|
TÜRKİYE İSTEDİĞİNİ ALIYOR MU? 
Irak'ın Kuzey'inde bulunan Samanyolu Haber Editörü Cumali Çaygeç 8 askerin serbest bırakılma sürecini Erbil'de takip etti . İşte Çaygeç'in izlenimleri
Türk hükümetinin baskısı sonuç vermeye başladı. Önce Dahok ve Erbil’de, ardından Kerkük’teki terör örgütü PKK ile irtibatlı bürolar kapatıldı. Hemen ardından örgüt tarafından kaçırılan askerlerimiz serbest bırakıldı. Yakında bazı örgüt mensuplarının Türkiye’ye teslim edileceği de konuşuluyor. Hatta bölgedeki arama noktalarına Türkiye’nin istediği örgüt elemanları listesinin ulaştığı da bize ulaşan haberler arasında.
Gelişmelerin seyri önümüzdeki günlerde kendini gösterecek, ancak bazı başlıklar önemli. Öncelikle, Askerlerimizin tam olarak nerede alındığı noktasında net bir açıklama yapılmadı. ‘‘Irak’ın Kuzey’inde, Türkiye Irak sınırında.’’ Irak’ın Kuzey’inde teslim alındığı bir gerçek. Ve bir gerçek daha var ki o da; bölgesel yönetimin ısrarla ‘’Hayır burada PKK yok’’ söylemlerinin artık geçerliliğini yitirdiği. Evet Irak’ın Kuzey’in de PKK var ve burada bir şekilde varlıklarını sürdürüyorlar. Ama Kandil’de ama kandil gibi başka dağlarda.
Ve Irak Hükümeti ile Bölgesel Yönetim, eğer isterse örgüt elemanlarına ulaşarak onları ikna etmeye hatta zorla da olsa yola getirme gücüne sahip. Bunu son olayla göstermiş oldular.
Hakkari Dağlıca'da PKK tarafından rehin alınan sekiz Türk askerinin, yoğun girişimlerin sonucunda serbest bırakılmasında “zamanlama” faktörü de çok önemli. Çünkü askerler, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkan George W. Bush arasındaki görüşmeden bir gün önce serbest kaldı. Yani Başbakan Erdoğan, Bush’la görüşürken Türkiye’nin PKK terör örgütünden çektiklerini anlatırken sıcak ‘’asker kaçırılma hadisesi’’ üzerinde fazla duramayacak; çünkü askerlerimiz serbest bırakıldı.
Askerlerin serbest bırakılması, Beyaz Saray'daki görüşmeyi olumlu etkileyeceği kesin gibi. Ancak bu olumlu gelişmeler “yeterli” sayılmamalı. Türkiye ilk defa bu kadar kapsamlı olarak, bütün Dünya’ya derdini anlatma imkanı buldu. Şimdi bu göstermelik adımlarla geri adım atmaması gerekiyor. Sonuca bu kadar yakınken kesinlikle taviz vermemesi gerekiyor. Türkiye, Irak Hükümeti’nden, Bölgesel Yönetim’den hatta bunların üzerindeki ABD Yönetimi’nden, terör örgütüyle gerektiği şekilde mücadele isteğini yüksek sesle dile getirmeli ve bu konudaki ısrarını ve kararlığını göstermeli.
Condoleezza Rice’in Ankara temaslarında Türk hükümeti, ısrarla “artık aksiyon”, “bataklığı kurutacak” önlemlerin alınmasının önemini vurgulamıştı. İşte Türk hükümetinin bu ısrarını devam ettirmesi, artık Irak’ın Kuzey’indeki PKK yuvalanmasını sona erdirecek girişimlerin takipçisi olmalıdır.
Bölgede yapılan yorumlarda da buna işaret edilmekte. Türkiye davasında haklı. Atacağı adımları terör örgütünü bitirmeye yönelik atmalı. Bunu yaparken bölge halkını karşısına alarak değil, yanına alarak birliktelik ruhuyla hareket etmeli. Bölge halkını potansiyel terörist olarak görmesi halinde ise, Irak’ın Kuzey’indeki büyük coğrafyada var olan ‘‘büyük kredisinin’’ azalacağını göz ardı etmemesi gerekiyor.
05.Kasım.2007 12:03:54 |
|
|