EN SON HABER: (09:24) Döviz güne nasıl başladı?...     EURO: 1,8460 - 1,8470    DOLAR: 1,3690 - 1,3700
 

DTP’NİN ELİNDEKİ REHİNE: DEMOKRASİ

Gülay Göktürk

Son yazıma gelen tepkileri okurken "galiba," dedim, "hukuka aldıran kimse yokmuş benden başka"...

"Peki DTP açıkça yasaları ihlal ettiyse ne yapsın savcılar, göz mü yumsunlar?" demem o kadar "naif" kaçtı, o kadar çocukça ve saf bulundu ki, şaştım kaldım.

Herkes, DTP'nin kapatılmasının ne biçim "siyasi felaketlere yol açacağını" anlatıyor da anlatıyor. İyi hoş da, hani bir de hukuk diye bir şey vardı ve biz iki lafın başında "Türkiye bir hukuk devleti olamadı bir türlü" diye dertlenir durur, her türlü kötülüğün sebebini ordan bilirdik. Şimdi yazılıp çizilenleri okudukça, galiba bir tek ben ciddiye almışım o lafları diyesim geliyor. Meğer herkes söylemesi şık olduğu, kulağa hoş geldiği için öyle söyler dururmuş. Eğer, kendi desteklediği doğrultuda siyasallaşacaksa, hukukun siyasallaşmasına da bir itirazı yokmuş.

Her neyse, hukuk faslına yine döneriz. Şimdi yeniden, meseleye şiddetle siyasetin birbirine bulaşmasının, bu bulaşmaya göz yummanın demokrasiye verdiği zararlar açısından bakalım. Ama önce bir şeyi açıklığa kavuşturalım: Burada, sadece fikri planda bir bulaşmadan; teröre düşünsel planda destek vermekten ya da sempati duymaktan; yani ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirebileceğimiz bir tutumdan değil; terörle somut, elle tutulur cinsten bir içiçelikten söz ediyoruz. Ve demokratik bir rejimde böyle bir ilişkiye katlanıp katlanamayacağımızı konuşuyoruz.

Bazı arkadaşlar boyuna demokrasilerde parti kapatılmaz diye hiçbir yerde yazılı olmayan bir kuralı tekrarlayıp duruyorlar. Kusura bakmasınlar ama bu bana "özgür toplumlarda kimse hapse atılmaz" demek kadar abes bir laf olarak görünüyor. Ayrıca demokrasinin çıkarlarına da son derece kısa vadeli bakıyorlar. Sanıyorlar ki, şiddetin demokratik siyasete sızmasına bir seferlik göz yummakla bir şey olmaz.

Oysa demokrasi bize sadece 2007'de lazım değil; ömür boyu lazım. Daha iyisi icat edilene kadar, belki daha asırlarca onunla yaşayacağız. Bugün şiddetin zehirinin politikaya bulaşmasına izin verirsek demokrasiye en büyük kötülüğü yapmış oluruz. Demokrasi bir kez şiddetle lekelendi mi; o kahrolası şiddet bulaştı mı siyasete bir kez, kolay kolay temizleyemezsiniz. Böyle bir hatanın olumsuz sonuçlarını bir değil, kim bilir kaç kuşakta görürsünüz. Ben yıllarca DTP gibi partilere karşı anlayışlı olmayı, onlara şiddetten arınmak için zaman tanımamız gerektiğini savundum. Ama görüyoruz ki, DTP adım adım da olsa şiddetten uzaklaşmaya çalışmıyor, böyle bir niyet, böyle bir yönelim içinde değil. Tam tersini yapıyor; siyasette şiddeti meşrulaştırmaya çalışıyor. İşte buna göz yumulamaz.

Evet, DTP'nin yapmak istediği şeyi iyi teşhis edelim. DTP, bize PKK'yı dayatıyor! Hem de olduğu gibi, hiç değişmemiş, dönüşmemiş haliyle dayatıyor. Bunu yaparken de bizi demokrasiyle sıkıştırmaya çalışıyor: "Bu durumu kabul edip sineye çekmezsen; yani beni kapatırsan demokrat olduğunu iddia edemezsin" Bir başka deyişle demokrasiyi "rehin" alarak bizi tehdit ediyor. Tipik bir terörist eylem yani...

DTP'nin elinde bizim değer verdiğimiz bir şey var; demokrasi... Silahının namlusunu demokrasinin şakağına dayamış, tehdit savuruyor: "Bana zarar verirsen elimdekini yok ederim."

Bu tehdide boyun mu eğeceğiz? Yoksa rehineyi kurtarmanın başka yollarını mı bulacağız? Terörle mücadele tarihi bize teröristle uzlaşarak rehine kurtarmanın terörü azdırmaktan başka bir işe yaramadığını göstermediyse, başka hiçbir şeyi göstermemiştir herhalde.


