EN SON HABER: (01:28) Ceyhan'da uçak düştü id...     EURO: 1,9830 - 1,9850    DOLAR: 1,5630 - 1,5650
 

KAFAYI KUMA GÖMMENİN FAYDASI YOK

Ekrem Dumanlı

Başbakan Erdoğan ile Doğan Grubu arasındaki atışma neyse ki yatıştı ve sular durulur gibi oldu.

Madem toz duman dağıldı; herkesin gerçek bir hasar tespiti yapmasında fayda var.

Taraflar meselenin bir boyutuna bakar ve kendini bir açıdan başarılı görürse çok geçmeden yeni yol kazalarının olacağı aşikârdır. Özeleştiri yapmak, muhtemel hataların önünü alacaktır.

Önce siyasîler: AK Parti, gazete boykot çağrısına kadar varan süreci çok iyi analiz etmek zorunda. Bilebildiğim kadarıyla Başbakan, sık sık kamuoyu araştırması yaptırıyor. Son kavganın partiye ne kazandırıp ne kaybettirdiğini görmüştür mutlaka. Medya, bazı araştırmalardan bahsetti ama ne derece güvenilir olduğu konusunda soru işaretlerini kaldıramadı; çünkü araştırmaya kavganın tarafları sahip çıkmış oldu.

Pek çok konuda iktidar partisine destek veren aydınlardan önemli bir bölümü Başbakan'ın boykot çağrısına tepki gösterdi. Makul sebepler de sıraladılar. Bu tip çağrıların daha yanlış noktalara kayabileceği üzerinde durdular. Hatta 'Kaderde Doğan Grubu'nu savunmak da varmış' diye hayıflananlar da oldu. AB süreci başta olmak üzere özgürlükçü projelerde hükümete destek veren aydınların boykot konusunda yükselttikleri itirazı parti yöneticileri iyi analiz etmek zorunda.

Daha ilginç durum da şudur: AK Parti Genel Başkanı'nın yaptığı boykot çağrısı, parti il ve ilçe teşkilatlarında mâkes bulmadı. 16 milyondan fazla oy vereni bulunan, her il ve ilçede teşkilatlanmış bir siyasî örgüt böyle hararetli bir çağrıya sessiz kalıyorsa parti kurmaylarının bunu etraflı bir şekilde değerlendirmesi gerekiyor. Boykot çağrısı parti mensuplarının gönlüne yatsaydı Doğan Grubu'nu zor günler bekliyor demekti...

MEDYANIN ÇIKARACAĞI DERSLER

Son kavgadan medyanın da iyi bir ders çıkarması gerekiyor. Boykot çağrısı yapanlar 'yalan haber ve iftira' gibi ağır ithamlar karşısında bırakıyor medyayı. Keşke bu durum karşısında hem bütün basın mensupları hem de kamuoyu en gür seda ile 'Hayır! Bu ülkede yalan haber de yoktur, iftira haber de' diyebilseydi. Herkes 'Başbakan boykot çağrısı yapmamalı, bu davet demokrasiye ve basın özgürlüğüne gölge düşürür' manasında şeyler söyledi. İtirazlarda önemli ayrıntılar vardı, yalan habere reddiye yapana rastlamadım. Doğan Grubu topyekûn savaş açtı AK Parti'ye ve Başkan'ına. Bir tanesi de 'Yahu bizde de kabahat var. Biz de bazen ipin ucunu fazlaca kaçırıyoruz, halkı kendimizden bîzar ediyoruz, ticarî ilişkilerimizle hakkımızda şüphe uyandıracak bir manzara sunuyoruz' gibi idare-i kelamda bulunmadı; ama sokakta konuşuldu bunlar. Ne var ki 'yandaş medya'dan pek çok yazar Başbakan'ı sert bir dille eleştirdi. Doğan Grubu'na kerhen destek verenler bu grubun genel duruşundan hâlâ rahatsız; bunu görmeyen doğru analiz yapamaz...

