|
Cehalet en büyük düşmanımız 
Nevruz, bahar bayramı değil de, sanki herkesin sinirlerini imtihan etmek için icad edilmiş bir gün gibi. Sanki Nevruz ateşinin üzerinde yanmadan atlamaya çalışan da Türkiye’nin istikrarı.
Nevruz öncesi ortaya atılan söylentiler öyle ayyuka çıkmıştı ki herkes bu günlerin kolay kolay atlatılamayacağını düşünüyordu. Hatta bu yılki Nevruz’a bölücü örgütün dışında kimi güçlerin de karışacağı iddia ediliyordu.
Alınacak tedbirleri görüşmek için Doğu ve Güneydoğu’da görev yapan 30 ilin Terörle Mücadele şube müdürlerinin, Şanlıurfa Polis Evi’nde yaptıkları toplantıdan sızan bilgilere göre müdürler bölgede provokasyon amaçlı bildiri dağıtan Türk İntikam Tugayı (TİT) konusunda da uyarılmışlardı. Ancak 18 Mart’a dair korkulanlar olmadı. Kabus senaryoları alınan üst düzey önlemler ve sağduyulu davranışlar sayesinde tutmadı.
KRİZ İYİ YÖNETİLDİ
Krizin aşılmasında Ankara’da yapılan Nevruz zirvesini de alınan kararların büyük etkisi oldu. Bölgede görev yapan Valiler ile güvenlik güçlerinin serin kanlı yaklaşımı çok doğruydu. Bir de oynanacak oyunların önceden kimi medya organları tarafından net bir biçimde deşifre edilmesi provokatörlerin elini kolunu iyice bağladı. Bu arada Demokratik
Toplum Partisi yöneticilerinin ortamı yumuşatıcı tavırlarını da unutmamak gerekiyor.
DTP bu yıl nevruzu bir güne değil günlere bölmüştü. Kutlamalar son dönemde sembolleşen Şemdinli’den başlayacak, Diyarbakır’daki finale kadar bütün Türkiye’yi saracak ve mesaj verilmiş olacaktı. Hakkari Valiliğin Şemdinli’de kutlamalara izin vermemesi, gergin bir bekleyişi de beraberinde getirdi. Şemdinli’ye gitmek için Yüksekova’da toplanan ve aralarında DTP eş başkanları Ahmet Türk, Aysel Tuğluk ile Osman Baydemir’in de bulduğu DTP yöneticileri bu haberi basın mensuplarıyla birlikte aldı. Saatler süren toplantılardan “Şemdinli’ye gitme ama tansiyonu yükseltmeme” kararı çıktı. Aslında bu karar Nevruz’un kolay geçeceğinin de habercisiydi. Yüksekova’da otelin önünde toplanan kalabalığa Provokasyonlara gelmeyin mesajı verildi. Heyetin kısa Şemdinli ziyareti de olaysız geçti ve fotoğraf iyice belirginleşti. Daha sonra izin verilen Hakkari ve Yüksekova mitingleri de olaysız geçince 21 Mart günü herkes nefes aldı..
KALABALIKLARIN ANLATTIKLARI
Şemdinli’de başlayan nevruz kutlamalarını sırasıyla Hakkari, Yüksekova ve Van’da takip ettim. DEHAP yerine kurulan Demokratik Toplum Partisi (DTP)’nin kendini ifade imkanı bulduğu kutlamalara katılan kalabalıklar attıkları sloganlar dışından farklı mesajlarda veriyordu bizlere. Yıllardır çeşitli illerde nevruz etkinliklerini takip eden birisi
olarak, bu yıl farklı anlamlar çıkardım konuşmalardan. Mesela Güneydoğu’da nevruz eski cazibesini yitirmiş gibi. Doğunun büyük şehirlerinde bile o gün hayat dururdu önceki senelerde. Şimdi ise sıradan bir gün olup çıkmış. Yüksekova da bile Nevruz kutlamalarının yapıldığı alan dolmadı. Hatta üç ay önce gittiğimde sokaklarında kimsenin olmadığı
ilçede hayat bütün hareketliliğiyle devam ediyordu. Bu da aşırı uçların yavaş yavaş bölgede güç kaybeder hale geldiğinin bir göstergesiydi bence.
Kalabalıklardan aldığım ikinci mesaj ise şu: DTP İstanbul, İzmir ve Mersin’de olduğu gibi bölgede de desteğini şehirlerdeki yerleşik halktan değil, göçerlerin oluşturduğu varoşlardan alıyor. Van’da kutlamalara katılanların büyük çoğunluğunu son yıllarda şehre Çukurca ve Yüksekova’dan göçen vatandaşlar oluşturuyordu. Ve şehrin yerli halkı organizasyonlara pek de itibar etmiyordu. Demek ki ‘Göç olgusu’ sadece büyük şehirlerin değil bölgenin de önemli bir sorunu.
Bu gerçek de gösteriyor ki her yerde olduğu gibi bölgede de sorunun kaynağı işsizlik, parasızlık ve en önemlisi de eğitimsizlik. Bu Nevruzu eğitimli insanların, dikkatli davranışları sonucunda kazasız belasız atlatabildik.
Derler ya en büyük düşman cehalettir diye. İşte aynen öyle.
23.Mart.2006 13:24:51 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|