14 "İSTEMİYORUUUMM!"
Nisan 12 'KAMU YARARI'NA UYGUN AMBLEM!..
Nisan 09 ÖRGÜT
Nisan 07 DEJA VU!
Nisan 02 BULDUM, BULDUM!..
Mart 31 FEVKALÂDE SIKICI BİR SOSYAL TARİH DERSİ
Mart 29 TIPA!
Mart 26 TARİKAT-I İLHÂNİYE
Mart 22 ENKIRME BE!
Mart 19 PARMAĞINI KİM 'ÜF' ETTİ YAVRUM?
Mart 17 MÜLKİYELİYİM, YAKIŞIKLIYIM, ÜSTELİK CUMHURİYET OKURUYUM!
 
Dünya piyasalarına şok!
Sağlık istismarları son bulacak
Kandırılan çocuklardan şok itiraf
MİT adına çalışan iki gazeteci
TUGAY 25 METREDEN AVLADI-İZLE
Stadyum sunucusundan bomba
Sır perdesi aralandı
Org. Başbuğ'dan bir jest daha
İşte istifanın perde arkası
Hükümet'ten BAYRAM MÜJDELERİ
A.Abdulkadiroğlu
KURBAN DERİSİNİ KİM TOPLAYACAK ?
CHP şaşırtmaya devam ediyor. Bu sözler çok tartışılacak.
Faruk Bilgin
BOMBAY SALDIRISI
Seyfi Müezzinoğlu'nun anlattıkları nasıl bir trajedi ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
BU CAHİL HALK NE DİYOR BÖYLE?
Halk, cahil ve eğitimsizdir.
ekrem-dumanli
Ekrem Dumanlı
TUNCAY GÜNEY'İ REFERANS SAYIYORSANIZ...
Tuncay Güney ile Milli İstihbarat (MİT) arasındaki ilişkiyi belgeleyen bir haber yayınlandı geçen hafta.
engin-ardic
Engin Ardıç
İNCE TARİH
Dostlarım beni uyarıyorlar, "son zamanlarda yumuşadın" ... Peki, sertleşelim azıcık.
rauf-tamer
Rauf Tamer
HESAP TAMAMDIR
Zaten bir tuhaflık vardı.
umur-talu
Umur Talu
PARDON GÖREVİNİZ NEYDİ?
Bazen tekrar gibi oluyor ama araya değişik bir şeyler de koymaya çalışırım.
yavuz-bulent-bakiler
Y.Bülent Bakiler
ATATÜRK DE Mİ ATATÜRK DÜŞMANIDIR?
Savcılarımız, hakimlerimiz, bi­lirkişilerimiz... yel-yepelek işe koyulmuşlardı.
kursat-bumin
Kürşat Bumin
BİR KERE DAHA ADALET BAKANI
Yakın dönemde Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'i doğrudan konu edinen üçüncü yazım bu.