Doğan Medya Grubu'nun bir teselli noktası var. Diyorlar ki; 'Bakın bütün meslek örgütleri ortak bildiri yayınladı ve meslekî dayanışma örneği verildi'. Bu algı yanlış. Mesleğin dışında olanlar için manzara böyle görünebilir; ancak gazeteciler bunun bir züğürt tesellisi olduğunu biliyor. Meslek örgütleri dediğiniz birlikler maalesef mesleğin tamamını, hatta büyük bir kısmını temsil etmiyor. Sorun bakalım o meslek örgütleri, gazete ve televizyonların ne kadarını temsil ediyor? Kendi çalıp kendi oynayan, sonra da bütün meslek erbabını temsil ediyor havalarına bürünen bir meslek örgütlenmesinden ve buna dayalı dayanışmadan bahsedilebilir mi? Zaten bazı örgütler politbüro üyeleriyle (!) yürüyor yoluna. Genç nesilden de kimse yok; farklı görüşlerden de...

Ayrıca ittifakın özünde 'AK Parti karşıtlığı' basın özgürlüğünden daha ağır basıyor. Bunu anlaması gayet basit: Toplantı katılımcılarının Doğan'la ilgili şikâyetleri iktidarla ilgili şikâyetlerinden daha çok ve daha keskindir. Başbakan'a gösterilen tepki meslekî değil; siyasîdir. En azından toplum bunu böyle algılıyor; zira Gazeteciler Cemiyeti de Basın Konseyi vs. de gazetecilerin çok dar bir kısmını temsil ediyor. Acı gerçek budur. Bundan sonrası için yapılması gereken acil eylem planı nedir? Gerçek bir meslekî dayanışma yapılması isteniyorsa en başta Doğan Grubu'na çok iş düşüyor. Bir kere, herkesle kavga etmekten vazgeçmeleri gerekiyor. Rekabet, kalite yarışına dönmeli, taciz atışına değil. Ayrıca halkı incitmekten, onların inancı üzerinden toplum ve siyaset mühendisliği yapmaktan vazgeçilmeli. Medyada tek sesli gazeteler ara dönemler için kısmen heyecan uyarır; o kadar... Toplumla sürekli kavga edilmez. Bir gün insanların canına tak edebilir...

Her neyse... Basın tarihimiz açısından ibretlik bir zaman diliminden geçtik. Şimdi bazıları başını kuma sokarak 'Bu işten kârlı biz çıktık' havasında. Böyle düşünen yanılır. Çünkü herkes için hasar büyük. Siyaset bu tartışmadan ne kadar yara aldıysa medya da o kadar aldı. Çünkü genel algı şudur: Tartışmanın odağında sadece siyaset-medya ilişkisi yoktu; ticaret-medya meselesi de vardı. Medyayı merkeze aldığınızda siyaseti, ticareti, bürokrasiyi, demokrasiyi vs. topyekûn düşünmeniz kaçınılmaz. Bundan sonrasında başarı elde etmek isteyen, özeleştiri kapılarını ardına kadar açar. Başını kuma sokan, tarihî fırsatları kaçırır. Boşuna denmemiş 'Gözünü kapayan, kendine gece yapar' diye.

Türk basınının sicil kaydı

Bir televizyon programında Türk basınının sabıka kaydının iyi olmadığından bu nedenle de siyasete karşı tam bir dayanışma sergileyemediğinden bahsetmiştim. Ayrıca aynı nedenle basın özgürlüğü söyleminin inandırıcı bulunmadığını ifade etmeye gayret etmiştim. Merak edenler oldu. Kısa hatırlatmalar yapmakta fayda görüyorum. Sadece bir fikir verebilmek için...

