EN SON HABER: (01:28) Ceyhan'da uçak düştü id...     EURO: 1,9830 - 1,9850    DOLAR: 1,5630 - 1,5650
 

İKTİDARLAR VE 'MEDYA TACİRLERİ'

Şahin Alpay

Öncelikle belirtilmesi gereken, Alman savcılarının ortaya çıkardığı "Deniz Feneri" yolsuzluğunun vahameti.

Umarım yargı süreci yolsuzluğu gerek Almanya, gerekse Türkiye'deki bütün sorumlularıyla ortaya çıkaracaktır.
Yolsuzlukla ilgili haberlerin Başbakan Tayyip Erdoğan ile medya patronu Aydın Doğan arasında ateşlediği kavgaya gelince, bununla ilgili yorumların bence en dikkate değer olanı, AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk'ın söyledikleri:

"Genelde başbakanlar kendileri hakkında beğenmedikleri haberler ya da yorumlar yayımlandığında medyaya baskı kurma yoluna gitme konusunda çok dikkatli olmalılar. Medyanın hükümette olsun muhalefette olsun politikacıları eleştirmesi siyasi hayatın bir parçasıdır. Politikacı olarak, hele bir başbakansanız, buna alışık olmanız gerekir. Bir başbakan hakkında kötü haber yapılıyor diye medyayı tehdit etmemeli. Eğer medyanın sizin hakkınızda yalan içerikli haberler yayımladığını düşünüyorsanız bunun çözüm yolu bellidir, mahkemeye gidersiniz. Bu tür sorunları halletmenin yolu budur... Bir politikacı, özellikle de bir başbakan medyaya şantaj yapma ya da baskı kurma yolunu tercih etmemeli... Her hükümetin adil, dengeli ama eleştiren bir basına ihtiyacı vardır. Gazeteciyi, medya yöneticilerini ve medya sahiplerini baskı altına alacak adımlardan kaçınılması gerekir. Tabii medya da adil ve dengeli olmalıdır..." (Milliyet, 9 Eylül)

Erdoğan-Doğan kavgası, belki bugüne kadar tanık olduğumuz iktidar-medya kavgalarının en şiddetlisi. Ama bu kavganın bir kez daha hatırlattığı problemi kamuoyu yakından tanıyor: Türkiye'de siyasi partiler ve özellikle iktidar partileri, medyayı denetimleri altına alarak, yandaş medya oluşturarak siyasi rekabette üstünlük sağlamaya çalışıyorlar. Medya patronları da medya dışı ticari çıkarlarını ilerletmek için, yaptıkları yayınlarla hükümetler üzerinde baskı kuruyor; işlerine geldiği zaman iktidara destek, gelmediği zaman köstek oluyorlar. Öyle ki bugün gazeteleri, manşetlerin arkasındaki amaç nedir sorusunu sormadan okumak neredeyse imkansız hale geldi. "Adil ve dengeli yayın" Türk medyasında mumla aranan bir vasıf.

Türkiye'de medya ile siyaset arasındaki ilişkiyi, ilginçtir, belki en iyi anlatan kişi bizzat Aydın Doğan. Doğan, TBMM Medya Sorunları Meclis Araştırması Komisyonu'nun 12 Haziran 2002 tarihli oturumunda yaptığı konuşmayı bir küçük kitapçık haline getirmiş ve Hürriyet gazetesiyle birlikte dağıtmıştı. O kitapçıktan aktarıyorum: "Bugün aramızda bulunan medya sahiplerinin büyük bölümü 'bir gün işimize yarar' diye gazete çıkarıyor, televizyon yayıncılığı yapıyor. Asıl amaçları gazete çıkarmak değil; gazeteleri ve televizyonları, radyoları kişisel çıkarları için gerekli gördüklerinde silah olarak kullanmak. Ben bunlara 'medya tacirleri' diyorum. Medyanın, ülkenin kurumları üzerindeki gücünü bir ticaret aracı olarak gördükleri ve bu gücü ticari-şahsi çıkarları için kullanmakta sakınca görmedikleri için...

"Gazeteler, televizyonlar, radyolar bu insanların elindeki silahtır... Onunla şantaj yapar, iftira atar, insanları, kurumları, hatta devlet organlarını sindirmeye çalışırlar. 'Bir gün işime yarar' hesabıyla yayıncılık yaparlar, buna güvendikleri için hesapsız, kanunsuz işlere girerler ve böyle oldukları için de çoğu kez o 'bir gün' gelir. Gazeteyi veya televizyonu aldıktan sonra etliye sütlüye karışmadan yayıncılık yapan 'medya tacirleri', yasalar karşısında zora düştüklerinde o politikayı üç beş saat içinde değiştirirler. Kırk yıldır hükümet yanlısı olanlar, kırk dakikada en hızlı muhalif kesilirler." (s. 8-9)

Tabii ki Aydın Doğan kendisinin 'medya taciri' değil 'gazeteci' olduğu; medya dışı yatırımlarının amacının elindeki medya kuruluşlarının bağımsızlığını güven altına almaktan ibaret olduğu iddiasında. Bu iddiaya çok çeşitli itirazlar var... Bunların belki en dikkate değer olanı için Emin Çölaşan'ın alt başlığı "Bir Medya Belgeseli" olan kitabına (Bilgi Kitabevi, Ekim 2007) bakılabilir.



11.Eylül.2008 05:13:24
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[2 adet yorum gelmiştir]    
Galip Öğretmen 12.Eylül.2008 01:06:56

Çok haklısınız ancak...
Sayın Alpay
Haklı olabilirsiniz ancak sayın başbakanın "Ayağını denk al yoksa elimdeki dpsyaları açıklarım" diyerek aba altından gösterdiği sopayı ne yapalım?

