|
BURADAN BAKMAYI DENEDİNİZ Mİ? 
Irak'taki son durumu Samanyolu Haber Televizyonu'nun editörü Cumali Çaygeç yazdı. Görerek... Bilerek...
Türkiye günlerdir Irak`ın kuzeyine yapılacak muhtemel bir operasyonu konuşuyor, tartışıyor. Türkiye'den bakınca insana sanki bölgede karşılıklı silahlar cekilmiş, Türk askeri sınırdan geçti geçecekmiş gibi görünüyor. Ancak buradan bakınca durumun hiçte öyle olmadığını anlaşılıyor.
Öncelikle istenen sonuca kazasız belasız ulaşmak için Türkiye`nin hedefini çok iyi belirlemesi gerekiyor. Çünkü Kuzey Irak`la sadece coğrafi bir yakınlığımız yok. Komşuluk, akrabalık ve ticaret noktalarında da ilişkilerimiz var. Din kardeşliği de işin ayrı bir yönü.
Buradaki atmosferi gördükten sonra terör belasının tek başına bir askeri operasyonla çözülemeyeceği çok net gözüküyor. Neden mi?
Bir defa coğrafi şartlar düzenli orduların hareketine cok namusait. Bu bölgede ancak gerilla savaşına uygun timlerle yapılacak, hedefi iyi belirlenmiş, planı iyi yapılmış operasyonlar tesirli olabilir. Elbette maksimum istihbarat eşliğinde...
Aksi halde ne olur?
Türkiye bölgede cok seviliyor. Görüştüğümüz her yetkili ve her vatandaş, Türkiye`ye, Türk insanina duyduğu sevgi ve saygıyı aktarıyor.
"Dostluğumuz var kardeşliğimiz var. Ve -Türkiye olarak- burada büyük krediniz var. Ne olur bunu kaybetmeyin." diyorlar.
Türkiye'nin bölgeye yönelik yanlış bir hareketi burada oluşabilecek bir cepheyi genişletmek anlamına geliyor. Oysa Türkiye’nin açık hedefinde PKK var. O halde adımların buna göre atılması şart.
Bu adımlardan biri kendi sınırlarımız içindeki terör örgütü mensuplarını etkisiz hale getirilmesi.
Bir diğeri sınırlarımızdaki önlemleri gözden geçirerek, teröristlerin sınırdan geçişlerini en aza indirmek hatta mümkünse tamamıyla durdurmak.
Diğer bir adım ise hükümetin ısrarla yapmaya çalıştığı gibi diplomasiyle Irak hükümetini ve bölgesel yönetimi yakın markaja almak. Bu çabaya dünyanın bu bölgeyle ilgilenen ülkelerinin desteğini de eklemek. Ve bu sayede örgütün Kuzey Irak’taki varlığını ortadan kalkma noktasına getirmek.
Yabancı gazetecilerden edindiğimiz izlenimler, örgüt elemanlarının sıra dağlar şeklinde olan Kandil’de sürekli hareket halinde olukları yönünde. Nöbetçiler ve propaganda yapacak elemanların dışında, dağda çok sayıda örgüt mensubunun kalmadığı belirtiliyor.
Böyle bir durumda Türkiye`nin hedefi bu büyük coğrafyada neresi olacak? Güvenlik güçlerimiz dağda terörist bulamadıkları takdirde sonraki hedef olarak hangi noktalar belirlenecek?kalacak.
Evet bölge insani endişeli. "Biz PKK`dan çok çektik, çok acı yaşadık. Biz kardeşiz, Türkiye bizim büyük ağabeyimiz. Elimizden tutsun bize yol göstersin. Biz yıllarca Saddam Hüseyin`in zulmünü gördük. İdamlar, savaşlar, patlamalar ve iç karışıklıklar. Yeni yeni üzerimize bir gömlek giydik. Biraz huzura erdik. Ne olur bunu siz bozmayın. Sırtımızdaki -zaten alışık olmadığımız- gömleği yıtmayın.. Allah bize petrol vermiş, gaz vermiş, para vermiş ama huzur vermemiş." Bu cümleler burada yaşayan insanlara ait. Eksiği olabilir ama fazlası yok.
Dohok`ta görüştüğümüz bölgenin en üst düzey peşmerge yöneticisi aynen şu cümleleri kullanıyor. "Ben Türk askeriyle PKK’ya karşı çatışmaya girdim, 2 defa yaralandım. Şimdi nasıl birbirimize kurşun sıkarız. Biz kardeşiz, dostuz, arkadaşız.”
Simdi bu sözleri duyunca, bu tabloyu görünce ve sizler de bu cümleleri okuyunca, gelin işin içerisinden cıkın. Caı yanan evlatlarını yitiren Türkiye mücadelesinde elbette sonuna kadar haklı. Ve ne gerekiyorsa yapacak, yapmalı da. Ancak arkası tam olarak hesaplanmadan düşünülmeden atılacak adımların nasıl sonuçlar doğuracağını kestirmek inanın çok zor.
31.Ekim.2007 14:28:52 |
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|