|
REKTÖRLERİNKİ ‘TAMAMEN DUYGUSAL’ 
Rektörlerin bu telaşı niye ?
Rektörlerin bu telaşı niye ?
Son dönemde önce “367 şart” dediler.
Şimdi de Anayasa değişikliğine karşı çıkıyorlar. Üstelik Erdoğan Teziç bilim adamı ve hukukçu kimliğini gülünç duruma düşürecek kadar büyük gaflar yapıyor.
Görünürde karşı çıktıkları, üniversitelerde başörtüsü yasağının kalkacak olması.
“Anayasaya aykırı davrandığı için iki parti kapatıldı” diye tehdit gönderiyor YÖK Başkanı Erdoğan Teziç. Sözlerinin komikliğinin herhalde o da farkındadır şu anda. Anayasaya aykırı hareket yok ki ortada, bizzat anayasa değişikliği var. Yasaklar anayasaya uygun olarak kalkacak.
Koskoca YÖK Başkanına, bir Profesöre böyle gaflar yaptıracak bu telaş niye ?
Yoksa bir şeyleri kaybetmekten mi korkuyorlar ? Bilim adamı ne kaybedebilir ki ? Hayatını bilime, ilime, öğrenci yetiştirmeye adamış insanın ne korkusu olabilir ki ?
Bakın madalyonun diğer tarafında neler var.
Türkiye’de bir rektörler iktidarı olduğunu herkes biliyor. Direkt Cumhurbaşkanına bağlılar. Dolayısıyla iktidarlarının sürebilmesi için Cumhurbaşkanının kimliği çok önemli. Sayın Gül’e itirazları bundandı.
Yeni Anayasa ise rektörler komitesinin ve YÖK’ün görevlerini yeniden şekillendiriyor. Tabi bu şekil rektörlerin işine gelmiyor. Niçin ?
Adı suça, yolsuzluğa veya yargının alanına giren herhangi bir konuya karışan rektörün yargılanması için YÖK’ün izin vermesi gerekiyor. YÖK de bugüne kadar rektörlerin yargılanmasına müsaade etmedi. Hatta Sayın Teziç, Van Rektörü Aşkın çete kurup yolsuzluk yapmaktan tutuklandığında; “gerekli belgeleri bize verin biz halledelim” demiş tutuklama kararına sert tepki göstermişti. Şimdi YÖK’ün bu kalkanı da kalkıyor. Yani rektörlerin yargı dokunulmazlığı uçup gidiyor.
Tabi bir de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bilimi değil ideolojileri ön plana çıkaran mevcut rektörler ve onlar gibilerle çalışmak istemeyeceğini çok iyi biliyorlar.
Kolay değil yıllardır süregelen sistem değişecek. Sistem değişirse iktidar bitecek. İktidar biterse hesap görülmeye başlanacak. İşte can alıcı soru. Ne var bu hesapta ?
Üniversitelerdeki yolsuzluklar.
Ne tuhaftır ki çoğunda rektörlerin ismi geçiyor.
Türkiye’de 82 devlet üniversitesi var. Bu 82 üniversiteden kaçının rektörü, dosyaları hazır olmasına rağmen YÖK izin vermediği için yargılanamıyor biliyor musunuz ?
Kamu İhale Kurumunun raporlarına göre bu sayı tam 47.
47 rektör bir şekilde üniversitelerindeki yolsuzluklara karışmış durumda.
Hangi üniversiteler bunlar ?
Marmara, İstanbul Teknik, Yıldız Teknik, Van Yüzüncü Yıl, Ankara, Hacettepe, Dokuz Eylül, Ege, Fırat, Dicle, Harran, Gaziantep, Gazi, İnönü, Adnan Menderes, 19 Mayıs Afyon Kocatepe, Selçuk, Balıkesir, Çanakkale 18 Mart, Mustafa Kemal, Mersin, Abant İzzet Baysal, Akdeniz, Anadolu, Atatürk, Celal Bayar, Çukurova, Cumhuriyet, Erciyes, Gaziosmanpaşa, Kafkas, Sütçü İmam, Karadeniz Teknik, Kocaeli, Muğla, Niğde, Osman Gazi, Pamukkale, Trakya, Uludağ, İstanbul (eski yönetim) ve Zonguldak Üniversiteleri.
TBMM Üniversitelerdeki Yolsuzlukları İnceleme Komisyonu Başkanı Doç. Dr. Mustafa Gül; “YÖK'te 1 milyon dolara yakın, diğer üniversitelerde de trilyonlarca liralık yolsuzluk tespit ettik” diye açıklama yapmıştı.
Üniversitelerdeki yolsuzluklara hayatını adamış olan Prof. Dr. Celal Erçıkan, Cumhurbaşkanı Sezer’e 2 bin sayfaya yakın yolsuzluk belgesi gönderdi. Bunlar, devletin resmi kurumları tarafından tespit edilen yolsuzluk belgeleriydi. Ancak Sezer’den bir satır cevap alamadı.
Boğazına kadar yolsuzluğa batmış rektörler şimdi kendilerinin yargılanmasının yolunu açacak bir anayasa değişikliğini isterler mi ?
Durum böyle olunca da; “Yaşasın laiklik, cumhuriyet, Atatürk ilkeleri, türban yasağı…”
20.Eylül.2007 17:32:17 |
|
|