EN SON HABER: (01:03) Dinlenme korkusu sınır tanımıy...     EURO: 2,0980 - 2,1000    DOLAR: 1,6770 - 1,6790
 

HEM TERÖRÜ BİTİRMEK HEM DE...

Ahmet Taşgetiren

İş şu: -Hem terörü bitirmek, hem de halkı kaybetmemek.

Terörle devam edilmez. Bu kesin. Terör can alıyor ve ülke için müthiş bir kaynak hebasına yol açıyor. Terör ülkenin ayağındaki pranga. Terörü yapan bile, bu ülkenin insan kaynağına dahil ve onun o süreçte heba olması da ülkenin kaybı. Ama terörü yok ederken "halkı kaybetmemek" gibi bir hassasiyet hayati önem taşıyor.

"Halkı kazanmak" demiyorum, çünkü "kaybetme" riski daha fazla. Geçen 25 yıllık zaman içinde bu risk azalmadı, arttı. Ak Parti döneminde bir umut doğdu, ama şimdilerde o umut da risk altında. "Terör - halk ilişkisi" nereden doğuyor?

-Maalesef böyle bir ilişki var.

Çünkü terörü yapan grup, halkın içinden çıkıyor. Bölge halkının çocuklarından oluşuyor. Yani, hiç istemeden olsa bile, bölge insanının canının bir parçası dağlarda. Dağdakine bir şey dokunduğunda, ister istemez bölge insanının bedeninde de bir sancı oluşuyor. Ayrıca, terörün oluşum gerekçesi ile bölge insanının kimi insani beklentileri bir yerde çakışıyor, yani dikkatsiz -duyarsız bir yaklaşım, terör örgütünün talepleri ile halkın taleplerinin birbiri ile kolayca buluşması sonucunu doğurabilir.

Terörle mücadeleyi verirken bunu anlarsınız veya anlamazsınız, ama bunun bu işin bir parçası olduğunu bilmezseniz, ameliyat başarılı olur ama hastayı kaybedersiniz. O yüzden iş, tereyağından kıl çeker gibi hassasiyetle yapılmalı. Bunun anlamı şu: -Terörle mücadeleyi en az can kaybı ile sürdürmek ve halkın insani taleplerini gözardı etmemek.

Terörle mücadeleyi en az can kaybı ile sürdürmek noktasında, mücadelenin bu tarafına yönelik bir hassasiyetin olması tabii. Ne de olsa bu taraf, "bizim kuvvetlerimiz" denilen taraftır. Ya "öteki taraf"ı ne yapmalı? Öteki tarafı "düşman taraf" olarak niteleyip, en büyük zayiatı verdirip savaşma iradesini çökertmeyi mi hedeflemeli?

Normalde "savaş"ların mantığı budur. düşman iradesini çökerteceksiniz ki, karşı cephe çöksün. Ama burada "düşman" cephede vuruşturulanlar da, sizin ülkenizin çocuklarıdır ve onların ana-babaları da sizin insanlarınızdır. Diyelim 17 "şehit", bu ülkede birçok annenin yüreğine bıçak saplarken, bilmem şu kadar teröristin ölümü de, bir başka anne grubunun yüreğine bıçak gibi saplanmaktadır.

Onun için bu iş öyle bir iştir ki, öldürdüğünüz terörist sayısını "başarı" göstergesi olarak sunmak bile sağlıklı olmayabilir. Bölge halkı çok büyük çoğunluğu ile terörü desteklemiyor. Ama bölge insanında kırılgan bir ruh halinin bulunduğu da göz ardı edilemez. Bir din adamı, Diyarbakır'da Oral Çalışlar'a demiş ki: "Bize güvenlik gücünden çok merhamet gücü lazım."

Bu, belki de bölgenin en sağduyulu sesidir. Hatta bu sesin, yaraların bir an önce sarılması talebini yansıttığı, dolayısıyla gerçekte Ankara'nın hassasiyetine paralel olduğu bile düşünülebilir. Bu yaklaşım ışığında düşünüldüğünde, hükümet olsun asker olsun, terörle mücadelede aynı duyarlılıkla hareket etmek, kaçınılmazdır. "Halkı kaybetmeme" duyarlılığını ne asker ihmal edebilir, ne hükümet.

