EN SON HABER: (22:25) BOTAŞ petrol hattında yangın...     EURO: 2,0980 - 2,1000    DOLAR: 1,6770 - 1,6790
 

ALGILAMA SORUNLARI

Mehmet Barlas

Sorun "Siyasi çözüm mü yoksa askeri çözüm mü" noktasında değil ki...


Yıllar önce Asil Nadir Türkiye'de basın dünyasına patron olarak girme kararı almıştı.
Hatırlanacağı gibi 1980'lerin sonunda başlayan süreçte, Günaydın ve Güneş gibi gazeteleri satın da aldı. Hatta Turgut Özal'ın "Sonunda 2.5 gazete kalacak" şeklindeki söylemi ile Asil Nadir'in girişimlerini vurgulamak istediği de yorumlandı.
Pek çok gazeteci ile görüştüğü gibi, Asil Nadir benimle de görüştü.
Bu görüşmenin sonunda bana şöyle dediğini hatırlıyorum:
- Daha önce konuştuğum bazı meslektaşlarınıza oranla, siz beni daha iyi anladınız...
Asil Nadir'in kendisi bu "Anlamak " kavramını mecazi anlamda kullanmıştı. Ama ben bunun somut bir "Anlaşılmak " sorunu olduğunu gözlemlemiştim.
Çünkü İngiltere'de yerleşip büyüyen bu Kıbrıs'lı işadamı, Türkçe konuşurken de kelimelerin en az yarısını İngilizce olanlardan seçiyordu. Neticede İngilizce bilmeyen bir Türk gazetecinin, Asil Nadir'i tam olarak anlaması pek kolay değildi.
Ama Asil Nadir bunun da farkında değildi ve zor anlaşılmasını kullandığı dilde aramıyordu.

Anlamak ve algılamak
Bu "Dil farkı" gerçekten anlamayı ve anlaşılmayı zorlaştırır.
Örneğin dillerini bilmedikleri yabancı turistlerle konuşan satıcılara dikkat edin.
Bunlar Türkçe kelimeleri yüksek sesle söyledikleri veya devrik cümle yaptıkları zaman, bunun yabancılar tarafından da anlaşılacağını düşünürler.
Bazıları da yabancı dil bilmenin insanı kültürlü yapacağına inanır.
Her sözü mizah konusu olan bir eski politikacı-yöneticinin İngiltere ziyaretinde, refakatindeki Milli Eğitim Bakanına, " Bak burada çocuklar bile İngilizce konuşuyor" dediği anlatılırdı.
Türkiye'nin sosyo-politik ve kronikleşmiş sorunları ise, farklı görüş sahipleri ve değişik toplum kesimleri tarafından tartışılırken kullanılan kelimeler, "Dil farkı"nı değil de "Algılama farkı"nı yansıtmakta.
Dünkü AK Parti Grup toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan'ın bu noktayı gözlemlediği şu sözlerinden anlaşılıyordu:
- Aktütün ve Diyarbakır'da bu ülkenin kardeşliğine kastedildi. Ancak burada bizim ilk yenmemiz gereken düşman öfkemiz olmalı. Terör örgütü benim polisime ve askerime 'düşman' gözüyle bakıyor. Biz onlara 'suçlu' gözüyle bakıyoruz. Demokrasi ve hukukun gereği bu. Düşmanca bakış ile istenen ise ortada. Terörün hedefi milletle devletin arasını açmak. Biz devlet millet nasıl olur bunu göstereceğiz.

Düşman mı, suçlu mu?
Başbakanın doğru gözlemlediği gibi Güneydoğu'da birbirlerine "Düşman" ve "Suçlu" gözüyle bakan taraflar karşı karşıya.
Burada birinci öncelikli mesele, tüm bölge insanlarının da teröristlere "Suçlu" gözüyle bakmalarını mümkün kılacak ortamın gerçekleştirilmesidir.
Bu noktada da "Algılama sorunları" devreye giriyor.
Dünkü Zaman'da Herkül Millas konuya şöyle yaklaşmıştı:
- 'Siyasi çözüm mü-asker çözüm mü' tartışması yanıltıcıdır, çünkü bu sıfatlar temel anlaşmazlığı ve açmazı gizlemekte, dikkati başka tarafa çekmekte. Sanki sorunun ne olduğunda anlaşmışız, sanki taraflar aynı paradigmanın sözcüleriymiş, aynı kaygıyı yaşayıp aynı amacı güdüyormuş da, yalnız pratik ve teknik bir konuda anlaşamıyormuş gibi tartışıyoruz.
Herkül Millas'ın bu soruna verdiği somut örnekler ise şöyleydi:
- Toplumsal bir olayın ne olduğu, sanıldığı gibi olaya bakarak, olayı inceleyerek anlaşılmaz. Gördüğümüzü 'anlamamız' ancak belli algılama referansına göre olur. Yani algılama biçiminiz 'anlamayı' belirler. Algılama referanslarımızın bilincinde değilsek anlamamız da sınırlı olacak.