21.Kasım.2007 08:07:01
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ekim 05 BÜYÜK ACI VE ZAMANLAMA
Eylül 12 KONUYU KAYDIRMAYALIM
Eylül 10 BAŞBAKAN ÇILDIRMIŞ OLMALI
Ağustos 08 REKTÖR ATAMALARI
Temmuz 30 KAOS MU? ARTIK ÇOK GEÇ KALDINIZ...
Mayıs 14 YÖK’ÜN ÖSS TEKLİFİ
Mart 30 İLHAN SELÇUK'UN DERİN HAYAL KIRIKLIĞI
Mart 16 YARGI YOLUYLA DARBE TEŞEBBÜSÜ
Şubat 17 KİMİ 'BAŞI AÇIKLAR' DAN TARAFLILIK İTİRAFI
Şubat 15 1 NUMARA
Şubat 01 ÇENE ALTI FORMÜLÜ
Ocak 27 KEMALİST OLMAMA HAKKI
Ocak 20 REFORMLARA DEVAM EDEBİLMEK İÇİN
Ocak 18 HALA SUSACAK MISINIZ?
Ocak 13 SAMİMİYET MESELESİ
Aralık 26 ÇANLAR ÜNİVERSİTELER İÇİN ÇALIYOR?
Aralık 09 HASRETİ KÖRÜKLEMEK
Kasım 30 ANAYASA TARTIŞMALARI YENİDEN BAŞLARKEN
Kasım 21 DTP’NİN ELİNDEKİ REHİNE: DEMOKRASİ
Kasım 14 RUTİN DIŞI
Kasım 11 ŞAHİNLERE BİR ŞEYLER OLUYOR
 


Demirel son sözü söyledi
Yabancı bankaların kredi kazığı
Üçlü istihbarata rağmen baskın gelmiş
Faturası 7 milyon EURO !
Küresel krizin Türkiye'ye faturası
6 komando tugayı, profesyonel oluyor
Ödenek şikayeti ne kadar doğru?
Çin restoranlarında melamin izleri bulundu
Dağlıca tartışılsa Aktütün’ü yaşamazdık
Eskişehir'de trafik kazası: 3 ölü
Metin Yıkar
BANA DOLARI SORUYORLAR
2002-2007 arası Dünya ekonomileri için lale devriydi.
Asım Yıldırım
GENELKURMAY 2. BAŞKANI DİYOR Kİ...
Bir yerlerde yanlış yapılıyor ama nerede?
Musa Savaş
CEBIT BİLİŞİM EURASİA FUARINA NASIL GİTMELİ?
Öncelikle biraz fuarın geçmişinden bahsetmek istiyorum.
ahmet-sahin
Ahmed Şahin
ŞEVVAL AYININ HATIRLATTIKLARI
Ramazan'dan sonra gelen Şevval ayı, bir kısım dinî olayların yaşandığı özel ve güzel bir aydır.
ali-bayramoglu
Ali Bayramoğlu
SARIKAMIŞ'TAN AKTÜTÜN'E…
Bir yazıda şehitlerin, hayatını kaybetmiş genç askerlerin önünde saygıyla ancak bu kadar eğilinir…
bulent-korucu
Bülent Korucu
PARA YOK, CAN VERELİM
Aktütün Karakolu'na yapılan saldırı yüreğimize ateş düşürdü.
cengiz-candar
Cengiz Çandar
BANA 'YENİ BİR ŞEY' SÖYLEYİN
Aktütün, Türkiye'nin "terörle mücadelesi"nde bir "dönüm noktası" olabilecek mi?
ekrem-dumanli
Ekrem Dumanlı
ASIL TUZAK BUDUR
Acımız büyük. 15 vatan evladı şehit edilmiş; nasıl yas tutmayasın.
fehmi-koru
Fehmi Koru
İŞİMİZ KOLAY DEĞİL
Demokrasiler zorlansalar da krizlere karşı tedbir alırlar.
mahir-kaynak
Mahir Kaynak
FARKLI BİR MODEL
Aktütün Karakolu’na yapılan menfur saldırı ve uğradığımız kayıpları değerlendirirken atıfta bulunduğumuz aktörlerin hepsi yerel.
mehmet-barlas
Mehmet Barlas
SATHI MÜDAFAA
Hedef alınan bir karakol değil ülkenin bütünlüğüdür
hasan-cemal
Hasan Cemal
YAZIK, TÜRKİYE’NİN MORALİ YİNE BOZULMAYA BAŞLADI!
Bilgisayarın başına oturuyorum. Omuzlarımda sanki bin ton yük.