EN SON HABER: (01:28) Ceyhan'da uçak düştü id...     EURO: 1,9830 - 1,9850    DOLAR: 1,5630 - 1,5650
 

MEDYANIN BÜYÜSÜ ÇÖZÜLÜRKEN...

Hüseyin Gülerce

Doğan-Erdoğan karşılaşması üzerinden tartıştığımız medya-siyaset ilişkisinin, temel sebebi üzerinde durmak gerekiyor.

Cumhuriyet projesi, halkın seçtiklerine itibar etmeyi, Millet Meclisi'ni esas almayı savunduğu halde, asker-sivil bürokrasi, bu hedefi sürekli ertelemiştir. Çünkü halkın Cumhuriyet'e hazır olmadığı kabul edilmiştir. Ehil olmayan halkın, önce Cumhuriyet'e hazır hale getirilmesi düşünülmüştür. Kaba tabiriyle "cahil halkın seçtikleriyle bu proje gerçekleşmez" denilmiştir.

İşte bu ülkede basın yayın, bugünkü adıyla medya, bu zihniyetin emir eri, hınk deyicisidir. Cumhuriyet Gazetesi'nin patronuna 1923'te Soma linyitlerinin işletmesi verildiğinde kimse Yunus Nadi'nin kömürcülükten ne anladığını sorgulamış mıdır? Medya, Cumhuriyet elitlerinin ve onların nemalandırdığı yeni sermaye-işadamı kaymak tabakasının aracısı, taşeronu, göz bağcısı, kamuoyu oluşturucusu, manipülasyon merkezi, eli ayağı, gözü kulağıdır. Olağanüstü dönemlerde gazete manşetlerini rütbelilerin atması, andıç numaralarıyla yazarların kapı önüne konması, başka ne anlatabilir ki... Nitekim, çok partili hayata, dış konjonktür dayatmasıyla geçildiği halde, halkın Demokrat Parti'yi iktidara getirmesi karşısında "demedik mi bu cahil halka güvenilmez" diye tepki verilmiş, "bu demokrasi belasını başımıza İsmet İnönü açtı" diye hayıflanılmıştır. Çıkar yol olarak da askerî darbe kabul edilmiştir. Medya o gün de millet iradesinin yanında değil, bürokratik zihniyetin saflarında mevzilenmiştir. Millet seçmiş, Cumhuriyet elitleri, medya marifetiyle "hadi oradan" demiştir. Demokrasiye indirilen her darbenin ardından, halk, Cumhuriyet elitlerinin istemediklerini medyanın bastırmasına rağmen, inadına iktidara taşımıştır.

Millet, "madem demokrasi diyorsunuz, madem seçmen iradesi diyorsunuz, o zaman buna saygılı olun. Bizi küçümsemeyin, aşağılamayın bu bir.. ikincisi, sizin zihniyetinizle millet olarak bizim problemimiz var. Siz bizim değerlerimizi dışlayarak, bize rağmen bir yönetimi sürdürmek istiyorsunuz" demiştir. Yani ortada "cahil" inatlaşması değil, asırlar boyu imbiklerden geçmiş bir milletin feraseti, kendi değerleri üzerinde, kendisi kalarak, ayağa kalkma dirayeti vardır.

Cumhuriyet elitleri ve onların inşa ettiği medya, bu hakikati hiç kabullenmek istemiyor. Vesayetçiler, "tek doğru var, o da bizim doğrumuz" diyorlar. Darbe dönemlerinde idamlarla, işkencelerle, insanları işinden aşından ederek bu "doğru"yu acımasızca dayatıyorlar. Medya da, numaradan tepkilerle ama özde hep hınk diyor.Bugün durum epeyce değişik. AB üyeliği yolunda demokratikleşme onları iyice köşeye sıkıştırıyor. Daha önce "biz de demokrasiye, laikliğe saygılıyız" diyor, geniş kitleleri kandırmaya çalışıyor, vaziyeti idare ediyorlardı. Ama artık alternatif medya, şuurlanan bir toplum var. Efsunlama devri kapanıyor, ezberler bozuluyor. Onlar "demokrasi" dedikçe toplum, "iyi de sizin demokrasiniz, demokrasiye benzemiyor. Aslı öyle değil ki" itirazını patlatıyor. Onlar, "laiklik" dedikçe, toplum, "iyi de bu sizin anladığınız laiklik. Biz, Avrupa'nın savunduğu 'demokratik laiklik' istiyoruz" diyor... Demokratikleşme, medyanın büyüsünü çözüyor.