13 Eylül 2001'de birkaç gün önce Ergenekon davasından tutuklanan Adil Serdar Saçan, Yeni Şafak Gazetesi binasına baskın düzenledi. Mesut Yılmaz ve kardeşi Turgut Yılmaz ile iyi ilişkiler içinde olduğu söylenen Saçan, gazete binasında resmen terör estirdi. Medya, küçük jestlerle Yeni Şafak'ın yanındaymış gibi yaptı. Bugünlerde basın özgürlüğünden dem vuranlardan bir kısmı ise bu baskının hedeflerinden birinin Tayyip Erdoğan olduğunu da düşünerek yapılanı takdir bile etti.

Yeni Asya Gazetesi sahibi Mehmet Kutlular, 10 Ekim 1999 tarihinde bir mevlit münasebetiyle katıldığı programda depremi İlahi ikaz olarak nitelendirdiği için 28 Şubat'ın medyatik kılıçları çekildi ve Kutlular ceza alana kadar ısrarlı yayınlar yapıldı. Beyan ettiği düşünceye itiraz etmek başka bir konuydu; bir gazete sahibini adeta ibret-i alem olsun dercesine cezalandırmak bambaşka bir şey...

Onca eleştiriye aldırış edilmeden ve adeta Parlamento üzerinde baskı kurularak RTÜK Yasası çıkarıldı. Meslek içinden yükselen itirazlara da kulak verilmedi. Dönemin başbakanı Bülent Ecevit, 7 Şubat 2003'te günah çıkardı ve şöyle dedi: "Medyaya büyük sermayeler giriyor ve bunlar politikada fazlasıyla etkili oluyor. Bu durum beni rahatsız ediyor. RTÜK Yasası benim hükümetim tarafından çıkarıldı ama her şeye gücümüz yetmiyordu."

27 Nisan 1998'de PKK terör örgütünün 2 numaralı ismi Şemdin Sakık'ın sözde ifadelerine dayanılarak köşe yazarları Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand'ın işine son verildi. Basın tarihine andıç hadisesi diye geçen olayda gazeteciler meslektaşları tarafından linç edildi. Bir süre sonra Sakık'ın ifadelerine, gazetecilerle ilgili cümlelerin sonradan eklendiği anlaşıldı. Bunun üzerine 'aramızdaki hainleri tanıyalım' diyen Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, Hürriyet gazetesinde şunları kaydetti: "Bazı arkadaşlarımıza iftira edenlere yardımda bulunmuş gibi olduk. Böyle adi bir tertibin içinde devletin bulunabileceğini nereden bilebilirdik?"

11 Haziran 97'de Genelkurmay Başkanlığı basına brifing verdi. Herkes kuzu kuzu oturdu, dersini aldı. Oradan çıkar çıkmaz da "İrticaya karşı mücadelede gerekirse silah kullanılacağı" sözünü manşet yaptı gazete yöneticileri. Batı Çalışma Grubu'na övgüler yağdırıldı, 'yeşil sermaye' palavrasına çanak tutuldu. O dönem başlayan akreditasyon uygulaması karşısında hiç kimse 'halkın bilgi edinme hakkı'ndan ve özgür medyadan bahsedemedi.

Nokta Dergisi art arda çok önemli haberlere imza attı. İki darbe teşebbüsü olduğunu belgeleriyle yazdı. Büyük medya grupları kulakları üzerine yatmayı tercih etti. Sivil toplum maskesi altında darbe planı yapıldığı yazıldığında da dudak büktüler. Sonunda polis 13 Nisan 2007 günü dergiye baskın düzenledi ve dergi kapanmak zorunda kaldı.

