EN SON HABER: (01:28) Ceyhan'da uçak düştü id...     EURO: 1,9830 - 1,9850    DOLAR: 1,5630 - 1,5650
 

MEDYA VE SİYASET SINIFTA KALIYOR

Eser Karakaş

Daha önce de yazmış idim, şimdi tekrarlıyorum, hem medyada hem de siyasette en zor iş ‘merkez’ olmak.

Marjinal pozisyonlar almak, hem meşru medyanın, siyasetin içinde olmak istemek hem de askeri muhtıralara destek vermek ya da dinsel değerleri siyasetin referansı yapmak emin olunuz sanıldığından çok daha kolay bir şey.

Son dönemlerde ülkemizde yaşananlar merkez medyaya ve merkezde siyasete ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu daha net gösteriyor.

Türkiye 2008 Sonbaharı’nda iki önemli hukuk davasıyla çalkalanıyor.

Birisi hukuk devleti ve demokrasi düşmanlarının arkasında olduğu Ergenekon davası, diğeri ise düpedüz bir dolandırıcılık (ortada artık bir yargı kararı da mevcut) davası olan Deniz Feneri davası.

Türkiye, evet meseleyi çok genel koyuyorum, Türkiye bu iki hukuk davası girdabında meşruiyet sınavından sınıfta kalmıştır.

Kendine merkez medya diyebilen bir gazeteler ve gazeteciler grubu Ergenekon meselesinin ortaya çıkışında azımsanmayacak bir müddet bu konuyu görmemezlikten geldiler ve işin daha da acı yanı görmeye başladıktan sonra da büyük ölçüde bu darbe çetesine müsamahakar baktılar, sanki orgenerallerin suç işlemesi bizim topraklarda düşünülemez gibi tavır aldılar.

Ve bu tutumlarıyla, bir kez daha, bu gazeteler ve yazarlar merkez medya olamayacaklarını ortaya koydular.

CHP bu darbecilerin, faili sözde meçhul cinayetlerin faillerinin avukatlığını üstlenerek de merkezde siyaset yapamayacağını bir kez daha kanıtladı.

Öte yandan, Ergenekon kepazeliği konusunda hukuka ve demokrasiye daha dönük pozisyon alan gazeteler ve gazetecilerin çok önemli bir bölümü Deniz Feneri meselesi ortaya çıktığı andan beri çok ama çok kötü bir sınav veriyorlar.

Sözde merkez medyanın Bekir Coşkun, Yılmaz Özdil gibi yazarları nasıl Ergenekon meselesini görmezden geldiler ise başka gazeteler yazarlar da Deniz Feneri gibi bir dolandırıcılık davasını görmezden geldiler ve gelmeyi sürdürüyorlar.

Bu satırları yazdıktan yaklaşık bir saat sonra Türkiye, televizyon ekranlarında yaşanacak bir kepazeliğe şahit olacak.

Deniz Feneri davasında nihayet muhalefet gibi davranabilen CHP’yi ve yeni yıldızı Sayın Kılıçdaroğlu’nu 28 Nisan 2007 sabahı ortalarda pek görememiş idik; sadece CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Onur Öymen’i 27 nisan muhtırasının her satırının parti olarak arkasında olduklarını ifade ederken hatırlıyoruz.

27 Nisan kepazeliğine karşı çıkmayan bir siyasal partinin merkezde olması, ülkeyi bırakın yönetmesi ana muhalefet görevini yapması bile söz konusu değildir.

Ancak, bugün de bu kepaze tartışmada Sayın Fırat’ın ne işi vardır anlamak mümkün değildir; siyasal iktidarın bir üst düzey kişisinin bir dolandırıcılık davasının peşine düşen muhalefetle kavga etmek yerine Alman Savcı’nın işaret ettiği izlerin peşine takılması çok daha anlamlıdır ve Almanya’daki davanın sonucunun gereklerini burada yapmak yerine muhalefetle didişmeyi tercih etmek de, yüzde 47’lik oy desteğine rağmen, merkez siyasetten çekilmek anlamına gelmektedir.

Türkiye’nin çok acilen hem 27 Nisan hem Ergenekon hem de Deniz Feneri kepazeliklerine eşit mesafede karşı çıkarak duran bir siyasal anlayışa ihtiyacı vardır.

Hem merkez medyada hem merkez siyasette birileri 27 Nisan’ı, Ergenekon’u, başka birileri de Deniz Feneri’ni savunabilmektedir.

Birileri üniversitelerde reşit kızların kıyafetine karışmakta, başka birileri de devlete ait işletmelerde mesela İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde kimin ne içmeyeceğine karar verme küstahlığını göstermektedir.

Türkiye hem medyada hem siyasette merkez değerleri savunan, hem 27 Nisan’ı hem Ergenekon’u hem de Deniz Feneri’ni lanetleyen, hem türban hem de devlete ait yerlerde alkollü içki yasaklarına karşı çıkan kadrolara ihtiyaç duymaktadır.