Velhasıl, kavga Doğan-Erdoğan kavgası değildir. Millet iradesiyle, bu ülkede seçilmişleri vesayet altında tutmakta direnen Cumhuriyet elitlerinin mücadelesidir. Aydın Doğan ve Tayyip Erdoğan isimleri, bu mücadelenin bugünkü sembolik isimleridir. Ancak Erdoğan, millet iradesini savunma konusunda, kendinden öncekilerden daha sağlam ve kararlı duruyor. Üstelik dış konjonktür de onun lehinde. Bu iktidar döneminde, bölgesinde itibarı ve gücü giderek artan bir Türkiye var ve dünyada artık demokrasiden geriye dönüş yok.

Tabii bir de, medeniyetler çatışmasını engellemenin yolu, İslam coğrafyasında demokratik ve güçlü bir ülkeden geçiyor. Bu tarifin adresi de tek: Türkiye... Vesayetçilerin işi gerçekten zor


19.Eylül.2008 05:16:43
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kasım 27 FOTOĞRAFTAN ÖTE BİR ŞEY...
Kasım 20 ÖRTÜLÜ HANIMLAR CHP'DE, HİLE HURDA YOK MU?
Kasım 14 AK PARTİ VE YEREL SEÇİMLER: İYİ DÜŞÜNÜN...
Kasım 07 OBAMA; ERGENEKON VE CHP'YE KÖTÜ HABER...
Kasım 06 OBAMA: KADER DENK NOKTASINDA BİR SİYAH BAŞKAN
Ekim 30 CUMHURİYET VE SİLAHLI KUVVETLER
Ekim 23 ADIM NEDEN GEÇTİ ERGENEKON'DA?
Ekim 17 DOĞRU YERDE BULUNMAK MESELESİ...
Ekim 16 ZAMAN BİR SEVDADIR, SEVDALILARI VARDIR...
Ekim 10 GOLF, GENELKURMAY'I YIPRATIR MI?
Ekim 09 KOMUTAN İSTİFA EDER Mİ?
Ekim 03 AMERİKA ÇÖKÜYORSA ALTERNATİF NEDİR?
Ekim 02 BAYRAMLAR VE ZENGİN MÜSLÜMANLAR
Eylül 25 ERGENEKON VE ASKERLER
Eylül 19 MEDYANIN BÜYÜSÜ ÇÖZÜLÜRKEN...
Eylül 11 KILIÇLAR ÇEKİLDİ DE, MANZARA NEDİR?
Eylül 05 SİLAHLI KUVVETLER'E ZAMAN TANIMAK...
Eylül 04 TEŞEKKÜR ETMEK İSTEDİM, ORUÇ TUTUYORUM
Ağustos 29 SOLUN BAHÇIVANI ERGENEKON
Ağustos 28 ÇANKAYA'DAKİ GÜL'ÜN İLK YILI
Ağustos 21 ERGENEKON:ENDİŞE VE UMUT
Ağustos 17 YENİ DÖNEMDE AK PARTİ VE DİNDARLAR
Ağustos 14 GÜRCİSTAN DERSİ
Ağustos 07 CHP, DEMİREL VE ASKERLER...
Temmuz 25 KARARIN AÇIKLANDIĞI DAKİKALARI DÜŞÜNDÜM...
Temmuz 24 ERTUĞRUL ÖZKÖK'E AÇIK MEKTUP
Temmuz 04 MİLLETVEKİLLERİ, SAVCILAR KADAR CESUR OLMALIDIR
Temmuz 03 ASKERİ TAHRİK EDENLER, ŞİMDİ PANİKTELER...
Haziran 27 YAZ KIZIM...
Haziran 26 GÜLEN KARARI, YENİ DÖNEMİN BAŞLANGICI
Haziran 19 GÜLEN'E ALEVİ VEFASI
Mayıs 29 GÜLEN MEDYASI DA NE DEMEK?
Mayıs 09 AK PARTİ NEYİ BEKLİYOR?
Mayıs 08 BİZİM BİR HAYÂLİMİZ VAR...
Mayıs 01 ERGENEKON, AMERİKA VE AK PARTİ...
Nisan 17 ERGENEKON'UN SONU ŞEMDİNLİ GİBİ OLMAYACAK...
Nisan 04 KUZU DA ARTIK KUZUYA BENZEMİYOR...
Nisan 03 SEYREDİLİRSE, AK PARTİ KAPATILACAK...
Mart 28 KİMLER İSTERSE GERİLİM BİR GÜNDE DÜŞER?
Mart 27 BU NASIL BİLGELİK?
Mart 20 BU İŞİN SONU NEREYE VARIR?
Mart 14 DEMİRELLER, KIVRIKOĞLULAR VE ÇÖLAŞANLAR...
Mart 13 FETHULLAH GÜLEN'E DOKUNAN YANIYOR MU?
Mart 07 ASKERİ KIŞKIRTANLAR BUGÜN ÖFKELİ
Şubat 22 AK PARTİ İLE YOLLAR AYRILDI MI?
Şubat 21 'ARA SIRA UĞRUYOR, SOHBET EDİYOR'MUŞUZ!..
Şubat 15 'LAİK KESİM'İ ANLAMAYA ÇALIŞMALIYIZ
Şubat 08 SIRA, ÇARŞAFLI ERKEK PROVOKASYONUNDA
Ocak 10 AMERİKA ANLADI, SİZ DE ANLAYIN...
Aralık 28 GAZA GELMEYİNCE NE OLDU?
Aralık 27 CİVANMERTLİK, YENİ BİR SÜRECİ BAŞLATTI
Aralık 21 BAYRAMLAR, UNUTULANLARA BAYRAM OLDU
Aralık 14 CUMHURBAŞKANININ OMUZLARINDAKİ ÂLİM...
Aralık 13 GÜLEN YAŞAR, ONLAR UNUTULUR...
Aralık 07 BAŞI AÇIKLARA BASKI OLACAK MI?
Aralık 06 TANKLAR DEĞİL, TIR'LAR GELSİN...
Kasım 23 KERPETENLİ ADAMLARI DİNLEMEYİN
Kasım 15 KUZEY IRAK'TAKİ TÜRK OKULLARI
Kasım 08 TUZAĞA DÜŞÜLMEDİ, MACERAYA GİRİLMEDİ
 