Daha saymama gerek var mı? Yer kalmadı ki sayayım; bir kitaba sığacak kadar çok örnek var. Medya Kronik adlı bir internet sitesi, bir üniversitenin bünyesinde faaliyet gösteriyordu da büyük medya grupları durumdan rahatsız olup bu siteyi kapattırdı. Bir büyük gazetenin ombudsmanı, görevinin gereğini yaparak bir haberi eleştirdi ve kapının önüne konuldu; yayın ilkeleri de askıda kaldı, meslek dayanışması da. Akit Gazetesi'ne 300 bilmem kaç general dava açtı da hiç kimseden gık çıkmadı. Yeni Asya çizeri halen bir karikatüründen dolayı süründürülüyor da hiç kimse basın özgürlüğünden bahsetmiyor... Milli Gazete'nin yazarları hapis cezaları alıyor, neredeyse haber yapılmıyor. Bir medyanın sabıkası bu kadar kötü olursa basın özgürlüğü konusunda inandırıcı olabilir mi? Neyse! Önemli olan yeni sayfalar açabilmek...


29.Eylül.2008 09:08:32
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[3 adet yorum gelmiştir]    
c.berk 29.Eylül.2008 23:33:30

arşivlik bir yazı
Ekrem abi kalemine sağlık. Bu yazıyı fotokopiyle coğaltıp taraflara göndermek lazım.
Doğan medyası her fırsatta Akp aleyhinde yayın politikası izlemekte,bu ticari siyasi ideolojik veya bilmedigimiz farklı nedenlerden dolayı olabilir. Hangi şartta olursa olsun Başbakanın boykot cagrısı yapması zaten gergin olan ortamı daha da gerdi chp basta olmak üzere, menfaat cevrelerinin akp dusmanlarının ekmegine yag suruldu ellerine koz verildi.
doğan gurubu medyaya baskı oldugunu basın ozgurlugu olmadıgından sikayetçi çok komik bir idda. bu ülkede her fırsatta ülkeyi geren, halkı bolen, darbelerin hazırlayıcısı olan,insanları birbirine dusman yapan hatta terorizm i tetikleyen medya kurulusları olmustur. aslında ulkede askerden daha ayrıcalıklı bir yapıya sahip medya.
selametle.

ERASLAN 29.Eylül.2008 14:03:18


HER ZAMANKİ GİBİ KİTABIN ORTA YERİNDEN YAZMIŞ EKREM ABİ.TEBRİKLER.HAYIRLI BAYRAMLAR.

www.akpartiforum.org 29.Eylül.2008 13:27:00

Eline sağlık
Ellerine sağlık üstad..

