EN SON HABER: (01:28) Ceyhan'da uçak düştü id...     EURO: 1,9830 - 1,9850    DOLAR: 1,5630 - 1,5650
 

‘KRİZ REEL KESİMİ VURUR MU?’!!!

Eser Karakaş

ABD kökenli büyük krizin reel kesimi etkileyip etkilemeyeceği biçiminde çok anlamsız, hatta tabiri mazur görün aptalca bir tartışma sürüp gidiyor.



Herhalde sorulması gereken soru finansal sektörden çıkan krizin reel kesime ne zaman ve ne ölçüde yansıyacağı olmalı diye düşünüyorum.

Daha doğrusu tüm dünyayı etkileyen ve daha da etkileyecek olan krizin nereyi, ne zaman, ne ölçüde etkileyeceğini tartışmak yerine meseleye doğru teşhis koymak ve bu teşhis doğrultusunda da kalıcı çözümler üretmek ve yapılan yanlışın ve benzerlerinin tekrarlanmamasını sağlamak çok önemli.

Kriz ve nedenleri üzerine hem yabancı basını hem de akademik tartışmaları izlemeye gayret ediyorum ama içinden geçtiğimiz krizi ünlü iktisatçı Joseph Schumpeter’in tezleriyle ve sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçişte mali kesimin yaptığı tercih hatalarıyla yani yeni dönemin iyi algılanmamasıyla açıklayan Prof. Mehmet Altan’ın 17 ve 19 Eylül tarihli star gazetesi başyazılarını ilgilenenlere özellikle tavsiye ediyorum.

Hatta belki de mali kesim-reel kesim ayırımını yaparken dahi dört defa düşünmek daha akıllıca.

Krizin görünen kökeninde belirli bir konjonktürde biriken devasa fonların arz fazlası nedeniyle verimsiz alanlara yatırılması, bu kredilerin geri gelmemesi ile de başlayan zincirleme iflaslar var.

Mehmet Altan’ın ise ABD finans kesiminin sanayi sonrası toplumun verimli, karlı alanlarını iyi algılayamamasının, hala eski ekonomiye yatırım yapmanın ağır maliyetini ödediğini ama bu yıkımın aynı zamanda yapıcı bir yıkım (Joseph Schumpeter) olduğuna yönelik vurgusu var.

Bu krizin reel kesimi vurmaması pek mümkün değil; zaten farklı ülkelerde bunun sinyalleri çok net olarak görülüyor.

Kriz öyle muz niyetine yenecek, yorumlanacak bir konu değil; tarım dışı istihdam ve büyüme istikrarlı bir biçimde gerilemeye başlamışsa ya da artış hızı istikrarlı biçimde düşüyorsa, bazı iktisatçılar bunun mevsimlik değişimlerden arındırılmış şekliyle iki çeyrek olduğunu söylüyorlar, bir krizden bahsetmek mümkün.

Türkiye bu global krize yakalandığı zaman arkasında 26 çeyrektir süren başarılı bir büyüme süreci var ve bu nedenden bu yüksek büyüme yakın geçmişimiz bize bir anlamda air bag-hava yastığı rolü görüyor.

Krizin beşiği ABD’de ise durum çok daha net.

ABD Hazine Bakanlığı’nın resmi verileri tarım dışı istihdamın 2008 başından bu yana her ay büyük miktarlarda azaldığını gösteriyor; Mart (2008) ayında tarım dışı istihdam 88 bin, Nisan ayında 67 bin, Mayıs ayında 47 bin, Haziran ayında 100 bin, Temmuz ayında 60 bin, Ağustos ayında ise 84 bin düşmüş olarak gözüküyor.

Üstelik bu kamu ve özel kesim istihdamını gösteren tarım dışı istihdam verileri; kamuyu da dışarıda bırakırsak yani sadece özel kesimi incelersek istihdam kaybı daha da büyük: Mart (2008) ayında 103 bin, Nisan ayında 91 bin, Mayıs ayında 99 bin, Mayıs ayında 110 bin, Haziran ayında 66 bin, Temmuz ayında 84 bin, ve son Ağustos ayında 101 bin istihdam kaybını özel kesim yaşamakta.

Görüldüğü gibi özel kesimde yaşanan istihdam kaybı tarım dışı genel istihdam kaybının da çok üzerinde yani bir anlamda ABD kamu kesimi kriz ortamında doğal olarak işten çıkarma konusunda özel kesim kadar sert davranmayarak şoku azaltmaya gayret ediyor ama durum yine de hiç parlak değil.

Sadece 2008’in başından beri istihdam kaybı bir milyona yaklaşıyor; bu sayının ABD ekonomisinin dev boyutları içinde çok önemli olmadığını düşünebilirsiniz ama siz sorunu bir de işsiz kalanlara sorun bakalım.

Bu kadar sayıyı arka arkaya sıraladığım için okurlardan özür diliyorum ama kanımca ‘mali kriz reel kesimi etkiler mi’ gibi anlamsız bir soruya ancak böyle yanıt verilebilir diye düşünüyorum.

Durum ABD’de bu ise bizde de çok farklı olması beklenmemeli.

Yapılması gereken çok serinkanlı düşünmek ve ülkeye kaynak çekmenin yollarını bulmak.

Mesela Ulusal Program meselesini Avrupa Birliği’ni dahi şaşırtacak bir hız ve kapsamda tamamlamak.

Bizlere önermek, siyasal iktidara ise gerekeni yapmak düşüyor.


