EN SON HABER: (01:02) İngiltere'de yeni bir skandal ...     EURO: 1,8850 - 1,8860    DOLAR: 1,1910 - 1,1920
 

SİLAHSIZ KUVVETLERİN İLK ANAYASASI



Anayasa'nın yeniden yazılması çalışmaları sıcak gündemlerin gölgesinde kaldı.

'Anayasa bir partinin değil, milletin ortak değeri olmalıdır' diye tozu dumana katanlardan, sürece katılım anlamında henüz ses çıkmıyor. İtirazların, çoğulculuk kisvesi altında yeni anayasayı engelleme çabası olduğunu söylersek haksızlık etmiş olmayız. Apar topar ve tek sesli bir anayasa çalışmasına karşı çıkmanın tek yolu yapıcı eleştirileri ve somut talepleri ifade etmektir.

Bugün yeni anayasa ile ilgili sivil toplumun en önemli çalışmalarından biri gerçekleşiyor. Daha önce birçok konuyu bütün yönleriyle tartışıp gündeme taşıyan Abant Platformu, İzmit Kartepe'de toplanarak anayasa tartışmalarına katılıyor. Toplantıda, 1982 Anayasası hem felsefesi hem de bugünkü ihtiyaçlar kapsamında irdelenecek. Yeni anayasada olması gerekenlerle ilgili konu başlıkları müzakere edilecek. Programa baktığımda 'Siyasî yönetim biçimi ve erkler arası ilişkiler' başlığı dikkatimi çekti. Samanyolu Haber'de yayınlanan bir açık oturumda taslağı hazırlayan heyete benzer bir soru yöneltmiştim. Mevcut düzende en önemli sıkıntının erklerin sınır ihlalleri olduğu düşüncesindeyim. Parlamenter sistem, kuvvetlerin yumuşak ayrımını öngörüyor. Fakat adı geçen yumuşaklık ve bir anlamda geçişgenlik yasama ile yürütme arasında. Sistemin tabiatı gereği Parlamento'dan çıkan hükümet, yer yer yasama organına hükmedebiliyor, kanun hükmünde kararnamelerle kanun koyucu gibi davranabiliyor. Yasama organı, yürütme gibi davranma şansına sahip değil, en fazla kilitleme yapabiliyor. Bunlar teori içinde de eleştirilmekle birlikte öngörülen, dolayısıyla mahzurları sistemde telafi edilebilen problemler. Ancak son dönemde iyice artan ve yargının diğer iki kuvvetten rol çalması olarak nitelendirdiğimiz sınır ihlalleri sistemi kilitliyor. Yüksek yargı, kendini bazen yasamanın bazen yürütmenin yerine konumlandırıyor. Anayasadaki açık hükme rağmen Anayasa Mahkemesi kanun koyucu gibi davranıyor, hatta yeni anayasa hükmü ihdas ediyor. Danıştay, usul açısından yapması gereken denetlemelerin kapsamını yerindelik incelemesine vardırıyor. SHaber'de hocalar, sorumu, 'her şeyin anayasa ile halledilemeyeceğini, mevcut anayasada da açık hükümler olmasına rağmen bu ihlallerin yaşandığını, sorunun hukukçu kalitesinin yükseltilmesiyle aşılabileceğini' belirterek cevaplamıştı. Belki yeni cevaplar duyabilirim umuduyla cumartesi günkü oturumu merakla bekliyorum. Şu endişeyi de kayda geçirmeyi faydalı buluyorum. Taslağı hazırlayanların parlamenter sistem odaklı düşünmeleri normal. Ancak, tartışmaların bu çerçeve ile sınırlı kalması doğru olmaz. Türkiye, Turgut Özal'dan beri med-cezirlerle kuvvetlerin sert ayrımını, yani başkanlık sistemi alternatiflerini konuşuyor. Önümüzdeki fırsatı bu konuda da asgari müştereği sağlamak için kullanabiliriz. Bazı seçeneklerin hiç konuşulmaması sağlıklı sonuçlar doğurmayabilir.

Taslak gündeme gelmeye başladığında demokrasi adına üzücü tezler de havada uçuşmuştu. En ağırı da, bu çapta değişikliğin ancak ihtilalci askerlerce yapılabileceği anlamındaki sözlerdi. Hürriyete kavuşturulmuş bazı kölelerin bir müddet sonra 'bizi tekrar köle yapın' diye müracaat etmesindeki psikolojiye benziyor. İlk defa silahsız kuvvetler anayasa yapmaya kalkıyor, sivil kıyafetli birileri illa da asker yapsın diye tutturuyor. Halk, sivil siyasete mümkün olan en net desteği seçimlerde verdi. Parlamento'daki temsil cetvelle yapılamayacak kadar ideale yakın. 21 Ekim'deki referandum, katılımı ve evet oylarıyla anayasa değişikliklerine verilmiş yüksek düzeyli bir psikolojik destek anlamı taşıyor. Yapıcı ve iyi niyetli katılımcılığı sağlarsak, Türkiye'yi taşıyabilecek anayasayı yapabiliriz.


