EN SON HABER: (22:37) Google yasağı nihayet kalktı...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

ÜÇ..İKİ..BİR..SIFIRI..UYUUU



Bu yazı bir sinema eleştirisi değil “marifet iltifata tabidir” sırrınca bir eserin hakkını teslimdir.

Hipnozu kullanarak kadim bir fikri anlatmaya çalışan filmin afişini ilk gördüğümde çocukluğuma hayali bir yolculuk yaptım. Kıymetli büyüğüm, ağbeyim, hocam rahmetli Mehmet Ayvacı beyin silueti belirdi birden gözümde. İnsan beyninin zikzaklarında nasıl ustaca dolaştığına çok kez şahit olmuştum. Bir insanı ana rahmine, hatta ruhlar alemine yolculuk yaptırdığını gördüm. Hiç narkoz kullanmadan hipnozla dişini çektiği arkadaşlarım oldu. Hafıza-i beşerin nisyan ile malul olmadığını, insan iradesinin hakkıyla kullanıldığında nelere kadir olduğunu defalarca anlama fırsatı buldum. İşte “Sıfır Dediğimde” bana konusu itibariyle Ayvacı’yı hatırlattı.Mekanı cennet olsun..
Filmde ne ağladım ne güldüm ne de iğrendim. Biraz ürktüm, azıcık korktum, zaman zaman irkildim, bazen de ürperdim.hatta ben de hipnoz olur muyum? diye endişelendiğim anlar oldu.Ama “ne olacak bu filmin sonu?” diye beyin cidarlarımın sarsıldığını hissettim.Hayal dünyamı günün yorgunluğuna rağmen zorladıkça zorladım. Bir filmde yönetmenden önce düşünmek insana ayrı bir haz verir. Çünkü en az yönetmen kadar zeki olduğunu hissettirir insana. Hele filmin sonunu, başından kestirebiliyorsan göğsünü gere gere dolaşmana kimse bir şey diyemez.İşte eski bir dostun (Yönetmen:Gökhan Yorgancıgil) yeni bir filmini bu duygularla seyrettim. Kendimi sıfırlamadan girdim salona ( sinemadan,haberden hipnozdan anlayan bir aydın havasındaydım) ve doğu ile batının harmanlandığı o eseri –Sıfır Dediğimde- seyre koyuldum.
Film, sıfır dediğinde ben de kendi kendime “sen de sıfırsın,bir türlü çözemedin şu kurguyu, şimdi hakkını teslim et ve ekibin alnından öp”dedim ve öyle yaptım. Türk sinemasının yeni bir yıldız değil yeni bir beyin kazandığını gördüm sevindim..
Konusuna hakim, düşünebilen insanlara hitap eden, popüler olma kaygısı taşımayan ama salt felsefe de yapmayan harika bir çalışma. Az sayıda oyuncu çok iyi bir performans göstermiş. Hele hipnozla bilinçaltına yolculuk yapılan Aslı (Derya Tokel) değme sanatçılara parmak ısırttırıyor . Filmin müzikleri sizi alıp bir yolculuğa çıkarıyor. Bu yolculuk biraz korku tünelinde yapılsa da kurgudaki ahenk ve birden fazla konunun uçlarının özenle bağlanabilmesi, korkunuzu önce hayrete ardından hayranlığa dönüştürüyor. Sürprizlerin ardı arkası kesilmiyor.Başrol oyuncusu Oktay Kaynarca neredeyse filmin yarısında giriyor sahneye. Ama yönetmen öyle bir yerde oyuna sokuyor ki, merakınızın taşıp ocağı berbat etmesine izin vermiyor. Filmede hemen herkes soru soruyor bir şeyler arıyor.bir seyirci olarak siz de bir sürü soru soruyorsunuz. Belki cevap bulamıyorsunuz ama, yönetmen zaten cevap vermek için değil, “soru sordurmak için” filmi yaptığını söyleyince, filmin hikmetini anlıyorsunuz.
Maneviyata kapalı sadece insanı “bedene” hapseden bir psikiyatrla beraber insan ruhundaki enginliği keşfe çıkıyorsunuz.Ruhun varlığına, doğu hikayelerinden, Zümrüdü Anka kuşundan ve onun kanadındaki iki tüyden yola çıkarak delil buluyorsunuz. “Ben burasını anlamadım” diyecek olsanız bile, o konuyu düşünmeye soru sorup, cevap aramaya yönlendiren bir güç sizi yeniden filmin içine çekiyor. Yönetmen kahramanların hayatlarını ustaca birleştirse de konuların uçlarını açık bırakıyor ve seyirciye bütün gece o yolarda dolaşması için fırsat veriyor.Doksan dakika bir çırpıda bitiveriyor ve salondan çıkarken yeni sorularla çıkıyorsunuz. Ben kimim içime bir yolculuk nasıl yaparım? ruhun derinliklerinde ne var? mana ile madde bir elde olursa insan gerçekten böyle kanatlanabilir mi? v.s
Yapım ekibinin bir başarısı da hipnozu magazin boyutu ile asla ele almamış olmaları.Ne film sırasında ne de filmden sonra konunun popüler kısmı aklınızı meşgul etmiyor.Tebrikler ve başarılar.