Kavga biter mi?
- Sıradan bir örnek yardımcı olabilir. Bizi sürekli rahatsız eden yaramaz çocuk sorununa karşı ne yapacağız? Bu sorunun yanıtı, 'yaramaz çocuktan' bizim ne anladığımıza bağlı. Ortaçağda yaşıyor ve çocuğun içine kötü ruhların sindiğine inanıyorsak çocuğu ateşe atar 'kurtarırız', dayağın cennetten çıktığına inanıyorsak yapacağımız çocuğu bir güzel dövmektir, davranış psikolojisine inanıyorsak çocuğa caydırmaca/ödüllendirme yöntemleri uygularız, çocuğun karakterini annesinin büyütme biçimine yoruyorsak çocuğu rahat bırakır, annesini ele alırız, vb. Yani farklı yaklaşımlar doğrudan bizim algılamamızdan kaynaklanıyor.
- Bir an için ismini saptayamadığımız olayı bir yana bırakıp, sorunu çözmeye çalışan aktörlere bakalım. Bunlar aynı dünya görüşünü, aynı tarihsel referansları, aynı ideolojiyi paylaşmıyorlar. Dolayısıyla gördüklerini de farklı algılıyorlar. Yalnız temel bir iki aktörü söz konusu ederek daha somut olarak söylersek tablo şöyledir: Birileri ulusal paradigmaya inanarak etnik bir sorun görüyor. Bunlar Türk ve Kürt milliyetçileridir. Kimileri de ulusal paradigmaya inanmayarak etnik bir sorun görüyor. Bunlar da ulusal paradigmaya gönülden bağlı olmayan herkestir. Avrupalısı dahil.
- Kavga birinciler arasındadır ve bunlar arasında kavganın sürmemesi olanaksızdır. Çünkü inançları yüzünden uzlaşmaları, gönül rahatlığına erişip güvenli ve hoşnut hissedip barışçı yolu seçmeleri çok güç. Güçtür çünkü milliyetçi paradigmaları bunu gerektiriyor.


15.Ekim.2008 09:38:45
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[1 adet yorum gelmiştir]    
Suavi 15.Ekim.2008 13:28:44

Vatandaşlar işin 'aslını' biliyor...'
'Duşman ve 'Suçlu' MİLLİYETÇİLİK bize batı'dan gelmedir,günü gelir modası geçer/biter..Barış/Sulh ise evrensel.Ayrıca,vatandaşlar arasında Türk - Kürt kavgası diye bir sorun bugüne-kadar bu ülkede yaşanmadı(yaşanmıyacak)/kesinlikle/..,ayrıca- Aktütün saldırısını düzenleyen PKK Teröristlerin kimlikleri Milliyetçeilikle hiç alakası yok,Devletim, vatanım olsun diye savaşmıyorlar hangi devlet çok para verir ise onların taşeronu oluyor(yani Profesyonel savaşçı).Vatandaş Suavi

