|
TAVACI RECEP 
Para ve rant olan her ortamda yolsuzluk oluyor. Yolsuzluk yapanın sağcısı veya solcusu da yok.
Deniz Feneri, Almanya'da yoksullara yardım amacıyla toplanan paraların kişisel çıkarlar için kullanılmasının bir örneğiydi.
Böylesine çirkin bir iddia büyük yankılara yol açtı.
Alman yargısının olaya el koyup mahkûmiyet kararları vermesi olaya farklı bir boyut kattı.
Şimdi Türk yargısı devrede, yolsuzluğun Türkiye boyutlarını araştırmak üzere kolları sıvadı.
Dileriz bu soruşturma zaman aşımına uğramaz ve yolsuzluk iddiaları bir bir sorgulanarak su yüzüne çıkarılır.
Dediğimiz gibi, para ve rant varsa, yolsuzluk oluyor.
İşte CHP'li Çankaya Belediye Başkanı'nın dinlemeye takılan konuşması.
Artık bir çıban haline gelen belediye meclis üyelerinin taleplerinden, rüşvet çarkından, kimden nasıl para toplamak durumunda kaldığından söz ediyor.
Bir gazete için gerekli 100 milyarı Tavacı Recep'ten aldığını anlatıyor.
Bu olay elbette tekil bir olaydır ve CHP'yi kurum olarak bağlamaz.
Ancak son dönemde yolsuzlukların üzerine gittiği izlenimi veren CHP'nin kurumsal olarak üzerine gitmesi gereken bir olaydır.
Olayın kilit noktası da buradadır.
Kimsenin "Senin hırsızın, benim hırsızım" ayrımı yapmaması, yolsuzluğa bulaşanları veya bulaştığı iddia edilenleri yargı önüne çıkarmakta işbirliği yapması gereğidir.
Türkiye'de yerel yönetimler hem kimi yöneticiler, hem de onlara yakın isimler için bir zenginlik kaynağı haline gelmiş durumda.
Burada yapılması gereken işler var.
Bunların başında belediye ihalelerini Devlet İhale Kanunu kapsamına almak geliyor.
Diğer önemli bir uygulama ise Baykal'ın seçimden önce dile getirdiği, arazi satışlarında imar durumunun 3 ila 5 yıl arasında değiştirilememesi teklifidir.
İkisi de haksız kazançları önleyecektir.
Türkiye, dünya yolsuzluk liginde çok parlak olmayan bir noktada yer alıyor.
Bu tabloyu değiştirmek siyasetin, siyasetçinin görevi.
Karşılıklı suçlamalardan önce yolsuzluğa neden olan ortamı değiştirmek daha öncelikli bir adım olarak görülmeli.
Bunun için de başı ana muhalefet partisi çekmeli. 27.Eylül.2008 06:01:35 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| SİZDEN GELEN YORUMLAR | [2 adet yorum gelmiştir]
|
|
|
ozgur sever 28.Eylül.2008 02:38:38 |
|
|
 |
|
|
Tavaci recep bugun yaptigi aciklamada kayitlarin sahte oldugunu bir kere daha belirtti. Yani sizi yalanladi. Ozur dileyecekmisiniz. Elbette hayir.Bir kerede daha elinizde belge diye salladiginiz sahteciklerin aslinda ne oldugu ortaya cikti. Cankaya izmir ve eskisehiri alamayacaksiniz |
|
|
|
halil GÜR 27.Eylül.2008 18:45:04 |
|
|
 |
|
|
yeter mi
öncelikle bir konuyu açıklayalım: Belediye ihaleleri zaten Kamu İhale Kanunu kapsamında.. buna rağmen olan oluyor. çünkü bazı şeyler evrakta görünmüyor. mesela katılımcılar Belediye yetkililerince şifahen ihaleye girmekten men ediliyor. ayrıca bu konuda denetim yetersiz, Sayıştay çok azını denetleyebiliyor. ve en önemlisi yargı ayağı topladır, etkili çalışmıyor. bu etkisizlik sadece sistemden da kaynaklanmıyor, hakim savcıların bazılarının "özel" muameleleri de çok ciddi bir faktör. ama kimse bu konuyu açıkça dillendiremiyor... |
|
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|