|
GÜVERCİN YÜREKLİ ŞAHİNLER! 
Farkında mısınız bilmem ama Türkiye, sınır ötesi operasyon konusunda ciddi bir sınavla karşı karşıya.
Farkında mısınız bilmem ama Türkiye, sınır ötesi operasyon konusunda ciddi bir sınavla karşı karşıya. Aylardır operasyon isteyenler her nedense tezkere geçtiğinden beri seslerini alçaltıverdi. Kimine göre artık laf değil iş zamanı. Ancak sanki başka nedenler varmış gibi geliyor aklıma.
Aslında sınır ötesi operasyondan herkesin farklı anlamlar çıkardığı da bir gerçek. Başbakan, olası bir operasyonda hedefin sadece PKK olacağını açıkladı açıklamasına da maalesef bu açıklama bazı güvercin yürekli şahinleri tatmin etmedi. Hani şu şehit cenazelerini, hükümete tepki mitinglerine dönüştüren, gelen her tabuttan Başbakanı sorumlu tutan şahinler, hızlı kalemşörler...
Söz konusu şahinlerin göğsüne, her şehit haberiyle bir kor düşüyormuş. Ne var ki “vatan sağ olsun” deyip yola devam etmek zorundalarmış. Macera uğruna ülkeleri, orduları kaybeden İttihatçılar gibi. İşte bu şahinler, hükümetin düşmanı sınırlandırmasından pek memnun olmadı.
“3 Milyar doların ne önemi var Habur derhal kapatılsın. Barzani de düşmanımız. İcap ederse Irak’ın Kuzeyi işgal edilsin…Ama sakın yanlış anlamayın. Tüm bunları, PKK’yı tamamen bitirmek için, devletimizin bekası için istiyoruz. Başka hiç bir art niyetimiz yok” derler. Unutmayın, “Sivrisineği öldürmek çare değil bataklığı da kurutalım” türünden bu edebiyatı yapanlar Türkiye’yi Irak bataklığına çekmek isteyenlerin ta kendileridir.
Seçim öncesi operasyon deyip zil çalanların, şimdilerde yüksek sesle konuşmamalarına gelince. Irak bataklığına saplandığımızda sorumluluğu hükümete yüklemek istiyorlar da ondan. “Hükümet emir verdi asker girdi. (Allah korusun)Verilen şehitlerin tek sorumlusu tabi ki hükümet” demek için sessizlikleri. Çünkü, kınalı ellerle gönderdiğimiz evlatlarımız tabutta gelirse, vatandaş savaş davulu çalanları değil, hükümeti bilir de ondan.
Aslında onlar sessiz değil. Sadece seslerini biz duymuyoruz o kadar. Taleplerini çeşitli baskı mekanizmalarıyla, verilecek tepkileri bildikleri etkilerle, ulusal ve uluslararası bağlantılarıyla kabul ettirmeye çalışıyorlar. “Az görüntü çok iş.”
Seçimden önce “Aman Amerika PKK liderlerini Türkiye’ye teslim etmesin. Seçimde AKP’nin işine yarar” diyenlerin görüşü değişmedi. Bu kez de, hazır kılıçlar çekilmişken böyle bir jest ile operasyonun engellenmesinden endişe ediyorlar.
Türkiye, onların istediği tarzda bir harekata başlarsa neler olur dersiniz. Milleti uyutma aracı olarak on yıllarca kullanılan, “Dört bir tarafımız düşmanla çevrili” sloganı yine söylenmeye başlar ama bu kez slogan değil gerçek olur.Türkiye, Avrupa Birliği hedefini on yıllarca ertelemek durumunda kalır.
Milli gelirin 1 trilyon doları aşması, dünyanın güçlü 10 devleti arasına girme hedefimiz, küresel aktör olarak dünyaya barış getirme rüyamız, ileri bir demokrasiye kavuşma arzumuz, unutulur gider. Her şeyden önemlisi, böyle bir savaşta başarılı olmak için kaç şehit veririz dersiniz? Bunu bilemesek de 13 tanesinin acısına bile dayanamadığımız açık değil mi?
Peki ne istiyor, bu güvercin yürekli şahinler. Ülkemiz için “küçük olsun, benim olsun” görüşündeler onlar. Bilinçli bir toplum, olgun bir demokrasi istemiyorlar. İstediğimizi iktidar yapıp, istediğimizi indirelim koltuktan tıpkı eski günlerde olduğu gibi. Çoğunluk azınlık muamelesi görmeye devam etsin.
21.Ekim.2007 17:49:12 |
|
|