|
TUZAĞA DÜŞÜLMEDİ,MACERAYA GİRİLMEDİ 
5 Kasım'daki Bush-Erdoğan zirvesinin sonucunda ne oldu?
Her zirvenin ardından yaptığımız gibi yine bir ak-kara tartışması yapıyoruz.
AK Parti muhaliflerine göre tabii ki bundan daha kötüsü olamazdı... Bir sonucun değerlendirilmesi, beklentilere göre olmalıdır.
Birileri kamuoyunda tamamen hayale dayalı bir beklenti mayalamak istedi. Hesaplarını ve kimliklerini artık büyük çoğunluğun bildiği bu cephe, seçim öncesinde olduğu gibi tribünlerde "sınır ötesi büyük bir askerî harekât" olmalı diyerek "ulusalcı" bir dalga başlattı. PKK terörü peş peşe canlar alınca şunu dediler: Bu hükümet terörle mücadele edemiyor. Asker Kuzey Irak'a girmelidir. PKK bitirilmelidir. Yetmez Barzani ele geçirilmelidir. Yetmez Kerkük'e kadar gidilmelidir. Zaten Musul ve Kerkük Misak-Millî sınırları içindeydi. Amerika karşı koyarsa ona da haddi bildirilmeli, Amerikan askerleriyle de göğüs göğse çarpışılmalıdır. Yeni bir sınır çizilmelidir. Zaten bu uyduruk sınırı İngilizler çizmişti. Kendi sınırımızı biz kendimiz çizmeliyiz..."
Ne tuhaftır ki bunu söyleyenler; yıllardır çağdaşlık, Batılılaşma savunucusu ve Türk dış politikasının Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" prensibine göre şekillendiğini anlatanlardı. Şimdi özgürlükler genişleyecek, Türkiye ellerinden kayacak diye Avrupa Birliği üyeliğine de karşı çıkıyorlar. Hele AB hedefine AK Parti'nin sahiplenmiş olması ve bu sahiplenmeye rağmen yüzde 47 oyla yeniden iktidara gelmesi onlara göre hazmedilecek gibi değil.
AK Parti bir tuzağa çekilmeliydi, maceraya girmeliydi ve olağanüstü bir dönemin şartlarında çekip gitmeliydi.
Bu noktada garip bir tezat da ortaya çıktı. PKK da Türkiye'nin Kuzey Irak'a geniş çaplı bir askerî harekât yapması peşindeydi. Adeta Türkiye'ye "gel gel" diyordu. O da AK Parti'nin son seçimlerdeki Güneydoğu ve Doğu başarısından rahatsız olmuştu. AB üyeliğinin getireceği demokratikleşme PKK'nın zeminini tamamen bitirecekti. Türkiye Kuzey Irak'a girmeli, bir Türk-Kürt savaşı olmalı, bu düşmanlık provokasyonlarla Güneydoğu'ya da sirayet etmeli. PKK böylece uluslararası alanda bir "bağımsızlık savaşçısı" olmalı, Türkiye BM nezdinde işgalci konuma düşmeliydi. AB üyelik defteri de kapanmalıydı.
İşte Bush-Erdoğan Zirvesi bu tuzağı bozdu ve Türkiye'nin bir maceraya girmesini önledi. Zirveye Genelkurmay İkinci başkanının da katılması, hükümet ile asker arasında çatışma isteyenlere de bu fırsatı vermedi. Bush'un, AK Parti'nin seçim başarısını övmesi ve Türkiye'yi Pakistan örneğine karşı doğru örnek olarak göstermesi ise, sivil irade üzerinde hâlâ asker vesayeti görmek isteyenlere "ülkenizde olan bitenin farkındayız" mesajından başka bir şey değildi.
Türkiye şimdi genişletilmiş bir sınır ötesi askerî harekât değil, ABD'nin de sağlayacağı "anlık istihbarat" ile sınır ötesi operasyonlar yapacaktır. Hem de hükümete muhalefet edenler de görecek, bugün yarın yapacaktır.
