|
SELAMSIZ BANDOSU 
Nesli Çölgeçen’in o müthiş ironi ve sistem eleştirisi yüklü filmi “Selamsız Bandosu”nu hatırlayanınız vardır.
Nesli Çölgeçen’in o müthiş ironi ve sistem eleştirisi yüklü filmi “Selamsız Bandosu”nu hatırlayanınız vardır. Şener Şen’in başrolünde oynadığı 1987 yapımı filmde, Cumhurbaşkanı’nın umutlarını yitirmiş bir Anadolu kasabasına uğrayacağı haberinin duyulmasıyla, kasabada yaşanan müthiş heyecan beyaz perdeye yansıtılır.
Hüzünlü bir filmdir “Selamsız Bandosu”. Çünkü filmin finalinde, kendisi için yapılan onca hazırlıktan habersiz olan Cumhurbaşkanı, hızla kasabanın içinden geçmekte olan trenin penceresinden vatandaşa “el sallamakla” yetinir. Hafif aralanmış pencereden dışarı çıkan o “el”, bir anlamda devletin elidir ve ne yazık ki, "salla gitsin" der gibidir.
Bugünlerde ekrana yansıyan bir görüntü, zihnimin mahzenlerindeki o enstantaneyi farklı bir biçimde gözümün önüne getirdi.
Bu kez metal yığını bir trenin vagonundan değil, zırhla kaplanmış siyah bir makam arabasının hafif aralanmış arka camından o “el” göründü. Ama dikkatinizi çekti mi bilinmez, o elin sahibi, gülümseyen çehresini vatandaşın görüş alanına sokabilmek için çaba sarf ediyordu.
Zırhlı araçtaki zat, 11.Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’dü. Ne yazık ki, zırhlı araçların pencereleri, güvenlik sebebiyle ancak bu kadarcık aralanabildiği için, Gül, pencereyi tam olarak açıp, doya doya halkını, milletini selamlayamamıştı.
Zırhlı araçta halkını selamlayan o sıcak “el”, zaten daha sonra Selamsız Bandosu filmindeki kasabalılar gibi, yıllarca şehirlerinden bir devlet geçmesini bekleyen Vanlıların coşku, heyecan ve ümit dolu saçlarını okşayacaktı.
Çünkü devlet-millet buluşmasını sağlamak için ilk yurt gezisine Van’dan başlayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün niyeti de, devletin soğuk elini, sıcak bir merhamet olarak vatandaşın kalbiyle buluşturmaktı.
O buluşma gerçekleşti Van’da. Millet, Cumhurbaşkanı’nı bağrına bastı.
Ne Vanlılar, ne Başkaleliler, ne de Yüksekovalılar devletin şefkat dolu elinin sıcaklığını hissettikten sonra, artık “oradaki uzak köyün hüzünlü sakinleri” olacak.
Darısı, memleketimin içinden devlet geçmeyen diğer kasabalarına…
12.Eylül.2007 12:03:41 |
|
|