EN SON HABER: (01:28) Ceyhan'da uçak düştü id...     EURO: 1,9830 - 1,9850    DOLAR: 1,5630 - 1,5650
 

ULUS DEVLETİN VİDASI

Eser Karakaş

Genelkurmay Başkanı Sayın İlker Başbuğ geçtiğimiz hafta Genelkurmay Başkanlığı’nda bir ‘iletişim toplantısı’ gerçekleştirdi...

...ve bu toplantının hemen sonrasında cep telefonuma gelen Anadolu Ajansı çıkışlı mesajda da aynen şöyle yazıyordu : ‘Org. Başbuğ ulus-devletin bir vidasının gevşetilmesine kesinlikle karşıyız dedi’.

Subayların harp okullarında, kurmayların harp akademilerinde müfredat yapısı anlamında nasıl bir eğitimden geçtiklerini doğrusu çok iyi bilmiyorum ama temennim, doğrudan militer konular yani ülkeyi dış askeri tehditlerden koruma konusunda elde ettikleri bilgi ve beceri düzeyinin toplum bilimleri konusunda sahip olduklarından daha nitelikli olması.

Asli görevleri ülkeyi dış askeri tehditlerden koruma olan askerlerimizin militer strateji alanında nasıl bir bilgi birikimine sahip olduklarını da doğrusu bilmiyoruz zira bu konularda hiç konuştuklarına şahit olmuyoruz ama itiraf edelim normal koşullarda zaten konuşsalar da bir sivilin bu konulara nüfuz etme olanağı sınırlı olmalı ama yine de merak ediyorum; son günlerde yakından izleme olanağı bulduğum Fransa’da ordunun militer anlamda yeniden yapılandırılması meselesi kamusal olarak tartışılıyor ve bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olarak bu konuların bizde eksikliğini hissetmiyor değilim doğrusu.

Bizde askerlerimiz, daha doğrusu çok üst düzey komutanlarımız kamuoyu önüne daha ziyade toplum bilimlerine ilişkin görüşleriyle çıkıyorlar ve itiraf etmek durumundayım, bu alanda düzey çok parlak değil.

İyi bir yurttaş olarak aynı komutanlarımızın asli konularına yani militer konulara hakimiyetlerinin toplum bilimlere oranla çok ama çok daha iyi olmasına yönelik temennimi de yineliyorum.

Çok ilginçtir, bizde, kendilerini çok güçlü vurgularla din dışı bir çerçevede tanımlayanlar, devletin bir tanımlaması olması gereken laikliği özel alana indirgemek isteyenler yöntem olarak hayret verici bir biçimde dini motifleri ve mantığı kullanmaktadırlar.

Tüm toplumsal kategoriler, kavramlar tarihsel kategoriler ve kavramlardır ve belki de bunların en başında da ulus-devlet kavramı gelmektedir.

Ulus-devlet kavramı, yapılanması, örgütlenmesi de feodalite gibi, tarım imparatorlukları gibi, tarihin belirli bir döneminde belirli bir toplumsal/ekonomik yapılanmanın sonucunda oluşmuştur, bu çerçevenin değişmesiyle de tarih sahnesinden aynen feodalite gibi silinip gidecektir ve bu durum iyi ya da kötü değil, tarihsel bir belirlenmedir.

Yaklaşık 18. yüzyılda sanayileşme sürecinde iç pazar gereksinimi ile oluşturulmuş bir kavram olan ulus-devletler pazar yapısının küreselleşmesi ve teknolojinin gelişmesiyle kaçınılmaz olarak çok da geç olmayacak bir gelecekte ortadan kalkacaklardır ve bunda da öyle üzülecek ya da sevinilecek bir durum yoktur.

Bir ulus-devlet yapılanmasının ilelebet kalıcı olması anlayışı zaman ve mekan dışı tanımlanan tanrı kavramını çok çağrıştırmaktadır ve bu anlamda da yöntem olarak çok bariz dinsel bir içerik taşımaktadır.

Doğrudur, bugün için ulus-devlet yapılanmasından vazgeçelim demek komik kaçabilir ama en azından sürecin bu olduğunu görmek ve bu yapılanmanın ilelebet kalıcı olmasını istemek gibi bir tuhaflığa kaçmamak gerekmektedir.

Aslında 1960 sonrası Avrupa Birliği’ne giden süreçte ulusal paraların yerini ortak bir para biriminin alması, parlamentoların vergi yasası çıkarma haklarının çok sınırlanması gibi gelişmeler zaten görmek isteyen, beynine zincir vurmayanlar için ulus-devletin fiilen bitiş ön sinyalleridir.