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Aralık 01 TUNCAY GÜNEY'İ REFERANS SAYIYORSANIZ...
Kasım 29 İNTERNET ÇETELERİ Mİ KAZANACAK YOKSA İNTERNET SİTELERİ Mİ?
Kasım 25 HANİ BU MİLLET OKUMAZDI?
Kasım 13 BİR KEZ DAHA 'ALEVİ MİTİNGİ'
Kasım 11 'ALEVİ MİTİNGİ'NİN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ
Kasım 10 OBAMA'DAN BİR DERS ÇIKARMAK GEREKİYORSA
Kasım 08 TÜRKÜ BİLMEYEN TÜRK'Ü BİLEMEZ
Kasım 03 YAFTALAMADAN BİR DAHA DÜŞÜNÜN
Ekim 27 ÖZKÖK MÜ HAKLI ÇÖLAŞAN MI?
Ekim 23 YA ERGENEKON, YA KAÇINILMAZ SON!
Ekim 20 AKTÜTÜN HADİSESİNDEKİ İLETİŞİM KAZALARI
Ekim 16 TERÖRLE BÖYLE MÜCADELE EDİLMEZ Kİ!
Ekim 13 ASKER-MEDYA İLİŞKİSİ; BİR DAHA
Ekim 08 İSTİFA ETMESİNİ BİLMEK
Ekim 07 ASIL TUZAK BUDUR
Ekim 06 1 MİLYON ZAMAN İÇİN KAMPANYAMIZ BAŞLIYOR, HAZIR MIYIZ?
Eylül 30 ANNESİZ BAYRAMLAR
Eylül 29 KAFAYI KUMA GÖMMENİN FAYDASI YOK
Eylül 25 İBRETLİK BİR TABLO
Eylül 22 GAZETELERİ BOYKOT ÇAĞRISI
Eylül 15 YANLIŞ HESAP, YANLIŞ SÖYLEM
Eylül 11 BUNDA YADIRGANACAK NE VAR?
Eylül 08 MEDYA AYAK UYDURUNCA
Eylül 04 DAR GÖMLEK
Eylül 01 ÇATIŞMA DEĞİL, BARIŞMA VESİLESİ
Ağustos 26 TEHLİKELİ BİR DURUM
Ağustos 25 SPORDA YENİ DÖNEM BAŞLARKEN...
Ağustos 19 ALEVİ-SÜNNİ GERİLİMİNE DUR DEMEK
Ağustos 18 AYNADAKİ AKSİNE SECDE EDENLER HANGİ GERÇEĞİ GÖREBİLİR Kİ!
Ağustos 11 BU SESE KULAK VERMEK ŞART
Ağustos 04 BİR KERE DAHA UÇURUMUN KENARINDAN...
Temmuz 31 HUKUK DA KAZANDI DEMOKRASİ DE...
Temmuz 29 BOŞUNA ÇIRPINIYORSUNUZ!
Temmuz 28 BARİ BUNDAN SONRA KÖSTEK OLMAYIN...
Temmuz 22 KAPATILSA NE OLUR KAPATILMASA NE OLUR?
Temmuz 21 SUÇ KİMDE?
Temmuz 15 KAOSLA YARGI ÖNÜNDE HESAPLAŞMAK
Temmuz 14 ERGENEKON: YENİ BİR ÇIKIŞ YOLU
Temmuz 10 GLADYO'NUN MAHARETİ
Temmuz 07 ERGENEKON'DAN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ
Temmuz 01 MHP'NİN KADERİ
Haziran 30 ANLAMAYANLAR İÇİN BİR DAHA TİRAJ GERÇEĞİ
Haziran 25 HAK YERİNİ BULDU
Haziran 23 BU MUDUR TÜRKİYE'NİN GERÇEK GÜNDEMİ!
Haziran 16 YAFTACI KAFAYLA NEREYE KADAR?
Haziran 12 TERZİ KENDİ SÖKÜĞÜNÜ DİKMEK ZORUNDA
Haziran 10 KRİZ FIRSATA NASIL DÖNÜŞÜR?
Haziran 09 DEREDE BOĞULMAK
Haziran 03 EMPATİ OLMADAN ASLA!
Haziran 02 BU DA SİZE DERS OLSUN!
Mayıs 30 BÖCEK
Mayıs 29 NE İMAMI TANIYORLAR NE ÖĞRETMENİ
Mayıs 27 ŞAŞIRIP KALDINIZ DEĞİL Mİ?
Mayıs 26 TANRILIK KOMPLEKSİ
Mayıs 20 SAYGISIZLIĞIN ASIL SEBEBİ
Mayıs 19 HATA YAPMAK ALIŞKANLIK HALİNE GELİRSE...
Mayıs 15 MEYHANE BASKISI
Mayıs 13 ABESLE İŞTİGAL
Mayıs 12 MAALESEF ACI GERÇEK BU: BİR HAFTA DAYANAMAZSINIZ
