|
BÜYÜK ACI VE ZAMANLAMA 
Aktütün Karakolu'na düşen ateş hepimizin yüreğine düştü.
Orada, sınırın hemen kıyısında, tam beş kez saldırıya uğrayan o uğursuz karakolda ölümle iç içe görev yapan ve işte sonunda ölümle buluşan çocuklarımızın resimlerine baktım tek tek... Kocaman bir erkek gibi görünmeye çalışan çocuk yüzlerine baktım. Annelerini babalarının yerine koydum kendimi... Çıldıracak gibi oldum.
Evet, milletçe yas tutmalıyız. O annelerin babaların yasına ortak olmalı, acımızı ortaya dökerek, birbirimize aktararak, yeniden ve yeniden paylaşarak dayanılabilir kılmalıyız. Ama bir yandan da bu saldırının zamanlamasını düşünmeliyiz.
Zira PKK ya da onu yönlendiren kimileri (bu yazı boyunca yönlendirenler hatırlatmasını hep yapacağım) çocuklarımızın canları üzerinden siyaset yapıyor. Bu tip saldırıların zamanlaması onun izlediği siyaseti ortaya koyuyor.
PKK'nın ya da onu yönlendirenlerin siyasetini, ne isteyip neyi istemediğini, neden korktuğunu anlamak için bu saldırıların zamanlamasına bakmalıyız. Baktığımızda neler görüyoruz? Birincisi -ve bence en belirleyicisi - bu saldırı DTP Davası'nın karara çok yaklaştığı bir zamanda yapılıyor. PKK-ya da onu yönlendirenler, bu saldırıyla DTP'yi güç duruma düşürmeyi, sıkıştırmayı hedefliyor.
Anayasa Mahkemesi üyelerinin ve bütün toplumun DTP'ye karşı duyduğu kızgınlığı yeniden fitillemeyi hedefliyor. Mahkemeden kapatılma kararının çıkmasını, siyasetin yolunun kapatılmasını, kendi yolunun açılmasını hedefliyor.
İkincisi, bu saldırı Altınova olaylarından hemen sonra yapılıyor. Çünkü Altınova olayları terör örgütüne yıllardır gerçekleştiremediğini gerçekleştirmek için bir umut ışığı gibi görünüyor.
Ege'de ortaya çıkan bu tabloyu tam otuz yıldır Kürt ve Türk halkları arasında yaratamadığı husumetin başlangıcı olarak okuyor ve umutlanıyor. Bu husumetin üstüne üstüne gitme, kanlı saldırılarla Türk halkını daha da tahrik etme, başka yerlerde de Altınova benzeri düşmanlık ateşleri yakma siyaseti güdüyor.
Üçüncüsü bu saldırı tam da Meclis'te sınır ötesi operasyonlar için çıkarılan tezkerenin süresinin uzatılması görüşmeleri sırasında yapılıyor. Çünkü terör örgütü - ve onu yönlendirenlervarlıklarını sürdürebilmek için mücadelenin askeri zeminde kalmasına, savaşın ve şiddetin her türlü uzlaşmacı sesi bastırmasına muhtaçlar. Ve nihayetinde bu saldırı, hükümetin Kuzey Irak'la ilişkileri normalleştirme doğrultusunda önemli adımlar attığı bir dönemde yapılıyor.
Kuzey Irak'ın terör üssü olmaktan çıkması, teröre karşı ortak tavır alınması yönündeki gelişmeler provoke edilmeye çalışılıyor. Bütün bu yumuşama sürecinin bir işe yaramadığı, uluslararası istihbarat işbirliğinin de fos çıktığı fikri yerleştirilerek, Kuzey Irak yönetimiyle yeniden düşmanca bir ilişkiye dönülmesi amaçlanıyor.
