EN SON HABER: (14:52) Diyarbakır saldırısında 1 tutu...     EURO: 2,1180 - 2,1200    DOLAR: 1,6930 - 1,6950
 

ASKER SORUNU, SİVİL SORUNU!

Hasan Cemal

Orgeneral Başbuğ Genelkurmay Başkanı olurken...

Türkiye’de ağustos ayı yalnız Türk Silahlı Kuvvetleri açısından değil, siyaset ve rejim açısından da önemli bir aydır.
Bu nedenle dikkatle izlenir.
Yeni komuta kademesinin belli olması, yeni Genelkurmay Başkanı ile kuvvet komutanlarının kimlikleri, komuta kademesine ilişkin yakın geleceğe dönük öngörüler ya da yükseliş potasına girecek olan komutanların isimleri hem medyayı, hem politika kulisini ağustos ayı -ve tabii öncesi- hep meşgul eder.
Ama olağan değildir bu.
Böyle olmaması gerekir.
Daha doğrusu, ileri demokrasilerde silahlı kuvvetler bizdeki kadar ilgi odağı değildir. O ülkelerde silahlı kuvvetlerdeki nöbet değişimleriyle Türkiye’deki gibi uğraşılmaz.
Bizde tam tersi yaşanıyor.
Yakın geçmişi düşünün.
Hilmi Özkök Paşa’nın Genelkurmay Başkanlığı’nın önlenmesi için hükümetle ordu zirvelerinde yapılan manevraları... Zamanın Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu Paşa’nın Özkök Paşa’nın altını oyarken sergilediği kıvrak oyunları...
Şöyle bir anımsayın.
Genelkurmay Başkanlığına veda etmekte olan Orgeneral Büyükanıt’ın bu koltuğa oturması da az fırtınalı olmamıştı.
Bu koltuğun yeni sahibi Orgeneral İlker Başbuğ’un Genelkurmay Başkanlığı’na yükseliş süreci de birçok spekülasyonu beraberinde getirmedi mi?..
Ne yatıyor bunların altında?
Çok şey söylenebilir.
Belki tek cümle yeterli:
Asker ile siyaset fazlasıyla iç içe de olduğu için, ordu sanki ‘devlet içinde devlet’miş, ordu sanki ‘parti’ymiş gibi hareket ettiği için, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde olup biten çok yakından ilgilendiriyor Türkiye’yi, hepimizi...
Peki, ordu neden devlet gibi?..
Ordu niçin parti gibi?..
Bu soruların yanıtlarıyla ilgili olarak eski başbakanlardan, Rize milletvekili Mesut Yılmaz’ın bu yakınlarda Avrupa Parlamentosu’ndaki bir konferans konuşması aklıma geldi.
Sanıyorum şöyle demişti:
“Türkiye’de irtica ve bölücülük sorunları çözülmediği sürece asker siyasetten çekilmez.”
Yılmaz, bu sözü daha farklı ifade edebilir, örneğin şöyle diyebilirdi:
“Asker, irtica (laiklik) ve bölücülük (Kürt meselesi) sorunlarından siyaseten elini çekmediği sürece bu sorunlar çözülmez.”
Şöyle devam edebilirdi:
“Bu sorunların çözümü, öncelikle, seçilmiş sivil iktidarların işidir, asker bu açıdan sivil otoriteye tabidir.”
Sayın Yılmaz bunun böyle olduğunu, kendi başbakanlık deneyiminden dolayı gayet iyi bilir. Böylesi sorunlardan dolayı kapalı kapılar arkasında askerden nasıl yakındığını ben de bilirim.
Bu ülkede seçim sandığından çıkarak başbakanlık koltuğuna oturan her siyasetçi, ‘asker sorunu nedir?’ sorusunun anlamıyla kendi iktidar döneminde yüz yüze gelmiştir.
Güneydoğu ve Kürt sorunu deyince gelmiştir. Kıbrıs deyince gelmiştir. Demokratik laiklik, din eğitimi deyince gelmiştir. Üniversite ve YÖK deyince gelmiştir. Yerel yönetim reformu deyince gelmiştir. Ermeni meselesi deyince gelmiştir. AB çerçevesinde birinci sınıf demokrasi ve hukuk devleti deyince gelmiştir.
Darbe ve muhtıraları düşününce de gelmiştir, ‘asker sorunu’nun anlamıyla yüz yüze...
Bunları Yılmaz da elbette bilir.
Yaşamıştır çünkü...
Ama bugün siyaset yapmak istediği için de askeri karşısına almak istemez. O yüzden, “Asker elini çekmediği sürece ne Kürt sorunu çözülür, ne de irtica” diyecek yerde, cümleyi ince bir oportünist çizgide ya da Demirelvâri kurarak, “Bu sorunlar kaldığı sürece asker siyasetten elini çekmez” der.
İşte ‘sivil kanat’taki bu tutumdur ki, ülkemizde ‘asker sorunu’nun varlığını bugünlere kadar devam ettirmiştir.
Siyaset oyununu askerin çektiği ‘kırmızı çizgiler’ içinde oynayan -oportünizme yatan, iktidarı bir şey yapmak için değil, kendileri için isteyen- siyasetçiler, bu ülkede demokrasi ve hukuk çıtasını çağdaş düzeye çıkarmaktan uzak kalmışlardır.
Bir başka deyişle:
Bu ülkenin bazı temel sorunlarının ‘askere teslim olarak’ çözülemeyeceği gerçeğine yan çizmişlerdir.
Başbakan Erdoğan ne yapacak?
Teslim olacak mı?
Olmayacak mı?
Öyle kolay bir soru olmadığını gayet iyi biliyorum. Türkiye’de bazı sorunların anası olarak asker sorunu nedir yıllardır farkındayım.
Ama şu gerçek de yadsınamız:
Asker sorunu aynı zamanda bir ‘sivil sorunu’dur.
Orgeneral Başbuğ, Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna otururken belki daha çok okunur diye yazdım bu konuyu bir kez daha...