Ulus-devlet demek, teorik olarak, para basma tekeli, parlamentoların vergi kanunu çıkarma hakkı ve yasal silahlı güç beslemek demektir; AB üyesi ülkelerde ilk ikisi adeta bitmiştir, ortak bir savunma konsepti de, yarın olmasa da, yoldadır yani ulus-devlet değerleri artık bu ülkelerde folklorik değerlere zorunlu dönüşümünün arifesindedir.

‘Ulus-devletin vidasına dokunulamaz’ demek kavramsal olarak mesela Sezar’ın yaklaşık iki bin sene önce ‘Roma İmparatorluğu ilelebet kalıcı olacaktır’ demesiyle aynı şeydir.

Bu tartışma aslında AB meselesinin de fay hattıdır ve belki bu açıdan da çok faydalıdır.

Tarihe karşı vida sıkıştırmak çok anlamlı bir durum olmasa gerek diye düşünüyorum.


21.Eylül.2008 06:49:14
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[5 adet yorum gelmiştir]    
Fisher 22.Eylül.2008 03:29:40

sn TARIK TAR
Yani ülkenin gidişat noktasında kendinizi yeterli ve tek mercii olarak görüyorsunuz...Yanlız hatırlatırım, VATANDAŞ OLMAK sadece ÖZGÜR olmak,kimsenin aklına muhtaç değilim demek değil, aynı zamanda ÜLKE SORUNLARI DA BİZZAT DUYARLI OLMAK VE ÇÖZÜME KATKI YAPMAKTIR. SADECE ""YATIRIM BEKLEMEK, HİZMET İSTEMEK"" olmasa gerek. Ülkenin yönetiminde söz sahibi olmak kadar YÖNETİM SORUMLULUĞUNA ORTAK OLMAKTIR bence...KARAR SİZİN AMA YA SORUMLULUK KİMİN? ....Siz ne dersiniz?...

Bulent Gebologlu 22.Eylül.2008 01:43:27

Tarik Tar'a
Haklisin karde$im. Ancak, ba$bakan'da bir insandir ve sabri vardir ve sabri biterse hata yapma hakki vardir. Peki Genel kurmay ba$kaninin neyi bitmi$ te, bu hatayi yapmi$tir? Bence soyledigi hata degil, fikrinin sozlerine yansimasidir. Ordudaki bu kafa degi$medik ce, biz millet olarak rahat edemeyiz.

yasar 21.Eylül.2008 19:56:47

hangi vida
ak parti iktidara gelmeden önce bu devletin vidasi kalmamisti ogünlerde nerdeydiler

goldman 21.Eylül.2008 15:47:57

aynen
Sayın yazarada Tarık Tar"a da aynen katılıyorum.Sağolasın Tarık Tar.Eksik olma.Heleki son cümlen çok güzeldi.

Tarık Tar 21.Eylül.2008 07:36:22

Aptal değiliz..
Ben kendimi bir Türk vatandaşı, bir sivil olarak başbakanların , genelkurmay başkanlarının üstünde, bir bakıma onların amiri, komutanı görüyorum. Eğer demokratik bir cumhuriyet idaresi kurduk ve bununla yaşıyorsak vidaların ne zaman sıkılıp gevşetileceğine bize hizmet etmeleri için seçtiklerimiz yada onların atadıkları değil biz karar veririz. Hangi gazeteyi okuyacağıma başbakanlara sormayacağım gibi, ülkemin geleceğini inşa etme hususunda genelkurmay başkanlarının tamamen kişisel görüşlerine de itaat mecburiyetinde değilim. Sayın genelkurmay başkanı entelektüel attırma ihtiyacını astları ile giderebilir.