Türkiye, ne PKK terörünü, ne de "Kürt meselesi"ni ABD'ye ya da başka bir güce yaslanarak, güvenerek elbette çözemez. El elin eşeğini türkü çığırarak arar. Biz önce kendimize güvenmeliyiz. Çünkü kimse bizim işimizi bizim gibi takip edemez, derdimizi bizim gibi sahiplenemez.
PKK terörünü de Güneydoğu'daki sancıyı da içeriye ağırlık vererek biz kendimiz halletmeliyiz. Dağlarda teröristlerle gerilla savaşı yapacak özel kuvvetler bir an önce devreye girmelidir.
Daha önce de ifade ettim. 22 Temmuz'da bölgeden aldığı anlamlı destekle AK Parti "Kürt meselesi"ni çözme adına büyük bir fırsat yakaladı. Hizmetler, demokratik reformlar, AB üyelik sürecindeki adımlar geciktirilmeden hızlandırılmalıdır.
Gündemi sivil irade belirlemelidir.
HÜSEYİN GÜLERCE- ZAMAN 08.Kasım.2007 06:43:21 |
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
|
 | Mayıs 09 AK PARTİ NEYİ BEKLİYOR? |  | Mayıs 08 BİZİM BİR HAYÂLİMİZ VAR... |  | Mayıs 01 ERGENEKON, AMERİKA VE AK PARTİ... |  | Nisan 17 ERGENEKON'UN SONU ŞEMDİNLİ GİBİ OLMAYACAK... |  | Nisan 04 KUZU DA ARTIK KUZUYA BENZEMİYOR... |  | Nisan 03 SEYREDİLİRSE, AK PARTİ KAPATILACAK... |  | Mart 28 KİMLER İSTERSE GERİLİM BİR GÜNDE DÜŞER? |  | Mart 27 BU NASIL BİLGELİK? |  | Mart 20 BU İŞİN SONU NEREYE VARIR? |  | Mart 14 DEMİRELLER, KIVRIKOĞLULAR VE ÇÖLAŞANLAR... |  | Mart 13 FETHULLAH GÜLEN'E DOKUNAN YANIYOR MU? |  | Mart 07 ASKERİ KIŞKIRTANLAR BUGÜN ÖFKELİ |  | Şubat 22 AK PARTİ İLE YOLLAR AYRILDI MI? |  | Şubat 21 'ARA SIRA UĞRUYOR, SOHBET EDİYOR'MUŞUZ!.. |  | Şubat 15 'LAİK KESİM'İ ANLAMAYA ÇALIŞMALIYIZ |  | Şubat 08 SIRA, ÇARŞAFLI ERKEK PROVOKASYONUNDA |  | Ocak 10 AMERİKA ANLADI, SİZ DE ANLAYIN... |  | Aralık 28 GAZA GELMEYİNCE NE OLDU? |  | Aralık 27 CİVANMERTLİK, YENİ BİR SÜRECİ BAŞLATTI |  | Aralık 21 BAYRAMLAR, UNUTULANLARA BAYRAM OLDU |  | Aralık 14 CUMHURBAŞKANININ OMUZLARINDAKİ ÂLİM... |  | Aralık 13 GÜLEN YAŞAR, ONLAR UNUTULUR... |  | Aralık 07 BAŞI AÇIKLARA BASKI OLACAK MI? |  | Aralık 06 TANKLAR DEĞİL, TIR'LAR GELSİN... |  | Kasım 23 KERPETENLİ ADAMLARI DİNLEMEYİN |  | Kasım 15 KUZEY IRAK'TAKİ TÜRK OKULLARI |  | Kasım 08 TUZAĞA DÜŞÜLMEDİ, MACERAYA GİRİLMEDİ |
|
| |
|
|