|
Bize kanınız lazım değil 
Sporu özellikle futbolu eğlence olsun diye takip ediyorum.Bunun için her takım taraftarıyla rahatlıkla oturup konuşabiliyorum. Fanatik değilim. Ara ara maça gittiğim de oluyor.
Sporu özellikle futbolu eğlence olsun diye takip ediyorum.Bunun için her takım taraftarıyla rahatlıkla oturup konuşabiliyorum. Fanatik değilim. Ara ara maça gittiğim de oluyor. Milli maçları ve derbi diye bilinen maçları takip ediyorum.Bazen günler geçiyor gazetelerin spor sayfalarına bakmıyorum.Gündemin sıcaklığına göre göz gezdiriyorum.Sahadaki oyun için yazılan yazıları okumaktan sıkılıyorum. “Olan olmuş kardeşim gerisi laf u güzaf” diye düşünüyorum. Tribün terörüne öfke kusuyorum.Sokaklarda fanatizmin resmi geçit yapmasından çok rahatsızım. Kızımın, kuzenleri tarafından oyuna kabul edilmesi için baskı sonucunda takım değiştirmesini hazmedemiyorum. Ustura ,döner bıçağı veya başka kesici alet taşıyarak stada girmeyi nefretle kınıyorum. Stadyumdaki toplu ya da ferdi hakaret küfür ve galiz ifadeleri duymaktan hicap ediyorum. Hele otobüs yakmalar, araç devirmeler insanı çileden çıkarıyor. Yani anlayacağınız Türkiye’nin anladığı manada iyi bir spor seyircisi değilim.
Şimdilerde transferleri takip etmeye çalışıyorum. meşhur isimlerin Türkiye’ye getirilmesini takdirle karşılıyorum. Bu isimler takımlarını şampiyonluğa taşır mı? bunu zaman gösterecek ama geldikleri takımın kasasını doldurduğu kesin. Muhteşem bir reklam yapılıyor. Reklama konu olan futbolcular da bu heyecana karşılık vermek, taraftarın ilgisini daha fazla çekebilmek için imza törenlerinde,özel röportajlarda mangalda kül bırakmıyor. Sanırsınız ki hepsi Türkiye sevdalısı, daha önce bir “forsa” imiş de kahraman leventler onu kurtarıp anavatana getirmişler.Bir heyecanla toprağa ve bayrağa sarılıp öpmeleri görülmeye değer. Bunlar bana biraz abartılı geliyor.Riyakarca diyeceğim ama dilim varmıyor. Geçici süreyle, ekonomik beklentiyle Türkiye’ ye gelen bu insanlar içten sevecen olabilirler ama kimliklerini bile sorgulatacak zorlamalara girmesinler.Bizim futbolculara da başka ülkelere gittiklerinde aynı sağduyuyu,sempatiyi ve dostluğu göstermeli.Daha fazlası herkesin içini kabartır. Hele bazılarının dedikleri yenilir yutulur değil. “canım ve kanım feda olsun …?takımına” , “ölmeye geldik buraya” , “kanımızın son damlasına kadar …?. takımlıyım” gibi sloganlara karnmız tok.biz kimsenin kanını ve canını istemiyoruz.biz sadece alın terini istiyoruz bunun karşılığında da yüklü miktarda para ödüyoruz. Fanatizmin kana ve cana susadığı gergin ortamları alevlendiren bu sempatik sporcular keşke centilmenliğe, kardeşliğe, uyuma, takım oyununa vurgu yapsalar.
Mesela “Türk sporuna bilmediklerini öğretmeye,onlardan da bilmediklerimi öğrenmeye geldim. Ben sporcunun,taraftarın ve yöneticinin çalışkan, zeki, anlayışlı, sağduyulu olanını severim. Sizinle birlikte olacağım süre içinde çok çalışacağıma,bildiğim kötü alışkanlıkları ülkenize getirmeyeceğime, Türkiye’deki faziletli ve erdemli insanların öğretilerini ülkeme taşıyıp bir kültür elçisi olacağıma, örnek olduğum gençliğe en azından dünyada huzurlu yaşamaları için yol göstereceğime ,sigara dahil kötü alışkanlıklarla mücadele edeceğime and içerim” mealindeki bir sosyal anlaşmaya da imza attırsak güzel olmaz mı.
03.Temmuz.2007 18:07:13 |
|
|