16.Kasım.2007 07:16:07
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Temmuz 15 BAŞSAVCI NE DEDİ?
Temmuz 14 TURNUSOL KÂĞIDI OLARAK ERGENEKON
Temmuz 08 YARSAV'IN BAŞKANI KİM OLMALI?
Temmuz 01 PARLAMENTO'NUN DARBE İLE İMTİHANI
Haziran 24 DARBELERDE TAK-ŞAK DÖNEMİ BİTTİ!
Haziran 20 SAFİYE'NİN YERİNDE OLMAK İSTER MİYDİNİZ?
Haziran 16 KÖPEKLER VE BAŞÖRTÜLÜLER GİREMEZ!
Haziran 08 MİNARENİN ŞEKİL KILIFI
Haziran 06 YARGIÇLAR CUMHURİYETİNİN İLANI
Mayıs 31 HAYSİYET CELLÂTLARININ YÜZÜ KIZARACAK MI?
Mayıs 20 MAJESTELERİNE SAYGINIZ SONSUZ, YA CUMHURBAŞKANI'NA?
Mayıs 17 SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Mayıs 16 PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Mayıs 09 AK PARTİ 28 NİSAN'I UNUTMAMALI
Mayıs 02 HUDSON'DAN TAKSİM'E YOL GİDER!
Nisan 23 BAYKAL DA BİN PİŞMAN AMA...
Nisan 18 ŞİŞTT! AKILLI OLUN NOKTA'YI UNUTMAYIN
Mart 29 BABACAN'IN YERİNDE OLMAK İSTEMEZDİM
Mart 21 ANAYASA MAHKEMESİ NE YAPAR?
Mart 15 YARGININ TÜRK RULETİ
Mart 07 ORDU-SİYASET İLİŞKİSİNDE YENİ DÖNEM
Şubat 29 ANLAMIYORUM
Şubat 01 BAŞÖRTÜSÜ ŞEKLİNİ BAYKAL BELİRLESİN!
Ocak 29 BAŞÖRTÜSÜNDE 'SİMGE' SAFSATASININ SONU
Ocak 11 SİVİL ANAYASA BU BAHARA MI?
Ocak 04 YILBAŞI TACİZCİLERİ DİNDAR OLABİLİR Mİ?
Aralık 21 'ÇOK ŞÜKÜR İMAM HATİPLİ DEĞİLİM'
Kasım 16 SİLAHSIZ KUVVETLERİN İLK ANAYASASI
Kasım 13 KUZEY IRAK'A EĞİTİM ÇIKARMASI
Kasım 09 PSİKOLOJİK HARP VE BEŞİKTAŞ
 

Öğrenciler bu habere dikkat!
İngiltere'de yeni bir skandal !
AĞUSTOS YAKLAŞIRKEN...
Savcı Öz açık ve net konuştu
KEY'de kim ne zaman ne kadar alacak?
Google kullanıcılarına önemli uyarı
Bu fotoğraflar çok konuşulacak !
Bu iddialar yenilip yutulacak gibi değil !
Taraf'tan kan donduran bir haber daha
Atatürk'e görülmemiş hakaret!
C. Tayyar Kala
AK PARTİ NEYİ BEKLİYOR?
ÖDP Başkanı Ufuk Uras çok güzel bir işe önderlik yaptı.
A.Abdulkadiroğlu
BAYKAL NEYİN AVUKATI ?
Acaba birileri CHP’ye hipnoz mu yaptı ? Baykal bu sorulara ne zaman cevap verecek ?
Muhammed Ergün
ERGENEKON’UN ÖRTÜLÜ OPERASYONLARI
Ergenekon soruşturması, Türkiye'nin yakın tarihinde yaşanan başka bir darbe girişimini daha ortaya çıkardı.
Ahmet Kekeç
BİR AÇIKLAMANIZ OLMAYACAK MI ONUR BEY
Bugün içinde ‘Ergenekon’ geçmeyen bir yazı tasarlamıştım ama, bu sihirli sözcük, bir şekilde gelip sızıyor cümlelerin arasına.
Ergun Babahan
DİSK GEÇMİŞİNİN FARKINDA MI ACABA
"Bombalardan kaçış yok. Ama 1977'de kontrgerillanın hesabını soran DİSK nerede?" Ergun Babahan yazdı...
Fehmi Koru
CUMHURİYET HİÇ BU KADAR GÜÇLÜ OLMAMIŞTI
Nuriye Akman emekli bir tuğgeneral ile yapmış bu haftanın konuşmasını;
A.Turan Alkan
DENİZANASI GİBİSİN KARDEŞİM!
Bir kısım basının Ergenekon haberlerinin etrafında yarı ağlamaklı, ne yapacağını kestiremez bir eda ile dolanıp durmaları çok mânidar.