EN SON HABER: (00:01) İşte mahkeme raportörünün görü...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

SELAMSIZ BANDOSU



Nesli Çölgeçen’in o müthiş ironi ve sistem eleştirisi yüklü filmi “Selamsız Bandosu”nu hatırlayanınız vardır.

Nesli Çölgeçen’in o müthiş ironi ve sistem eleştirisi yüklü filmi “Selamsız Bandosu”nu hatırlayanınız vardır. Şener Şen’in başrolünde oynadığı 1987 yapımı filmde, Cumhurbaşkanı’nın umutlarını yitirmiş bir Anadolu kasabasına uğrayacağı haberinin duyulmasıyla, kasabada yaşanan müthiş heyecan beyaz perdeye yansıtılır.

Hüzünlü bir filmdir “Selamsız Bandosu”. Çünkü filmin finalinde, kendisi için yapılan onca hazırlıktan habersiz olan Cumhurbaşkanı, hızla kasabanın içinden geçmekte olan trenin penceresinden vatandaşa “el sallamakla” yetinir. Hafif aralanmış pencereden dışarı çıkan o “el”, bir anlamda devletin elidir ve ne yazık ki, "salla gitsin" der gibidir.

Bugünlerde ekrana yansıyan bir görüntü, zihnimin mahzenlerindeki o enstantaneyi farklı bir biçimde gözümün önüne getirdi.

Bu kez metal yığını bir trenin vagonundan değil, zırhla kaplanmış siyah bir makam arabasının hafif aralanmış arka camından o “el” göründü. Ama dikkatinizi çekti mi bilinmez, o elin sahibi, gülümseyen çehresini vatandaşın görüş alanına sokabilmek için çaba sarf ediyordu.

Zırhlı araçtaki zat, 11.Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’dü. Ne yazık ki, zırhlı araçların pencereleri, güvenlik sebebiyle ancak bu kadarcık aralanabildiği için, Gül, pencereyi tam olarak açıp, doya doya halkını, milletini selamlayamamıştı.

Zırhlı araçta halkını selamlayan o sıcak “el”, zaten daha sonra Selamsız Bandosu filmindeki kasabalılar gibi, yıllarca şehirlerinden bir devlet geçmesini bekleyen Vanlıların coşku, heyecan ve ümit dolu saçlarını okşayacaktı.

Çünkü devlet-millet buluşmasını sağlamak için ilk yurt gezisine Van’dan başlayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün niyeti de, devletin soğuk elini, sıcak bir merhamet olarak vatandaşın kalbiyle buluşturmaktı.

O buluşma gerçekleşti Van’da. Millet, Cumhurbaşkanı’nı bağrına bastı.

Ne Vanlılar, ne Başkaleliler, ne de Yüksekovalılar devletin şefkat dolu elinin sıcaklığını hissettikten sonra, artık “oradaki uzak köyün hüzünlü sakinleri” olacak.

Darısı, memleketimin içinden devlet geçmeyen diğer kasabalarına…


12.Eylül.2007 12:03:41
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kasım 17 YENİ ANAYASA RUHUNU BULDU, SIRA VÜCUTTA…
Eylül 25 YAŞASIN(!) TÜRK MEDYASI MALEZYA’DA…
Eylül 12 'SELAMSIZ BANDOSU'
Aralık 15 Nato'nun kalbinde 'dokuz' saat-2
Aralık 11 NATO’nun kalbinde “dokuz” saat – 1
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Böyle memur görülmedi!
Erdoğan seçilir, Gül Kalır
Tesettüre girmedim ama...
Bu kadarına da pes artık!
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, gündeme bomba gibi düştü.
Mehmet Altan
KRİPTO ŞİFRELERİ
Kripto, Fransızca bir kelime...
Şamil Tayyar
YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Önceki gün AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım.
Tamer Korkmaz
DEVRİMCİ GENÇLERE BOMBA ATTIRANLAR
Deniz Gezmiş idamı hak edecek bir suç işlememiş olabilir ama Gezmiş bir milli kahraman da değildir.