|
Sebze-meyvenin rantını kim yiyor? 
Türkiye bir tarım ülkesi. Bu cennet ülkede yurdumuzun her köşesinde çeşit çeşit meyve sebze yetişiyor. Üstelik mevsimine göre de bolluk yaşıyoruz.
Mevsim yaz. Biber, domates; karpuz, kavun mevsimi. Pazarlar bu sebze ve meyvelerle şenlenmiş durumda. Bolluk var da; alıp sofraya koymak zor.
Peki neden? Duruma bakınca ortaya şu tablo çıkıyor. Yetiştiren dertli, aracı dertli, satan dertli, yiyemeyen zaten dertli. Memnun kimse yok. Bunun sorumlusu kim? Çiftçimiz bin bir emekle bin bir çileyle ürününü yetiştiriyor. Ancak emeğinin karşılığını alamamaktan şikayetçi. Malının ucuza gittiğini söylüyor. Malı çiftçiden alan komisyoncu, aracı nakliye fiyatlarının yüksekliğinden yakınıyor.
Malın hale gelmesinden sonrası ise tam bir keşmekeş. Çiftçiden 100-300 bin liraya alınan ürünün kilosu marketlerde 1.5-2 milyona; pazarlarda ise 1 ila 1.5 milyon’a yükselmiş. Bu nasıl oluyor?
Geçen yaz televizyon ve gazete haberlerinde hep birlikte gördük. İstanbul’da o dönem karpuzun kilosu 750 ile 1 milyon lira arasında değişirken Anadolu’da emektar çitçi kamyonetine yüklediği bütün karpuzlara sadece 5 milyon istiyordu. Yine İstanbul’da domatesin kilosu 750 bin lira iken domates üreticisi emek verdiği malının kilosunu 100 bin liraya satamıyordu.
Pek yakında yine benzer görüntüler yaşanması muhtemel. Ürünlerine istediği fiyatı alamayan üretici, malını nehirlere göllere yol kenarlarına tepki olarak dökecek.
Anadolu’da çok ucuza alıcı bulan meyve sebze neden büyük şehirlerde fahiş fiyatlara ulaşıyor. Bunun sebebi aracılar mı, haldeki komisyoncular mı, yoksa vatandaşa satan marketler mi, pazarcılar mı? Anadolu’dan büyük şehirlere yeterli derecede mal gelmiyor mu yoksa birileri buna engel mi oluyor?
İstanbul Bayrampaşa sebze meyve halinde görüştüğümüz komisyoncular, marketleri ve semt aralarına kurulan pazarcıları suçluyor. Onlara göre fahiş fiyatların sorumlusu onlar. Madalyonun bir de diğer yüzüne bakalım. Acaba onlar bu ürünleri aracılardan ya da direkt çiftçiden kaç paraya alıyorlar? Ve ne kadarlık bir kar payı koyuyorlar?
Ürün çiftçiden çıktıktan sonra, garip bir şekilde, aynı zincir halkası gibi fiyatlar katlanarak; maalesef elimize 4-5 katı bir fiyatla geliyor, özellikle de büyük şehirlerde. Buna ‘‘El insaf’’ denmez de ne denir? Herkes daha çok kazanma derdinde.
Bu fahiş artışlarının mutlaka kontrol edilmesi gerekiyor. Aksi takdirde üreten yine kazanamayacak. Vatandaş ise sofrasına o bolluk ve bereketi yansıtamayacak. Kazanan kim olacak? Çiftçi ile vatandaş arasında köprü olan uyanıklar mı? Biz de burada insafsızlık yapmayalım. Dürüstleri bir kenara koyalım. Fakat Fiyatlar ortada. Lütfen biraz insaf.
13.Temmuz.2006 11:11:05 |
|
|