|
REKTÖR ATAMALARI 
Aslında bu iş ne Sezer'le başladı, ne de Gül'le...
Olayı taa, Atatürk döneminde yapılan ve Darülfünun Reformu diye adlandırılan büyük kıyıma kadar götürmek mümkün. Hani şu yüzlerce değerli bilim adamının "saltanatçı, hilafetçi" gibi yaftalarla bir kalemde harcandığı günlere...
Böyle kötü bir gelenekten geliyoruz biz ve bu kötü gelenek katlanarak, özellikle 27 Mayıs'tan sonra iyice azıtarak sürüp geliyor.
Ondan sonra gelen her darbe; 12 Mart, 12 Eylül, üniversitelerde yeni yeni kıyım dalgaları yaratırken, üniversitelerin de aşırı politizasyonuna ve kendi içlerinde otoriterleşmesine yol açıyor. Hemen her dönemde, tıpkı siyasette olduğu gibi, üniversitelerde de devr-i sabık'lar yaratılıyor. Özetle, siyasetçiler üniversiteyi rahat bırakmıyor; üniversiteler de siyaseti...
Sonuçta bugün, karşılıklı etki tepki ilişkisi içinde, siyasetçilerin davranışlarının mı üniversite yönetimlerini aşırı politize ettiğini, yoksa üniversite yönetimlerinin aşırı politizasyonunun mu siyasetçilerin ellerini üniversitelerin içine sokmasına yol açtığını değerlendirmenin zor olduğu bir noktadayız.
Ama en azından şunu söyleyebiliriz ki, özellikle 28 Şubat'tan sonraki dönemde üniversite yönetimleri ülke çapındaki malum saflaşmada en militan rolü oynayan taraf oldular. Üniversiteleri, Türkiye'nin yaşadığı büyük değişimin sosyal, siyasal, kültürel, ekonomik dinamiklerini tahlil etmek üzere harekete geçireceklerine; kavganın ve kutuplaşmanın yerini tartışmanın ve anlama çabasının alması için bilimi toplumun hizmetine vereceklerine; bizzat kendileri kutuplaşmanın en uç noktasında yer aldılar; en fanatik taraf oldular.
Bu öylesine bir taraf oluş idi ki, sonuçta bazı önemli rektörlerin isimleri Ergenekon Davası'nın iddianamesine kadar girebildi. Cumhuriyetin bekçiliğine soyunarak, laikliğin elden gittiği korkusu pompalayarak, darbe savunuculuğundan ara rejim şakşakçılığına kadar bütün antidemokratik projelerin yanında ve hatta en ön safında yer aldılar.
Dışa karşı bunu yaparken, kendi içlerinde de otoriterleştiler; üniversiteyi tek çeşit fikrin egemen olduğu tek sesli kurumlar haline getirmeye çalıştılar.
Üniversitenin böylesine militan bir politik mihrak haline gelmesi siyasetçiler açısından müdahaleyi de kaçınılmaz hale getirdi.
Nitekim Gül de bunu yaptı; aşırı politikleşmiş kimi aktörlere karşı politik bir tutum aldı. Peki bu durum ilelebet böyle mi gidecek; yoksa kısır döngüyü kırmanın bir yolu var mı? Geçenlerde Sabancı Üniversitesi Rektörü Tosun Terzioğlu bir röportajında söylüyordu ve benim de çok aklıma yattı. Eğer doğru dürüst bir işleyen bir sistem olsa, üniversitelere rektör bile gerekmez, dedi...
Böyle bir noktaya kolay kolay gelebileceğimizi sanmıyorum. Ama hiç değilse, rektör tayinlerini hükümet kuruluyormuş gibi heyecanla takip etmekten kurtulmamız için, üniversite yönetimlerinin günlük politikanın en göbeğinde aktif militanlar olarak yer almaktan sakınması gerekiyor.
Aslında bu onların özerkliğinin de güvencesi olacak. Aynı şey, ordu açısından da geçerli elbette. Kurumlar kendi alanlarına çekildiğinde bizim de, siyasetçilerin de ilgi odağı olmaktan çıkacaklar. Demokratik rejim rayına girdiğinde, ne YAŞ'taki terfi ve tayinler ilgimizi çekecek artık, ne de rektör atamaları...
