|
BELİRSİZLİĞİN EKONOMİYE FATURASI 
BELİRSİZLİĞİN EKONOMİYE FATURASI
Son 5 yılda dost düşman hemen herkes ekonomimizden övgüyle bahsediyor.
22 çeyrektir ortalama yüzde 6 büyüyoruz.
Bu güzel günler ne kadar devam eder? Ekonomimizi sarsıntılara dayanıklı hale getirebildik mi? Sağlam mıyız yani?
Sorular herkesin aklının bir köşesinde.
Son birkaç haftada yaşananlar, ekonomimizin üzerinde kara bulutlar gibi dolaşıyor.
Dünyadaki kredi piyasalarında krizden sıyrılmaya çalışan yatırımcılar şimdi şapkayı önlerine koydular düşünmeye başladılar. Acaba sınır ötesi operasyon Türkiye ekonomisinde yavaşlamaya sebep olur mu?
Şimdiki halde yabancı oyuncular faizlerimiz yüksek diye yatırımlarını çekmiyorlar. Ancak çok önemli bir nokta var. Maliye politikalarında ve ekonominin istikrarında olumsuzluk başlarsa faiz ne olursa olsun burada kalmak istemeyeceklerdir.
Riskli bir bölgede yaşıyoruz. Bırakın bizi Amerika Birleşik Devletleri’nde bile Ağustos ayında kriz çıkar diye “carry trade”ciler bırakıp gittiler.
Yabancılar şu sıralarda dünyadaki belirsizlikten dolayı zaten riskli yatırımlara sıcak bakmıyorlar. Cuma günü dünya rakamlarına bakıldığında carry trade işlemlerinde büyük bir satış yapıldığı görülecektir. Tetikteler yani. Endişeliler.
Tekrar Türkiye’ye dönelim. Bir siyasi belirsizliğin içine girersek yabancı sermaye çok kolay çıkacaktır. Ama daha tehlikelisi de var. Özel sektör dış borçlanmada çok zorlanacaktır. 5 yıllık istikrar ortamının rüzgârıyla yurt dışında kredisi artan özel sektör yeniden gözden düşebilir. Kredi almak zorlaşır, işler yavaşlama sürecine girebilir. Borçlu olanlar dolar yükselirse işin içinden çıkamaz hale gelebilir.
Ama olayın bam teli, bir başka değişle belirsizliğin ekonomiye darbe vuracağı nokta petrol fiyatlarının artmasıdır.
Dış ticaret açığımızda aslan payı enerji harcamalarında. Petrol fiyatları hızla artıyor. Sınırı geçtiğimizde fırsat kollayan petrol tüccarları fiyatları daha da arttıracaklar. Geçtiğimiz günlerde ünlü ekonomi dergisi Forbes’a demeç veren İran’ın petrol Bakanı Gholam Huseyin Nozari 90 doların bile petrol için az olduğunu söylüyor. Çünkü dünyada dolar en düşük seviyesinde ve onların karları azalıyor. Onlar kar etme derdine düşerken biz artan fiyatlarla bütçemizdeki büyüyen açığı kapatmanın planları yapıyoruz.
Bir nokta daha. Biz henüz pahalı petrolle buluşmadık. Şu sıralar rafineriler, 90 dolara ham petrolü alıyor ve işledikten sonra bizim gibi son kullanıcı ülkelerin piyasasına sürülecek. Bu işin acısı sonra çıkacak gibi görünüyor.
Yüksek fiyatla giren petrol önümüzdeki günlerde ekonomide fiyatları yukarı itme etkisi gösterecektir.
Fiyatların yukarı çıkma eğilimi enflasyon etkisi yapmaya başlayacak. Faiz indirimi baskısı altındaki Merkez Bankası’nın bu şartlarda işi daha da zorlaşacak. Bir taraftan enflasyonla mücadele ile uğraşacak, öte taraftan faiz düşürme isteklerine karşı gardını almak zorunda kalacak.
Dolar sadece Türkiye’de değil, dünyada düşük seviyede seyrediyor. Bu bizim işimizi kolaylaştırıyor. Dalgalanmalara karşı şimdilik gücümüzü arttırıyor.
Dolar dünya piyasalarında euro tarafından ezildikçe eziliyor.
Bir taraftan Yeni Zelanda’dan Birezilya’ya kadar ekonomilerdeki gelişmeler, öte taraftan sınır ötesi harekâtın seyri ekonomimizin geleceğini yönlendirecek.
Bakalım 5 yıldır ulaştığımız nokta olup bitenlere karşı bizi koruyabilecek mi?
Bu badireli dönemi de kazasız belasız atlatırsak gücümüz eskisinden çok daha fazla olacaktır.
Siyasi ve askeri olduğu kadar ekonomik olarak da güçlü olmak en büyük dileğimiz.
Ama olup bitenlerden haber vermek de bizim vazifemiz…
22.Ekim.2007 10:22:09 |
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|