26.Eylül.2008 07:07:36
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kasım 30 BAŞBAKAN'IN BAŞARISI VE DEĞİNMEDİKLERİ
Kasım 23 CHP NEDEN TÜRBANA YAKLAŞTI?
Kasım 05 AK PARTİ NEDEN ZORLANIYOR ANLADIM
Kasım 04 GÜNEYDOĞU VE EZBERİMİZ
Kasım 02 BAŞBAKAN'IN YERİNDE OLSA İDİM
Ekim 26 ABD'YE BAKIŞTA ŞAŞILIK
Ekim 21 GENELKURMAY HEMEN MSB'YE BAĞLANMALI
Eylül 26 MEDYA VE SİYASET SINIFTA KALIYOR
Eylül 23 ‘KRİZ REEL KESİMİ VURUR MU?’!!!
Eylül 21 ULUS DEVLETİN VİDASI
Ağustos 24 MERKEZ MEDYA NE DEMEK?
Ağustos 17 FİRARLAR VE ERGENEKON
Ağustos 12 RUANDA'DAN ERGENEKON'A
Ağustos 03 YÜZDE BİR BİZİ UÇURUR
Temmuz 30 FİZİK CAHİLİ TOPLUM MÜHENDİSLERİ
Mayıs 23 YARGITAY VE 90 MİLYAR YTL
Mayıs 14 AK PARTİ NE ZAMAN KAPANIR?
Nisan 28 AKP NEDEN TÖKEZLEDİ?
Şubat 11 FEHRİYE ÇATLI
Ocak 22 2008'DE SEKİZ HEDEF
Ocak 13 'HERŞEY 1950'DE BOZULDU'
Aralık 19 ABD, PKK, BBG evi
Aralık 16 ŞEMDİNLİ'DE PKK MESELESİNDE ÖNEMLİ BİR GERİ ADIM
Kasım 23 KAYIT DIŞILIĞIN DEV BOYUTLARI
Kasım 18 DTP DAVASI VE OYUN TEORİSİ
Kasım 16 DÜNYA EKONOMİSİNİ İZLEMEK
Kasım 11 BU EL ÇABUKLUĞU KİMİN MARİFETİ?
 
Baros'un zaferi getiren golü - İZLE
PKK'nın korkunç planı deşifre oldu
Ceyhan'da uçak düştü iddiası
Galatasaray'ın grubunda puan durumu
UEFA Kupası'nda gecenin sonuçları
Livni, El Halil'deki yerleşimcilere sert çıktı
Misket bombasına yasağına imzalar atıldı
Odun sobası patladı: 2 yaralı
İbrahim Tatlıses gemileri yaktı!
CHP'li vekilin dudak uçuklatan serveti
Faruk Bilgin
BİR NUMARA KİM?
İzlediğim kadarıyla, Ergenekon Davası’nda yargılananların birbirleriyle irtibatları fazla yokmuş gibi görünüyor.
a-hamit-bilici
A.Hamit Bilici
SABRİNA'NIN SUÇU!
New York Times'ın Türkiye muhabiri Sabrina Tavernise, bir iki yıldır yazdığı haber ve yorumlar yüzünden hedef tahtasındaydı.
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
SAHİ KİMDİ TARIK?
Bir, Taha Kıvanç’ın bir yazısına atıf yaparak, aynı zamanda MİT’e çalışan iki gazetecinin kimliğini deşifre etmiş.
cengiz-candar
Cengiz Çandar
OBAMA'DAN ERDOĞAN'A
Erdoğan’ın işi, en az bu çatışmayı önleme sorumluluğunun en fazla omuzlarına yıkıldığı ABD’nin Başkanı kadar zor.
engin-ardic
Engin Ardıç
BURADAN ÖYLE GÖRÜNÜYORMUŞ
Pazartesi akşamı, günbatımından hemen sonra...
ertugrul-ozkok
Ertuğrul Özkök
KAÇ KİŞİLER Kİ YAPIYORSUNUZ
HİÇ düşündünüz mü?Acaba Türkiye’de üniversitelerde okuyan kaç Ermeni asıllı, kaç Yahudi asıllı öğrencimiz vardır?
fehmi-koru
Fehmi Koru
BÜYÜK FİYASKOYU UNUTMUŞ DEĞİLİZ
Türkiye'de, gazeteler, bu haberi “Bizimkilere ders olsun” başlığıyla sundu. Bir-iki yazar da aynı minvalde değerlendirmelerle çıktı okur karşısına.
ismail-kucukkaya
İsmail Küçükkaya
KRİZDEN NASIL ÇIKACAĞIZ?
Yaşamakta olduğumuz krizin çok çeşitli boyutları var.
murat-yetkin
Murat Yetkin
YEREL SEÇİM SİYASİ DENKLEMLERİ DEĞİŞTİRİYOR
Ülke genelinde alınan oy oranı mı? Yoksa kazanılan belediye sayısı mı? Yoksa her ikisi birden mi?
nazli-ilicak
Nazlı Ilıcak
NEFESLER TUTULDU
AK Parti'nin kazanmadığı az sayıda belediyeden biriydi.
rauf-tamer
Rauf Tamer
NE HESAP BU?
Bedavaymış. Ne hakla? Kimin kime ikramı bu?