Bütün bu yazdıklarımdan üniversiteler apolitik olsun, üniversite öğretim üyeleri politikayla ilgilenmesin, diye bir sonuç çıkarılmasın sakın.
Üniversitedeki bilim insanlarımızın siyasetle yakından ilgilenmelerine, siyasete düşünsel katkılar yapmalarına, araştırmaları ve fikirleriyle siyasi vizyonumuzu zenginleştirmelerine her zaman ihtiyacımız olacak.
Ama tehlikeli bir siyasi kamplaşma içinde, fanatik takım taraftarları gibi fanatikçe yer almalarına değil...
08.Ağustos.2008 11:19:14 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| SİZDEN GELEN YORUMLAR | [6 adet yorum gelmiştir]
|
|
|
AHMET BAŞTANER 08.Ağustos.2008 21:31:07 |
|
|
 |
|
|
Velev ki
Atamalar velev ki ideolojik olsun, seçilmişler ve bu ülkenin bilim adamları. Rektör olmaya hakları vardır. Alemdaroğlundan, Akbuluttan ve diğer CHP emir erlerinden daha kötü bir yönetim gösteremezler ya. Hatta Ergenekon çetesi üyelerden daha iyi olacakları kesin. |
|
|
|
MASTER 08.Ağustos.2008 17:19:04 |
|
|
 |
|
|
ÇOK GÜZEL BİR ANALİZ VE NEZİH İFADELERLE SORUN AÇIKLANMIŞ...
GÜLAY HANIMIN HERZAMAN BİLDİĞİMİZ VE GÜVENDİĞİMİZ GİBİ DEMOKRATİK YAKLAŞIMLARINDAN BİRİ... AMA KONUYU İYİ ANALİZ ETMİŞ... Demokratik rejim rayına girdiğinde, ne YAŞ'taki terfi ve tayinler ilgimizi çekecek artık, ne de rektör atamaları...
Üniversitenin böylesine militan bir politik mihrak haline gelmesi siyasetçiler açısından müdahaleyi de kaçınılmaz hale getirdi. YAKLAŞIMI ÇOK DOĞRU. Yürütme yetkisini paylaşmak isteyen YÖK başkanının da olduğunu unutmadık...
Gülay hanıma teşekkürler... |
|
|
|
Halis Özaydeniz 08.Ağustos.2008 14:15:05 |
|
|
 |
|
|
Sezeryan dönemindeki atamalarda es geçilen kişilerin Gül döneminde yapılmıştır.Bu yöndede bakılması gerektiğini düşünüyorum.Atamalarla ilgili bir kaç soru aklıma geldi sizinle paylaşmak istiyorum.
_ Gülün yaptığı atamalarda beklenen kişiler atansaydı sezer döneminin yanlışlıklarının devamı olmayacakmıydı?
_ Eğer öyleyse Gülün atamaları yerinde ve adil olmuyormu?
_Atanan kişiler tepkilerden yola çıkarak anlaşılıyorki öncekilere göre farklı düşünceye sahip kişiler.Bu farklılık atamaya ve üniversitelere bilimsel olarak ayrı bir ışık tutmuyormu?
_ |
|
|
|
gladi 08.Ağustos.2008 14:04:32 |
|
|
 |
|
|
atmaları
Cumhurbaşkanı yapıyor bu hep böyle gidiyor ... kafasını kimse yormasın ... |
|
|
|
Ugur 08.Ağustos.2008 12:54:48 |
|
|
 |
|
|
ATAMALAR
Atamalar sanmıyorum ideolojik... Sezer'in atadıgı üyeler kümeleştiler üniversitelerde baskıyla oy attırdılar kendilerine..Şu an yapılmak istenen Gül'ü yıpratmaktır. Atamaların hiçbir ideolojik yanı yoktur. Akaydın atanmadı diye yas mı tutacagım.Evet atanmamıs iyi de olmus... Yani haberleri yasananları biliyoruz. Kimse şimdi kıl tüy bilmem ne demesin... |
|
|
|
Alparslan TÜRKOĞLU 08.Ağustos.2008 11:45:07 |
|
|
 |
|
|
REKTÖR ATAMALARI
Rektör atamalarında bu tür atamalar sadece şimdi değil önceki Cumhurbaşkanları zamanındada aynı şekilde rektör atamaları yapılmaktaydı. o zaman CHP liler neredeydi Türk Halkı sormazmı onlara |
|
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|