Mayıs 08 NE HAKKINIZ VAR?
Mayıs 06 AH BU ÖNYARGI, AH BU ÖNYARGI!
Mayıs 05 MADALYONUN ÖBÜR YÜZÜNE DE BAKMA CESARETİ
Mayıs 01 BUGÜN BİR DAMLA KAN AKARSA
Nisan 29 SAĞCI BÜROKRATLAR NEDEN DAHA KORKAK OLUR?
Nisan 28 MEDYA DİN DÜŞMANI MI?
Nisan 24 TÜKENİŞ
Nisan 22 YAKINDA KAPANMAMIŞ PARTİ KALMAYACAK GALİBA
Nisan 21 BU FOTOĞRAFA DİKKATLİ BAKIN LÜTFEN
Nisan 17 TEKZİPLER NEREDE?
Nisan 14 KESKİN VİRAJLAR
Nisan 08 OKLAHAMA'DAN GÖRÜLEN ACI BİR GERÇEK
Nisan 07 YAYIN YÖNETMENİNE 1 NİSAN ŞAKASI
Nisan 01 KARAR VERİN, HANGİSİ ETİK?
Mart 31 KIRILMA NOKTALARI ÜZERİNE KÜÇÜK NOTLAR
Mart 27 YA VATANDAŞ DEMOKRASİDEN ÜMİDİNİ KESERSE?..
Mart 25 VAHİM SUÇLAMALAR
Mart 24 FAKAT'SIZ DEMOKRASİ Mİ; TAKATSİZ DEMOKRASİ Mİ?
Mart 20 AŞIRI UÇLARA SAVRULANLARIN GÖREMEDİĞİ GERÇEK
Mart 18 YAZIK OLUYOR...
Mart 17 ŞİMDİ TAM SAĞDUYU ZAMANI!
Mart 15 YENİ BİR DEMOKRASİ SINAVI BAŞLADI...
Mart 11 YOUTUBE ÜZERİNDEN İFTİRA KAMPANYALARI
Mart 10 ASKER NEDEN YALNIZLAŞIYOR?
Mart 06 ASKERLE POLEMİK
Mart 03 ÇILGINLIĞIN BU KADARI DA FAZLA!
Şubat 28 DEĞMEZ, İNANIN DEĞMEZ!
Şubat 25 UFUK DARALMASI VE ÖNEMLİ BİR DİRENİŞ
Şubat 19 CUMHURİYET MİTİNGCİLERİNE ÇAĞRI
Şubat 18 MECLİS'E SAYGI LÜTFEN!
Şubat 14 ANLAMA GAYRETİ
Şubat 11 BAŞÖRTÜSÜ MÜ TEHLİKELİ, ÇETELER Mİ?
Şubat 07 ÇARPAR SİZİ BU KİTAP!
Şubat 05 DUY ARTIK BU ÇIĞLIĞI
Şubat 04 PROVOKATÖR MEDYA
Ocak 31 YÜREĞİNİZ YETİYORSA...
Ocak 29 2009'DA DARBE
Ocak 28 ERGENEKON'DAN GERÇEK ÇIKIŞ ANCAK BÖYLE OLUR!
Ocak 22 DÜŞÜN YAKASINDAN BU MİLLETİN
Ocak 21 MÜSAİT BİR YERDE İNECEK VAR!
Ocak 17 HİÇBİR MESELE BÖYLE ÇÖZÜLMEZ
Ocak 15 DIŞ POLİTİKADAKİ DEĞİŞİM ANLAŞILAMAYINCA
Ocak 14 GAZETECİLİK ADINA KRİTİK BİR MUHASEBE
Ocak 10 ANLAMSIZ BİR KISKANÇLIK
Ocak 09 GÜL'ÜN ZİYARETİ İLE NE DEĞİŞİR?
Ocak 08 DOĞRU ZAMANDA DOĞRU BİR ZİYARET
Ocak 07 'KÜRT SORUNU'NUN ÇÖZÜMÜ BU FOTOĞRAFTA!
Ocak 03 TÜRKİYE'Yİ BEKLEYEN EN YAKIN TEHLİKE
Ocak 01 EN İYİSİ SİZ KALIN, BİZ GİDELİM..
Aralık 31 NE ÇETİN SINAVLARLA GEÇTİ...
Aralık 27 ÖNCÜ DOKTORLAR NEREDE?
Aralık 25 DOKTORLARA SİTEM
Aralık 24 KÜRT SORUNUNDA YENİ TEHLİKELER, YENİ UMUTLAR
Aralık 13 BURASI ANADOLU, BURDAN KAÇIŞ YOK
Aralık 10 MEDYADA YENİ BİR DÖNEM
Aralık 06 TOPLU İĞNENİN UCUNDAKİ ÖRTÜ
Aralık 04 ETNİK PARÇALANMA ÜZERİNE KORKUNÇ SENARYOLAR
Aralık 03 GAZETECİ DEDİĞİN, ÖZÜR DİLEMESİNİ BİLECEK
Kasım 26 İLETİŞİMCİLER, LÜTFEN BU OLAYI KAYDEDİN
Kasım 20 İMTİYAZLI SINIF DA NE DEMEK?
Kasım 19 GAZETECİ TÜMGENERALLER
Kasım 15 BİR TÜRKİYE ÜTOPYASI
Kasım 12 CENAZE EVİNDE DÜĞÜN YAPMAK
 