16.Kasım.2007 09:26:53
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Nisan 05 ABD'YE KIZMA BİR MUM YAK
Mart 29 HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIM
Mart 08 TEZİÇ’İN TADI YOK ,YEMEĞİN ADI YOK
Şubat 21 SEN NERDESİN MUHSİN ÇELEBİ ?
Ocak 31 BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNU KİM ÇÖZECEK?
Ocak 21 BAŞÖRTÜSÜ BİR “SİMGE”DİR
Aralık 26 BATMAN’DA BİR BAYRAM SABAHI
Aralık 22 BU BAYRAM BAŞKA OLSUN
Aralık 13 BANA ÖLDÜ DİYENLERİN ARKASINDAN FATİHA OKUYACAĞIM
Aralık 10 TESETTÜR
Aralık 03 SOKAK ÇOCUĞU PERVİN!
Kasım 16 ÜÇ..İKİ..BİR..SIFIRI..UYUUU
Ekim 24 YİNE AYNI OYUN: ERMENİ ÇETELERİ VE PKK
Ekim 22 HAZAN MEVSİMİNDE AYAKTA DURABİLMEK
Ekim 17 DİN DERSİ OLMAZ İSE OLMAZ! O..LA.MAAAZ
Ekim 11 ŞEHİTLERİMİZ VAR
Ekim 08 VEFA BEKLEYEN KOCA SULTAN: II.ABDULHAMİD
Eylül 25 MAHALLE BASKISI DEĞİL RAMAZAN BASKISI
Eylül 20 YÖK BAŞKANI'NA AÇIK MEKTUP
Temmuz 26 Sadece Başbakan değil Muhalefet de halkı kucaklamalı
Temmuz 20 Ben Demokrat Değilim Arkadaş
Temmuz 03 Bize kanınız lazım değil
Haziran 27 Hepimizin dedesi var
Haziran 01 OH My God! bodrumda namaz kılan var!
Mayıs 11 Analar ağlar
Mayıs 07 Siyaset: Bulaşma bana !
Nisan 06 Yükselen “MİLLİYETÇİLİK “ mi?
Mart 27 Ahlaksız yazar devri deseydi keşke ..
Ocak 23 Hayalim kadar büyük sayılırım
Ocak 18 Objektiflerimiz Kara kıtada
Ocak 06 Evet! Kimse Var
Ocak 03 Bana da Bayram gelsin
Aralık 19 Korkmayın...Cesur olun.
Aralık 12 Ne Demokrasi Ama!
 



Star Haber'in tesettür rahatsızlığı!-İZLE
Böyle memur görülmedi!
Erdoğan seçilir, Gül Kalır
Tesettüre girmedim ama...
Bu kadarına da pes artık!
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, gündeme bomba gibi düştü.
Mehmet Altan
KRİPTO ŞİFRELERİ
Kripto, Fransızca bir kelime...
Şamil Tayyar
YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Önceki gün AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım.
Tamer Korkmaz
DEVRİMCİ GENÇLERE BOMBA ATTIRANLAR
Deniz Gezmiş idamı hak edecek bir suç işlememiş olabilir ama Gezmiş bir milli kahraman da değildir.