23.Eylül.2008 06:19:39
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[1 adet yorum gelmiştir]    
www.akpartiforum.org 23.Eylül.2008 06:24:50

kriz
kriz herkesi etkileyecektir.Ama inşallah bu sorunu da atlatacağız

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kasım 30 BAŞBAKAN'IN BAŞARISI VE DEĞİNMEDİKLERİ
Kasım 23 CHP NEDEN TÜRBANA YAKLAŞTI?
Kasım 05 AK PARTİ NEDEN ZORLANIYOR ANLADIM
Kasım 04 GÜNEYDOĞU VE EZBERİMİZ
Kasım 02 BAŞBAKAN'IN YERİNDE OLSA İDİM
Ekim 26 ABD'YE BAKIŞTA ŞAŞILIK
Ekim 21 GENELKURMAY HEMEN MSB'YE BAĞLANMALI
Eylül 26 MEDYA VE SİYASET SINIFTA KALIYOR
Eylül 23 ‘KRİZ REEL KESİMİ VURUR MU?’!!!
Eylül 21 ULUS DEVLETİN VİDASI
Ağustos 24 MERKEZ MEDYA NE DEMEK?
Ağustos 17 FİRARLAR VE ERGENEKON
Ağustos 12 RUANDA'DAN ERGENEKON'A
Ağustos 03 YÜZDE BİR BİZİ UÇURUR
Temmuz 30 FİZİK CAHİLİ TOPLUM MÜHENDİSLERİ
Mayıs 23 YARGITAY VE 90 MİLYAR YTL
Mayıs 14 AK PARTİ NE ZAMAN KAPANIR?
Nisan 28 AKP NEDEN TÖKEZLEDİ?
Şubat 11 FEHRİYE ÇATLI
Ocak 22 2008'DE SEKİZ HEDEF
Ocak 13 'HERŞEY 1950'DE BOZULDU'
Aralık 19 ABD, PKK, BBG evi
Aralık 16 ŞEMDİNLİ'DE PKK MESELESİNDE ÖNEMLİ BİR GERİ ADIM
Kasım 23 KAYIT DIŞILIĞIN DEV BOYUTLARI
Kasım 18 DTP DAVASI VE OYUN TEORİSİ
Kasım 16 DÜNYA EKONOMİSİNİ İZLEMEK
Kasım 11 BU EL ÇABUKLUĞU KİMİN MARİFETİ?
 
Baros'un zaferi getiren golü - İZLE
PKK'nın korkunç planı deşifre oldu
Ceyhan'da uçak düştü iddiası
Galatasaray'ın grubunda puan durumu
UEFA Kupası'nda gecenin sonuçları
Livni, El Halil'deki yerleşimcilere sert çıktı
Misket bombasına yasağına imzalar atıldı
Odun sobası patladı: 2 yaralı
İbrahim Tatlıses gemileri yaktı!
CHP'li vekilin dudak uçuklatan serveti
Faruk Bilgin
BİR NUMARA KİM?
İzlediğim kadarıyla, Ergenekon Davası’nda yargılananların birbirleriyle irtibatları fazla yokmuş gibi görünüyor.
a-hamit-bilici
A.Hamit Bilici
SABRİNA'NIN SUÇU!
New York Times'ın Türkiye muhabiri Sabrina Tavernise, bir iki yıldır yazdığı haber ve yorumlar yüzünden hedef tahtasındaydı.
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
SAHİ KİMDİ TARIK?
Bir, Taha Kıvanç’ın bir yazısına atıf yaparak, aynı zamanda MİT’e çalışan iki gazetecinin kimliğini deşifre etmiş.
cengiz-candar
Cengiz Çandar
OBAMA'DAN ERDOĞAN'A
Erdoğan’ın işi, en az bu çatışmayı önleme sorumluluğunun en fazla omuzlarına yıkıldığı ABD’nin Başkanı kadar zor.
engin-ardic
Engin Ardıç
BURADAN ÖYLE GÖRÜNÜYORMUŞ
Pazartesi akşamı, günbatımından hemen sonra...
ertugrul-ozkok
Ertuğrul Özkök
KAÇ KİŞİLER Kİ YAPIYORSUNUZ
HİÇ düşündünüz mü?Acaba Türkiye’de üniversitelerde okuyan kaç Ermeni asıllı, kaç Yahudi asıllı öğrencimiz vardır?
fehmi-koru
Fehmi Koru
BÜYÜK FİYASKOYU UNUTMUŞ DEĞİLİZ
Türkiye'de, gazeteler, bu haberi “Bizimkilere ders olsun” başlığıyla sundu. Bir-iki yazar da aynı minvalde değerlendirmelerle çıktı okur karşısına.
ismail-kucukkaya
İsmail Küçükkaya
KRİZDEN NASIL ÇIKACAĞIZ?
Yaşamakta olduğumuz krizin çok çeşitli boyutları var.
murat-yetkin
Murat Yetkin
YEREL SEÇİM SİYASİ DENKLEMLERİ DEĞİŞTİRİYOR
Ülke genelinde alınan oy oranı mı? Yoksa kazanılan belediye sayısı mı? Yoksa her ikisi birden mi?
nazli-ilicak
Nazlı Ilıcak
NEFESLER TUTULDU
AK Parti'nin kazanmadığı az sayıda belediyeden biriydi.
rauf-tamer
Rauf Tamer
NE HESAP BU?
Bedavaymış. Ne hakla? Kimin kime ikramı bu?