|
‘BEN’İ IRGALAYAN SORULAR 
Paylaşmanın en değerli olduğu zaman dilimlerindeyiz.
Paylaşmayı bir yönüyle tehdit eden en büyük düşman ‘ben’ algımızda. O nedenle ‘ben’imizi yeniden keşfetmek ve orijinal eksenine oturtmak çok önemli. Hayatı ve insanı doğru anlamanın belki de biricik yolu bu. Kavramları doğru mecrasında anlamak ve o anlama uygun hayatımıza katmak yeniden doğuşumuza vesile olacaktır.
- - - - - - - - - - - - - - -
‘Ben’ merkezli bir hayatın bireyleriyiz çoğumuz.
Dünya ‘ben’im için var, kadın-erkek, çoluk-çocuk, anne-baba ‘ben’ olmasam bir değer ifade etmiyor.
Ölüm bir anda hayatı ‘ben’ merkezinden çıkartıyor. Yani dünyevi hiçbir şeyin ‘ben’ için var olmadığı, bana bağlı olarak hayat ve değer bulmadığı bir son oluyor ölüm.
Kendisini varlığın ve kaderin merkezinde gören ‘ben’, bir anda ölümle, etrafını çevreleyen her şeyden soyutlandığını ve yalnızlaştığını hissediyor.
Belki de hiçbir zaman kendini bu kadar çıplak algılayamamıştı ‘ben’.
- - - - - - - - - - - - - - -
Ölülerin ardından acaba gerçekten onlar için mi gözyaşı döküyoruz; yoksa her ölümün sonunda gitgide daha da yalnızlaşan ve ölüme daha da yaklaşan ‘ben’ için mi?
Yakınımızdaki her ölüme “‘ben’i bırakarak nereye gidersin?” diye mi üzülüyoruz; yoksa ‘ben’i tehdit eden ölümün soğuk yüzü için mi?
Aşk, ‘ben’i ‘biz’ yaptığı için mi büyük; yoksa karşımdakinde ‘ben’i gördüğüm için mi?
Acaba ‘ben’, ‘ben’de olana mı yoksa olmayana mı tutkunum¬?
Aşkı ütobik kılan ‘ben’lerin buluşamaması mı? Malum, sahip olmak kaybetmektir aşkın kuralında. Bu kuralın ne yazık ki hiçbir istisnası olmamıştır şu ana kadar.
Aşkı ölümsüz kılan ‘ben’i bulmak değil, ‘ben’i aramak mı yoksa?
‘Ben’i bilen Rabbini bilir...
Yoksa insanoğlu asırlardır ‘ben’imi arıyor bilimlerle; bütün filozoflar ‘ben’e ulaşmak için mi kafa yoruyor?
Amaç ilahlık iddiasına kalkışacak ‘ben’i inşa etmek mi; yoksa ‘O’ nu anlamak mı ‘ben’in kanatlarına tutunarak?
‘Ben’ bir kıyas mı; yoksa ‘ben’ bir amaç mı?
‘O’nun sevdiği kul olmak için vesile olan ‘ben’i ‘O’ yapmak mı; yoksa ‘ben’ in acziyetini algılayarak ‘ben’i ‘O’na bende kılmak mı?
‘Ben’ini kaybedenler mi ‘O’nu bulmuştur; yoksa ‘ben’ine yapışanlar mı?
- - - - - - - - - - - - - - -
‘Ben’i tam anlamıyla kuşatmasa da yukarıdaki sorulara verdiğimiz ve benimsediğimiz cevaplar hayatı yeniden okumamızı ve anlamamızı sağlayacaktır.
Allahım, ‘ben’i aklıyla doğruyu bulan, vicdanıyla iyiyi seçen, gönlüyle güzele meftun kullarından eyle…
22.Eylül.2008 12:45:32 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| SİZDEN GELEN YORUMLAR | [3 adet yorum gelmiştir]
|
|
|
ARAZI 23.Eylül.2008 17:21:31 |
|
|
 |
|
|
cok guzel
helal olsun ne guzel yaziyorsunuz ufkumuzu aciyorsunuz |
|
|
|
Yakub SOLMAZ 23.Eylül.2008 17:20:23 |
|
|
 |
|
|
Ben'e ne oldu
Başlık 'paylaşmanın en değerli olduğu zaman dilimindeyiz.' Bir sürü birbirinden kopuk soru ve en önemlisi ne olduda başlıkla ben'in bu kadar ilgisi oldu.
Soruların hepsi çok güzel.Cevapların Hepsinin son cümledeki gibi mi olmasını istiyorsunuz.
|
|
|
|
www.akpartiforum.org 22.Eylül.2008 14:44:22 |
|
|
 |
|
|
güzel yazı
ellerinize sağlık. |
|
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|