|
SUÇLU TÜMGENERAL YILMAZ MI YOKSA DİĞERLERİ Mİ? 
Son günlerin en flaş olayı Tümgeneral Yılmaz olayıdır!
Tümgeneral Yılmaz Vatan Gazetesi'nden çıktı. Olayı bilmeyenler için kısa bir özet yapayım:
Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, akredite gazetecilere "Büyükyanıtlar" verdiği son basın toplantısında, bir gazetecinin kendisini "Tümgeneral Yılmaz" diye tanıtarak Dağlıca'daki karakol saldırısı hakkında Genelkurmay'dan bilgi almaya çalıştığını tespit ettiklerini açıkladı. O gazeteci tahmin edebileceğiniz gibi "akredite" gazetelerin birinin mensubu. Vatan Gazetesi bu gazetecinin kendi gazetelerinden olduğunu ve iş akdinin feshedildiğini yazdı. Şimdi... Bu gazeteci işini yapmış, Dağlıca baskını sırasındaki bütün gelişmeleri Genelkurmay'ı arayarak kendi yazı işlerine bildirmiş. Hatta Vatan'ın verdiği bilgiye göre gazete bu bilgilerin önemli bir bölümünü Genelkurmay'ı yıpratacağını düşünerek gazeteye koymamış bile...
Bu gazetecinin böyle bir başarı için cezalandırılması değil, ödüllendirilmesi gerekiyordu. Ben olsam o gazeteciyi işten atmak yerine rütbesini tümgenerallikten, korgeneralliği de atlayarak Orgeneralliğe yükseltirdim! Bu olayda asıl cezalandırılması gereken, dışarıdan herhangi birisinin kendisini Tümgeneral Yılmaz diye tanıtan gazeteci değil, telefonda kendisini herhangi bir Tümgeneral diye tanıtan kişiye Dağlıca baskını hakkındaki tüm bilgileri veren askerler, muhtemelen rütbeliler olmalı değil miydi? Türkiye'nin güvenliğinden sorumlu en üst düzey karargahından bu şekilde bilgi alınabiliyorsa...
Bu olayı "haber kaynağını zarflamak" şeklinde açıklamak ve bu işi yapan gazeteciyi cezalandırmak yerine bu karargahın güvenliğini sorgulamak daha mantıklı olmaz mıydı? Aynı şey Dağlıca baskını ile ilgili gelişmelerde de oldu. Bir gazete Dağlıca'da saldırıya uğrayan birliğin komutanları hakkında soruşturma açıldığını yazdı. Ama Genelkurmay bunu hemen yalanladı. Şimdi...
O kadar askerimizin şehit verildiği bir olayda ilgili komutanların hiçbir şekilde kusursuz olmasını nasıl açıklayabiliriz. Varsayalım öyle, peki o zaman niçin o birlik saldırıya uğradı? İçerideki bazı askerler PKK ile işbirliği yapmış olabilir mi? Dağlıca'dan PKK tarafından kaçırılan sekiz asker teslim alındıktan sonra tutuklandığına göre bu ihtimal de mevcut.
İyi de bu sekiz askerin bazılarının geçmişte PKK'lı olmaktan dolayı cezalandırıldıkları bilindiği halde nasıl oluyor da hepsi aynı birliğe hem de Dağlıca'ya asker olarak gönderiliyor?
Askerliğimi yaptığım yerde aynı şeye şahit olmuştum. Bir uçaksavar bataryasının neredeyse tamamı doğu ve güneydoğudan gelmiş ve eğitim alanında bile bölgecilik yapan askerler ile doluydu. Biz cahil aklımızla "Bu kadar adamı bir araya toplamanın faydalı amacı ne olabilir ki" diye soruyorduk. Nitekim o askerler bir gece nöbetçi subayını sıkıştırıp, tüfekliği basmışlardı. Sonunda hepsi DGM'lik oldu...
Nasıl oluyor da o askerlerin hepsi Dağlıca'da bir araya getiriliyorlar. Bu konuya da bir "Büyükyanıt" rica ediyoruz? Tabii mümkünse ve hiç kimseyi ilan etmeden!
15.Kasım.2007 08:28:39 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|