EN SON HABER: (17:58) Döviz günü nasıl kapattı ?...     EURO: 2,1320 - 2,1340    DOLAR: 1,7080 - 1,7100
 

ÖRTÜLÜ OPERASYONLAR

Mahir Kaynak

Ergenekon soruşturması sadece hukuki bir süreç mi yoksa bir dönemde uygulanan politikaların sona erdirilmesi midir sorusunun cevabı verilmelidir.

Eylemlerin bir ucu devlet görevlilerine diğer ucu yer altı dünyasına ulaşıyor. Acaba devlet kurumları mı yeraltını kullandı, yoksa yer altı mı, belki de dış bağlantılarıyla, devleti yönlendirdi?

Devlet görevlisi oldukları şüphe taşımayan hatta resmi kimlikleri olan ama aynı zamanda suç işleyen hatta bu yüzden hüküm giyen insanların varlığı ne anlama geliyor? Yeşil’i ya da Çatlı’yı hangi kimlikleriyle tanımlayacağız? Üstelik benzer nitelikte çok sayıda insanın bulunması bir dönemde bu çifte kimlikli insanların topluma yön verdiği sonucunu doğurur mu?

Benzer bir durum olayların devlet tarafından ne zaman öğrenildiği sorusunda da gözleniyor. Birçok eylemin uzun zamandan beri bilindiği, izlendiği, faillerle iç içe yaşandığı anlaşılıyor. Eğer bunlar bir suç ise neden bu zamana kadar beklendiği anlaşılamıyor.

Siyasetin bu sürecin bir parçası olduğu iddiaları bir iftira olmanın ötesine geçiyor ve en azından, ciddi bir şüpheye dönüşüyor. AKP’ye rakip olacak bir sağ ittifakın siyaset dışı faktörlerle engellendiği söyleniyor. Önemli siyasi kararların nasıl alındığı sorusunun cevabı bir takım parasal ilişkilerle açıklanıyor. Yaratılan bu şüphe bazen bir karalama kampanyasına dönüşüyor ve YAŞ kararlarının lüks bir otomobilin gölgesinde alındığı bile söyleniyor.

Hukuk dışı eylemleri yapanlar ülkenin güvenliğinin tehdit altında olduğunu ve bunları yapmasalardı varlığımız sürdüremeyeceğimizi söylüyor. Yani söz konusu olan ülkenin güvenliği ise gerisi teferruattır demeye getiriyorlar. Bir başka iddia teröristlerin kural dışı davrandıkları ve onlarla aynı metotlarla mücadele etmekten başka bir çarenin olmadığı. Yani çeteyle çete gibi davranarak mücadele edileceği söyleniyor.

Bu yolun çıkmaz sokak olduğunu söylediğiniz zaman başka ülkelerde de aynı şeyin yapıldığı cevabını veriyor ve bir tane örnek göstererek binlerce eylemi mazur gösteriyorlar. 12 Eylül dönemi bu anlayışın laboratuvarı işlevini üstleniyor. Yüzbinler gözaltına alınıp işkence yapılırken vatanı kurtarmanın başka yolu olmadığı söyleniyor.

Bireysel vatan kurtarma eylemleri devletin yeterli olmadığı, bu duruma seyirci kalınamayacağı ve herkesin üstüne düşen görevi yapması gerektiği tezine dayanıyor. Bu durumda bazı kurallar koymak gerekiyor ve önerilerimi sıralıyorum:

Ülkenin güvenliğini sağlamak devletin görevidir. Bu konuda bir eksiklik gören devletin yerine geçmek ya da geçme iddiasında bulunanlarla birlikte olmak yerine devleti güçlendirmelidir. Devlet kural koyar ve bunlara uyar. Kuralsız davranan her kurum, adı devlet de olsa, çeteye dönüşür.