05.Ağustos.2008 09:20:17
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[2 adet yorum gelmiştir]    
haydar selçuk 06.Ağustos.2008 01:39:32

Büyük ülke olmak birlikle mümkündür
Asker ülkenin olduğu kadar siyasetinde bekçisi olması Gerekirken Demirel ve mesut yılmaz gibi Siyasetçiler Askerin bekçisi olduklarından Şimdi ne Asker karşısında nede millet nezninde irtibarları var Türkiye bugun bölgesinde ve Dünyada her zamankinden daha irtibarlı

VOLKAN 05.Ağustos.2008 14:33:21

MESUTA SORMAK LAZIM
SİYASETÇİ ,ÜLKEYİ YÖNETMEK İÇİN,HALKIN SORUNUNU ÇÖZMEK İÇİN,ÜLKEYİ GELECEĞE TAŞIMAK İÇİN,VATANDAŞIN İYİ BİR YAŞAM SÜRMESİ İÇİN SİYASET YAPAR.MESUT BUNLARI AMAÇ EDİNMEDİĞİNE GÖRE AMACI NEDİR?
YOKSA ÖNCEKİ GİBİ ÇALMAK,ÇIRPMAK.KARANLIK İŞLER ÇEVİRMEK İÇİN Mİ ?MESUDA ŞUNU DA SORMAK LAZIM.DOYMADIN MI ARKADAŞ?SİLİKLERE VE SIĞINTILARA ARTIK OY YOK BU BÖYLE BİLİNE.....BU MİLLET KUMARBAZLARI DA SEVMEZ.