"Dağa çıkışın önlenmesi" denen şey de, aslında halkın kaybedilmemesi ile alakalıdır. Gelinen noktada böyle bir duyarlılık, çok özel bir dil üretmeyi gerekli kılmaktadır. Akan kanlar öylesine şartlanmalar oluşturmuştur ki, herkesin dilinin ölçüsü her şartta kaçabilecek durumdadır. Bölgeye "özel tim" göndermek, bir yerden baktığınızda "terörle mücadele için kaçınılmaz" görünürken, diğer yerden baktığınızda felaket olarak değerlendirilebiliyor.

Kuzey Irak'a karşı tavrın Türkiye'nin her yanında ayrı algılamaları oluyor. Mesele "öyleyse terörle mücadele etmeyelim mi?" sorusunun çağrıştırdığı kaygıdan öte bir mahiyet taşıyor. Türkiye çok zor bir mesele ile karşı karşıya. AK Parti'nin yerel seçimlerdeki başarısı bir yerden iyi, bir yerden kötü görünebiliyor. Batı'da söylenen kahramanlık ifadeleri, Doğu - Güneydoğu'da bambaşka duygular uyandırabiliyor. Bir yerde, mesela AK Parti için, siyasi rakip gibi görmenin ve kıran kırana mücadele etmenin ötesinde, "DTP'nin kazanılması" gibi bir hassasiyet bile gerekebiliyor.

Bazı yazarlarımızın "Diyarbakır'ın DTP'den alınması"na karşı çıkmaları da bu hassasiyet sebebiyledir. İzmir'i CHP'den almakla Diyarbakır'ı DTP'den almak arasında fark var. Diyarbakır'da CHP olsaydı, onu CHP'den almak da DTP'den almaktan farklı olurdu.

Başbakan'ın DTP lideri Ahmet Türk'ün elini sıkmaması, ya da Genelkurmay Başkanı'nın DTP'yi ziyaret etmemesi, "halkı kaybetmemek" adına bana sağlıklı gelmiyor. Genelkurmay Başkanı'nın beni veya bazı arkadaşlarımızı akredite saymaması bile, bana göre, Ahmet Türk'e ambargo uygulamasından daha az risklidir.

Gelinen noktada, siyasi ve sivil irade, halkın duyarlılıklarını daha yakından görebilme imkanıyla, terörle mücadelede daha belirleyici olmalıdır. Bu hükümet ve Başbuğ'lu askeri kadro, bu işi bitirme gibi ciddi bir kararlılık içinde görünüyor. Böyle bir kararlılığın en belirgin vasfı, yepyeni bir dil üretmek olmalıdır, diye düşünüyorum. Halkı kaybetmemek! Siyasi bilincin çocuklara ve başı yaşmaklı kadınlara indiği bir toplumsal zeminden söz ediyoruz. Aman dikkat!


