|
SİZİN DE KALBİNİZ SIKIŞIYOR MU ? 
SİZİN DE KALBİNİZ SIKIŞIYOR MU ?
Şeytan boş durmaz. Bir taraftan sokulamasa diğer tarafı dener. Türkiye’nin etrafında fır dönen şeytanlar da buldukları boşluklardan girip ülkenin huzurunu kaçıracak fitne fesata tam gaz devam ediyor.
Şehitler verdik, şehitler veriyoruz, şehitler vereceğiz. Türkiye gibi dünyanın en kritik bölgesinde yer alan bir ülkeyi müdafaa etmek hiç kolay değil. Çevremizdeki ülkelerle aramızda çok önemli farklar var. Bugün Türkiye dimdik ayaktaysa, kimse bu millete tahakkümde bulunamıyorsa, Türkiye denilince orda duruyorlarsa bunun bedeli “ya istiklal ya ölüm” düsturunu benimsemiş olmamızdır.
Ne mutlu bize ki uğruna şehit verebileceğimiz bir vatanımız var. Buna paralel olarak da etrafımız bu vatanı ele geçirmeye çalışan çakallarla dolu.
Şehitlerimizin acısı bazı noktalarda soğukkanlı düşünmemizi, sağduyulu hareket etmemizi ve muhakeme yetimizi sekteye uğratabiliyor. Haklıyız çünkü içimiz yanıyor. Teröre lanet etmekte, bağırmakta, kahretmekte çok haklıyız. “Artık ne duruyoruz, daha ne bekliyoruz” demekte haklıyız.
Ama bu öyle bir şey ki sonunu hesap etmemiz gerekir. Sonunu görebilmemiz an azından ön görebilmemiz, kestirebilmemiz gerekir. Günlük hayattan kıyaslayın. Basit bir günü geçirmek için evden çıkarken bile gününüzü kafanızda planlayıp öyle yola koyulursunuz.
Günlük hayatta bile plan yaparken şimdi bazıları apar topar Türkiye’yi Irak’ın kuzeyine sokmak için “daha ne duruyoruz” diye kışkırtma operasyonu yapıyor. Ülkenin bundan sonrakini geleceğini şekillendirecek bir karar bu.
Eğer girilmesi doğru olacaksa canımız kanımızla topumuzla tüfeğimizle girelim. Ankara bu siyasi iradeyi gösteriyor. Ama bir kere girildiğinde de geri dönüşü olmayacağını iyi hesap etmek gerek. Tek hareket hakkımız var onu doğru kullanıp meseleyi lehimize olacak şekilde bitirmeliyiz. Temkinli olmak derken kastedilen işte bu.
Şimdi Türkiye bu kritik kararda önündeki satranç oyununun son hamlesini görmeli ki ona göre adım atsın. Ama işi ‘oldu bittiye’ getirip, halkın nabzını yüksek tutup, provokasyon zeminini ısıtıp, satrancın son hamlesindeki gerçeği gölgelemek isteyenler var.
Siz 3-5 piyonu yemenin hazzıyla ilerlediğinizi sanırken şah-mat oluverirsiniz.
Türkiye’yi bu oyuna getirmeye çalışanlar dört koldan çalışıyor.
İyi de bunlar kim ?
Çok basit bir beyin fırtınası yapalım. Ülkemizin içinden geçtiği son 6 ayda kimin hangi safta olduğu açıkça belli oldu değil mi ? Herkes kimin bu ülkeyi sevdiğini, düşündüğünü, menfaatini gözettiğini kimin de başka güçlerin güdümüne girdiğini çok net anladı. Ak koyun kara koyun bariz bir şekilde ortaya çıktı.
Kim bunlar sorusunun cevabı için son 6 aya bile baksak yeterli olur. Bu sürede kimin bu milletin menfaatine çalıştığını, konuştuğunu, yazdığını, yayın yaptığını düşünüyorsanız onlara güvenmeye devam edin. Bugün birden bire “vatan millet Sakarya” diyenlere dikkat edin.
Bugün yaşadığımız süreç, uzun süredir sahnede olan oyunun farklı bölümleri. Ama sonuç aynı yere çıkıyor. İki taraf var. Türkiye’yi karanlığa mahkum etmek isteyenler ve aydınlığa çıkarmanın mücadelesini verenler. Sizi yönlendirmeye çalışanlar taraf değiştirmedi, siz de taraf değiştirmeyin. Dolayısıyla doğruluğundan emin olduklarınız hala doğrudur, güvenmedikleriniz de hala yanlış. Olaya tersinden bakmayı deneyin. Dün öyle bugün böyle olanlardan ve sizi gaza getirmeye çalışanlardan uzak durun. Bu basit yöntem oyunu çözmede fikir verebilir.
Bu süreç bir müddet daha kalbimizi sıkıştırmaya devam edecek.
Allah yardımcımız olsun.
22.Ekim.2007 18:50:15 |
|
|