|
GEÇ KALMAKTAN KORK... 
Ne oldu?
Sabahleyin, hükümet, başta bankacılık olmak üzere ekonomik yapının sağlam olduğunu belirterek, Türkiye’nin krizden en az etkilenen ülke olacağını söyledi.
Hálbuki...Bayram tatili nedeniyle kapalı olan İMKB ilk seansta yüzde 6,2 düştü, öğleden sonra toparlansa da toplamda yüzde 4,1 kayıpla kapandı. Dolar ise 1,3120 YTL’ye kadar çıktı.
Azımsanmayacak, küçümsenmeyecek bir sarsıntı...
* * *
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) dün açıkladığı enflasyon rakamları ise neyse ki iyiydi...
Buna göre Eylül ayında tüketici enflasyonu yüzde 0.45 artarken...
Üretici enflasyonu yüzde 0.90 oranında geriledi.
Eylül ayı itibariyle yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 11,13, ÜFE’de ise 12,49 oldu...
* * *
İleri saatlerde yazının başına oturduğumda...
ABD’de 700 milyar dolarlık kurtarma paketi yeniden Temsilciler Meclisi’nin önüne gelmiş, görüşmeler başlamıştı...
İlk paketi reddeden 435 üyenin bu kez ne yapacağı merakla bekleniyordu...
Hatırlanacağı üzere...
Temsilciler Meclisi üyeleri, Başkan Bush ve iki büyük partinin yöneticilerinin bütün uyarılarına karşın 700 milyar dolarlık kurtarma paketini az farkla da olsa reddetmişti.
Bush hükümeti ret kararı sonrasında paketi, vatandaşlara yönelik bazı düzenlemeler de ekleyerek Senato’ya geri gönderdi. Senato, genişletilen kurtarma paketini 74’e karşı 25 oyla kabul etti.
Temsilciler Meclisi’nde kimi demokrat ve cumhuriyetçi üyelerin bu kez ‘olumlu’ yönde oy kullanacağı haberleri gelse de, durum çantada keklik değil...
Bakalım, Kongre’nin alt kanadı olan 435 sandalyeli Temsilciler Meclisi ne yapacak?
* * *
Ancak...
ABD’den beklenen sonuç olumlu da gelse...
Kimse kalıcı bir sakinlik beklemesin...
Wall Street’in Silicon Valley’e uyum süreci biraz zaman alacak...
Ve bu süreç belli ki sancılı olacak...
Ama finans piyasasını sanayi sonrası üretim düzeyine göre yeniden inşa eden bir ABD’yi tutmak da bunda böyle kolay olmayacak gibi...
* * *
Türkiye’nin bu krizi algılamada...
Ve gerekli önlemleri almada epeyce geç kaldığı görülmekte...
Nitekim dün sabahki basın toplantısının piyasa tarafından önemsenmemesi de bunu gösteriyor...
Ciddi bir cari açık var...
Ankara, küresel mali kriz karşısında bunu nasıl aşabileceğini somut olarak ifade eder bir durumda değil... İkincisi, büyüme gittikçe yavaşlıyor...
Bundan bir sonraki aşama durgunluğun ortalığa hákim olması...
* * *
Bu durumda Kriz Türkiye’yi nasıl etkileyecek?
Avrupa Türkiye’den ihracatı azaltırsa ne olacak? Dış borç stoku nasıl çevrilecek?
Kesintiye uğrayacağa benzeyen dış kaynak girişi Türk ekonomisini nasıl etkileyecek?
Soruları uzatmak mümkün...
* * *
Peki ne yapmalı?
Muhtemel sert dalgadan en az hasarla nasıl kurtulmalı?
Dünya Bankası Türkiye eski Direktörü Vorkink, Türkiye’nin, gerçekleştirdiği mali sektör reformu sayesinde dünyadaki birçok ülkeden daha düzenli ve sağlam bir bankacılık sektörüne sahip olduğunu söyledi.
2001 krizinden dersler çıkartan Türkiye’nin, mali sektörünü daha düzenli ve denetlenebilir hale getirdiğini anlatan Vorkink, iç piyasalarda bir karışıklık oluşması ihtimalinin oldukça zayıf olduğunu da belirtti.
Yatırımcıların önünü görebilmesi ve yatırım kararları açısından, mali sistem ve siyasi istikrarın önemli olduğuna dikkati çeken Vorkink, Türkiye’nin, sigorta ve menkul kıymetler piyasaları ağırlıklı olarak, mali sistemini geliştirmeye devam ettiği ve siyasi istikrarını koruduğu sürece, küresel piyasalarda da çok büyük bir çöküşün olmaması halinde, bundan böyle büyük bir mali krize girmeyeceğini söyledi.
* * *
Ancak...
Yerli ve yabancı yatırımcıların, yatırım kararlarında öngörülebilirlik aradıklarına dikkati çeken Vorkink, Türkiye ekonomisi ile uluslararası kuruluşları yakından tanıyan bir kişi olarak, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yapılacak herhangi bir anlaşma modelinin, Türkiye’nin öngörülebilirliğini güçlendireceği görüşünde olduğunu söyledi.
Vorkink, böylesine çalkantılı bir küresel mali ortamda, IMF ile yapılacak bir anlaşmanın, Türkiye’deki piyasaları ve hükümet politikasını daha öngörülebilir bir hale getireceğini kaydetti.
Vorkink, IMF ile yapılacak bir anlaşmanın, son anlaşmada olduğu gibi mutlaka mali destek içeren bir anlaşma olmayabileceğinin de altını çizdi.
Bence hükümetin duymak istemediği bu uyarı çok önemli...
* * *
Dünkü piyasa manzaralarını daha derinleşerek yaşamak istemiyorsak...
Acilen IMF ile anlaşma yapmak...
Ve AB sürecine aşkla, cumhurbaşkanının söylediği bir şekilde sarılmak gerek...
Bunlar yapılmaz ise ne olur?
Siyasetçi konuşur ama borsa sertçe düşer, döviz hızla yükselir, bir zaman sonra da düşme eğilimli ekonomik büyüme sosyal sıkıntı çıkarır...
Kısacası krizin etkisi derinleşir. 04.Ekim.2008 11:34:03 |
|
|