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kasım 15 EBEDİ VELİAHT OLMAK
Kasım 12 MEDYA YAMYAMLARI
Kasım 10 ÇOK SESLİLİK Mİ? ÇOK SAZLILIK MI?
Kasım 07 DEĞİŞİM ZORDUR
Kasım 06 OBAMA VİTES DEĞİŞTİRİYOR
Kasım 05 AMERİKA'DA DEĞİŞİM RÜZGÂRI FIRTINA ŞİDDETİNDE ESİYOR...
Kasım 03 DEMOKRASİNİN İMTİHANI
Ekim 31 'MUSTAFA'NIN YANSIMALARI
Ekim 29 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ
Ekim 24 HANGİ KAPIYI ÇALSAM KARŞIMDA BURUK ACI...
Ekim 22 GÜNEYDOĞU’DA MHP VE CHP
Ekim 20 ÇOKSESLİLİK YORUCUDUR
Ekim 18 GENERAL VE GAZETECİ
Ekim 15 ALGILAMA SORUNLARI
Ekim 10 KRONİK KRİZ OLUR MU?
Ekim 07 SATHI MÜDAFAA
Ekim 06 AKIL TUTULMASI TEHLİKESİ
Eylül 26 YAŞASIN DEMOKRASİ VE ŞEFFAFLIK
Eylül 25 TARAF YA DA TARAFTAR OLMAK...
Eylül 21 İNSAN AKLININ TEMEL DİREKLERİNDEN BİRİ DE ''HAFIZA''DIR...
Eylül 18 AÇIK MEKTUP KİME YAZILIR?
Eylül 17 İKTİDAR SONSUZ DEĞİL
Eylül 16 TARAFTARLAR VE TETİKÇİLER, İNSANA DÜŞMANDAN ÇOK ZARAR VEREBİLİR...
Eylül 15 BU KAVGANIN GALİBİ OLMAZ, SADECE VATANDAŞ DARBE YER...
Eylül 12 HER GÜN "BUGÜN SON GÜNÜM" DİYENLER SONUNDA HAKLI ÇIKAR...
Eylül 11 BİZİ BU AÇMAZDAN ÇIKARTACAK ŞEY AVRUPA BİRLİĞİ'NE UYUMDUR...
Eylül 10 MUHAFELET BOŞLUĞUNU DOĞAN MEDYASI DOLDURABİLİR Mİ?
Eylül 01 ERGENEKON'U MAGAZİN MALZEMESİ YAPIP SULANDIRMAKTAN KAÇINMALIYIZ
Ağustos 08 AK PARTİ'NİN BAŞARI ŞANSI AZ... ÇÜNKÜ ALTERNATİFİ YOK...
Ağustos 02 ELEŞTİRENLER BİRAZ DA ÖZELEŞTİRİ YAPSA NE İYİ OLURDU...
Temmuz 31 TÜRKİYE BUGÜN DAHA GÜÇLÜ, DAHA İSTİKRARLI BİR ÜLKE...
Temmuz 16 ERGENEKON BİR CUNTA MI YOKSA TERÖR ÖRGÜTÜ MÜ?
Temmuz 01 ÖNCE ŞU PARTİ KAPATMA TRAVMALARINI ATLATMAMIZ GEREKİYOR...
Haziran 23 KARŞIT GÜÇLER MEDYA DÜELLOLARININ SONUCUNU MU BEKLİYOR?
Mayıs 05 HERKES ENDİŞELİYKEN ERDOĞAN NASIL SAKİN KALABİLİYOR?
Nisan 25 TEK MAHALLEDE YAŞAMAK BASINA FELAKETLER GETİRMEDİ Mİ?
Nisan 23 'EBEDİ ŞEF-MİLLİ ŞEFT-ÜZÜK ŞEF'
Nisan 22 SADECE PARTİLER DEĞİL DEVLET VE YARGI DA ŞU ANDA YARGILANIYOR...
Nisan 06 BİZİM SENARİSTLERİMİZ HİÇ GREV YAPMAYACAK MI?
Mart 20 TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ
Mart 19 PARTİ KAPATILMASINA KADEH Mİ KALDIRALIM BİZ DE?
Ocak 28 'BENZEMEZ KİMSE SANA' AMA HERKES DİĞERİNDEN YARARLANABİLİR
Aralık 09 BÜTÜN GAZETELERİN AYNI MANŞETLE ÇIKMASINI İSTER MİYDİNİZ ?
Kasım 10 TERÖRİST KOCANIN VARLIĞI GERÇEKTEN YENİ BİR BİLGİ Mİ?
 
Erdoğan'ın YOUTUBE'da izlediği video
Şehit annesinden vahim iddia
Ergenekon'a Vadi cevabı !
Sekiz soruda hafızanızı TEST edin !
Çinliler yine yaptı yapacağını ! - Foto
Bu kişiyi tanıdınız mı?
Milyonlarca öğrenciye CHP şoku
Çamaşır makinesinin acı sonu!
Flaş - Rektör tutuklandı !
Türkiye için gurur verici teklif
A.Abdulkadiroğlu
CHP’YE BİR EL ATSAK
Bakarsınız bu iş CHP’nin hayrına olur. Denesek mi ?
engin-ardic
Engin Ardıç
MUSTAFA KEMAL RAHİBESİ
Gelin ben size başka bir çarşaftan sözedeyim:
hayrettin-karaman
Hayrettin Karaman
BAŞÖRTÜSÜ DİN EMRİ DEĞİL Mİ?
Sayın Nazlı Ilıcak 12 Kasım tarihli Sabah'ta -şüphesiz iyi niyetle- başörüsü konusunun çözümüne yönelik düşüncesini yazmış.
mehmet-altan
Mehmet Altan
ALEVİLER MHP'YE,TÜRBANLILAR CHP'YE
Bir zaman önce... Bu cümleyi en çok kime yakıştırırdınız? Ya şunu:
murat-yetkin
Murat Yetkin
GÜL-ERDOĞAN: NELER OLUYOR?
Gül ve Erdoğan arasında kriz mi var?
okay-gonensin
Okay Gönensin
TOMBALA VEKİLLER
Bazı tartışmalar çıkış noktalarından uzaklaşıp başka hayırlara vesile olabiliyor.
mustafa-unal
Mustafa Ünal
VELEV Kİ SEÇİM YATIRIMI OLSUN
CHP lideri Deniz Baykal'ın çarşaflı kadınlara parti rozeti takması, siyasetin en sıcak tartışma konusu.