Örtülü operasyonlar, yani hukuka aykırı eylemeler istisnadır. Bunu bir kural haline getirmek devlet vasfını kaybetmek anlamına gelir. Ayrıca bu gibi eylemlerin sınırları, kimlerin yetkili olduğu kurallarla belirlenmelidir ve bu yola başvurmamak için büyük özen gösterilmelidir. Eğer bir ülke devletin dışında kurtarıcılara muhtaç hale gelmişse zaten kurtarılacak bir şey kalmamış demektir.


09.Ağustos.2008 09:44:53
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[2 adet yorum gelmiştir]    
MAKSUT AKINCI 09.Ağustos.2008 13:15:49

HAY AĞZINIZI ÖPEYİM MAHİR BEY
ALLAHAŞKINIZA doğallığım ve eyitim düzeyimden dolayı pot kırmalarım olursa kusuruma bakmayın ne olur. Efendim aynen bugünkü yazınızda olduğu gibi devlet bütün kurumlarıyla beni suç işlryerek vatan kurtarmaya itmekte. Şöyleki: Bağkura borcum olmadığı halde, yıllardır valilerle küfürleşme bazında!!! hastalığımdan dolayı yardım taleplerimin (yerel ve ulusal basına da duyurarak) olmasına, dosyamın arasında ''sağlığı askerliğe uygun değildir'' raporu olmasına ve devletin bu hukuksuzluk üzerinde deşifre olma riskinin ayan beyan ortada olmasına rağmen bağkur beni doktora sevketmedi. bu olayın üstüne nüfus müdürlüğü 140 KURUŞUM çıkmadığı gerekçesiyle eski ve yeni nufus cüzdanıma el koydu. VALİye ulaşmama POLİS ENGEL OLDU? Jandarma ve basın dahil aklıma gelen her yere şikayet ettim, şu anda KİMLİKSİZİM!
Bu ağır pisikolojik baskı altında Hüseyin gülerce'ye hitaben suç teşkil eden birşeyler yazarak oktay Ekşi'ye ve onların verdiği - postmaster@mail.hotm - adresine de gönderdim.
Yenihatalara düşmemem maksatlı benimle de diyaloğa geçerek olyı basına taşımanızı, veya sessizce çözüme kavuşturmanızı saygılarımla talep ederim.
Maksut Akıncı
Büyükyıldız köyü- TOKAT
Ev-TEL: 0356 237 63 33 CEP:05427225066
NOT:O EKŞİ' ye gönderdiğim yazıyı size de gönderebilirim, bilgisayarımda kayıtlı.

ESER Ş. 09.Ağustos.2008 12:21:55

Yanlış Yanlıştır
Örtülü operasyon veya örtülü ödenek adı ne olursa olsun tamamen yanlış bir uygulama ve art niyetli kişilerin işine yarayan birşey.Bugüne kadar bu şekilde faydalı bir iş yapılmamıştır, Örtülü ödenekten bildiğimiz kadarıyla hep millet aleyhtarı yerlere para aktarılmış ve örtülü ödenekten silah alınıp örtülü operasyon yapılmış,
her nedense hepsi de yanlış kişilerin işine yaramış.Nasıl bir ülkede ve
kimlerle yaşıyoruz insan şaşıyor.

