|
301 .Madde nereden çıktı? 
TCK’nın 301. maddesi yeni bir kamplaşmanın sembolü haline geldi.
Bir taraftan düşünce özgürlüğünün önünde bir engel, bir taraftan da Türklüğe karşı işlenen suçların sigortası gibi görülüyor.
Tartışmaya AB de karışınca Türkiye 301. madde yüzünden çıkmaz bir sokağa sokuldu. 2004 Eylül ayında yeni TCK hazırlanırken az sayıda basın organı tehlikeli maddelere işaret etmişti. O maddelerden biri de şimdiki 301. madde eski kanundaki 159. madde . Zamanında yaptığımız haberlerde dile getirdiğimiz bir çok gerçek şimdilerde Türkiye’nin başını ağrıtıyor. Mesela o dönemde yazdığım bir haberde kullandığım cümleyi aynen yazıyorum. “Bu haliyle TCK meclisten geçerse Türkiye’nin AB yolunda başı çok ağrır”
İşte bu madde şimdi karşımıza çıktı
2005 Haziran’ında yürürlüğe giren TCK’dan sonra 301. maddeden bugüne kadar medyaya yansıyan 30’a yakın dava açılmış. Oysa 301. madde yeni bir madde değil. Eski TCK’da 159. maddenin aynısı. Yani eskiden hiç adı sanı duyulmayan bu madde TCK’da 80 yıldır duruyor.
2004 yılında Türkiye -birazda AB’nin zorlamasıyla -TCK’sını değiştirirken düşünce özgürlüğüne engel maddeleri temizlemeyi amaçlamıştı. Peki nasıl oldu da bu madde gözden kaçtı.
301 hikayesi şöyle:
Yeni TCK taslağını Meclis Adalet Komisyonunda oluşturulan alt komisyon hazırlamıştı. O komisyondaki uzmanlardan aldığım bilgiye göre taslak hazırlanırken 301. madde yani eski 159. madde gündeme gelmiş. Uzmanlar bu maddenin yoruma açık olduğunu, ileride Türkiye’nin başına bela olabileceğini söylemişler. Komisyonun milletvekili üyeleri bunu kabul edip maddeyi değiştirmişler. Ardından komisyonun CHP’li üyeleri bu maddeyi Atatürk’ün koyduğunu söyleyerek değişikliğe itiraz etmişler. Ak Partili üyeler de uzlaşma yolu olarak eski haliyle kalmasına karar vermişler.
(TCK hazırlanırken tartışmalı maddelerde Adalet Bakanı Cemil Çiçek uzlaşma yolu olarak eski maddelerin aynen kalması yolunu bulmuştu. Benzer şekilde üzerinde uzlaşı sağlanan birkaç madde daha var.)
Hal böyle olunca TCK yenilenmiş ama madde eski kalmış. Yeni TCK’da eski 312. maddenin üstlendiği görevi şimdi 301. madde yürütüyor.
Maddeye itiraz aslında “Türklüğü aşağılamanın” suç olarak ortaya koyması değil -olmamalı da-.
Aslında itiraz maddede muğlaklık olması. Yorumu herkese göre değişmesi.
En yakın örnek Elif Şafak davası. Bir savcı Şafak’ın romanında kullandığı ifadeleri
301. maddeye göre suç olarak kabul edip dava açıyor. Diğer savcı ile aynı binada yan yana odalarda görev yapan bir başka savcı, Şafak’ın 301. maddeye göre suç unsurlarının oluşmadığını düşünüp beraat istiyor. Hukuk yorumlara açık bir bilimdir ama bu kadar birbirine zıt olan yorumlar adalete güveni sarsar.
Türkiye bu tür olayları ilk defa yaşamıyor. Zaman zaman yargının da alet edildiği bu tür tartışmalarda yoruma açık bir madde ile Türkiye ikiye bölünmeye çalışılıyor.
Şimdi Meclis’e düşen bu muğlaklığı düzeltmesi. Dışarıda “ Düşünce Özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmamış bir ülke” algılanmasının önünü alınmalı. Madde düzeltilirken de düşünce özgürlüğünün istismarına da izin verilmemeli. Burada en büyük görev CHP’ye düşüyor. Acaba CHP yöneticilerinin söylediği gibi Sosyal Demokrat bir parti mi? Yoksa solcuların bile eleştirdiği statükocu bir parti mi? Bu maddeye yaklaşım bunu da gösterecek
23.Eylül.2006 12:57:45 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|