15.Ekim.2008 09:48:34
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kasım 18 NÜKLEER TAVIR YANLIŞ MI?
Kasım 12 ERDOĞAN’I BİÇERKEN....
Kasım 11 ERDOĞAN'IN ZORLUĞU
Ekim 28 KİM HANGİ OYUNUN PARÇASI?
Ekim 25 TARİH BİZE BAKIYOR
Ekim 21 MÜTHİŞ ÜLKE MÜTHİŞ HAFTA
Ekim 15 HEM TERÖRÜ BİTİRMEK HEM DE...
Eylül 26 AH BİR DE SALATI ÜMMİYE OLSA...
Eylül 23 500 BİN KİŞİLİK SOFRA
Eylül 20 SİSTEMİN ZİRVESİNDE ÇÖKÜŞ
Eylül 19 BİR MUSİBET BİN NASİHAT
Eylül 16 GERÇEKTE OLAN NE?
Eylül 13 AMA SEVGİLİ DOSTLAR...
Eylül 04 ''TSK ADINA...''
Ağustos 30 ...VE BAŞBUĞ
Ağustos 15 NEJAD VE BUSH ARASINDA TÜRKİYE
Ağustos 14 BELEDİYELER VE...
Ağustos 13 GÜRCİSTAN:BATI'NIN SINAVI
Ağustos 12 10 YIL SONRA...
Ağustos 08 CHP VE İHRAÇLAR
Ağustos 06 ÇÖZÜMSÜZLÜĞE MAHKUMİYET
Temmuz 24 SALDIRI MI KIŞKIRTMA MI?
Haziran 11 NE YAPMALI?
Haziran 10 9 KİŞİYİ ÖZAL TAYİN ETSEYDİ...
Haziran 04 BUGÜN SEÇİM OLSA..
Haziran 03 MEDYANIN YAŞADIĞI TRAVMA
Mayıs 20 ÜÇÜNCÜ YOL EHVEN-İ ŞER MİDİR?
Mayıs 09 AB İLE YANLIŞ DANS
Mayıs 07 AKP NEYE HAKİM?
Nisan 29 ÜZMEZ KİMİ BAĞLAR?
Nisan 23 CHP DEMOKRAT OLABİLİR Mİ?
Nisan 18 ABUKLUKLAR SÜRECİ
Nisan 12 İKİ KİŞİNİN ÖZEL SINAVI
Nisan 11 ÜÇ GENERALE ÇAĞRI
Nisan 10 BARROSO’YU DA KAPATALIM!
Nisan 08 ORDU NE DÜŞÜNÜYOR?
Nisan 05 BİZ BUNU NEDEN YAPTIK?
Nisan 04 MUHAFAZAKÂR KİTLELER DÖVÜLÜNCE...
Nisan 03 İDDİANAME VE SAVUNMA
Mart 26 AYM NASIL KURTULUR?
Mart 25 ERGENEKON'UN DERİNLİĞİ
Mart 22 “....MİLLET TEFERRUATTIR”
Mart 21 SAVUNMA STRATEJİSİ
Mart 20 VAZİYET-İ UMUMİYE DEYİNCE...
Mart 13 SENARYO MU ÇÖZÜM ARAYIŞI MI?
Mart 11 DEMİREL STANDARDI
Mart 08 OLMAZLARI KONUŞMAK...
Mart 07 SARIKAMIŞ'TAN KIBRIS'TAN BUGÜNE...
Mart 06 DANIŞTAY KARARINDA BİR BAŞKA BOYUT
Mart 05 ASKERİ BOYUTTAN DAHA ZOR OLAN...
Mart 01 26'NCISI OLACAK MI?
Şubat 29 DİN FAKTÖRÜ
Şubat 28 ÖCALAN SÜRECİ
Şubat 27 KEŞKE, KEŞKE, AMA...
Şubat 26 DTP-PKK KÖRLÜĞÜ
Şubat 23 OPERASYON REHAVETİ VE TEHLİKE
Şubat 22 MECLİS'E YOKLUK MÜHRÜ MÜ?
Şubat 21 BU YASAK SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
Şubat 20 AK PARTİ'YE MESAFELİ DURUNCA...
Şubat 19 GERİLİM KİMİN İŞİNE YARAR?
Şubat 16 ASLA VE KAT'A!
Şubat 15 DEMİREL- CİNDORUK: ARAFTAKİLER
Şubat 12 CHP ARTI...
Şubat 09 FATMA NİNE'NİN SAÇININ TELİ
Şubat 08 'YASAK’TAN BAŞKA BİR SÖZ
Şubat 07 MİLLET LAİKLİK YORUMU YAPABİLİR Mİ?
Şubat 06 OSMAN ŞİRİN'İ VE BAYKAL'I DİNLERKEN...
Şubat 02 LAİK ŞEYHÜLİSLAMLAR
Şubat 01 GÜLÜNÇLÜĞÜ SORGULARKEN...
Ocak 31 REKTÖRLER VAK’ASI
Ocak 30 ATATÜRK'Ü KORUMAK!
Ocak 29 YA BU ÇETEYE NE DERSİNİZ?
Ocak 26 HANGİ "DERİN"LİKLE BOĞUŞUYORUZ?
Ocak 25 DERİN DEVLET BU MU?
Ocak 24 MHP VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 22 ASKER VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 19 HANGİ SEMBOLE KARŞISINIZ?
Ocak 18 ÇOK AYIP ALİ KIRCA!
Ocak 17 ÇARPITMA VE KIŞKIRTMA
Ocak 16 SİYASİ SİMGE VEYA DEĞİL
Ocak 12 SİYASİ ÇÖZÜM NE?
Ocak 11 ALEVİ SORUNUNU KİM ÇÖZECEK?
Ocak 10 BİR TEKLİF
Ocak 08 KAOSUN GÖBEĞİNDE DTP
Ocak 05 AMERİKA İLE EŞİT İLİŞKİ
Ocak 04 EN AZ 10 YIL DAHA MI?
Ocak 03 FAZIL SAY'IN MİLİTAN ÜSLUBU
Ocak 01 HELE ŞÜKÜR!
Aralık 29 TÜRKİYE’DEN PAKİSTAN’A BAKARKEN...
Aralık 28 KUNDAKLANAN ARAÇLAR KİMİN?
Aralık 27 O ZİHNİYETLE OLMAZDI
Aralık 26 KAÇ KİŞİ ÖLMELİYDİ?
Aralık 25 KİM SÖYLEMİŞ BUNLARI?
Aralık 22 YİĞİDİ ÖLDÜR, HAKKINI YEME
Aralık 18 DTP MESAJI ALDI MI?
Aralık 14 CHP’Yİ ELE GEÇİRECEKLER!
Aralık 12 TAM ZAMANI DİYORUM, ÇÜNKÜ...
Aralık 11 HEPİMİZ ÖKSÜZÜZ
Aralık 07 DEMİREL BİLE GEÇSE
Aralık 06 İFLAH OLMAZ BİR YOL
Aralık 05 BAŞÖRTÜSÜ: ANKETİN DOĞRU YORUMU
Aralık 04 AH BU JURNALLER
Kasım 30 İÇKİSİZ OLMAZ ABİ
Kasım 28 ŞİDDET VE KALP GÖZÜ
Kasım 27 ASKERİ YAKLAŞIM TEKLİYOR
Kasım 23 ZAMANLAMA
Kasım 22 'TEK'LERİN İRDELENMESİ...
Kasım 20 MUŞ-DİYARBAKIR HATTINDA İKİ GÜN
 