VOLKAN 11.Eylül.2008 18:31:45

AYDINA KARŞI SUSANA YAZIKLAR OLSUN.
TÜRKİYE NİN BENCE TERÖRDEN DAHA BÜYÜK BİR TEHLİKESİ OLAN AYDIN DOĞANIN SONUNUN GELMESİ GEREKİR.KİM NE BİLİYORSA KİM BU ZALİME KARŞI ELİNDEN GELİNİ YAPIYORSA HELAL OLSUN.AMA SUSANLAR.KORKANLAR.TAVİZ VERENLER,BANANE DİYENLER HEPİNİZİ DE YAZIKLAR OLSUN.O ZAMAN SİZ AYDIN TARAFINDAN KULLANILMAYI HAK EDİYORSUNUZDUR.

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Eylül 23 'KADERİMİZDE DOĞAN'I SAVUNMAK DA VARMIŞ'
Eylül 16 BAŞBAKANA MEDYA ÜZERİNE AÇIK MEKTUP
Eylül 11 İKTİDARLAR VE 'MEDYA TACİRLERİ'
Eylül 06 ULUSUN TEMSİLCİSİ TSK DEĞİL TBMM'DİR
Eylül 02 TERÖRLE MÜCADELE VE TSK
Ağustos 26 KAFKASLAR'DA KİM KAZANDI?
Ağustos 07 BAŞBAKAN'IN YERİNDE BEN OLSAYDIM
Haziran 05 ELBETTE Kİ BARACK HUSEİN OBAMA!
Mayıs 22 DEMOKRASİ KİMİN UMURUNDA?
Mayıs 03 AKP YAPMIYOR DİYE DEMOKRASİ SAVUNULMAYACAK MI?
Nisan 26 MESELE CHP'NİN 'GENLERİ' DEĞİL
Nisan 19 DEMOKRASİYİ SAVUNMA STRATEJİSİ
Nisan 15 AKP'YE YAPILANLAR NE HUKUKA SIĞAR,NE AHLAKA
Mart 08 ASKERDEN DE MİLİTARİSTLER
Mart 04 PKK ÖLDÜRMEKLE BİTMEZ
Şubat 26 KARA OPERASYONU NEREYE GÖTÜRÜR?
Şubat 12 LAİKÇİLİĞE DEĞİL LAİKLİĞE DESTEK VAR
Ocak 24 AKP VE TSK
Aralık 18 AB SÜRECİNİN NERESİNDEYİZ?
Aralık 13 MEDYA ADAM OLMADAN...
Aralık 11 FETHULLAH GÜLEN'E İLGİNİN NEDENİ
 
Baros'un zaferi getiren golü - İZLE
PKK'nın korkunç planı deşifre oldu
Ceyhan'da uçak düştü iddiası
Galatasaray'ın grubunda puan durumu
UEFA Kupası'nda gecenin sonuçları
Livni, El Halil'deki yerleşimcilere sert çıktı
Misket bombasına yasağına imzalar atıldı
Odun sobası patladı: 2 yaralı
İbrahim Tatlıses gemileri yaktı!
CHP'li vekilin dudak uçuklatan serveti
Faruk Bilgin
BİR NUMARA KİM?
İzlediğim kadarıyla, Ergenekon Davası’nda yargılananların birbirleriyle irtibatları fazla yokmuş gibi görünüyor.
a-hamit-bilici
A.Hamit Bilici
SABRİNA'NIN SUÇU!
New York Times'ın Türkiye muhabiri Sabrina Tavernise, bir iki yıldır yazdığı haber ve yorumlar yüzünden hedef tahtasındaydı.
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
SAHİ KİMDİ TARIK?
Bir, Taha Kıvanç’ın bir yazısına atıf yaparak, aynı zamanda MİT’e çalışan iki gazetecinin kimliğini deşifre etmiş.
cengiz-candar
Cengiz Çandar
OBAMA'DAN ERDOĞAN'A
Erdoğan’ın işi, en az bu çatışmayı önleme sorumluluğunun en fazla omuzlarına yıkıldığı ABD’nin Başkanı kadar zor.
engin-ardic
Engin Ardıç
BURADAN ÖYLE GÖRÜNÜYORMUŞ
Pazartesi akşamı, günbatımından hemen sonra...
ertugrul-ozkok
Ertuğrul Özkök
KAÇ KİŞİLER Kİ YAPIYORSUNUZ
HİÇ düşündünüz mü?Acaba Türkiye’de üniversitelerde okuyan kaç Ermeni asıllı, kaç Yahudi asıllı öğrencimiz vardır?
fehmi-koru
Fehmi Koru
BÜYÜK FİYASKOYU UNUTMUŞ DEĞİLİZ
Türkiye'de, gazeteler, bu haberi “Bizimkilere ders olsun” başlığıyla sundu. Bir-iki yazar da aynı minvalde değerlendirmelerle çıktı okur karşısına.
ismail-kucukkaya
İsmail Küçükkaya
KRİZDEN NASIL ÇIKACAĞIZ?
Yaşamakta olduğumuz krizin çok çeşitli boyutları var.
murat-yetkin
Murat Yetkin
YEREL SEÇİM SİYASİ DENKLEMLERİ DEĞİŞTİRİYOR
Ülke genelinde alınan oy oranı mı? Yoksa kazanılan belediye sayısı mı? Yoksa her ikisi birden mi?
nazli-ilicak
Nazlı Ilıcak
NEFESLER TUTULDU
AK Parti'nin kazanmadığı az sayıda belediyeden biriydi.
rauf-tamer
Rauf Tamer
NE HESAP BU?
Bedavaymış. Ne hakla? Kimin kime ikramı bu?