Baros'un zaferi getiren golü - İZLE
PKK'nın korkunç planı deşifre oldu
Ceyhan'da uçak düştü iddiası
Galatasaray'ın grubunda puan durumu
UEFA Kupası'nda gecenin sonuçları
Livni, El Halil'deki yerleşimcilere sert çıktı
Misket bombasına yasağına imzalar atıldı
Odun sobası patladı: 2 yaralı
İbrahim Tatlıses gemileri yaktı!
CHP'li vekilin dudak uçuklatan serveti
Faruk Bilgin
BİR NUMARA KİM?
İzlediğim kadarıyla, Ergenekon Davası’nda yargılananların birbirleriyle irtibatları fazla yokmuş gibi görünüyor.
a-hamit-bilici
A.Hamit Bilici
SABRİNA'NIN SUÇU!
New York Times'ın Türkiye muhabiri Sabrina Tavernise, bir iki yıldır yazdığı haber ve yorumlar yüzünden hedef tahtasındaydı.
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
SAHİ KİMDİ TARIK?
Bir, Taha Kıvanç’ın bir yazısına atıf yaparak, aynı zamanda MİT’e çalışan iki gazetecinin kimliğini deşifre etmiş.
cengiz-candar
Cengiz Çandar
OBAMA'DAN ERDOĞAN'A
Erdoğan’ın işi, en az bu çatışmayı önleme sorumluluğunun en fazla omuzlarına yıkıldığı ABD’nin Başkanı kadar zor.
engin-ardic
Engin Ardıç
BURADAN ÖYLE GÖRÜNÜYORMUŞ
Pazartesi akşamı, günbatımından hemen sonra...
ertugrul-ozkok
Ertuğrul Özkök
KAÇ KİŞİLER Kİ YAPIYORSUNUZ
HİÇ düşündünüz mü?Acaba Türkiye’de üniversitelerde okuyan kaç Ermeni asıllı, kaç Yahudi asıllı öğrencimiz vardır?
fehmi-koru
Fehmi Koru
BÜYÜK FİYASKOYU UNUTMUŞ DEĞİLİZ
Türkiye'de, gazeteler, bu haberi “Bizimkilere ders olsun” başlığıyla sundu. Bir-iki yazar da aynı minvalde değerlendirmelerle çıktı okur karşısına.
ismail-kucukkaya
İsmail Küçükkaya
KRİZDEN NASIL ÇIKACAĞIZ?
Yaşamakta olduğumuz krizin çok çeşitli boyutları var.
murat-yetkin
Murat Yetkin
YEREL SEÇİM SİYASİ DENKLEMLERİ DEĞİŞTİRİYOR
Ülke genelinde alınan oy oranı mı? Yoksa kazanılan belediye sayısı mı? Yoksa her ikisi birden mi?
nazli-ilicak
Nazlı Ilıcak
NEFESLER TUTULDU
AK Parti'nin kazanmadığı az sayıda belediyeden biriydi.
rauf-tamer
Rauf Tamer
NE HESAP BU?
Bedavaymış. Ne hakla? Kimin kime ikramı bu?