60 arkadaşını kurtaran kahraman şehit
ABD borsasına bakan dopingi
Dinlenme korkusu sınır tanımıyor
Sekiz soruda hafızanızı TEST edin !
Çinliler yine yaptı yapacağını ! - Foto
Bu kişiyi tanıdınız mı?
Milyonlarca öğrenciye CHP şoku
Çamaşır makinesinin acı sonu!
Flaş - Rektör tutuklandı !
Türkiye için gurur verici teklif
A.Abdulkadiroğlu
CHP’YE BİR EL ATSAK
Bakarsınız bu iş CHP’nin hayrına olur. Denesek mi ?
engin-ardic
Engin Ardıç
MUSTAFA KEMAL RAHİBESİ
Gelin ben size başka bir çarşaftan sözedeyim:
hayrettin-karaman
Hayrettin Karaman
BAŞÖRTÜSÜ DİN EMRİ DEĞİL Mİ?
Sayın Nazlı Ilıcak 12 Kasım tarihli Sabah'ta -şüphesiz iyi niyetle- başörüsü konusunun çözümüne yönelik düşüncesini yazmış.
mehmet-altan
Mehmet Altan
ALEVİLER MHP'YE,TÜRBANLILAR CHP'YE
Bir zaman önce... Bu cümleyi en çok kime yakıştırırdınız? Ya şunu:
murat-yetkin
Murat Yetkin
GÜL-ERDOĞAN: NELER OLUYOR?
Gül ve Erdoğan arasında kriz mi var?
okay-gonensin
Okay Gönensin
TOMBALA VEKİLLER
Bazı tartışmalar çıkış noktalarından uzaklaşıp başka hayırlara vesile olabiliyor.
mustafa-unal
Mustafa Ünal
VELEV Kİ SEÇİM YATIRIMI OLSUN
CHP lideri Deniz Baykal'ın çarşaflı kadınlara parti rozeti takması, siyasetin en sıcak tartışma konusu.