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kasım 13 UNUTTUNUZ MU, SİZE DE BAĞIRDILAR,
Kasım 08 ERDOĞAN'IN PKK VE KÜRT MESELESİNDEKİ ÇİZGİSİ...
Kasım 04 SAYIN BAŞBAKAN, ŞU YAZIYI BİR ZAHMET OKUR MUSUNUZ?...
Ekim 30 BİZ NEREDE YANLIŞ YAPIYORUZ SORUSUNU DÜŞÜNMEK!
Ekim 28 BU MEMLEKETTE BARIŞ,HUZUR VE İSTİKRAR GETİRMEYEN KAFA!
Ekim 24 ERGENEKON DAVASI, HUKUK VE DEMOKRASİ SINAVIDIR!
Ekim 21 BİR ANKARA HAYALİM VAR!
Ekim 12 SAYIN BAŞBAKAN, YOKSA TESLİM OLMA SIRASI SİZDE Mİ?
Ekim 11 ERDOĞAN'IN YAPMASI GEREKENLERİ BAŞBUĞ MU YAPIYOR?..
Ekim 10 SAYIN BAŞBAKAN, KANLI TUZAĞIN ARDINDAKİ MANTIĞA TESLİM OLACAK MISINIZ?
Ekim 09 SAVAŞ TAM TAMLARINA KULAK VERECEĞİNİZE RESMİN TÜMÜNÜ GÖRÜN!
Ekim 08 SORUN, ASKERİN TEKELİ ALTINDA KALDIĞI SÜRECE ÇÖZÜLEMEZ!
Ekim 07 YAZIK, TÜRKİYE’NİN MORALİ YİNE BOZULMAYA BAŞLADI!
Ağustos 31 KONUŞKAN ASKERLE ASKER SORUNU!
Ağustos 26 SİYASETTE YENİ DÖNEM NOTLARI (1)
Ağustos 09 RADİKAL HUKUK REFORMU ŞART!
Ağustos 08 ALEVİ YURTTAŞLARLA BARIŞMANIN YOLU...
Ağustos 05 ASKER SORUNU, SİVİL SORUNU!
Temmuz 24 İSTİKRAR VE YUMUŞAMANIN İLK ADIMINI MAHKEME ATACAK MI?
Temmuz 22 KRİZ ZAMANLARI TOZ OLAN TATLI SU DEMOKRATLARI!
Temmuz 10 ERGENEKON: MAHKEMEDE DAĞ FARE DOĞURURSA...
Temmuz 09 PAŞALAR TUTUKLANINCA ‘HUKUK’U ANIMSAYANLARA BİR ÇİFT SÖZ...
Temmuz 02 FUTBOL YÜZÜNDEN YAZAMADIKLARIM (1)
Mayıs 27 BIÇAK SIRTINDAYIZ!
Mayıs 25 'TÜRKLER ADAM OLUR DA MEVZUAT MÜSAİT DEĞİL'
Mayıs 21 SİYASET İSTİKRARSIZLAŞIRKEN, AKLIN YOLU NEDİR Kİ?..
Mayıs 17 BİLİYORSUNUZ DEĞİL Mİ, AB İLE İLİŞKİLER ‘İÇ İŞLERİ’DİR!
Mayıs 13 YOLUN SONU GELSİN İSTİYORSAK, KAPSAMLI STRATEJİ ŞART!
Mayıs 09 BEN O RÜYADAN UYANDIM, YOKSA SİZ HÂLÂ UYUYOR MUSUNUZ?..
Mayıs 07 GERÇEKLERİ MAKASLAMAK, HALININ ALTINA SÜPÜRMEK!
Mayıs 03 ERDOĞAN, YOL HARİTASINI NİYE BİR TÜRLÜ ÇİZEMİYOR?
Mayıs 01 1 MAYIS’A ŞİDDET VE KAN BULAŞMASIN!
Nisan 30 HEDEF ÖNCE BAŞI, SONRA GÖVDEYİ Mİ TESLİM ALMAK?
Nisan 24 AKP KAPATILIRSA, YENİ HÜKÜMET NASIL KURULUR?
Nisan 20 ÖZAL VE SİYASİ İKTİDAR
Nisan 19 SÖYLEYİN, NE ZAMAN SES VERECEK BU ÜLKE?
Nisan 18 301 YAZISI YAZMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI...
Nisan 17 MAPUSLAR SARAYI’NDA DARBE TERTİPLERİ...
Nisan 12 367 VAKASI:
Nisan 09 ASKERLE DEMOKRASİ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?..
Nisan 04 DEMOKRASİ SORUNU ÇÖZÜLMEDEN, AŞ VE İŞ SORUNU DA ÇÖZÜLMEZ!
Nisan 03 BRİÇ KULÜBÜNDE PİŞPİRİK OYNANMAZ!
Nisan 02 TAYYİP ERDOĞAN’I NASIL BİR GÜNDEM BEKLİYOR?..
Nisan 01 ‘YARGISAL DARBE’ SÜRECİ MAALESEF BAŞLADI
Mart 28 AKP’DEN DEĞİL, DEMOKRASİDEN YANA OLMAK!
Mart 27 ERGENEKON’LU, DARBELİ, AKP’Lİ NOTLAR
Mart 25 DARBECİLİKTEN,CUNTACILIKTAN DEMOKRASİ KAHRAMANLIĞINA...
Mart 21 WASHİNGTON’DA TÜRKİYE ÖNEMSENİYOR, ÇÜNKÜ...
Mart 20 ASKERİ VE HUKUKİ DARBELER ÇÖZÜM DEĞİL
Mart 18 HUKUK DİYE DİYE HUKUK VE DEMOKRASİ KATLEDİLDİ !
Mart 11 DEMOKRASİ NE ZAMAN ‘ORTAK PLATFORM’ OLARAK BENİMSENECEK?
Mart 05 PKK ELEŞTİRİSİ YOK GİBİ!
Ocak 27 BAKALIM,BAŞBAKAN ERDOĞAN BİR İSTİSNA OLABİLECEK Mİ?
Ocak 24 SONUNA KADAR GİDİLECEK Mİ?
Ocak 12 ERDOĞAN'IN KOYDUĞU HEDEFLER İYİ AMA...
Ocak 06 BARIŞA BİR ŞANS VERMEK,BÜTÜN SÖYLEDİĞİMİZ BU!
Ocak 04 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR- 4
Ocak 02 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR
Aralık 28 'OPERASYON'UN ARKASI GELECEK Mİ?
Aralık 16 TÜRBAN YA DA DİN KORKUSU
Aralık 15 FIRSAT KAÇMASIN, YAZIK OLUR!
Aralık 05 KATLİAMIN ÜSTÜ MÜ ÖRTÜLMEK İSTENİYOR?
Kasım 28 İKİ TOKAT!
Kasım 23 NEDEN OLMASIN?
Kasım 22 PKK'YI İZOLE SÜRECİ İYİ İŞLİYOR!
Kasım 20 ŞİDDETE KARŞI AKILLA, SABIRLA MÜCADELE!
 