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kasım 30 BAŞBAKAN'IN BAŞARISI VE DEĞİNMEDİKLERİ
Kasım 23 CHP NEDEN TÜRBANA YAKLAŞTI?
Kasım 05 AK PARTİ NEDEN ZORLANIYOR ANLADIM
Kasım 04 GÜNEYDOĞU VE EZBERİMİZ
Kasım 02 BAŞBAKAN'IN YERİNDE OLSA İDİM
Ekim 26 ABD'YE BAKIŞTA ŞAŞILIK
Ekim 21 GENELKURMAY HEMEN MSB'YE BAĞLANMALI
Eylül 26 MEDYA VE SİYASET SINIFTA KALIYOR
Eylül 23 ‘KRİZ REEL KESİMİ VURUR MU?’!!!
Eylül 21 ULUS DEVLETİN VİDASI
Ağustos 24 MERKEZ MEDYA NE DEMEK?
Ağustos 17 FİRARLAR VE ERGENEKON
Ağustos 12 RUANDA'DAN ERGENEKON'A
Ağustos 03 YÜZDE BİR BİZİ UÇURUR
Temmuz 30 FİZİK CAHİLİ TOPLUM MÜHENDİSLERİ
Mayıs 23 YARGITAY VE 90 MİLYAR YTL
Mayıs 14 AK PARTİ NE ZAMAN KAPANIR?
Nisan 28 AKP NEDEN TÖKEZLEDİ?
Şubat 11 FEHRİYE ÇATLI
Ocak 22 2008'DE SEKİZ HEDEF
Ocak 13 'HERŞEY 1950'DE BOZULDU'
Aralık 19 ABD, PKK, BBG evi
Aralık 16 ŞEMDİNLİ'DE PKK MESELESİNDE ÖNEMLİ BİR GERİ ADIM
Kasım 23 KAYIT DIŞILIĞIN DEV BOYUTLARI
Kasım 18 DTP DAVASI VE OYUN TEORİSİ
Kasım 16 DÜNYA EKONOMİSİNİ İZLEMEK
Kasım 11 BU EL ÇABUKLUĞU KİMİN MARİFETİ?
 
Baros'un zaferi getiren golü - İZLE
PKK'nın korkunç planı deşifre oldu
Ceyhan'da uçak düştü iddiası
Galatasaray'ın grubunda puan durumu
UEFA Kupası'nda gecenin sonuçları
Livni, El Halil'deki yerleşimcilere sert çıktı
Misket bombasına yasağına imzalar atıldı
Odun sobası patladı: 2 yaralı
İbrahim Tatlıses gemileri yaktı!
CHP'li vekilin dudak uçuklatan serveti
Faruk Bilgin
BİR NUMARA KİM?
İzlediğim kadarıyla, Ergenekon Davası’nda yargılananların birbirleriyle irtibatları fazla yokmuş gibi görünüyor.
a-hamit-bilici
A.Hamit Bilici
SABRİNA'NIN SUÇU!
New York Times'ın Türkiye muhabiri Sabrina Tavernise, bir iki yıldır yazdığı haber ve yorumlar yüzünden hedef tahtasındaydı.
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
SAHİ KİMDİ TARIK?
Bir, Taha Kıvanç’ın bir yazısına atıf yaparak, aynı zamanda MİT’e çalışan iki gazetecinin kimliğini deşifre etmiş.
cengiz-candar
Cengiz Çandar
OBAMA'DAN ERDOĞAN'A
Erdoğan’ın işi, en az bu çatışmayı önleme sorumluluğunun en fazla omuzlarına yıkıldığı ABD’nin Başkanı kadar zor.
engin-ardic
Engin Ardıç
BURADAN ÖYLE GÖRÜNÜYORMUŞ
Pazartesi akşamı, günbatımından hemen sonra...
ertugrul-ozkok
Ertuğrul Özkök
KAÇ KİŞİLER Kİ YAPIYORSUNUZ
HİÇ düşündünüz mü?Acaba Türkiye’de üniversitelerde okuyan kaç Ermeni asıllı, kaç Yahudi asıllı öğrencimiz vardır?
fehmi-koru
Fehmi Koru
BÜYÜK FİYASKOYU UNUTMUŞ DEĞİLİZ
Türkiye'de, gazeteler, bu haberi “Bizimkilere ders olsun” başlığıyla sundu. Bir-iki yazar da aynı minvalde değerlendirmelerle çıktı okur karşısına.
ismail-kucukkaya
İsmail Küçükkaya
KRİZDEN NASIL ÇIKACAĞIZ?
Yaşamakta olduğumuz krizin çok çeşitli boyutları var.
murat-yetkin
Murat Yetkin
YEREL SEÇİM SİYASİ DENKLEMLERİ DEĞİŞTİRİYOR
Ülke genelinde alınan oy oranı mı? Yoksa kazanılan belediye sayısı mı? Yoksa her ikisi birden mi?
nazli-ilicak
Nazlı Ilıcak
NEFESLER TUTULDU
AK Parti'nin kazanmadığı az sayıda belediyeden biriydi.
rauf-tamer
Rauf Tamer
NE HESAP BU?
Bedavaymış. Ne hakla? Kimin kime ikramı bu?