|
Ahlaksız yazar devri deseydi keşke .. 
Okuyasınız diye söylemiyorum o yazıyı,okumanız da bir mahzur olmasa da.Değerli gazeteci Ertuğrul Özkök beyin kaleme aldığı ve Türkiye basınında ilk defa şahit olduğumuz bir terimle karşı karşıyayız
Okuyasınız diye söylemiyorum o yazıyı,okumanız da bir mahzur olmasa da.Değerli gazeteci Ertuğrul Özkök beyin kaleme aldığı ve Türkiye basınında ilk defa şahit olduğumuz bir terimle karşı karşıyayız: “Tanrı Yazar”lığı.
Ertuğrul bey yazısında önemli bir noktaya temas ediyor ve uyarıyor. “…Hayatını başkalarına, onların yazdıklarına hakaret ederek, küfrederek geçiren asalak köşe yazarları…” . Bu tıynetteki yazarlardan bahsediyor ve onlara “T… yazarı” yakıştırması yapıyor. Bunların devrinin sona ereceğini vurguluyor. Hem hüküm hem beklenti bence de isabetli. Köşe yazarı memleketin en akıllı adamı olmadığı gibi Allah’tan bir vazife almış da değildir.Yazar kendi birikimini kendi beklentisini kendi umutlarını ortaya koyar,kendi gibi düşünen insanların ufkunu açar, müspet hareket etmeleri için onlara yol gösterir. Kendi gibi düşünmeyen insanlara saygılı olur,onları da dinler,kendini tek doğru bilen kabul etmediğinden hep arayışını sürdürür.Çünkü zaman insanın bazı doğrularını eskitir bazılarını ortadan kaldırır. Bu konuda herkes bazı örnekler sıralayabilir. Yazarın gözü okuyucusuna-iyilikleri tavsiye etmek, kötülüklerden uzak tutmak için- kilitlenmiştir . Bir köprü görevi görür sosyal tabakalar arasında. Güzel Türkçesiyle hayal gücümüzü, ifade gücümüzü artırır, hayattan zevk almamızı sağlar. Dilin derinliklerinde yüzdürür bizi. Bilmediğimiz dünyalardan haber taşır, dünyayı bize, bizi dünyaya yakınlaştırır. Ama kaybolmamıza asla izin vermez. Peşi sıra sürüklediği okuyucuyu emniyetli kıyılara taşır.
Dikkat ederseniz “kötü yazar” nasıl olur değil de “iyi yazar” nasıl olması gerekir başlığında bir şeyler karalamaya çalıştım. İyi konuşmacı , iyi öğretmen, iyi ebeveyn v.s hepsi hedef kitlesini müspete yönlendirmekle yükümlü değil midir? haberciler haberi yorumsuz verse de yazarların kendi yorumlarını görmek istiyorum yazılarında. Yani bence de köşe yazarı objektif olamaz. Ama haksız yere de kimseye saldırmaz , eğer bir sürç-ü kalem etmişse onu tashih etmek için var gücü ile çalışır, kul hakkına girmez. Ertuğrul Beyin yazısının muhtevası iyi hoş da başlığına takıldım ben. Yukarda zikredilen başlığı tekrar be tekrar yazmak da hoş değil. “Allah” öyle değerler ve kavramlar üstüdür ki bir meselenin kötülüğünü vurgulamak için bile olsa böyle kullanılmamalı. Allah lafzı hep iyi ve güzel içeriklerle beraber anılmalı. “Ahlaksız bir yazarı” tanımlarken Allah manasında kullanılan “Tanrı” kelimesinden yardım dilemek dini hassasiyetle ne kadar bağdaşır bilemiyorum. Allah’tan vahiy alan insanlar yeryüzünün en şerefli insanlarıdır(peygamberler),ona açık sineler de (evliya,asfiya, aktap,v.s) kendi bulundukları dönemin yıldızları olmuşlardır. Kim onların ışığında yürümüşse dünya ahiret mutluluğunu yakalamıştır. Özetle: “Tanrı yazar”lardan maksat kibirli, çok bilmiş, burnundan kıl aldırmayan yazarlar olduğuna göre, bu kavramı Türk basın tarihine kazandırmanın bir esprisi yok.
27.Mart.2007 19:07:32 |
|
|