Polat Alemdar karizmayı çizdirdi !
Ergenekon'da ŞOK
Bu fotoğraf ÇOK KONUŞULACAK
Ergenekoncuların kaçırmadığı dizi !
Doğan'a gönderilen gizli mektup
CHP'ye övgü, Ak Parti'ye kapatma !
Millilerimiz şov yaptı ! İŞTE GOLLER
Dolar fırladı ! Borsa ise...
Bu sorunun cevabını bilene yüz puan !
CHP karıştı !
Ahmet Böken
BİR AKREDİTASYON HİKAYESİ
Anasol-D iktidarı dönemiydi.
C. Tayyar Kala
BAYKAL ÇARŞAFA SARILDI!
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı hayretle takip ediyorum.
Asım Yıldırım
VE BİZ…
Aslında son iki yazımda aktardığım bilgilere yapılacak çok sayıda ek var.
A.Abdulkadiroğlu
SAYIN BAYKAL O İŞ ÖYLE OLMAZ!
CHP lideri Baykal ne yapmaya çalışıyor?
Faruk Bilgin
ABDULLAH GÜL MÜ, TAYYİP ERDOĞAN MI?
Birileri, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Tayyip Erdoğan'ın arasını açmak istiyor?
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
BIRAKIN ALLAH AŞKINA
Bazıları Baykal’ın ‘çarşaf açılımı’nı önemseyebilir ama ben hiç ciddiye almıyorum.
bulent-korucu
Bülent Korucu
YARSAV BAŞKANI YARGIÇLARA GÜVENMİYOR MU?
"Hastanelere ve verdikleri raporlara güvenmeyin. Çok hatalı ve ölümcül sonuçlar doğurabilecek raporlar verilebiliyor."
engin-ardic
Engin Ardıç
KİMSE YEMEZ
Faşistler, "kendi yağımızla kavrulalım" önerisini pek severler.
fehmi-koru
Fehmi Koru
CHP AKP'LİLEŞTİRİLİYOR MU?
Baş döndürücü bir hızla geliştiği için olanı kolayca anlamamız ve bir-iki yazıyla irdelememiz mümkün değil.
huseyin-gulerce
Hüseyin Gülerce
ÖRTÜLÜ HANIMLAR CHP'DE, HİLE HURDA YOK MU?
CHP lideri Deniz Baykal, birkaç gün önce İstanbul Sultangazi'de, partisine yeni katılanlar için düzenlenen törendeydi.