|
Yollarda geçen ömürler 
Yazın başlangıcında İstanbul tam bir şantiyeyi andırıyor. Her köşe başında inşaat.
Amacı belli. İstanbul’un trafiğini rahatlatmak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bu yılki bütçesi 2.7 milyar dolar. Neredeyse ufak yollu bir ülkenin toplam geliri kadar. Bu bütçenin %60’ı İstanbul’un trafik problemini çözmek için harcanacak. Ulaştırma Bakanlığı’nın Marmaray için ayırdığı, Bayındırlık Bakanlığı’nın üçüncü köprü için harcayacağı milyar dolarlar da cabası.
Paralar su gibi akıtılıyor. Akıtılıyor akıtılmasına da bir yerlerde bir yanlış var. Hem de çok pahalıya mal olan bir yanlış.
Trafikte çektiğimiz onca çilenin, beklemekten havaya uçan akaryakıtın, inşaatlara harcanan trilyonların büyük bir çoğunluğunun boşa gittiğini düşünüyorum..
Neden mi?
Birkaç örnekle açıklayayım.
Hafızanızı zorlayın. Yapılan yol çalışmalarının hepsi geçtiğimiz birkaç yıl içinde zaten müdahale edilen bölgelerde. Güngören’de dev bir köprülü kavşağın yıkıldığını gördüm. Oysa aynı kavşağın açılışını Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Belediye Başkanlığı döneminde şaşalı bir tören ile yapmıştı. Üzerinden çok geçmedi. Şimdi yıkılıyor. Fazla söze gerek yok. Maliyetini varın siz hesap edin.
Ve yılan hikayesine dönen çalışmalar. İstanbul’da yaşayanlar beni iyi anlayacaktır. Cevizlibağ –Sefaköy arasındaki yıllardır devam eden inşaatlara şöyle bir kuş bakışı göz gezdirelim. Şirinevler kavşağı, havaalanı kavşağı, yol genişletme çalışmaları, tramvay geçiş köprüsü, Ambarlar kavşağının güçlendirilmesi, daha sonra yıkılıp tekrar yapılması. Bunca çilenin soruna çözüm getirmeyeceğini düşünüyorum.
Bunca sıkıntıyı ortaya koydum. Şimdi cebimden çözüm önerilerimi de çıkarıyorum.
Hiç para harcamadan yapılacak küçük müdahaleler trafiği rahatlatabilir. İyi bir koordinasyona ihtiyaç var.
İşte bir örnek. Bakırköy İncirli Caddesi iki gidiş-iki geliş. Ne kadar para harcarsanız harcayın üç şeritli bir yol yapma imkanınız yok. Trafik şimdilerde yasak parklar yüzünden fiili olarak tek şeritli işliyor. Yol kenarına park eden araçları kaldırabilecek bir irade bekliyoruz.
Aynı durum Ümraniye Alemdağ caddesinde ,Üsküdar Bağlarbaşı’nda, Bahçelievler’de, Kadıköy’de, Şişli’de var. Yani hareketin en yoğun olduğu yerlerde var. Sorumsuz parklanmalara bir yol bulmak gerekiyor.
Toplu Taşıma araçlarının koordinesi de önemli. Dünyanın kalabalık şehirlerinde halk toplu taşıma araçlarına yönlendiriliyor. Şehrin merkezi yerlerine otomobillerin girişleri değişik yollarla zorlaştırılıyor.
İstanbul’un trafiğinin tek elden yürütülmesi için gereken yasa da çıktı. Hükümet ile belediye aynı düşüncedeki siyasi iradeyi sergiliyor.
Birinin bu soruya cevap vermesi gerekiyor. Ne oluyor da gerekli adımlar atılmıyor? Yollarda geçen ömürlerin sorumluluğunu birilerinin üzerine alması gerekiyor.
Zamanında bitirilmeyen çalışmalar, yol ve kavşaklardaki yap-bozlar, özetle har vurup-harman savrulan paralar…
Bütün bunlar güvensizlik, stres, ümit yorgunluğu olarak geri dönüyor...
02.Haziran.2006 11:54:37 |
|
|