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kasım 18 ÜÇÜNCÜ HAMLE
Kasım 15 ERGENEKON
Kasım 09 DÖNÜŞÜM
Kasım 08 YANILGI
Kasım 01 KEŞİF UÇAĞI
Ekim 26 ANALİZ
Ekim 25 REKABET
Ekim 07 FARKLI BİR MODEL
Ağustos 16 MASAL
Ağustos 09 ÖRTÜLÜ OPERASYONLAR
Ağustos 03 HANGİ AŞAMADAYIZ?
Haziran 29 PUSULA YANILIR MI?
Haziran 14 SİYASET OYUNU
Mayıs 27 27 MAYIS
Mayıs 20 SİYASET NEREDE?
Mayıs 18 TELEKULAK MI?
Mayıs 11 SENARYOLAR
Mayıs 04 ÖNCESİ VE SONRASI
Nisan 22 AĞLAR ÖRÜLÜRKEN
Nisan 12 AŞI TEORİSİ
Mart 09 MİLLET VE DEVLET
Mart 08 DÖNÜŞÜM MÜ?
Mart 01 GÖRÜNMEYENLER
Şubat 24 KARA HAREKATI
Şubat 23 HANGİSİ DOĞRU
Şubat 17 YANGINLAR
Ocak 29 AKİL DEVLET
Ocak 27 KURUYAN NEHİR
Ocak 26 YANLIŞ ADRESLER
Ocak 20 AYRINTILAR
Ocak 19 TÜRBAN TARTIŞMASI
Ocak 15 ALEVİ AÇILIMI
Ocak 06 HOROZ DÖVÜŞÜ
Ocak 05 TÜKENİŞ
Aralık 30 TERÖR VE ARKASI
Aralık 23 SINIRLAR
Aralık 15 FRANSA’NIN TAVRI
Aralık 08 NEYİ NASIL YAPMALI?
Aralık 04 PROJE
Aralık 01 KAHVALTI
Kasım 25 GECİKSE DE YERİDİR
Kasım 20 NEREDEN BAKMALI?
Kasım 11 DOĞRU TANIMLAYALIM
 
Polat Alemdar karizmayı çizdirdi !
Bu fotoğraf ÇOK KONUŞULACAK
Ergenekon'da ŞOK
CHP'ye övgü, Ak Parti'ye kapatma !
Millilerimiz şov yaptı ! İŞTE GOLLER
Ergenekoncuların kaçırmadığı dizi !
Bu sorunun cevabını bilene yüz puan !
Doğan'a gönderilen gizli mektup
Dolar fırladı ! Borsa ise...
Şivan büyük bir sürpriz hazırlıyor ! - İZLE
Ahmet Böken
BİR AKREDİTASYON HİKAYESİ
Anasol-D iktidarı dönemiydi.
C. Tayyar Kala
BAYKAL ÇARŞAFA SARILDI!
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı hayretle takip ediyorum.
Asım Yıldırım
VE BİZ…
Aslında son iki yazımda aktardığım bilgilere yapılacak çok sayıda ek var.
A.Abdulkadiroğlu
SAYIN BAYKAL O İŞ ÖYLE OLMAZ!
CHP lideri Baykal ne yapmaya çalışıyor?
Faruk Bilgin
ABDULLAH GÜL MÜ, TAYYİP ERDOĞAN MI?
Birileri, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Tayyip Erdoğan'ın arasını açmak istiyor?
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
BIRAKIN ALLAH AŞKINA
Bazıları Baykal’ın ‘çarşaf açılımı’nı önemseyebilir ama ben hiç ciddiye almıyorum.
bulent-korucu
Bülent Korucu
YARSAV BAŞKANI YARGIÇLARA GÜVENMİYOR MU?
"Hastanelere ve verdikleri raporlara güvenmeyin. Çok hatalı ve ölümcül sonuçlar doğurabilecek raporlar verilebiliyor."
engin-ardic
Engin Ardıç
KİMSE YEMEZ
Faşistler, "kendi yağımızla kavrulalım" önerisini pek severler.
fehmi-koru
Fehmi Koru
CHP AKP'LİLEŞTİRİLİYOR MU?
Baş döndürücü bir hızla geliştiği için olanı kolayca anlamamız ve bir-iki yazıyla irdelememiz mümkün değil.
huseyin-gulerce
Hüseyin Gülerce
ÖRTÜLÜ HANIMLAR CHP'DE, HİLE HURDA YOK MU?
CHP lideri Deniz Baykal, birkaç gün önce İstanbul Sultangazi'de, partisine yeni katılanlar için düzenlenen törendeydi.