|
DTP’Yİ KAPATMAK... 
Bu yazı aslında önceki gün yazılacaktı.
Ama yoğunluktan dolayı bugüne kaldı.
Ve maalesef hayatta ertelenmemesi gereken şeylerin olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
DTP’Yİ KAPATMAK
Diplomaside genel bir kaide vardır.
Bir olayın ardından ilk akla gelen soru hep aynı olur: “Kime yarar”.
Yukarıdaki başlığı yazıp, arkasına o meşhur soruyu ekliyorum.
Ve “DTP’Yİ KAPATMAK, KİME YARAR?” diye soruyorum.
1. PKK’ya yarar.
Örgüt zaten uzunca bir süredir partinin yönetim biçiminden ve üslubundan rahatsız. PKK’yı yönetenler DTP’nin daha sert, çok daha provokatif bir üslup benimsemesini istiyorlar. Onların doğu-güneydoğu bölgesinde yaşayan insanımızın problemlerinin siyasal yoldan çözümüyle yakından uzaktan bir ilgisi yok. Tek dertleri kendi pozisyonlarını korumak. Silah ticaretinden, uyuşturucu kaçakçılığından, yasa dışı insan taşımacılığından elde ettikleri rantın devamını sağlamak. Bunun için bölgedeki kaotik ortamın sürmesinden yanalar. Mümkünse sonsuza kadar. 3 - 5 bin tane hainle bu ülkeyi bölemeyeceklerinin en çok onlar farkındalar. Ama bu işi bir şekilde bölgeye mal edebilirlerse o başka. Türkiye’nin geldiği bu noktada DTP’yi kapatmak, işte bu PKK’ya yarar.
2. Yine PKK’ya yarar:
Örgüt her geçen gün kan kaybediyor. Dağa çıkan yeni elemanların yaş ortalaması 12-14’lere kadar düşmüş durumda. Halk silahlı mücadelenin bölgelerine fayda değil zarar getirdiğini görüyor. Yapılan tüm anketler de bunu gösteriyor. İnsanlar sosyal ve ekonomik refah bekliyor. İş ve aş istiyor. Bölücü terör ise sadece acı ve gözyaşı vaad ediyor. Fakat DTP kapatılırsa, örgüt bölgede şu propagandayı yapmaya başlayacak: “Gördünüz mü? TC sizi sevmiyor. Demokratik yollardan seçtiğiniz vekilleri, her defasında TBMM’den kapı dışarı ediyor. Bu iş demokrasiyle, hukukla, barışla filan olmaz. Tek yol silahlı mücadele.” Diyecek ve insanlara sözde mağdur rolü kesecek. Sonuçta belki de bu propaganda etkili olacak ve örgüt kaybettiği insan kaynaklarına ve sempatiye yeniden kavuşmayı başaracak.
3. DTP’den sonra geleceklere yarar
Son seçimler gösterdi ki; bölgede bir sistem partisi olan Ak Parti’nin oylarında müthiş bir artış var. DTP’de ise büyük bir oy ve itibar kaybı yaşanıyor. Ak Parti bir merkez partisi olarak bölge halkına, ”birlik ve beraberlik içinde, daha iyi bir hayat, daha kaliteli eğitim ve fazla sağlık hizmeti” sunuyor. DTP ise etnik temelli siyasetiyle “madem Kürtsünüz öyleyse bize oy vermek zorundasınız” dayatmasından başka hiçbir şey vaad etmiyor. Yapılan son anketlerden birinde, DTP’nin şu an bir genel seçim olsa %3-4 civarında oy alabileceği ortaya çıktı. Hem DTP kapatılırsa problem çözülmüş olmayacak ki. Sadece tabelası inmiş olacak. Etnik kökenli siyaset, gelecek yıl yapılacak belediye seçimlerine, ya yeni bir partiyle ya da bağımsız adaylarla yine girecek. Aslında DTP’nin belediyelerdeki hizmetlerinden hiç de memnun olmayan yöre halkı - yine o mağduriyet propagandalarının etkisinde kalarak- tarafgirlik duygusuyla, kendisini bu partinin devamı olan adaylara oy vermek zorunda hissedecek. Bir anlamda tabii sürecinde günden güne eriyen bir yapı, yeniden canlandırılmış olacak.
4. Türkiye’nin sözde dostu, özde düşmanı olan dış güçlere yarar
Parti kapatma en çok da her platformda Türkiye’nin dostu olduğunu söyleyen ama arkamızı döner dönmez bizi hançerlemeye çalışan dış güçlere yarar. Bir kere “Türkiye’de demokrasi ve insan hakları yok” diyerek, dünyayı ayağa kaldırırlar. Avrupa’nın bir parçası olmak için gösterdiğimiz büyük gayretler bir lahzada suya düşer. Ülkemizin bölgedeki üstün pozisyonu ve denge unsuru olma çabası da öyle. Ve Türkiye içe kapanır. Büyük devlet olma projemiz de geç baharlara kalır.
Eğer tüm bunların olmasıysa istenen, kapatın DTP’yi.
Yok değilse…
Bırakın konuşsunlar konuşabildikleri kadar.
Üç beş kendini bilmezin vıdı vıdısı Atatürk Cumhuriyeti’ni asla yıkamaz.
17.Kasım.2007 13:31:17 |
|
|