|
KAFAM İYİCE KARIŞTI 
Yargıçlar ve Savcılar Birliği Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun çürük raporu alarak askerlikten muaf olması gündemi fazlasıyla meşgul etti.
Milli Savunma Bakanlığı'nın "Eski raporlar teyit edildi. Başkaca bir işlem yapmamıza gerek yoktur." açıklamasından sonra biz de "Raporlar sağlam, Ömer Bey çürük" diyerek konuyu kapamıştık. Gelin görün ki konu bir türlü kapanmıyor. Yargıtay savcısı olan Eminağaoğlu'nun askerlik meselesi dallanıp budaklanmaya devam ediyor. Her defasında 'bu son' dememize rağmen tövbemizi bozup tekrar yazmak zorunda kalıyoruz. Milli Savunma Bakanlığı, YARSAV, Gülhane Askerî Tıp Akademisi ve Askere Alma Dairesi (ASAL) gibi kurumların yaşaması muhtemel inandırıcılık sorunu bir vatandaş olarak elbette ilgilendiriyor. Ama kendilerini onlar düşünsünler, ben şahsi güven bunalımımı daha çok önemsiyorum. Yalancı çobana döndüm, 'Artık yazmayacağım' diyorum iki gün sonra ya bir rapor veya bir tanık çıkıveriyor. Hadi yazma da göreyim.
Eminim Milli Savunma Bakanlığı ve elbette ki Bakan Vecdi Gönül de en az benim kadar bu durumdan rahatsızdır. "Altına imza attık, kefil olduk ya Ömer Bey'in çürük olmadığı ispatlanırsa" diye kara kara düşünüyordur. Aynı huzursuzluğu GATA mensupları da yaşıyordur. "Nedir bu adam yüzünden başımıza gelenler" şeklinde hayıflanmaları için yeterince sebep var. 20 yıl önceki rapor didik didik edildi. Altında imzası bulunan emekli tabip subaylar, "Biz sağlam raporu verdik, üzerindeki el yazıları bize ait değil." beyanatı verdi. Raporlar harf harf irdelendi, bir sürü eleştiri mevzusu çıkarıldı. Bereket versin MSB yazılı açıklamayla raporları ibra etti! Halk nezdinde olmasa da hukuk önünde olay kapatıldı. Gerçi bakanlığın inceleyip teyit ettiği raporlar ile medyaya düşen aynı mı anlayamadık. ASAL başta olmak üzere, askeriyede birçok insanın bir kişi uğruna Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bu kadar yıpratılmasına öfkelendiğini de tahmin ediyoruz. Neden bu kadar tekellüflü yollara tevessül ediliyor? Şeffaf biçimde ve hiçbir imtiyaz intibaı oluşturulmadan sonuca gidilmemesi herhalde sorgulanıyordur.
Ömer Bey'in Tuğgeneral Tahir Ünal tarafından GATA'da bahçe kapısında karşılanması, rapora imza atacak alt rütbeli doktorlara baskı olarak yorumlandı. Nihayetinde mesleki hiyerarşisinin doktorluğun önüne geçebileceği bir alandan söz ediyoruz. Üst rütbeye yükselmeniz alacağınız sicile bağlı. Gerçi Vakit gazetesinin haberi doğruysa (dün akşam saatlerine kadar yalanlanmadı), doktorlar her şeye rağmen kendilerini garantiye almış görünüyorlar. Maalesef Ömer Bey yeniden sağlam çıkmış durumda. Gazete, tetkikleri yayınlamış, yorumları bilmiyoruz. Tetkikleri makineler yapıyor, onlar emir komuta zinciri içinde olmadığı için ne gördülerse yazmışlar. Doktorlar bu verilere rağmen Ömer Bey'e 'çürük' diyebilmişler midir? Pek ihtimal vermiyorum. Ama o zaman Milli Savunma Bakanlığı zan altında kalacak. Ömer Bey'in askerliğe elverişsiz olduğunu neye dayanarak açıkladılar? Kafam hepten karıştı dostlar. Baştan birlikte özetleyelim. Ömer Bey'e 20 yıl önce askerlik muayenesi yapılmış. Muayene sonucunda iki tabip doktor 'sağlamdır' kaşesi basıp göndermiş. Sonra o doktorların bile bilmediği birileri raporların üzerine el yazısı ile bir şeyler yazmış. Bir araya gelmesi zor pek çok maddi hata zincirleme olarak yapılmış. Ömer Bey çürüğe ayrılmış. Raporlar ve eleştiriler gündeme gelince Milli Savunma Bakanlığı inceleme başlatmış. Hem eski raporlar teyit edilmiş hem de yeni muayene çürüğü onaylamış. Eski raporlar zaten çürüktü, yeni raporlar sağlam diyor, o zaman MSB neye dayanarak, neyi teyit etti? Bu bulmacayı çözene Nobel matematik ödülü vermezlerse çürüğe çıkayım! 14.Ekim.2008 07:53:47 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| SİZDEN GELEN YORUMLAR | [3 adet yorum gelmiştir]
|
|
|
emin 14.Ekim.2008 11:10:13 |
|
|
 |
|
|
hadi bakalım bakanlık öylesine kesin bir açıklama yapmiştı ki inanmadık ama acaba dedik yani beyefendinin çürük çıkmasına ondan daha çok üzülmüştük şimdi ne olacak yani bakanlık şimdi çıkıp yahu biz sağlam raporunu kastetmiştik biz de onu diyoruz zaten mi diyecek... kim sağlam kim çürük bu yük te milletin sırtına kaldı elitlere birşey olmuyor.. |
|
|
|
abdurrahman 14.Ekim.2008 08:14:46 |
|
|
 |
|
|
Olur böyle şeyler
Bu ülkede böyle şeyler normaldir kurcalasan daha neler çıkar ama üstü kapatılır,olur böyle şeyler çok normaldir bu ülkede. |
|
|
|
Bİzimki Patlıcan 14.Ekim.2008 08:13:49 |
|
|
 |
|
|
Uzatmaya Gerek Yok Bakanım Bizimkisi Patlıcan
Sizin canınız can bakanım.
Yaşananlar bu ve bu gibi kişilerin askerlik durumları ile ilgili neler olsa güzel olur sorusunu sormamızı sağlıyor.
Bu tür askerlikten kaçmak isteyen ve bu milli görevi yapmak istemeyen vatan evlatları(!) hakkında sen bize paranı ver demek gerekiyor. Bu insanlar savaşsa zayi olup geri dönerler, ne de olsa çürük değiller mi(!),
BU İŞ GÖNÜL İŞİ
O nedenle askerlik yapmak istemiyorum. Seçeneği olsun. Bu seçeneği işaretleyenlerin karşısında bir seçenek şu anda akla geliyor. Para vermek...
Peki para veremeyenler nasıl bir uygulamaya tabi tutulsa? Belirli Kamu görevlerinden zorunlu 2-3 yıl kadar karın tokluğuna görev...
Yada bilemiyorum. Bunun gibi seçenekler olması gerek.
Yine tekrarlıyorum. Bu iş gönül işi, gönülden istemiyorsa zaten zorla yaptırmak hem askeri komutanlar için zorluk hem de kişinin kendisi için zorluk demek, örnekte gördüğümüz gibi...
Hudutlarımızda tel örgü dahi yok, alanlar maki ve ormanlık yada sazlık peki buradan gelecek tehlikelere karşı memleketi kim koruyacak, sürekli nöbet tutan asker mi? Yoksa adam gibi teknik gelişmeler mi?
Ah memleketim neleri kaybediyorsun, neler kazandığımızı sanıyoruz. |
|
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|