Baros'un zaferi getiren golü - İZLE
PKK'nın korkunç planı deşifre oldu
Ceyhan'da uçak düştü iddiası
Galatasaray'ın grubunda puan durumu
UEFA Kupası'nda gecenin sonuçları
Livni, El Halil'deki yerleşimcilere sert çıktı
Misket bombasına yasağına imzalar atıldı
Odun sobası patladı: 2 yaralı
İbrahim Tatlıses gemileri yaktı!
CHP'li vekilin dudak uçuklatan serveti
Faruk Bilgin
BİR NUMARA KİM?
İzlediğim kadarıyla, Ergenekon Davası’nda yargılananların birbirleriyle irtibatları fazla yokmuş gibi görünüyor.
a-hamit-bilici
A.Hamit Bilici
SABRİNA'NIN SUÇU!
New York Times'ın Türkiye muhabiri Sabrina Tavernise, bir iki yıldır yazdığı haber ve yorumlar yüzünden hedef tahtasındaydı.
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
SAHİ KİMDİ TARIK?
Bir, Taha Kıvanç’ın bir yazısına atıf yaparak, aynı zamanda MİT’e çalışan iki gazetecinin kimliğini deşifre etmiş.
cengiz-candar
Cengiz Çandar
OBAMA'DAN ERDOĞAN'A
Erdoğan’ın işi, en az bu çatışmayı önleme sorumluluğunun en fazla omuzlarına yıkıldığı ABD’nin Başkanı kadar zor.
engin-ardic
Engin Ardıç
BURADAN ÖYLE GÖRÜNÜYORMUŞ
Pazartesi akşamı, günbatımından hemen sonra...
ertugrul-ozkok
Ertuğrul Özkök
KAÇ KİŞİLER Kİ YAPIYORSUNUZ
HİÇ düşündünüz mü?Acaba Türkiye’de üniversitelerde okuyan kaç Ermeni asıllı, kaç Yahudi asıllı öğrencimiz vardır?
fehmi-koru
Fehmi Koru
BÜYÜK FİYASKOYU UNUTMUŞ DEĞİLİZ
Türkiye'de, gazeteler, bu haberi “Bizimkilere ders olsun” başlığıyla sundu. Bir-iki yazar da aynı minvalde değerlendirmelerle çıktı okur karşısına.
ismail-kucukkaya
İsmail Küçükkaya
KRİZDEN NASIL ÇIKACAĞIZ?
Yaşamakta olduğumuz krizin çok çeşitli boyutları var.
murat-yetkin
Murat Yetkin
YEREL SEÇİM SİYASİ DENKLEMLERİ DEĞİŞTİRİYOR
Ülke genelinde alınan oy oranı mı? Yoksa kazanılan belediye sayısı mı? Yoksa her ikisi birden mi?
nazli-ilicak
Nazlı Ilıcak
NEFESLER TUTULDU
AK Parti'nin kazanmadığı az sayıda belediyeden biriydi.
rauf-tamer
Rauf Tamer
NE HESAP BU?
Bedavaymış. Ne hakla? Kimin kime ikramı bu?