Evet, yas tutmalıyız. Evet, bu saldırının zamanlamasına bakarak terör örgütünün- ve yıllardır onu yönlendirenlerin- siyaseti anlamalı ve ona göre siyasetler belirlemeliyiz. Ama aynı zamanda, artık böyle saldırılardan sonra "şehitlerin kanı yerde kalmayacak" hamasetiyle yetinmemeli, bu askeri hezimeti mercek altına almalıyız. 30 yıllık tecrübeye ve bunca tedbire rağmen 300 kişilik ve ağır silahlarla donatılmış bir grubun sınırdan nasıl sızabildiğini askeri yetkililerin bize izah etmesini beklemeliyiz. 05.Ekim.2008 09:47:38 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| SİZDEN GELEN YORUMLAR | [5 adet yorum gelmiştir]
|
|
|
recep 05.Ekim.2008 20:57:29 |
|
|
 |
|
|
ihmal yok
Sayın GÖKTÜRK öncelikle yüreğinize ve kaleminize sağlık.hemen hemen herzamanki gibi tesbitleriniz ve yorumlarınız tam yerinde.BENİM İTİRAZIM BAZI YORUMCULARIN İHMALİ OLANLAR SÖZÜNE! HAYIR BU İŞTE İHMAL OLAMAZ 1-2-3-4-5 KESİNLİKLE OLAMAZ BU DÜPEDÜZ İHANET
HIYANET ..EVET ASKERİ YETKİLİLERİN EN KISA ZAMANDA BUNU BU MİLLETE İZAH ETMELERİNİ BEKLİYORUZ.SANIRIM HAKKIMIZ AKAN KAN BİZİM KANIMIZ. |
|
|
|
musa 05.Ekim.2008 16:42:25 |
|
|
 |
|
|
lanet
sayın Göktürk; kaleminize ve yüreğinize sağlık, herzamanki gibi yorumunuz çok yerinde ve isabetli. Acizane, görevinde ihmali olanları hemen tesbit edilip gereği acilen yerine getirilmeli,yoksa daha çok anaların yüreği yanacak, garibanlar canından olacak.Askeriye bütün imkanlırını seferber etmeli buna benzer karakollar elden geçirilip daha güvenli yerlere nakledilmeli lütfer görevde ihmali olanlar cezalandırılsın. |
|
|
|
Erdinç 05.Ekim.2008 14:24:35 |
|
|
 |
|
|
Çirkin Tezgah
Çirkin tezgahlar devam ediyor. Balıkesir olayları ve tezkere arefesinde akılları donduran bu alçak saldırıdan anlıyoruz ki halen bir takım ihmaller söz konusu. Sayın Bahçeli'nin sağ duyu ve aklı selimi ön planda tutan bir lider olduğunu bilmekle birlikte bu nazik dönemde aynı Deniz Baykal gibi milli seferberlik istemesi de çok manidar. Milli seferberlik ne demektir? Acılarımız bu kadar taze iken milliyetçiliği çok fazla tırmandıracak ve halkı tahrik edecek bu tip açıklamaları da ilginç bulmaktayım. Bütün şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan Rahmet , Tüm Milletimiz ve Ailelerine sabrı Cemil niyaz ederim. Erdinç
|
|
|
|
sezgin 05.Ekim.2008 11:18:22 |
|
|
 |
|
|
nasıl olur
350 kişi elini kolunu sallayarak o sınırdan nasıl geçer.yada karakol daha güvenli yapılamaz mı(karakola baskın için silaha gerek yok taş yuvarlasalar karakol yıkılacak).insanların hayatları bu kadar ucuz değil... |
|
|
|
i.doğan 05.Ekim.2008 10:03:53 |
|
|
 |
|
|
AH-TÜTÜN
Sayın Göktürk görüşleriniz ve analizleriniz fevkalaade yerinde.Ama bizim kendimize soracak çok ama okadar çok soru varki, 30 yılı aşkın bir süredir bu işle uğraşıyor isek,Devlet olarak bizim yaptığımız bu işte bir terslik var,bunların samaimi bir şekilde sorgulanması lazım,yoksa aynı karakola 6.saldırıyı beklememiz ve şehit olacaklara da şimdiden HATİM indirmemiz lazım. |
|
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|